TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
GÜRBÜZ TATAR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/28450)
Karar Tarihi: 12/6/2024
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Kenan YAŞAR
Ömer ÇINAR
Raportör
Tuğba YILDIZ
Başvurucu
Gürbüz TATAR
Vekili
Av. Semra KABAKCI
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, istinaf süresinin gerekçesi açıklanmayan kararın tefhim edildiği tarihten başlatılarak istinaf talebinin süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, alacaklısı olduğu şirket aleyhine İstanbul 34. İcra Müdürlüğünde (İcra Müdürlüğü) icra takibi başlatmış ve bu takip üzerine İcra Müdürlüğü tarafından haciz işlemi gerçekleştirilmek üzere talimat yazılmıştır. Üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunması üzerine İcra Müdürlüğü 8/10/2019 tarihli tutanak ile 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 97. maddesine göre işlem yapılmasına karar vermiş ve istihkak iddiası hakkında karar verilmek üzere dosyayı icra hukuk mahkemesine göndermiştir.
3. İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 15/11/2019 tarihli kararla 2004 sayılı Kanun'un 97. maddesi gereğince takibin devamına ve üçüncü kişinin kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde istihkak davası açabileceğine karar vermiştir.
4. Üçüncü kişi, icra memur muamelesini şikâyet ve istihkak davası açmıştır. Mahkeme tarafların katıldığı 22/10/2020 tarihli duruşmada kısa kararla şikâyetin kabulü ile İcra Müdürlüğünün 8/10/2019 tarihli kararının kaldırılmasına, 2004 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca işlem yapılmasına karar vermiştir. Kısa kararda tefhimden itibaren on gün içinde istinaf yolunun açık olduğu belirtilmiştir.
5. Mahkeme 16/11/2020 tarihinde gerekçeli kararı yazmıştır. Kararda, adreste yapılan haczedilen malların borçluya aidiyetini gösterir yeterli delil bulunmadığı belirtilerek 2004 sayılı Kanun'un 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu gösterilmeyeceğinden şikâyetin kabulüne karar verildiği ifade edilmiştir. Taraflara tefhimden itibaren on günlük yasal süre içinde istinaf yolunun açık olduğu kararda belirtilmiştir.
6. Gerekçeli karar 1/12/2020 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş, başvurucu 9/12/2020 tarihinde istinaf talebinde bulunmuştur.
7. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 8/4/2021 tarihli kararla istinaf isteminin süreden reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının 22/10/2020 tarihinde tarafların yüzüne karşı verildiği, 2004 sayılı Kanun'un 363. maddesine göre istinaf başvuru süresinin tefhim veya tebliğden itibaren on gün olduğu, başvurucunun on günlük yasal süre içerisinde gerekçeli istinaf dilekçesini vermediği 9/12/2020 tarihinde verilen dilekçenin süresinde olmadığı belirtilerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Karar 11/5/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir.
8. Başvurucu 7/6/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
9. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
10. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
11. Başvurucu, duruşmada verilen kısa kararın gerekçe içermediğini, gerekçeli kararı öğrenmeden gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulamayacağını, gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra süresinde gerekçeli istinaf dilekçesini sunduğunu, istinaf isteminin süre aşımından reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini iddia etmiştir.
12. Anayasa Mahkemesi somut başvuru ile aynı nitelikteki ihlal iddialarını incelediği Rüstem Gül (B. No: 2021/26038, 22/11/2023) kararında, uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi; gerekçesi açıklanmamış bir hükmün tefhim edilmiş bir hüküm olarak sayılmayacağını, gerekçeli karar tebliğ ya da tefhim edilmeden kanun yoluna başvurma süresinin başlamayacağını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi; başvurucunun kısa kararla birlikte kararın gerekçesini öğrenemediği, dolayısıyla karar gerekçesini bilmeyen başvurucudan kısa kararın tefhiminden itibaren istinaf kanun yoluna başvurmasını beklemenin başvurucuya ağır bir külfet yüklediği bu durumda kanun yolu merciinin somut olayın şartlarında istinaf süresini, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi açıklanmadan tefhim tarihinden itibaren başlatmasına ilişkin yorumunun öngörülemez nitelikte olduğu, başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçla orantısız olduğu, müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna ulaşmıştır (bkz. §§ 41,42). Somut başvuruda, anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
13. Başvurucu, yeniden yargılama yapılmasına hükmedilerek ihlalin giderilmesini talep etmiştir.
14. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği mahkemece yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesine (E.2021/1015, K.2021/1157) iletilmek üzere İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesine (E.2019/1468, K.2020/1380) GÖNDERİLMESİNE,
D. 487,60 TL harç ve 18.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 19.287,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 12/6/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.