logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Evrim Aydar ve Nermin Bilgin [2. B.], B. No: 2021/62868, 1/10/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

EVRİM AYDAR VE NERMİN BİLGİN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/62868)

 

Karar Tarihi: 1/10/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Ömer ÇINAR

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Muhammed Cemil KANDEMİR

Başvurucular

:

1. Evrim AYDAR

 

 

2. Nermin BİLGİN

Vekili

:

Av. Burak SABUNCU

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, üyesi olduğu sendikanın aldığı karar üzerine nöbet görevini yerine getirmeyen kamu görevlisinin disiplin cezası ile cezalandırılması nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucular, İzmir'de bir ortaokulda öğretmen olup Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (EĞİTİM-İŞ) üyesidir. EĞİTİM-İŞ Merkez Yönetim Kurulunun 16/9/2019 tarihli ve 772 sayılı kararı şöyledir:

"1-Taşımalı eğitim yapılan okullar ile diğer okullarda servis işlemleri için asli görevi olmamasına, görev tanımlarında yer almamasına rağmen öğretmenlere; öğrencileri servise bindirme ve indirme, servis araçlarında yoklama alma, araç sürücüsünün kimlik, sürücü belgesi gibi belgeleri kontrol etme, aracın plaka, ruhsat, sigorta, emniyet kemeri… gibi bilgi ve belgelerini kontrol etme gibi servis taşımacılar için görevler verildiği anlaşılmaktadır.

Nöbetçi öğretmenlerin görevlerinin nöbet mahallinde gerekli tedbirleri almakla sınırlı olduğu, öğretmenlere, öğrencileri servise bindirme ve indirme, servis araçlarında yoklama alma, araç sürücüsünün kimlik, sürücü belgesi gibi belgelerini kontrol etme gibi görevlerin verilmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle üyelerimizin 2019-2020 eğitim-öğretim yılı boyunca bu tür görevleri yapmamalarına,

2- Nöbetçi öğretmeni görevinde bulunan öğretmenlerimizin görevi; en geç haftalık ders çizelgelerine göre dersinin bittiği saati takip eden 30 dakika sonra (kurulda belirlenecek süreye göre) sona erecek şekilde görev yapmalarına, nöbet görevi bittiği halde servis aracı bekleme ya da indirme için dayatılan ek sürelerde beklememelerine..."

3. Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası 12/3/2018 tarihinde benzer mahiyette bir eylem kararı almıştır. Söz konusu kararda; nöbetçi öğretmenlerin ilgili yönetmelikte belirtilen görev tanım ve sürelerinin dışına çıkan, görevleri arasında yer almayan taşımalı eğitime ilişkin görevlerin yerine getirilmemesi gerektiği belirtilmiştir.

4. Başvurucular, söz konusu sendika kararına istinaden servis araçlarına ilişkin nöbet görevlerini yapmayacaklarını 2020 yılının Şubat ayında verdikleri dilekçelerle okul idaresine bildirmiştir. Başvurucu Evrim Aydar'ın 25/2/2020 tarihinde, başvurucu Nermin Bilgin'in ise 20/2/2020 ve 25/2/2020 tarihlerinde nöbet görevlerini yerine getirmediği tutanak altına alınmış ve başvurucular hakkında aynı ay içinde disiplin soruşturması başlatılmıştır. Başvurucular, disiplin soruşturma sürecinde sundukları savunmalarında üyesi oldukları sendikanın eylem kararına uyarak nöbet tutmadıklarını belirtmiştir. 26/3/2020 tarihli soruşturma raporlarıyla başvurucuların 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi gereğince "1/30 Oranında Aylıktan Kesme" cezası ile cezalandırılması teklif edilmiştir. Başvurucular anılan ceza ile cezalandırılmıştır.

5. Başvurucular, haklarında tesis edilen disiplin cezalarının iptali talebiyle dava açmıştır.

6. Başvurucu Evrim Aydar'ın açtığı davada İzmir 3. İdare Mahkemesi davanın reddine karar vermiştir. Kararda, 657 sayılı Kanun'un 124. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen memurlara disiplin cezası verileceğine ilişkin kurala, 26/7/2014 tarihli ve 29072 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin (İlköğretim Kurumları Yönetmeliği) "Müdür yardımcısı ve öğretmenlerin nöbet görevi" başlıklı 44. maddesine ve 26/4/2018 tarihli ve 2018/10 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün Okullarda Güvenlik Önlemlerinin Alınması Genelgesi'nin (Genelge) taşımalı okul servis araçlarının kontrolüne ilişkin (ö) bendine yer verilmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun mevzuat uyarınca verilen nöbet tutma görevini yerine getirmediği, bu eylemine dayanak olarak gösterdiği sendika kararının kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal, mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmeye ilişkin olmadığı, sendika kararının başvurucunun nöbet tutmaması için geçerli bir mazeret olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunu reddetmiştir.

7. Başvurucu Nermin Bilgin'in açtığı davada İzmir 5. İdare Mahkemesi dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek mahkeme kararı kaldırılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Kararda, 657 sayılı Kanun'un 124. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen memurlara disiplin cezası verileceğine ilişkin kurala, İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 44. maddesine ve Genelge'nin (ö) bendine yer verilmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun sendika kararı gereğince nöbetçi olduğu günlerde öğrenci servislerinin kontrolünü yapmadığı ve verilen nöbet tutma görevini yerine getirmediği, bu eylemine dayanak olarak gösterdiği sendika kararının kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal, mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek şeklindeki sendikal amaçlarının sınırlarını aşarak yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin eğitim-öğretim dönemi boyunca uygulanmaması niteliği taşıması nedeniyle nöbet tutmaması için geçerli bir mazeret olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.

8. Başvurucular, muhtelif tarihlerde bireysel başvuruda bulunmuştur.

9. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

10. 2022/54793 numaralı başvurunun 2021/62868 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.

11. Başvurucular; hizmet gereklerine ve mevzuata aykırı olan, öğretmenlerin uzmanlık alanlarına girmeyen, okul yönetiminin sorumluluğu altındaki okul servislerine ilişkin eyleme katılarak sendikanın aldığı karar uyarınca nöbet görevini yerine getirmediklerini, sendikal eylem gereğince nöbet görevlerini yerine getirmemeleri nedeniyle kendilerine disiplin cezası verilemeyeceğini ileri sürerek örgütlenme özgürlüklerinin ve sendika haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvurucuların temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

12. Anayasa Mahkemesi önceki kararlarında, kamu görevlileri sendikalarının faaliyet alanlarına ilişkin oldukça geniş açıklamalarda bulunmuştur (Ahmet Parmaksız [GK], B. No: 2017/29263, 22/5/2019, §§ 50, 62; Ayfer Altuntaş ve İkbal Ünzile Gürsoy [1. B.], B. No: 2018/24874, 31/3/2022, §§ 26, 36). Başvurucular, başvuru konusu nöbet tutmama eylemleriyle idareyi baskı altına alarak okul servislerinin kontrolüne ilişkin nöbet görevinin kaldırılmasını hedeflemiş ve bu eylemleri sendika kararı üzerine gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla anılan eylem çağrısının kamu görevlisinin çalışma hayatı ve bu bağlamda sendikaların çekirdek faaliyet alanı ile ilgili olduğu anlaşıldığından somut olaya konu müdahalelerin sendika hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir(sendikal hakların değerlendirilme usulü ve mahiyeti için bkz. Ahmet Parmaksız, §§ 48-63; Ayfer Altuntaş ve İkbal Ünzile Gürsoy, §§ 24-34).

13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

14. Başvurucuların üyesi oldukları sendikanın aldığı karar üzerine nöbet görevlerini yerine getirmemeleri nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmalarının sendika hakkına müdahale olduğu değerlendirilmiştir. Başvurucuların sendika hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağını 657 sayılı Kanun'un 26. ve 125. maddelerinin oluşturduğu ve kanunilik ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır. Başvurucuların nöbet görevini yerine getirmemesi nedeniyle yapılan müdahalenin kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilmesine yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve Anayasa'nın 51. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kamu düzeninin korunması meşru amacını taşıdığı sonucuna varılmıştır.

15. Öğretmenlerin görev ve sorumlulukları ile genel itibarıyla nöbet görevine ilişkin düzenlemeler İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Müdür yardımcısı ve öğretmenlerin nöbet görevi" başlıklı 44. maddesi ile 7/9/2013 tarihli ve 28758 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin (Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği) "Öğretmenlerin görevleri ve sorumlulukları" başlıklı 86. ve "Öğretmenlere nöbet görevi verilmesinin esasları" başlıklı 91. maddesinde yer almaktadır (Osman Bayat ve diğerleri [GK], B. No: 2016/11319, 5/9/2024, § 5).

16. Anılan mevzuata göre nöbetlerde uyulması gereken esaslar öğretmenler kurulunda görüşülerek "Nöbetçi Öğretmen Görev Talimatnamesi" hazırlanır. Söz konusu görev, eğitim faaliyetinin başlamasından belli bir süre öncesinde başlar ve bitiminden sonra belli bir süre daha devam eder. Bu süre zarfında nöbetçi öğretmenden öğrencilerin izlenmesinden, öğretmenlerin derslere zamanında girip girmediğinin kontrolüne, izinli öğretmenler nedeniyle boş kalan sınıfların idareye bildirilmesinden, binanın ısıtma, elektrik ve sıhhi tesislerin çalışıp çalışmadığının takibine kadar idarecilerle koordinasyon içinde olmak kaydıyla bir dizi yoğun emek ve dikkat gerektiren çeşitli görevleri yerine getirmesi beklenir. Buna göre nöbet görevi eğitim ve öğretim hizmetlerinin gereği gibi (düzenli ve sürekli) yerine getirilmesinin asli bir unsurudur ve bu bağlamda izleme ve denetleme görevlerini kapsar (Osman Bayat ve diğerleri, § 6).

17. Genel çerçevede nöbet görevi öğretmenlerin asli görevi içinde kabul edilmektedir (Osman Bayat ve diğerleri, § 7). Başvuru konusu disiplin cezalarının tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Genelge'nin (ö) bendinde "Taşımalı okul servis araçları ile okula gelen çocukların iniş ve binişteki kontrollerinin nöbetçi öğretmen/idareci tarafından yapılması ve kayıt altına alınması..." ve 11/9/2014 tarihli ve 29116 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği'ne (Yönetmelik) göre gerekli tedbirlerin alınması gerektiği belirtilmiştir.

18. Yönetmelik'in başvuru konusu işlemlerin tesis edildiği tarihteki "Taşıma merkezi okul/kurum müdürünün görevleri" başlıklı 13. maddesi şöyledir:

"(1) Taşıma kapsamında öğrencisi bulunan okul/kurum müdürünün öğrenci taşıma uygulamasına ilişkin görevleri şunlardır:

a) Okul/kurumun fiziki durumu ve kontenjanına göre öğrenci taşıma uygulaması kapsamında okul/kurumuna alabileceği öğrenci sayısını sınıflara göre tespit ederek ilkokul ve ortaokul müdürlerince şubat ayının ikinci haftasında, imam-hatip ortaokulu ve ortaöğretim okul/kurum müdürlerince de ağustos ayının ilk haftasında millî eğitim müdürlüğüne bildirmek,

b) Taşıma yoluyla okul/kuruma gelen öğrencilerin kayıt kabul ve nakil işlemlerini ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yapmak,

c) Taşınan öğrenciler ile taşıma merkezi okul/kurumlardaki öğrencilerin birlikte öğrenim görmelerini sağlayacak şekilde sınıf ve şubelere göre dengeli dağılımını yapmak,

ç) Taşınacak öğrencilerin geliş ve gidişlerine göre haftalık ders dağıtım ve günlük vakit çizelgesini düzenlemek,

d) Okul/kurumların fiziki imkânları ölçüsünde geliş ve gidiş saatlerinde oluşan boşluklarda öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile kitaplık ve kütüphanelerden yararlandırılmasını sağlamak,

e) Taşınan ilköğretim ve ortaöğretim okul/kurumu öğrencilerinin öğle yemeklerini düzenli şekilde yiyebilmeleri için gerekli tedbirleri almak, yüklenicinin sözleşme hükümlerine uyup uymadığını günlük olarak kontrol etmek ve giderilemeyen aksaklıkları rapor hâlinde millî eğitim müdürlüğüne bildirmek,

f) Taşınan öğrencilerin velileri ve ilgili muhtar/belediye başkanı/kamu görevlileri ile iş birliğini sağlamak için gerekli önlemleri almak,

g) Servis araçları ile taşınan öğrencilerin, isim listelerine göre kontrol edilmesini sağlamak,

ğ) Araçların aylık çalışma programlarına göre hazırlanan puantaj cetvellerini her ayın sonunda millî eğitim müdürlüğüne göndermek,

h) Taşıma işini yüklenenlerin ve taşıt sürücülerinin, 25/10/2017 tarihli ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği ve sözleşme hükümlerine uyup uymadığını günlük olarak denetlemek, aksaklıkları önlemek ve gidermek üzere gerekli tedbirleri almak ve giderilemeyen aksaklıkları rapor hâlinde millî eğitim müdürlüğüne bildirmek,

ı) Okul servis araçlarının arkasındaki “OKUL TAŞITI” tabelasının üst kısmına, okunabilecek şekilde sürücü hatalarının millî eğitim müdürlüğüne bildirileceği telefon numarasının yazdırılmasını sağlamak,

i) İşitme engelli özel eğitim meslek lisesi öğrencileri ile yaygın eğitim hizmetinden yararlanan işitme engelli kursiyerlere dağıtılmak üzere aylık toplu taşıma bilet miktarını millî eğitim müdürlüğüne bildirmek, aylık toplu taşıma biletlerini öğrencilere veya velilerine imza karşılığı dağıtmak, öğrencinin devamsızlık yaptığı günleri bir sonraki ayın bilet miktarından düşmek,

j) Özel eğitim öğrenci/kursiyerlerinin taşındığı araçlarda bulunan rehber personelin servis aracında bulunduğu zamanlar ile eğitim-öğretim saatlerinde sorumluluğunda olan öğrenci/kursiyerlere yönelik görevlerini yerine getirmesini sağlamak,

k) Özel eğitim öğrenci ve kursiyerlerinin okul/kurumlarına daha kısa sürede ulaşımlarının sağlanması için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak,

l) Mesleki ve teknik ortaöğretim okul/kurumlarında, ders yılı içerisinde işletmelerde mesleki eğitime devam eden öğrencilerden şartları uyanların kayıtlı olduğu okula kadar güzergâh değişikliği yapmadan taşınmasına ilişkin planlamaları yaparak, öğrenci velisinden yazılı izin almak ve bu durumdaki öğrencilerin sayılarını millî eğitim müdürlüğüne bildirmek."

19. Yönetmelik'in başvuru konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 13. maddesinde (bkz. § 18) taşıma kapsamında öğrencisi bulunan okullarda müdürün öğrenci taşıma uygulamasına ilişkin görevlerinin düzenlendiği görülmüştür. Söz konusu Yönetmelik maddesinde 1/8/2024 tarihli ve 32619 sayılı Resmî Gâzete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişiklik yapılmıştır. Bu yönetmelikle söz konusu maddenin başlığı "Taşıma merkezi okul/kurum müdürü, taşımadan sorumlu müdür yardımcısı, nöbetçi müdür yardımcısı ve nöbetçi öğretmenin görevleri" şeklinde değiştirilmiş ve maddeye taşımadan sorumlu müdür yardımcısının, nöbetçi müdür yardımcısının ve nöbetçi öğretmenin görevlerine ilişkin birer fıkra eklenmiştir. Bu değişiklikle okul müdürü ile birlikte taşımadan sorumlu müdür yardımcısına, nöbet görevi verilen müdür yardımcısına ve nöbet görevi verilen öğretmelere de öğrenci taşıma uygulamasına ilişkin görevler verildiği ve bu görevlerin ayrıntılı olarak düzenlendiği anlaşılmıştır.

20. Yapılacak anayasallık denetiminde ilk olarak somut olaydaki durumun Osman Bayat ve diğerleri kararından farklı olduğunu belirtmek gerekir. Osman Bayat ve diğerleri kararına konu olayda başvurucular, kamuda çalışan öğretmenlerin asli görevlerinden kabul edilen nöbet görevi karşılığında ücret ödenmediği için sendikanın aldığı karar üzerine nöbet görevlerini yerine getirmemişlerdir. Mezkûr karardaki başvurucuların mesleki olarak nöbet tutmamaları gerektiği yönünde bir itirazda bulunmadığı, herhangi bir branş ayrımı yapılmaksızın 7 ilâ 11 gün arasında değişen sürelerde nöbet tutmadığı görülmektedir (Osman Bayat ve diğerleri, § 38). Söz konusu nöbet tutmama eyleminin nöbet için ücret ödenmesi talepli eylemlerin bir halkasını oluşturduğu anlaşılmaktadır. Nöbet görevinin bazı istisnaları hariç -rehberlik öğretmenleri gibi- tüm öğretmenlerce yerine getirildiği, nöbet tutulmaması gerektiği yönünde genel bir kabulün veya bir iddianın da ileri sürülmediği görülmektedir. Diğer bir ifadeyle anılan karara konu olayda öğretmenler nöbet tutmamayı değil tuttukları nöbetin ücretinin ödenmesini talep etmektedirler. Nitekim kararda ihlal olmadığı sonucuna ulaşılırken; talebin nöbet görevine ilişkin yapısal bir reforma dair olduğu, sendikaların bu sürece katlanmaları gerektiği, eylemin öğrencilerin eğitim hakkını etkilediği, taleplerine ilişkin politika yapma sürecini başlatmalarına rağmen öğretmenlerin asli bir görevi ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin kesintisiz devamı için önemli olan nöbet düzenlemesinin fiili olarak işlevsiz kalmasına neden olduğu belirtilmiştir (Osman Bayat ve diğerleri, § 49).

21. Somut olayda ise başvurucular; nöbetçi öğretmenlik görevi kapsamında yapmaları istenilen öğrenci servislerine ilişkin görevleri, nöbetçi öğretmenin görevleri arasında yer almadığı gerekçesiyle yerine getirmemişlerdir. Ayrıca Osman Bayat ve diğerleri kararında başvurucular uyarma cezasıyla tecziye edilirken eldeki başvuruda başvurucular aylıktan kesme cezasıyla tecziye edilmiştir. Dolayısıyla somut başvuru ile Osman Bayat ve diğerleri kararındaki olay ve olgular arasındaki birtakım farklılıkların yapılacak hukuki değerlendirmede dikkate alınması gerekir.

22. Başvurucuların sendika faaliyetleri çerçevesinde nöbet tutmamak şeklindeki eylemine verilen disiplin cezasının demokratik toplumda gerekli olduğunun kabulü için disiplin cezası verilmesine ve buna dair açılan davanın yargı mercilerince reddedilmesine ilişkin gerekçelerin ilgili ve yeterli olması gereklidir (benzer yaklaşım için bkz. Tayfun Cengiz [2. B.], B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 57).

23. Başvurucuların üyesi olduğu sendika, aldığı eylem kararında bu eylemin gerekçesini; öğrencilerin taşınmasına ilişkin verilen görevlerin nöbetçi öğretmenin görevleri arasında olmadığı, nöbetçi öğretmenin görev tanım ve sürelerinin aşıldığı (bkz. § 3 ) şeklinde açıklamıştır. Başvurucular da nöbet tutmayacağını okul idaresine bildirirken ve disiplin soruşturma sürecinde nöbet tutmamasının gerekçesini açıklarken 16/9/2019 tarihli sendika kararını (bkz. § 4) gerekçe olarak göstermiştir. Şu hâlde öğrenci servislerine ilişkin olarak verilen görevlerin nöbetçi öğretmen görevine dâhil olmadığı ileri sürülerek yapılan eylemin disiplin cezasına konu edilmesi durumunda hem idarenin hem de yargı makamlarının yapacakları değerlendirmelerde bu hususu da gözetmesi beklenir.

24. Yargı mercileri kararlarında; devlet memurlarının görev kapsamını belirleyen mevzuat türünü düzenleyen kurala (657 sayılı Kanun'un 124. maddesi), bu görevleri yerine getirmeyen devlet memurlarına disiplin cezası verilmesine ilişkin kurala (657 sayılı Kanun'un 125. maddesi), öğretmenlere nöbet görevi verilmesine dair genel mahiyetteki İlköğretim Kurumları Yönetmeliği hükmü ile bu konudaki alt düzenleyici işlem niteliğinde olan Genelge hükmüne yer verildiği (bkz. §§ 6-7) görülmüştür. Ne var ki yargısal kararlarda disiplin cezalarının tesis edildiği tarihlerde başvuruculara taşımalı okul servis araçlarının kontrolü hususunda usulüne uygun olarak getirilen bir yükümlülüğün olup olmadığı değerlendirilmemiştir. Oysa başvurucuların sürecin başından itibaren hemen her aşamada cezalandırılmalarına konu edilen nöbet görevinin hukuka uygun olmadığı şikâyetini ileri sürdükleri anlaşılmıştır. Mahkeme kararlarında da vurgulandığı üzere başvurucuların cezalandırılmalarına konu nöbet görevinin 657 sayılı Kanun'un 124. maddesinde sayılan mevzuatla verilmiş olması gerekir. Bu yönüyle bakıldığında başvurucuların öğrenci servislerine ilişkin olarak kendilerine verilen görevlerin nöbet görevi kapsamını aştığı yönündeki şikâyetleri temelsiz değildir. Nitekim 2024 yılında yapılan mevzuat değişikliğiyle Yönetmelik'in 13. maddesinde nöbet görevi verilen öğretmenlerin öğrenci taşıma uygulamasına ilişkin görevlerinin ayrıntılı olarak düzenlendiği görülmektedir (bkz. § 19). Bu bağlamda yapılacak yargısal değerlendirmenin davanın sonucunu doğrudan etkileme ihtimali bulunmaktadır. Buna karşın yargılama mercileri, kararlarında başvurucuların disiplin cezalarının dayanağına ilişkin olarak ileri sürdüğü bu esaslı şikâyetleri incelemeden sendika kararının nöbet tutmamak için mazeret olarak değerlendirilemeyeceği, eylemin sendikal amaçların sınırlarını aşarak yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin eğitim-öğretim dönemi boyunca uygulanmaması niteliği taşıdığı şeklindeki gerekçelerle ret kararları verilmiştir.

25. Bu belirlemeler ışığında başvurucular hakkında yapılan idari soruşturmada ve buna ilişkin yargısal denetimde başvurucuların esaslı itirazlarını karşılayacak ilgili ve yeterli gerekçe bulunması gerekirken ne idari kararlarda ne de yargı kararlarının gerekçesinde buna yönelik bir değerlendirme bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla yargısal makamlarca başvurucuların sendikal hakkına yapılan müdahalenin demokratik toplumda gerekli olduğu ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamamıştır. Başvurunun bütün bu koşulları gözetildiğinde başvurucular hakkında aylıktan kesme cezası verilmesi ile Anayasa'nın 51. maddesinde koruma altında olan sendika hakkına yapılan müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediği sonucuna varılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

Ömer ÇINAR bu sonuca katılmamıştır.

27. Başvurucular, soruşturmanın zamanaşımı süresi içerisinde başlatılmaması ve aynı sendika kararından kaynaklanan müdahalelerin incelendiği davalarda bazı mahkemelerce iptal kararları verildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Sendika hakkı şikâyeti yönünden ulaşılan sonuç gözetildiğinde başvurucuların bu iddialarının ayrıca incelenmesine gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

28. Başvurucular; ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yapılması talebinde bulunmuştur.

29. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,

B. Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,

C. Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE Ömer ÇINAR'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

D. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,

E. Kararın bir örneğinin sendika hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 3. İdare Mahkemesine (E.2020/1022, K.2021/139) ve İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine (E.2021/3023, K.2022/479) iletilmek üzere İzmir 5. İdare Mahkemesine (E.2020/918, K.2021/1773) GÖNDERİLMESİNE,

F. Başvurucu Evrim Aydar'a 487,60 TL, başvurucu Nermin Bilgin'e 664,10 TL harcın AYRI AYRI, 30.000 TL vekâlet ücretinin MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 1/10/2025tarihinde karar verildi.

 

 

 

KARŞIOY

Başvurucular, üyesi olduğu sendikanın aldığı karar üzerine servis araçlarına ilişkin nöbet görevini yerine getirmemesi nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının sendika haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüş, Sayın Mahkemece yapılan değerlendirmede çoğunluk tarafından başvurucunun Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Aşağıda belirtilen gerekçeler ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki;

Başvurucular bir ortaokulda öğretmen olup, Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası üyeleridir. Sendika tarafından, nöbet tutan öğretmenlerin çocukları servise bindirme indirme, yoklama alma gibi görevlerinin bulunmadığı bu nedenle 2019-2020 öğretim yılı boyunca bu tür görevleri yerine getirmemesine ve nöbetçi öğretmenlerin ders çizelgesine göre derslerin bittiği saati takip eden 30 dakika sonra sona erecek şekilde görev yapmalarına yönelik karar alınmıştır. Başvurucular bu karar üzerine 2020 yılı Şubat ayında okul idaresine dilekçe vererek servis araçlarına ilişkin nöbet tutmayacaklarını bildirmişlerdir. Başvuruculardan ilkinin bir nöbet görevini 25.2.2020 tarihinde yerine getirmediği, diğer başvurucunun ise 20.02.2020 ve 25.02.2020 tarihlerinde iki kez yerine getirmediği tutanak altına alınmış ve aynı ay içinde disiplin soruşturması başlatılmıştır. Soruşturma sonucunda başvuruculara “1/30 Oranında Aylıktan Kesme” cezası verilmiştir. Başvurucuların disiplin cezasının iptali için açmış olduğu davaların reddedilmesi ve istinaf aşamasından geçerek kesinleşmesi üzerine, başvurucular tarafından bireysel başvuruda bulunulmuştur.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından Osman Bayat ve Diğerleri başvurusunda (Başvuru Numarası: 2016/11319, Karar Tarihi: 5/9/2024, R.G. Tarih ve Sayı: 9/1/2025 – 32777) öğretmenlerin nöbet görevini yerine getirmemeleri nedeniyle uygulanan disiplin cezasının başvurucuların Anayasa’da koruma altına alınan sendika hakkını ihlal edip etmediği değerlendirilmiştir. Osman Bayat ve Diğerleri başvurusuna konu olayda, öğretmenlere nöbet görevi için ayrıca ücret ödenmesi talebiyle alınan süresiz nitelikteki sendika kararı uyarınca başvurucular nöbet tutmama eylemine 7 ilâ 11 gün katılmış, bu nedenle eyleme katılan öğretmenlere İdare tarafından disiplin cezası verilmiştir. Başvurucuların disiplin cezasına ilişkin açtıkları davada ilk derece mahkemeleri sendika kararlarının uygulanma sürelerinin belirsiz olduğuna, başvurucuların nöbet tutmama konusundaki ısrarlarına ve nöbet görevinin kamu hizmeti için önemine dikkat çekerek uzun bir süre yerine getirilmeyen nöbet görevinin sendikal bir hakkın kullanımını aştığını ve mevzuatla getirilmiş bir görevin sendika kararı ile sürekli olarak kaldırılmasının mümkün olamayacağını belirterek davaların reddine karar vermiş, anılan kararlar istinaf kanun yolunda kesinleşmiş, bunun üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuştur.

Anayasa Mahkemesi’nin Osman Bayat ve Diğerleri kararında, somut olaya konu disiplin cezalarının kamu görevlileri sendikalarının çekirdek faaliyet alanı ile ilgili olan bir talebin konu edildiği, sendika kararının uygulanmasından kaynaklandığının görüldüğü, Anayasa Mahkemesi’nin benzer bir meseleyi ele aldığı Tayfun Cengiz başvurusunda, üyesi olduğu sendikanın tüm Türkiye’de yaptığı göreve gelmeme çağrısına katılarak iki gün süreyle görevine gelmeyen kamu görevlisi başvurucuya verilen disiplin cezası şeklindeki müdahaleyi Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkı kapsamında incelendiği belirtilmiştir (Osman Bayat ve Diğerleri, § 39). Mahkeme, hâlihazırda olgunlaşma aşamasına gelmiş ve kamuya duyurulmuş bir politika yapma süreci devam ederken süresiz olarak alınan nöbet tutmama yönündeki eylem kararlarının uygulamaya konulmasının -özellikle eğitim hakkının kullanımı ile çocukların güvenliği konularında ortaya çıkan zafiyet de dikkate alındığında- sendikal özgürlüklerle bağdaştığının ya da sendikaların sürece katlanma yükümlülüğüne ve iyi yönetişim ilkelerine uygun olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir (Osman Bayat ve Diğerleri, §44).

Anayasa Mahkemesi söz konusu kararında (Osman Bayat ve Diğerleri), nöbet görevi ile eğitim hakkı arasındaki ilişkiyi de inceleyerek, nöbet görevinin yürütülmesinde yaşanabilecek aksaklıkların, sonuçlarını doğrudan hizmet alan kesim olan öğrencilerin eğitim hakkı üzerinde doğurduğunu, insan haklarının ilerletilmesi için elzem olan eğitim hakkı demokratik bir toplumda temel bir rol oynadığını, eğitim çağındaki her çocuğun kişisel gelişimi ve gelecekteki başarısı için son derece önemli olduğunu, bu anlamda özgürlük, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi konuların eğitim sisteminin bir parçası hâline getirilmesine öncelik verilmesi gerektiğini, bunun yanında eğitim hakkının demokratik kurumların ve toplumların mevcudiyetini sürdürebilmek amacıyla ihtiyaç duyduğu demokratik kültürü geliştirmek için kritik olduğu ve devletin bu bağlamda ilgili kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesinden sorumlu olduğunun da hatırlanması gerektiğini (Humpert ve diğerleri/Almanya, B. No: 59433/18, 14/12/2023, § 137), nöbet görevinin ihtiva ettiği izleme ve denetlemenin özellikleri ile ders çizelgesinin gerektiği gibi uygulanmasının, ders dışı zamanlarda okul ve öğrenci güvenliğinin sağlanması, okulun fiziksel şartlarının (ısıtma, elektrik ve sıhhi tesisat) kontrol edilmesi gibi bir dizi görevler bütünü olduğu, bu nedenle anılan görevin eğitim ve öğretim faaliyetlerinin kesintisiz olarak sürdürülmesinin ve eğitim hakkının korunmasının en önemli araçlarından biri olduğunu belirtmiştir. Kararda, nöbet görevinin, izleme ve denetleme noktasında farklı haklara da temas edebildiğini, örneğin AİHM okulda vefat eden bir öğrencinin yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdiği Kayak/Türkiye (B. No: 60444/08, 10/7/2012, § 59) başvurusunda, öğrencilerin gözetimi yükümlülüğünün ilke olarak öğrencilerin okula emanet edildiği sürede okul idaresine ve öğretmenlere ait olduğunu vurgulandığını, AİHM’nin, bütün öğrencileri sürekli gözetim altında bulundurarak öğrencilerin beklenmedik bir davranış sergilemesi durumunda buna derhâl müdahale etmeleri öğretmenlerden beklenmese de öğretmenlerin öğrencilerin okula giriş ve çıkışları ile okul içindeki ve dışındaki hareketlerini yakından izlemesi gerektiğini ifade ettiğini, dolayısıyla nöbet görevinin yerine getirilmemesinin başta eğitim hakkı olmak üzere diğer temel hak ve özgürlükler üzerinde de olumsuz etkiler ortaya çıkarabileceğinin kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. (Osman Bayat ve Diğerleri, §45,46).

Başvurucunun eylemi, Osman Bayat ve Diğerleri kararına konu olaydan farklı olarak uzun süreli olmasa bile, başvurucuların ortaokulda sınıf öğretmeni olarak görev yaptığı, öğrencilerin küçük olduğu nazara alınarak, öğrencilerin eğitim hakkı ve güvenliği, kamu hizmetinin aksaması hâlinde ortaya çıkabilecek olumsuzluklar ile başvurucunun eylemden beklediği fayda karşılaştırıldığında başvurucunun aradaki dengeyi bozacak surette orantısız şekilde hareket ettiğinin kabul edilmesi gerekir. Osman Bayat ve Diğerleri kararına konu olayda başvuruculara uyarma cezası uygulanmasına karşın, işbu başvuruda daha üst kategoride olan 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmesi de söz konusu kararda ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektirecek bir farklılık oluşturmamaktadır.

Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâller 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenmiş olup fiilin niteliğine göre beş kategoride düzenlenmiştir. Başvuruculara servise ilişkin nöbet görevini yerine getirmemeleri nedeniyle sıralamanın en alt kategorisinde yer alan uyarma cezasının iki üst kategorisinde olan aylıktan kesme cezası uygulanmıştır. Söz konusu ceza, memurun, brüt aylığından 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Somut olayda başvurucuların fiili için, mevzuatta öngörülen aylıktan kesme cezasının asgari oranı uygulanmış olup, bu anlamda müdahalenin orantılı olduğunun kabulü gerekir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, başvurucuların Anayasanın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edilmediği kanaatinde olduğumdan, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

 

 

 

 

 

Üye

 Ömer ÇINAR

 

 

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Evrim Aydar ve Nermin Bilgin [2. B.], B. No: 2021/62868, 1/10/2025, § …)
   
Başvuru Adı EVRİM AYDAR VE NERMİN BİLGİN
Başvuru No 2021/62868
Başvuru Tarihi 23/12/2021
Karar Tarihi 1/10/2025
Birleşen Başvurular 2022/54793

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, üyesi olduğu sendikanın aldığı karar üzerine nöbet görevini yerine getirmeyen kamu görevlisinin disiplin cezası ile cezalandırılması nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Sendika hakkı Sendika İhlal Yeniden yargılama
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (bariz takdir hatası, içtihat farklılığı vs.-idare) İncelenmesine Yer Olmadığı
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi