logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Abuzer Kılınç [2.B.], B. No: 2021/9286, 10/1/2024, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ABUZER KILINÇ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/9286)

 

Karar Tarihi: 10/1/2024

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Basri BAĞCI

 

 

Kenan YAŞAR

Raportör

:

Çağlar ÖNCEL

Başvurucu

:

Abuzer KILINÇ

Vekili

:

Av. Türkan ASLAN AĞAÇ

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, haksız yakalama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. İzmir İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Medya Tespit Tutanağı'nda başvurucunun Facebook isimli internet sitesindeki profilinden PKK/KCK terör örgütü lehinde paylaşımlar yaptığının bildirilmesi üzerine başvurucu hakkında soruşturma başlatılmıştır. Anılan soruşturma kapsamında 20/12/2018 tarihinde gözaltına alınan başvurucu; soruşturmada alınan ifadesinde, ilgili sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu ancak paylaşımları kendisinin yapmadığını ve atılı suçu kabul etmediğini beyan etmiştir. Başvurucunun evinde yapılan aramada suç unsuru taşıyan bir delil tespit edilmemiştir.

3. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) başvurucu hakkında adli kontrol uygulanması istemiyle İzmir 4. Sulh Ceza Hâkimliğinden (Hâkimlik) talepte bulunmuş, Hâkimliğin 21/12/2018 tarihli kararı ile başvurucu hakkında yurt dışına çıkışının yasaklanması şeklinde adli kontrol uygulanmasına ve başvurucunun serbest bırakılmasına karar verilmiştir.

4. Başsavcılık 17/6/2019 tarihinde başvurucunun terör örgütünün propagandasını yapma suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında iddianame düzenlemiştir. İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda başvurucunun üzerine atılı eylemin kanunda suç olarak düzenlenmemesi nedeniyle beraatine karar verilmiştir. Anılan karar istinaf yoluna başvurulmadan 5/12/2019 tarihinde kesinleşmiştir.

5. Başvurucu 11/12/2019 tarihinde İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) hukuka aykırı arama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde; hiçbir hukuki neden olmadan uygulanan arama ve gözaltı tedbirleri nedeniyle 1.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

6. Mahkeme 9/9/2020 tarihinde davanın kısmen kabulü ile başvurucuya 106,86 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda Mahkemenin hükmünde yer alan "5.000,00 TL" ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve bu kısma "300,00 TL" eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.

7. Nihai karar başvurucunun vekilince 29/1/2021 tarihinde öğrenilmiştir. Başvurucu 8/2/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

9. Başvurucu, hukuka aykırı gözaltı tedbiri nedeniyle açtığı tazminat davasında hükmedilen tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

10. Bakanlık görüşünde; Mahkemece başvurucunun bir gün süre ile gözaltında kalması nedeniyle belirlenen maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verildiği belirtilerek Anayasa Mahkemesinin benzer konulardaki kararlarına yer verilmiş ve somut olayın kendine özgü koşulları gözönüne alınarak değerlendirme yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında genel hatlarıyla başvuru formunda belirttiği iddialarını tekrarlamıştır.

11. Başvurucunun şikâyetinin Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü, beşinci ve dokuzuncu fıkraları kapsamındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yönünden incelenmesi gerekir.

12. Anayasa Mahkemesi Gülseren Çıtak ([G.K.], B.No:2020/1554, 27/4/2023) kararıyla içtihat değişikliğine gitmiş, haklarında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilenlerin 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinde öngörülen tazminat yolunu tükettikten sonra yakalama, gözaltı veya tutuklamanın hukuki olmadığı ve ödenen tazminatın yetersiz olduğu iddiasıyla yaptıkları bireysel başvurularda başvuru yollarının tüketilmiş kabul edilebilmesi için yalnızca 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi kapsamında bir tazminat davasının açılmasının yeterli olacağı sonucuna varmıştır. Zira bu hükümle yakalama, gözaltı ve tutuklamanın daha sonra verilen kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararıyla hukuka aykırı hale geldiğinin kabul edildiği, dolayısıyla 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca açılan tazminat davalarının Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Bu çerçevede bu bent kapsamında açılan davalarda hukuka aykırılık kanun gereğince kabul edildiğinden ağır ceza mahkemesince bu bende dayanılarak tazminat ödenmesi durumunda Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yapılacak inceleme tazminat miktarının yeterli olup olmadığını belirlemekle sınırlı olacaktır (Gülseren Çıtak, §§ 36-38).

13. Derece mahkemelerinin tazminat için somut olayın koşullarına göre takdir yetkisi bulunmakla birlikte meydana gelen ihlalle orantılı olmayan önemsiz miktarda bir tazminat Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırı olacaktır. Öte yandan tazminat miktarı Anayasa Mahkemesinin benzer davalarda verdiği tazminat miktarına göre kayda değer ölçüde düşük olmamalıdır. Bununla birlikte hükmedilen miktarın Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda verilmesine hükmettiği tazminat miktarından düşük olması tek başına Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiği anlamına gelmez. Tazminatın Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla uyumlu olup olmadığını değerlendirirken somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerekir (M.E., B. No: 2018/696, 9/5/2019, § 48).

14. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında başvurucunun beraat ettikten sonra 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi kapsamında açtığı tazminat davasında başvurucuya bir miktar tazminat ödendiği görülmektedir. Dolayısıyla yapılacak inceleme bu miktarın yeterli olup olmadığının belirlenmesiyle sınırlı olacaktır. Somut olayda başvurucuya 300 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Bu miktarın Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda ödenmesini kararlaştırdığı tazminat miktarına göre oldukça düşük olduğu ortadadır (Bkz. Ayşe Arslan (B. No: 2019/34517, 13/9/2022) kararında 3 gün gözaltı için derece mahkemesince hükmedilen 500 TL de gözetilerek 4.500 TL; M.E. (B. No: 2018/696, 9/5/2019) ve M.Ş.T. (B. No: 2018/17073, 26/2/2020) kararlarında başvurucuların çocuk olması da gözetilerek 1 günlük gözaltı için 5.000 TL). Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda verilmesine hükmettiği tazminat miktarıyla aynı olması gerekmemekle birlikte tazminat miktarının somut olayın koşullarında tazminat hakkının özünü zayıflatacak kadar düşük olduğu sonucuna varılmıştır.

15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 19. maddesinin -üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

16. Başvurucu, yeniden yargılama yapılması ve manevi tazminata hükmedilmesi talebinde bulunmuştur.

17. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

18. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Yakalama ve gözaltı tedbirinin hukuka aykırı olması dolayısıyla hükmedilen tazminatın yetersizliği nedeniyle Anayasa'nın 19. maddesinin -üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2019/515, K.2020/173) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminata ilişkin taleplerinin REDDİNE,

E. 18.800 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 10/1/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Abuzer Kılınç [2.B.], B. No: 2021/9286, 10/1/2024, § …)
   
Başvuru Adı ABUZER KILINÇ
Başvuru No 2021/9286
Başvuru Tarihi 8/2/2021
Karar Tarihi 10/1/2024

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, haksız yakalama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı Tutma nedeniyle tazminat hakkı İhlal Yeniden yargılama
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi