TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
CEMAL ERDOĞAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/26103)
Karar Tarihi: 17/2/2026
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Recai AKYEL
Selahaddin MENTEŞ
Muhterem İNCE
Yılmaz AKÇİL
Raportör
Mehmet ALTUNDİŞ
Başvurucu
Cemal ERDOĞAN
Vekili
Av. Davut Emre DİLEK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, yolcu taşımacılığına ilişkin sözleşmenin feshi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, Samsun Büyükşehir Belediyesi (Belediye) ile imzaladığı sözleşme uyarınca aldığı toplu taşımacılık hizmetlerindeki hat kullanım hakkına istinaden il merkezinde özel halk otobüsü işletmektedir.
3. Aynı yerde faaliyet gösteren bir taşıma kooperatifi, Belediyeye yaptığı başvuruyla özel halk otobüslerinin ihale süresi bitmesine rağmen mevzuata aykırı şekilde taşımacılık yaptıklarını belirterek 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında ihale yoluyla kiralanan özel halk otobüslerinden süresi bitenlerin faaliyetlerinin sona erdirilmesini talep etmiştir. Anılan talebe cevap verilmemek suretiyle reddi üzerine oluşan zımni ret işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. Samsun 1. İdare Mahkemesi dava konusu işlemi kısmen iptal etmiş; kararda 2886 sayılı Kanun'un 64. maddesi uyarınca, davalı idare ile yüklenici arasında imzalanan sözleşme tarihinden itibaren on yıllık çalışma süresinin başvuru tarihi itibarıyla sona erdiğini açıklamıştır. Bunun üzerine Belediye Encümeni anılan sözleşmeyi feshetmiştir.
4. Başvurucu, Encümenin on yılını dolduran özel halk otobüslerinin sözleşmesinin tek taraflı feshedildiğinden bahisle oluştuğunu belirttiği zararlar karşılığı maddi ve manevi tazminatın sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi için dava açmıştır. Samsun 2. İdare Mahkemesi (Mahkeme) davanın reddine karar vermiş; kararda idarece hazırlanan şartnamenin ve imzalanan sözleşmenin dönüşümlü hat kullanım haklarının süresiz şekilde kiraya verilmesi sonucunu doğuracak nitelikte olmadığını, işin süresiz olduğuna yönelik haklı beklenti yaratılmadığını, ayrıca davacı tarafından sözleşmenin süresiz olduğuna güvenilerek hattın yüksek bir değerden satın alındığının somut verilerle ortaya konulamadığını, on yıllık çalışma süresini dolduran özel halk otobüslerinin sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Davanın reddine yönelik mahkeme kararı istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiştir.
5. Başvurucu, bireysel başvurunun incelenmesi sürecinde 3/4/2022 tarihinde vefat etmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
6. Anayasa Mahkemesi Abdurrahman Beycur ve diğerleri ([GK], B. No: 2023/76490, 31/7/2025) kararında başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra vefat etmesi hâlinde bireysel başvurudan haberi olmayan mirasçılarının hak kaybına uğramaması için yapılması gerekenler hususunda genel ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi mirasçıların hak kaybına uğramalarını engellemek, bireysel başvuruların neticelendirilmesini sağlamak gerekliliğini birlikte karşılayabilecek bir yol olarak 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 84. maddesinin verdiği yetkiyle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin başvuru tarihinden sonra ölüm hâli için de uygulanabileceği kanaatine varmıştır. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi hâlinde bu kişi yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı sonucuna ulaşmıştır. Bunun yanında vefat eden başvurucunun mirasçısı olduğunu bilgi ve belgeleriyle ispat eden kişilerin ise makul bir süre içinde bireysel başvuruyu takip etme iradesini ortaya koymaları hâlinde -mirasçıların menfaatlerinin bulunup bulunmadığını da gözeterek- başvurunun incelenmesine devam edilebileceğini belirtmiştir. Bu kapsamda bireysel başvuru yapıldıktan sonra ölen bir başvurucunun mirasçılarının başvuruyu devam ettirme yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletme yükümlülüğünün kendileri üzerinde olduğu kaydedilmelidir. Öte yandan Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi durumunda dahi başvurunun incelenmeye devam edilebileceği vurgulanmalıdır. Somut başvuruda başvurucu başvuru tarihinden sonra 3/4/2022 tarihinde vefat etmiştir. Anılan başvuruda yukarıda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
7. Açıklanan gerekçelerle başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçeyle;
A. Başvurunun İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına 17/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.