logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Fuat Korkmaz [1. B.], B. No: 2021/60219, 11/3/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

FUAT KORKMAZ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/60219)

 

Karar Tarihi: 11/3/2026

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan y.

:

Recai AKYEL

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Muhterem İNCE

Raportör

:

Mustafa Erdem ATLIHAN

Başvurucu

:

Fuat KORKMAZ

Vekili

:

Av. Ahmet Furkan AÇIKGÖZ

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, gözaltında fiziksel şiddete maruz kalınması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olduğu gerekçesiyle 1/8/2016 tarihinde yakalanarak gözaltına alınmış; 8/8/2016 tarihinde tutuklanmıştır (15 Temmuz darbe girişimine ilişkin arka plan bilgisi için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017). Başvurucu, aynı suçtan mahkûm edilmiş olup başvurunun incelenme tarihi itibarıyla hükümlü sıfatıyla ceza infaz kurumunda bulunmaktadır.

3. Başvurucu, terör örgütü üyesi olma suçu kapsamında 8/8/2016 tarihinde Sulh Ceza Hâkimliği tarafından müdafii eşliğinde gerçekleştirilen sorgusunda gözaltına alınırken ya da gözaltı sürecinde kolluk görevlilerinin fiziksel/psikolojik şiddetine uğradığına ilişkin bir şikâyet ileri sürmemiştir.

4. Başvurucu, hakkında Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) yapılan yargılamanın 16/12/2016 tarihli celsesinde yargılanan diğer sanıkların müdafiinin sorduğu soruya verdiği cevapta "Gözaltına alındıktan sonra 36 saat süre ile birbirimize [beraber gözaltına alınmış olduğu bir diğer şahsı kastederek] kelepçeli olarak bekledik. Yatmamıza ve uyumamıza izin verilmedi. Kamera olmayan bir odaya götürüp doktor raporundan önce darp ettiler. Kollarımızdan yukarıya kaldırıp tekme attılar... Gözaltına alındıktan sonra ifadelerimiz verilinceye kadar zaman zaman darp, hakaret gibi şeylere maruz kaldık..." şeklinde beyanda bulunmuştur.

5. Başvurucu vekilince bireysel başvuru formunda başvurucunun gözaltında kötü muamele gördüğü iddiasına temyiz dilekçesinde yer verildiği iddia edilmişse de 23 sayfadan oluştuğu görülen 29/4/2019 tarihli temyiz dilekçesinde bu yönde herhangi bir ifade ya da iddiaya yer verilmediği görülmüştür.

6. Başvurucu hakkındaki sağlık raporları/belgeleri şöyledir:

i. Başvurucunun gözaltına alındığı 1/8/2016 ve gözaltından çıkarıldığı 8/8/2016 tarihlerinde İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinden (Hastane) alınmış olan muayene raporlarında başvurucunun vücudunda herhangi bir darp veya cebir izine rastlanmadığı belirtilmiştir.

ii. Bireysel başvuru formu ekinde Anayasa Mahkemesine sunulmuş olan ve başvurucu tarafından 12/12/2021 tarihinde Sağlık Bakanlığı E-Nabız Kişisel Sağlık Sistemi'nden alındığı anlaşılan bilgisayar çıktılarının 2/8/2016 ve 5/8/2016 tarihli olanlarının tanı kısmında "bir başka şahıs tarafından darp veya çarpma", 6/8/2016 tarihli olanının tanı kısmında "Düşme, tanımlanmamış.", 8/8/2016 tarihli olanının tanı kısmında "bir başka şahıs tarafından darp, vurulma, bükülme, ısırılma veya tırmalanma" ibarelerinin olduğu görülmüştür.

7. Başvurucu, mahkûmiyetiyle sonuçlanan yargılamasının Yargıtayca verilen 20/10/2021 tarihli kesin nitelikteki onama kararını 19/11/2021 tarihinde öğrenmesinden sonra 16/12/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Komisyon, başvurucunun diğer ihlal iddialarını kabul edilemez bulmuş; kötü muamele yasağının ihlal edilmiş olduğuna ilişkin iddianın ise kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu; gözaltında tutulduğu İlçe Emniyet Müdürlüğünde küçük bir odada 10-12 kişi ile birlikte tutulduğunu, fiziksel şiddet ve sözlü şiddet uygulandığını - bunu "darp, cebir, şiddet, hakaret, tehdit, küfür" olarak ifade etmiştir-, uzun süre yemek verilmediğini, elleri arkadan kelepçe ile bağlı olarak bekletildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde konuya ilişkin insan hakları yargısı içtihadı sunulduktan sonra başvurucunun kötü muamele iddialarını salt yargılandığı mahkeme nezdinde ileri sürdüğü, mahkeme kararında bu iddialara hiç atıf yapılmamasına rağmen özen yükümlülüğüne aykırı olarak herhangi bir şikâyette bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

10. Başvuru, kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir.

11. Anayasa’nın 17. maddesi -“Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5. maddedeki genel yükümlülükle birlikte yorumlandığında- bireyin bir devlet görevlisinin hukuka aykırı ve Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal eden bir muamelesine uğradığına ilişkin savunulabilir iddiası hakkında etkili bir soruşturma yürütülmesini gerektirir. Kötü muamelenin kasten yapıldığının ileri sürüldüğü durumlarda iddia hakkında ivedilikle bir ceza soruşturması başlatılmalıdır. Şikâyet olmadığında bile kişiye kötü muamelede bulunulduğuna ilişkin yeterince açık belirtiler varsa konuyla ilgili bir ceza soruşturması açılmalıdır. Ceza soruşturmasının Anayasa’nın 17. maddesinin gerektirdiği şekilde etkili olduğunun kabul edilebilmesi için soruşturmayı yürüten kişiler olaya karışan kişilerden bağımsız olmalı, soruşturmada olayı aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek tüm deliller toplanmalıdır. Dahası soruşturma süreci gerektiği ölçüde kamu denetimine açık olmalı, mağdur soruşturmaya etkili şekilde katılabilmeli ve soruşturmada makul bir özen ve süratle hareket edilmelidir. Yetkililer, soruşturmayı sonlandırmak için aceleci davranmamalı ve temelden yoksun sonuçlara dayanmamalıdır (Tahir Canan [1. B.], B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 25; Cezmi Demir ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/293, 17/7/2014, §§ 111, 112, 114-117; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 101-103). Ayrıca soruşturma sonunda verilen karar, kullanılan gücün gerekliliği ve orantılılığıyla ilgili bir değerlendirme içermelidir (bazı değişikliklerle birlikte bkz. Cebrail Bektaş ve Yüksel Şahin [2. B.], B. No: 2015/4787, 25/9/2019, § 64).

12. Başvurucunun gözaltında tutulduğu süre zarfında düzenlenen 2/8/2016 ve 5/8/2016 tarihli muayene raporlarında "bir başka şahıs tarafından darp veya çarpma", 6/8/2016 tarihli raporunda "Düşme, tanımlanmamış.", 8/8/2016 tarihli raporda ise "bir başka şahıs tarafından darp, vurulma, bükülme, ısırılma veya tırmalanma"ifadeleri yer almaktadır. Dolayısıyla başvurucunun kötü muameleye uğramış olabileceğine ilişkin yeterince açık belirtiler bulunduğu ve soruşturma makamlarının konuyla ilgili resen soruşturma başlatmaları gerektiği söylenebilir.

13. Öte yandan savunulabilir bir kötü muamele iddiası hakkında soruşturma başlatılmamışsa, başlatılan soruşturmada ilerleme yoksa veya soruşturma artık etkisiz bir hâl almışsa başvurucular, gerekli özeni göstererek şikâyetlerini çok uzun süre geçmeden Anayasa Mahkemesine sunmalıdır. Zira soruşturma başlatılmasını veya başlatılan soruşturmanınetkili bir şekilde yürütülmesini sağlayabilecek bir başvuru yolu bulunmamaktadır. Böyle bir durumda başvurucular, iddiaları hakkında soruşturma başlatılmadığının veya etkili bir soruşturma yürütülmediğinin farkına vardıkları veya varmaları gerektiği andan itibaren süresi içinde bireysel başvuruda bulunmalıdır. Doğal olarak başvurucuların iddiaları hakkında soruşturma başlatılmadığını veya etkili bir soruşturma yürütülmediğini ne zaman fark etmeleri gerektiği her davanın koşullarına bağlı olarak değerlendirilmelidir. Soruşturmada ilerleme sağlanacağına dair umut verici gelişmeler ve gerçekçi varsayımlar bulunduğu ve soruşturmanın ilerlemesini sağlayıcı tedbirler alındığı sürece başvuruculardan başvuru yollarını tüketmeden bireysel başvuruda bulunmaları da beklenmemelidir [yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasının konu edildiği Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu ([1. B.], B. No: 2014/15732, 24/1/2018) başvurusunda yapılan aynı yöndeki değerlendirmelerin kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvurularda da uygulanmasına ilişkin örnek için bkz. İbrahim Şen [1. B.], B. No: 2015/19415, 8/5/2019).

14. Başvurucu 16/12/2016 tarihli celsede kötü muameleye maruz kaldığını iddia etmiştir. Ne var ki başvurucu hakkında yargılama yürüten Mahkeme suç duyurusunda bulunmamıştır. Başvurucu da bu konuda bir şikâyette bulunmamıştır. Mahkeme önünde dile getirmesine karşın iddiaları hakkında soruşturma başlatılmadığı açık olmasına rağmen başvurucu, bireysel başvuruda bulunmak için hakkında verilen mahkûmiyet kararına yönelik temyiz başvurusuyla ilgili olarak Yargıtayın karar vermesini beklemiştir. Oysa başvurucu hakkında yürütülen yargılamanın başvurucunun iddiaları hakkında soruşturma başlatılmasına hiçbir katkısı yoktur. Bu nedenle kötü muamele iddiasını dile getirmesine rağmen soruşturma başlatılmadığını fark etmesi gereken başvurucunun iddiayı dile getirmesinin üzerinden yaklaşık beş yıl geçtiktensonra yaptığı başvuru, süresinde yapılmış olarak kabul edilemez.

15. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 11/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Fuat Korkmaz [1. B.], B. No: 2021/60219, 11/3/2026, § …)
   
Başvuru Adı FUAT KORKMAZ
Başvuru No 2021/60219
Başvuru Tarihi 16/12/2021
Karar Tarihi 11/3/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, gözaltında fiziksel şiddete maruz kalınması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Kötü muamele yasağı Yakalama ve/veya gözaltı sırasında güç kullanımı Süre Aşımı
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi