logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Tarık Gül [2.B.], B. No: 2021/34541, 12/6/2024, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

TARIK GÜL BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/34541)

 

Karar Tarihi: 12/6/2024

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Ömer ÇINAR

Raportör

:

Hikmet Murat AKKAYA

Başvurucu

:

Tarık GÜL

Vekili

:

Av. Merve BOZABA BENGİ

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, beyanları hükme esas alınan tanıkların sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, olayların geçtiği dönemde Bingöl'ün Genç ilçesinde polis memuru olarak görev yapmaktadır. Genç Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle başvurucu hakkında soruşturma başlatılmıştır. Genç Cumhuriyet Başsavcılığı 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 21. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince yetkisizlik kararı vererek dosyayı Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) göndermiştir.

3. Başsavcılık, polis memurlarına ilişkin Bingöl ilinin diğer ilçelerinden gelen soruşturma dosyalarını bir dosya üzerinde birleştirmiş ve aralarında başvurucunun da olduğu 17 kişi hakkında 26/12/2016 tarihinde iddianame düzenlemiştir.

4. Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 5/1/2017 tarihinde iddianameyi kabul etmiştir. Başvurucu müdafii, başvurucu adına 5/1/2017 tarihinde vekaletnâme sunmuştur. Duruşma sonunda başvurucunun FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gerekçede bir dönem polis memuru olarak görev yapan tanıklardan A.Ç. ile H.Ş.nin beyanları nazara alınmıştır.

5. Başvurucunun ve diğer sanıkların istinaf talebi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesine göre davanın yeniden görülmesi ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar vermiştir.

6. Başvurucu müdafii Av. M.B.B. tarafından 27/11/2018 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesine sunulan yetki belgesine istinaden Av. A.T. 28/11/2018 tarihli celsede bizzat hazır bulunarak başvurucuyu temsil etmiştir. Söz konusu müdafinin aynı zamanda yargılamanın başından itibaren dosyada yargılanan diğer iki sanığın da müdafiiliğini üstlendiği anlaşılmaktadır. Bu duruşmaya tutuklu olmayan başvurucu ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılmıştır.

7. Duruşmada, ilk derece mahkemesinin kararından sonra başvurucu hakkında dosyaya giren veri inceleme raporu okunarak savunma alınmıştır. Başvurucu, raporun fişleme belgesi olduğunu iddia ederek suçlamaları reddetmiştir. Duruşmada Cumhuriyet savcısı, dosyanın geldiği aşama gözetilerek kendisine ulaşılamayan ve başvurucu ile ilgili bilgiler veren H.Ş.nin dinlenmesinden vazgeçilmesini talep etmiştir. Başvurucu ve müdafiinin de söz konusu kişinin dinlenilmesinden vazgeçilmesini belirttiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi, dosyanın geldiği aşamayı gerekçe göstererek 5271 sayılı Kanun'un 211. maddesi uyarınca tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesine ve önceki beyanının okunmasına dair ara karar tesis etmiştir.

8. Duruşma sonunda başvurucunun istinaf talebi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddedilmiştir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, duruşma sırasında ortaya konulan veri inceleme raporu da dikkate alınarak başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olarak kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği ifade edilmektedir.

9. Hüküm, temyiz kanun yolu denetiminden geçerek 7/4/2021 tarihinde kesinleşmiştir.

10. Başvurucu nihai hükmü 14/7/2021 tarihinde öğrendiğini belirterek 29/7/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

11. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne, tanık sorgulama hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, tanık sorgulama hakkına ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

12. Başvurucu, tanığın sorgulanamaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

13. Anayasa Mahkemesi Hüseyin Aşkan (B. No: 2017/15649, 21/7/2020) kararında otuz günlük süre kuralının bireysel başvurunun ön şartlarından biri olduğunu ve bu sürenin başlangıç tarihinin tespitinde kanun hükmü gereği öğrenme tarihinin esas alınacağını belirtmiştir (Hüseyin Aşkan, § 20). Anılan kararda bireysel başvuru süresinin işlemeye başlaması yönünden nihai kararın gerekçesinin tebliğinin öğrenme şekillerden biri olduğu, bununla birlikte başka şekillerde de öğrenmenin söz konusu olabileceği ifade edilmiştir (Hüseyin Aşkan, § 23).

14. Bu doğrultuda Hüseyin Aşkan kararında; kullanıcıların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yaptıkları işlemlerin (doküman oluşturma, düzenleme, imzalama, açma, okuma ve yazdırma gibi) kayıt altına alındığı evrak işlem kütüğünün Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesi sonucunda nihai kararın açılarak okunduğuna ilişkin bir işlemin tespiti hâlinde bu işlemi yapan ilgililerin işlem sırasında nihai kararın sonucunu öğrendiklerinin kabul edileceği, böyle bir durumda bireysel başvuru süresinin de bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği belirtilmiştir (Hüseyin Aşkan, §§ 26-29).

15. Başvuru konusu olayda nihai karar olan Yargıtay kararına ilişkin olarak UYAP evrak işlem kütüğü üzerinde yapılan incelemede ilgili kararın başvurucu tarafından 3/7/2021 tarihinde, başvurucunun vekaletnameli müdafii Av. M.B.B. tarafından ise 28/7/2021 tarihinde okunduğu görülmektedir. Bununla birlikte 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 56. maddenin beşinci fıkrası uyarınca vekâletname hükmünde olan yetki belgesine istinaden başvurucuyu temsil eden Av. A.T. tarafından ise 27/6/2021 tarihinde saat 23.07’de Yargıtay kararının açılarak okunduğu UYAP evrak işlem kütüğü üzerinde yapılan incelemede tespit edilmiştir.

16. Buna göre Yargıtay kararının 27/6/2021 tarihinde UYAP üzerinden okunduğu, bu kapsamda bireysel başvuruya ilişkin nihai karardan anılan tarihte haberdar olunduğunun ve bu doğrultuda bireysel başvuru süresinin 27/6/2021 tarihinden itibaren işlemeye başladığının kabul edilmesi gerekir. Dolayısıyla 27/6/2021 tarihinden itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruda bulunulması gerekirken 29/7/2021 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.

17. Açıklanan gerekçelerle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 12/6/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Tarık Gül [2.B.], B. No: 2021/34541, 12/6/2024, § …)
   
Başvuru Adı TARIK GÜL
Başvuru No 2021/34541
Başvuru Tarihi 29/7/2021
Karar Tarihi 12/6/2024

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, beyanları hükme esas alınan tanıkların sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) Tanık dinletme ve sorgulama hakkı (ceza) Süre Aşımı
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi