|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
SERDAL DİNÇ BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2022/12021)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 24/12/2025
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
Hasan Tahsin GÖKCAN
|
|
Üyeler
|
:
|
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
|
|
|
|
Selahaddin MENTEŞ
|
|
|
|
İrfan FİDAN
|
|
|
|
Muhterem İNCE
|
|
Raportör
|
:
|
Hüseyin ERAL
|
|
Başvurucu
|
:
|
Serdal DİNÇ
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Sezgin DİNÇ
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; ceza davasında sanığın hazır bulunma talebinin reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanması nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının, birleşen dosya kapsamında mahkûmiyet kararı verilen silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden savunmasının alınmamasına bağlı olarak savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuruda ayrıca adil yargılanma hakkının farklı güvencelerinin ihlal edildiği iddiası da bulunmaktadır.
2. 27/11/2015 tarihinde polisi arayan ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir kişi tarafından kaldıkları evde tanımadıkları kişilerce rahatsız edildiklerine ilişkin yapılan ihbar üzerine olay yerine zırhlı araçla giden kolluk görevlileri tarafından ihbar konusuna ilişkin herhangi bir olay tespit edilemediğine ve ihbarın gerçek olmadığına dair tutanak düzenlenmiştir.
3. Gerçek dışı yapılan bu ihbardan sonra 2/12/2015 tarihinde ise Mardin'in Artuklu ilçesinde bulunan 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına ait askerî servis aracının seyir hâlinde bulunduğu esnada güzergâh üzerinde bulunan çöp konteynırına yerleştirilen patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucu meydana gelen olay nedeniyle Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başvurucu hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu şüphesiyle soruşturma başlatılmıştır.
4. Başvurucuya ulaşılamaması nedeniyle başvurucu hakkında 8/12/2015 tarihinde yakalama emri düzenlenmiştir.
5. Soruşturma kapsamında, başvurucuya ve şüphelilere ait telefon numaralarının HTS kayıtları ile telsiz kestirme tutanakları temin edilmiş; başvurucunun kullandığı telefonla ilgili olarak iletişimin tespitine ve kayda alınmasına ilişkin tedbir uygulanmış ve yine olayda kullanılan patlayıcı maddelerle ilgili kriminal rapor düzenlenmesine dair işlemler yapılmıştır.
6. Soruşturmanın devam ettiği 29/12/2015 tarihinde polise yapılan ihbar doğrultusunda, Mardin-Midyat kara yolu üzerindeki Kredi ve Yurtlar Kurumuna (KYK) ait öğrenci yurduna yakın bir mesafede tespit edilen çöp poşetinde ise bomba düzeneği bulunmuştur.
7. Başsavcılık 27/11/2015 tarihli gerçek dışı ihbar, 2/12/2015 tarihli askerî servis aracına yönelik bombalı saldırı ve 29/12/2015 tarihli KYK yurdu yakınında bulunan bombaya ilişkin olaylar kapsamında başlatılan soruşturma dosyaları hakkında birleştirme kararı vermiştir.
8. Başvurucu, yakalama kararının infazı üzerine müdafi huzurunda vermiş olduğu ifadesinde; hiçbir olayla ilgisinin bulunmadığını, Fırat kod isimli kişinin kendisi olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini ve silahlı terör örgütü üyesi olmadığını beyan etmiştir.
9. Başvurucu, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu şüphesiyle 12/3/2016 tarihinde gözaltına alınmış; 15/3/2016 tarihinde ise tutuklanmıştır.
10. Birleşen soruşturmada müdafii huzurunda ifadesi alınan şüpheli A.Ö.; polise saldırı amacıyla yapılan gerçek dışı ihbarı başvurucunun planladığını, H.Ö.nün ihbarda bulunmasından sonra başvurucunun silahlı şekilde polisleri beklediğini, polislerin zırhlı araçla gelmesi nedeniyle eylemin gerçekleştirilemediğini, ayrıca servis aracına gerçekleştirilen bombalı saldırıyı da başvurucunun yaptığını beyan etmiştir. Müdafii huzurunda ifadesi alınan H.Ö. ise Fırat vasıtasıyla örgütle tanıştığını, örgütsel talimatları Fırat'tan aldığını, 155'i arayarak gerçek dışı ihbarda bulunanın kendisi olduğunu, Fırat'ın gelen ekibe uzun namlulu silahlarla saldırı yapmayı hedeflediğini ancak zırhlı aracı görünce saldırının gerçekleşmediğini, KYK önündeki saldırıyı da Fırat ve Mazlum'un yaptıklarını, eylemlerde kullanılan bombaları hazırlayan kişinin ise T.T. olduğunu beyan etmiştir. Ayrıca A.Ö. ve H.Ö. soruşturma ifadelerinde Fırat olarak bildikleri kişinin başvurucu olduğunu da teşhis etmiştir. İfadesi alınamayan T.T. hakkında ise yakalama emri düzenlenmiştir.
11. Başsavcılık, başvurucunun devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme, suç uydurma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçlarından cezalandırılması talebiyle 4/12/2016 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede özetle PKK/KCK terör örgütünün amaç ve stratejileri doğrultusunda başvurucunun;
i. 27/11/2015 tarihli olay kapsamında başvurucu ve diğer şüpheliler tarafından yapılan asılsız ihbar doğrultusunda, eylem amacıyla belirtilen adrese kolluk görevlilerinin çağrılmasını sağlayarak eylem için Kalaşnikof marka silah, fişek ve bombaları getirdikten sonra eylem anında Kalaşnikof marka silahla kolluk görevlilerini beklediği fakat kolluk görevlilerinin zırhlı araçla gelmeleri nedeniyle eylemini gerçekleştiremediği,
ii. 2/12/2015 tarihinde askerî servis aracının geçişi esnasında gerçekleşen patlama olayında bir askerin şehit, dokuz vatandaşın ise yaralanmasına neden olduğu, bu eylem kapsamında keşif yapmak ve bombayı yerleştirmek suretiyle eyleme katıldığı,
iii. 29/12/2015 tarihinde bombalı eylem amacıyla yurt yakınına bırakılan ancak patlamadan etkisiz hâle getirilen patlayıcıya dair eylem kapsamında diğer şüphelilerin güvenli şekilde kırsala ulaşmalarını sağladığı belirtilerek atılı suçları işlediği iddia edilmiştir.
12. İddianamenin kabulü ile açılan dava, Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) görülmeye başlanmıştır. Mahkeme 12/12/2016 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapmıştır. Tensip Tutanağı'nda -diğerlerinin yanı sıra- başvurucunun duruşmada bizzat hazır edilmesine yönelik olarak tutuklu bulunduğu Mardin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmıştır.
13. Yargılama on dört celsede tamamlanmıştır. Birinci celse öncesinde Cezaevi Bölük Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen tutanak doğrultusunda, başvurucunun "...İl dışı ve hastane sevk devriyelerinin yoğunluğundan dolayı oluşan personel yetersizliği" gerekçesiyle duruşma gün ve saatinde hazır edilemeyeceği Mahkemeye bildirilmiştir. Başvurucu birinci celseye katılamamıştır. Birinci celsede diğer sanıklar A.Ö. ve H.Ö.nün savunmaları alınmıştır. A.Ö. soruşturma aşamasında müdafi huzurunda vermiş olduğu, ikrar içeren beyanlarını psikolojik baskı altında verdiğini ifade ederek örgütle ilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Sanık H.Ö. ise başvurucu ve diğer sanıkların baskıları nedeniyle polise gerçek dışı ihbar yapmak zorunda kaldığını, askerî servis aracına saldırı eylemini başvurucunun yaptığından şüphelendiğini, KYK yurduna yerleştirilen bombayı başvurucu ve sanıkların yerleştirdiğini sanık F.F.den öğrendiğini, keşif işlemlerine ise katılmadığını beyan etmiştir. Başvurucu müdafii sanık savunmalarına karşı beyanlarını sunmuştur. Mahkeme, başvurucunun bulunduğu Ceza İnfaz Kurumuna müzekkere yazılarak başvurucunun duruşma günü "bizzat ve SEGBİS aracılığıyla" hazır edilmesine karar vermiştir.
14. Başvurucu, ikinci celsede bizzat hazır bulunmuştur. İkinci celseye sanıklar A.Ö., F.F., C.A. ve H.Ö. de katılmıştır. Mahkeme dosyada bulunan tutanakları başvurucuya okumuştur. Başvurucu alınan savunmasında özet olarak, diğer sanıkları akraba olmaları ve aynı işyerinde çalışmaları nedeniyle tanıdığını, iddianamede anlatılan olaylarla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkeme tanık beyanlarının alınması amacıyla işlem yapılmasına ve başvurucunun "bizzat ve SEGBİS" aracılığıyla hazır edilmesine karar vermiştir. Üçüncü celse öncesinde başvurucu, Kocaeli 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir.
15. Diğer taraftan Başsavcılık, başvurucu hakkında uygulanan iletişimin tespiti ve kayda alınması tedbiri kapsamında elde edilen tape ve mesajlaşma kayıtları çerçevesinde; PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) mensubu kişilerin Mardin'in Artuklu ilçesinde gerçekleştirmiş oldukları -derdest kovuşturmanın konusu olmayan- altı farklı eyleme bağlı olarak başvurucunun PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanmasında görevli olduğu gerekçesiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle 3/4/2017 tarihinde iddianame düzenlemiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava, Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesince görülmeye başlanmıştır. Başvurucu, Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen birinci celsede savunmasını müdafii huzurunda yapmak istediğini beyan etmiştir.
16. Başvurucu, Mahkemede görülen üçüncü celseye Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılmıştır. Üçüncü celsede dinlenen tanık H.K. başvurucuyu tanımadığını beyan etmiştir. Dördüncü celse öncesinde 3/4/2017 tarihli yeni iddianame başvurucuya bulunduğu ceza infaz kurumunda 11/4/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, dördüncü celseye ise SEGBİS bağlantısı sağlanamadığı için katılamamıştır. Mahkeme, dördüncü celsede kovuşturmanın esasıyla ilgili işlem yapmaksızın celseyi ertelemiştir.
17. Başvurucunun SEGBİS aracılığıyla katıldığı beşinci celsede, Cumhuriyet savcısı tarafından başvurucunun üzerine atılı suçlardan cezalandırılması talebini içeren esas hakkındaki mütalaa sunulmuştur. Başvurucu, mütalaayı kabul etmediğini beyan etmiş; Mahkeme başvurucuya yazılı savunmasını sunması amacıyla süre vermek suretiyle celseyi ertelemiştir.
18. Hakkındaki yakalama emri infaz edilen T.T., soruşturma aşamasında müdafii huzurunda vermiş olduğu 3/12/2017 tarihli beyanında; askerî servis aracına gerçekleştirilen saldırının başvurucunun da aralarında yer aldığı örgüt mensuplarınca yapıldığını, KYK yurdu önüne bırakılan bomba eyleminin planlandığı akşam başvurucunun da bulunduğunu, eylemden sonra başvurucunun da içinde bulunduğu aracın kendisini kırsala bıraktığını ifade etmiştir.
19. Altıncı celsede SEGBİS bağlantısı kurulamadığı için başvurucu duruşmaya katılamamıştır. Mahkeme başvurucunun sonraki celsede bizzat hazır edilmesine karar vererek celseyi ertelemiştir. Celse arasında yazılan 5/12/2017 tarihli müzekkere ile bu defa başvurucunun SEGBİS aracılığıyla hazır edilmesi istenmiştir.
20. Yedinci celsede başvurucunun bulunduğu ceza infaz kurumu ile SEGBİS bağlantısı kurulmuş ise de başvurucunun "... SEGBİS yoluyla savunma yapmak istemediğine" ilişkin düzenlenen tutanak doğrultusunda duruşmada hazır bulunmadığı anlaşılmıştır. Başvurucu müdafii bu celsede sunmuş olduğu beyanlarında başvurucunun Mahkeme huzurunda dinlenmesini talep etmiştir. Mahkeme, başvurucunun "bizzat ve SEGBİS aracılığıyla" hazır edilmesine ve HTS kayıtları doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunabilmesi amacıyla başvurucuya süre vermek suretiyle celseyi ertelemiştir. Duruşma Tutanağı ve bilirkişi raporu başvurucuya tebliğ edilmiştir.
21. Başvurucu 5/1/2018 tarihli dilekçesi ile adil yargılanma hakkı kapsamında duruşmalara fiziki olarak katılmak istediğini Mahkemeye bildirmiştir. Başvurucu, sekiz ve dokuzuncu celseye de "...SEGBİS yoluyla savunma yapmak istemediğine" ilişkin düzenlenen tutanak doğrultusunda katılmamıştır. Başvurucu müdafii bu celselerde de sunmuş olduğu beyanlarında başvurucunun Mahkeme huzurunda dinlenmesini talep etmiştir. Kovuşturma aşamasında çıkarılan yakalama emrinin infazı üzerine dokuzuncu celsede savunmalarını sunan T.T.; 2012 yılında örgüte katıldığını, Aziz kod ismini kullandığını, iddianame konusu olayları kimin gerçekleştirdiğini bilmediğini, soruşturma ifadesini baskı altında verdiği için kabul etmediğini beyan etmiştir. Mahkeme, başvurucu ve müdafiinin duruşmada hazır bulunma talepleri hakkında karar vermeksizin celseyi ertelemiştir. Mahkeme ayrıca Duruşma Tutanaklarını başvurucuya 14/2/2018 tarihinde tebliğ etmiştir.
22. Diğer taraftan başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan kamu davası (bkz. § 15) Mahkemenin birleştirme talebi doğrultusunda söz konusu dosya ile 27/4/2018 tarihinde birleştirilmiştir.
23. 30/4/2018 tarihinde yapılan onuncu celsede başvurucu bizzat hazır bulunmuştur. Bu celsede sanıklar A.Ö., C.A. ve H.Ö. de hazır bulunmuştur. Başvurucu esasa ilişkin savunmasında önceki ifadeleri ile aynı doğrultuda beyanda bulunmuştur. Mahkeme dinlenmeyen tanık beyanlarının tamamlanması amacıyla celseyi ertelemiştir. Ayrıca başvurucunun SEGBİS aracılığıyla hazır edilmesine dair müzekkere yazmıştır. Başvurucu celse arasında sunduğu 9/7/2018 tarihli dilekçesinde "...duruşmaya şahsen katılmak istediğini" bildirmiştir.
24. Başvurucu, SEGBİS bağlantısı kurulamaması nedeniyle on birinci celseye katılamamıştır. Mahkeme, başvurucu hakkında verilen birleştirme kararını duruşmada okumuş ve birleşen dosya kapsamında başvurucunun savunmasının alınması amacıyla celseyi ertelemiştir. Başvurucu celse öncesinde sunduğu 19/9/2018 tarihli dilekçesi ile savunma hakkını kullanabilmesi amacıyla duruşmada hazır bulunmak istediğini beyan etmiştir.
25. On iki ve on üçüncü celselerde SEGBİS aracılığıyla hazır edilmek istenen başvurucunun SEGBİS'te savunma yapmak istememesi nedeniyle SEGBİS bağlantısına katılmadığı belirtilmiştir. Mahkeme on ikinci celseye ait Duruşma Tutanağı'nı başvurucuya tebliğ etmiştir. On üçüncü celsede başvurucu müdafii ise başvurucunun huzurda hazır edilmesine ilişkin önceki talebini tekrarlamıştır. Mahkeme "... CMK'nın 196/4. fıkrası ile sanığın [başvurucu] bulunduğu cezaevinin Mardin iline olan uzaklığı, daha önce sanığın son savunmasının SEGBİS sistemi ile tespit edilmiş olduğu" gerekçesiyle başvurucunun SEGBİS aracılığıyla hazır edilmesine karar vermiştir. Başvurucu celse arasında sunduğu dilekçesi ile üzerine atılı suç nedeniyle karar duruşmasına bizzat katılmaya ilişkin talep dilekçesi göndermiştir.
26. Başvurucu on dördüncü celseye "...SEGBİS yoluyla savunma yapmak istemediğine" ilişkin düzenlenen tutanak doğrultusunda katılmamıştır. Başvurucu müdafii esasa ilişkin savunma beyanlarını sunmuştur. Mahkemece başvurucunun suç uydurma suçundan 1 yıl, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan (iki defa) 10 yıl, tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan (9 defa) 16 yıl, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme ve devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan ise ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca başvurucunun cezalandırılması talep edilen silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ise birleşik suç hükümleri nedeniyle hüküm verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
27. Mahkeme, gerekçesinde dayandığı olay yeri inceleme raporları, teknik araçlarla izleme ve takip tutanakları, ihbar evrakı, iletişimin tespiti tutanakları, HTS kayıtları, bilirkişi raporu, tanık beyanları ile diğer sanık savunmaları çerçevesinde;
i. 2/12/2015 tarihinde Artuklu ilçesinde bulunan Mardin Büyükşehir Belediyesine ait otogardan Meydanbaşı istikametine doğru seyir hâlinde bulunan 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına ait askerî servis aracının geçişi sırasında yol üzerinde bulunan çöp konteynırının içine yerleştirilmiş bombanın patlatılması olayının telsiz kestirme notlarına göre PKK adına terör örgütü kurucusunun ceza infaz kurumunda bulunmasına karşılık olarak yapıldığını,
ii. 29/12/2015 tarihinde Mardin Emniyet Müdürlüğüne gelen ihbar sonrasında Mardin Midyat Karayolu üzerinde Yalımköy Mahallesi'nde bulunan Kredi Yurtlar Kurumu Müdürlüğüne bağlı Kız Yurt Müdürlüğü yurt binasının yan kısmında kaldırım üzerine konulmuş, üzerinde Artuklu Belediyesi yazan, büyük boy çöp poşeti içinde patlayıcı bomba olduğunun tespit edilmesi üzerine müdahalede bulunulduğunu ve patlayıcı maddenin kontrollü bir şekilde patlatılarak etkisiz hâle getirildiğini,
iii. 27/11/2015 tarihli olaya ilişkin ihbarın yapıldığı 0552 ... 52 No.lu hattın takılı olduğu 353 ... 79 IMEI No.lu cep telefonunda daha önce başvurucu adına kayıtlı GSM numaralarının kullanıldığını,
iv. Sanıklar A.Ö. ve C.A.nın kovuşturma aşamasında kabul etmedikleri ancak soruşturma aşamasında müdafii huzurunda verdikleri, ihbarı başvurucunun verdiği telefonla sanık H.Ö.nün yaptığına ve askerî servis aracına düzenlenen saldırıyı başvurucunun gerçekleştirdiğine, ayrıca C.A.nın KYK yurdu önündeki eylemi başvurucunun planladığına ilişkin anlatımlarda bulunduğunu,
v. Sanık H.Ö.nün soruşturma aşamasında müdafii huzurunda vermiş olduğu beyanları ile kısmen uyumlu şekilde Mahkeme huzurunda gerçek dışı ihbarı başvurucunun bulunduğu esnada kendisinin yaptığına, örgüte başvurucu aracılığıyla katıldığına ve başvurucunun isteği doğrultusunda eylemlerin yapıldığı yerlerde keşif yaptığına dair beyanlarda bulunduğunu,
vi. Başka bir olay kapsamında ölü olarak ele geçirilen örgüt mensubunun üzerindeki not kâğıdında başvurucunun telefon numarasının ve kod isminin yazılı olduğu,
vii. Hakkındaki dosya tefrik edilen sanık T.T.nin soruşturma aşamasında müdafii huzurunda verdiği ifadesinde askerî servis aracına saldırı eylemini başvurucunun gerçekleştirdiğine, KYK yurdundaki eylemi başvurucunun planladığına dair beyan ve teşhislerini,
viii. HTS bilirkişi raporunun sanıklar A.Ö., H.Ö. ve C.A.nın soruşturma beyanlarını doğrular nitelikte olduğunu,
ix. Fiziki Takip Tutanağı'na göre başvurucu ile diğer sanıklar A.Ö., H.Ö. ve C.A.nın bir işyerinde buluştuklarına dair tespitin bulunduğunu sabit kabul etmiştir.
28. Başvurucu, istinaf dilekçesinde diğerlerinin yanı sıra doğrudan doğruyalık ve duruşmada hazır bulunma ilkelerinin gereği olarak duruşmalarda hazır bulunma taleplerinin kabul edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını belirtmiştir. Başvurucunun istinaf talebi Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince (İstinaf Dairesi) 22/4/2019 tarihinde -suç uydurma suçu yönünden kesin olmak üzere- esastan reddedilmiştir.
29. Başvurucu, temyiz dilekçesinde de diğerlerinin yanı sıra duruşmalara SEGBİS aracılığıyla katılmasının savunma hakkını engellediğini ve yine birleşen dosya kapsamında savunmasının alınmadığını ileri sürmüştür. Yargıtay 3. Ceza Dairesi (Ceza Dairesi) istinaf talebinin esastan reddine ilişkin İstinaf Dairesi kararını 27/9/2021 tarihinde onamıştır.
30. Başvurucu, nihai hükmü 29/12/2021 tarihinde öğrendikten sonra 27/1/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
31. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne, duruşmada hazır bulunma hakkı, savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı, gerekçeli karar hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna ve anılan haklara ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Suç Uydurma Suçu Yönünden Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
32. Başvurucu, duruşmalarda doğrudan doğruyalık ilkesinin uygulanmadığını ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; ileri sürülen şikâyetlerin esas itibarıyla yargılamanın sonucuna, delillerin değerlendirilmesine, hukuk kurallarının yorumuna ve uygulanmasına ilişkin olup olmadığının öncelikli olarak incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
33. Anayasa Mahkemesince olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Hüseyin Aşkan ([2. B.], B. No: 2017/15649, 21/7/2020) ve Birnur Doğan ([GK], B. No: 2020/34420, 31/1/2024) kararlarında uygulanacak anayasal ilkeler belirlenmiştir. Anılan kararlarda, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) evrak işlem kütüğü üzerinde yapılan inceleme neticesinde başvurucu ya da (seçilmiş veya atanmış) müdafiinin nihai kararı açarak okuduğu tespit edilen tarih, nihai kararın sonucunu öğrendiği tarih olarak kabul edilmiştir.
34. Somut olayda suç uydurma suçu yönünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 22/4/2019 tarihli nihai kararına ilişkin olarak UYAP evrak işlem kütüğü üzerinde yapılan incelemede, ilgili kararın başvurucunun seçilmiş müdafii tarafından ilk kez 6/5/2019 tarihinde okunduğu, bireysel başvurunun 27/1/2022 tarihinde yapıldığı ve herhangi bir mazeret de bildirilmediği anlaşılmakla başvurunun bu suç yönünden süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Diğer Suçlar Yönünden Duruşmada Hazır Bulunma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
35. Başvurucu, isnat edilen suçlamanın ağırlığına uygun olarak duruşmada hazır bulunmak istemesine rağmen Mahkeme huzurunda savunma yapamadığını, duruşmada hazır bulunma taleplerinin kabul edilmediğini ve birçok duruşmaya ise katılımının sağlanmadığını belirterek duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
36. Bakanlık görüşünde; başvurucunun özü itibarıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia ettiği, bu doğrultuda belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisinin esasen derece mahkemesine ait olup mevcut bir yargılamada sunulan delilin geçerli olup olmadığını ve delil sunma ve inceleme yöntemlerinin kanuna uygun olup olmadığını denetlemenin Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
37. Başvuru, adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkı kapsamında incelenmiştir.
38. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
39. Anayasa Mahkemesi Şehrivan Çoban ([GK], B. No: 2017/22672, 6/2/2020) ve Emrah Yayla ([GK], B. No: 2017/38732, 6/2/2020) kararlarında duruşmada hazır bulunma hakkı ile ilgili ilkeleri belirlemiştir. Anayasa Mahkemesi bu kararlarda öncelikle kişilerin talebine aykırı olarak SEGBİS yoluyla duruşmaya katılmasının duruşmada hazır bulunma hakkına yönelik bir müdahale teşkil ettiğini tespit etmiştir. Bu müdahalenin kanunilik, meşru amaç ve ölçülülük yönünden inceleneceğini ifade etmiştir. Anılan kararlarda 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196. maddesinin kanunilik ölçütünü karşıladığı ve müdahalenin usul ekonomisinin gerçekleştirilmesine yönelik meşru bir amaca dayandığı sonucuna ulaşmıştır (Şehrivan Çoban, §§ 72-104; Emrah Yayla, §§ 58-86).
40. Anılan kararlarda ölçülülük yönünden yapılan incelemede ise başvurucuların duruşmada hazır bulunma taleplerinin hangi zorlayıcı nedene dayanılarak kabul edilmediğinin ortaya konulmaması ve başvurucular yönünden SEGBİS yoluyla katıldıkları celselerde esaslı işlemlerin yapılması nedeniyle müdahalenin gerekli olmadığı değerlendirilmiştir.
41. Somut olayda yargılama on dört celsede tamamlanmıştır. Başvurucu birinci celseye ceza infaz kurumundaki personel eksikliği nedeniyle sevk işleminin yapılamamasına bağlı olarak katılamamıştır (bkz. § 13). İkinci celsede ise başvurucu bizzat hazır bulunmuş ve savunmasını Mahkemeye sunmuştur (bkz. § 14). Mahkeme ayrıca ikinci celsede başvurucuya birinci celseye ait Duruşma Tutanağı'nı okumuştur. İkinci celse sonunda ise başvurucunun -kendi içerisinde çelişki oluşturacak şekilde- "bizzat ve SEGBİS" yoluyla hazır edilmesine karar vermiştir. Başvurucu, Kocaeli 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmesi nedeniyle üçüncü celseye SEGBİS yoluyla katılmıştır (bkz. § 16). Başvurucu, üçüncü celsede SEGBİS'te beyanının alınmasına yönelik itirazda bulunmaksızın önceki savunmalarını tekrar etmiştir.
42. Başvurucu, SEGBİS bağlantısının yapılamaması nedeniyle -diğer sanıkların sadece tutuklulukla ilgili beyanlarının alındığı- dördüncü celseye katılamamış (bkz. § 16), esas hakkındaki mütalaanın sunulduğu ve savunmasını yaptığı beşinci celseye ise SEGBİS aracılığıyla katılmıştır (bkz. § 17). SEGBİS bağlantısının yapılamamasına bağlı olarak başvurucunun katılamadığı altıncı celsede başvurucu müdafii sözlü savunmasını yapmıştır. Başvurucu müdafiinin bu celsede başvurucunun bizzat hazır edilmesine yönelik bir talebi bulunmamaktadır.
43. Yedinci celsede Mahkeme başvurucunun bulunduğu ceza infaz kurumuyla SEGBİS bağlantısı kurmuş ise de başvurucunun "SEGBİS üzerinden duruşmaya katılmak istemediğine" dair tutanak düzenlendiği bildirilmiştir. Başvurucu müdafii, bu celsede sunmuş olduğu beyanlarında başvurucunun Mahkemede bizzat hazır edilmesini talep etmiştir. Yedinci celsede dosyaya ibraz edilen HTS kayıtlarına yönelik bilirkişi raporu ile Duruşma Tutanağı başvurucuya tebliğ edilmiştir (bkz. § 20). Başvurucu, sekiz ve dokuz numaralı celselere de aynı gerekçeyle katılmamıştır. Başvurucu müdafii benzer şekilde hazır bulunma talebini yinelemiştir. İlgili Duruşma Tutanakları başvurucuya tebliğ edilmiştir.
44. Mahkeme, onuncu celsede başvurucuyu bizzat hazır etmiştir (bkz. § 23). Başvurucu; diğer sanıklar A.Ö., C.A. ve H.Ö.nün de hazır bulunduğu bu celsede savunma beyanlarını sunmuştur. Başvurucu, SEGBİS bağlantısının kurulamadığı on birinci celseye ise katılamamıştır. Mahkeme on birinci celsede diğer sanıkların tutuklulukla ilgili beyanlarını almış ve celseyi silahlı terör örgütüne ilişkin birleşen dosyalar nedeniyle savunmaların alınması amacıyla ertelemiştir. Duruşma Tutanağı ise başvurucuya tebliğ edilmiştir. Mahkeme, başvurucunun Mahkeme huzurunda bizzat hazır edilmeye yönelik talebini ise bulunduğu ceza infaz kurumunun Mahkemeye olan uzaklığı ile başvurucunun daha önceki celselerde savunmasını SEGBİS aracılığıyla yapmış olmasını dikkate alarak kabul etmemiştir (bkz. § 25). Son olarak başvurucu, SEGBİS bağlantısı kurulmasına rağmen duruşmaya bizzat katılmak istediğini ceza infaz kurumu görevlilerine beyan etmek suretiyle diğer celselere katılmamıştır (bkz. §§ 25, 26). Başvurucunun katılmadığı söz konusu celselerde diğer sanıkların savunmalarının alınması dışında esaslı bir yargılama işlemi yapılmamıştır.
45. Somut olayda başvurucu iki ve on numaralı celselere Mahkeme huzurunda bizzat katılmış ve bu celselerde, Mahkemenin mahkûmiyet gerekçesinde önemli ağırlıkta belirleyici delil kabul edilen sanıklar A.Ö., C.A. ve H.Ö.yü sorgulama imkânı bulmuştur. Kaldı ki başvurucunun sanıklar A.Ö., C.A. ve H.Ö.yü sorgulama hakkını kullanamadığına ilişkin bir şikâyeti de istinaf ve temyiz dilekçelerinde ileri sürmediği vurgulanmalıdır. Diğer taraftan başvurucunun SEGBİS aracılığıyla katıldığı üçüncü ve beşinci celselerde de savunma ve beyanlarını Mahkemeye sunduğu anlaşılmaktadır. Yine başvurucunun duruşmaya uzaktan katılım sürecinde ses ve görüntü kalitesiyle ilgili sorun yaşandığına ilişkin bir iddia ve itiraza, Duruşma Tutanağı ve başvuru formunda da yer verilmemiştir. Diğer taraftan başvurucunun SEGBİS bağlantısının kurulamaması nedeniyle katılamadığı dördüncü ve altıncı celselerde ise kovuşturmanın esasıyla ilgili bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin başvurucunun katılamadığı celselere ait Duruşma Tutanaklarını ve yine bilirkişi raporunu ceza infaz kurumunda bulunan başvurucuya tebliğ etmek ve bu tarihten sonraki onuncu celsede duruşmaya bizzat katılımını sağlamak suretiyle başvurucunun hazır bulunmadığı kovuşturma işlemlerine yönelik telafi edici güvence sağladığı da söylenebilecektir. Sonuç olarak, başvurucunun duruşmada hazır bulunma hakkına yönelik güvencelerden yeterli derecede faydalandırıldığı anlaşılmaktadır.
46. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
C. Diğer Suçlar Yönünden Savunma İçin Gerekli Zaman ve Kolaylıklara Sahip Olma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
47. Başvurucu, birleşen dosya kapsamında mahkûmiyet kararı verilen silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden savunması alınmadan karar verilmesi nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
48. Bakanlık görüşünde; başvurucunun özü itibarıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia ettiği, bu doğrultuda belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisinin esasen derece mahkemesine ait olduğu ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
49. Başvuru, şikâyete konu isnadın iddianamenin tebliği yoluyla başvurucuya bildirilmiş olmasına rağmen bu isnat bakımından savunma alınmaksızın mahkûmiyet kararı verildiğine yönelik şikâyet nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkı kapsamında incelenmiştir.
50. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
51. Ceza yargılamasında savunma hakkının güvence altına alınması demokratik toplumun temel ilkelerindendir (Erol Aydeğer [1. B.], B. No: 2013/4784, 7/3/2014, § 32). İddiaya karşı savunma imkânı tanınmadığı sürece adil muhakeme yapılması mümkün değildir (Ufuk Rifat Çobanoğlu [2. B.], B. No: 2014/6971, 1/2/2017, § 36).Suç isnadı altındaki kişiye savunma hakkının şeklen değil gerçek anlamda sağlanması gerekir. Bunun için suç isnadı altındaki kişi savunma için yeterli imkâna yani gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olmalıdır. Bu itibarla anılan güvence adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil ve bu hakkın doğal sonucudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "...ile adil yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) bendinde, bir suç ile itham edilen herkesin savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkı düzenlenmiştir (Ufuk Rifat Çobanoğlu, § 37).
52. Adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerin ihlal edilip edilmediği kural olarak yargılamanın bütününe bakılarak tespit edilebilir. Kamu makamlarınca yargılama sürecinde tesis edilen/ika edilen ve adil yargılanma hakkına müdahale teşkil eden işlemlerin/eylemlerin yargılama süreci içinde telafi edilmesi mümkün olduğundan buna yönelik şikâyetler kural olarak yargılama sürecinin tamamlanmasından sonra incelenir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Orhan Patarya [GK], B. No: 2019/42695, 20/5/2021, § 61).
53. Başvurucu, birleşen dosya kapsamında kendisine isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından savunma hakkı verilmediğini ileri sürmüştür. Öncelikle somut olayda, silahlı terör örgütüne üye olma suçuyla ilgili düzenlenen iddianame başvurucuya ceza infaz kurumunda tebliğ edilmiş ve yine başvurucu ilk celseye bizzat katılmıştır. Diğer taraftan Mahkeme başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet hükmü kurmamıştır. Mahkeme başvurucunun örgüt üyeliği suçunu işlediğine dair ileri sürülen delillere (bkz. § 15); mahkûmiyet kararı verilen suç uydurma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etme, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme ve devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçlarına ilişkin mahkûmiyet gerekçesinde de dayanmamıştır (bkz. § 27).
54. Başvurucu; mahkûmiyet kararı verilen söz konusu suçlar yönünden savunma için zorunlu hazırlıkları yapabileceği süreye sahip olmuş, bir müdafinin yardımından yararlanmak suretiyle yargılama aşamalarında savunmalarını yapmış, dava dosyasında yer alan delillere karşı iddia ve itirazlarını ileri sürebilmiştir. Ayrıca başvuru dosyası incelendiğinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine aykırı olarak başvurucuya delillerini sunma ve inceletme ile itiraz etme hususlarında uygun olanakların sağlanmadığına ilişkin bir iddia bulunmadığının da altı çizilmelidir. Öte yandan başvurucu, bir müdafiinin hukuki ve teknik yardımından faydalanarak karara karşı istinaf ve temyiz talebinde bulunmuş; iddia ve itirazlarını istinaf ve temyiz dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklama imkânına da sahip olmuştur.
55. Sonuç olarak yargılamaya bir bütün olarak bakıldığında -somut olayın özel koşullarında- başvurucunun savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
D. Diğer İhlal İddiaları
56. Başvurucunun yetersiz gerekçe ile karar verilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının davanın sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmaların kararda karşılanmış olması dikkate alınarak Abdullah Topçu ([1. B.], B. No: 2014/8868, 19/4/2017, §§ 74-79) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, delillerin toplanmaması, bir kısım talebinin reddedilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Yüksel Hançer ([1. B.], B. No: 2013/2116, 23/1/2014, §§ 14-21) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, müdafi yardımından yararlanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvurucunun müdafiinin yardımından faydalandığı dikkate alınarak Erol Aydeğer ([1. B.], B. No: 2013/4784, 7/3/2014, § 40)kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddiasının ise Mehmet Emin Karamehmet ve diğerleri ([2. B.], B. No: 2017/4902, 28/1/2020, § 51) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Suç uydurma suçu yönünden başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Diğer suçlar yönünden duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
3. Diğer suçlar yönünden savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
4. Diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 1. Diğer suçlar yönünden Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
2. Diğer suçlar yönünden Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA, 24/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.