|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
HEDİYE MELEK DELİLBAŞI BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2022/13260)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 17/2/2026
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
Hasan Tahsin GÖKCAN
|
|
Üyeler
|
:
|
Recai AKYEL
|
|
|
|
Selahaddin MENTEŞ
|
|
|
|
Muhterem İNCE
|
|
|
|
Yılmaz AKÇİL
|
|
Raportör
|
:
|
Mehmet AKTEPE
|
|
Başvurucu
|
:
|
Hediye Melek DELİLBAŞI
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Ömer Gökhan OVAT
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; kanser teşhisi konulan hastaya reçete edilen ilaç bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmasına yönelik olarak verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmaması nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
A. Bireysel Başvuru Süreci
2. Başvurucuya 2019 yılının Mayıs ayında over malign neoplazmı (yumurtalık kanseri) teşhisi konulmuştur.
3. Dosyadaki 17/9/2021 tarihli reçeteye göre başvurucunun tedavisini planlayan hekim olaparib etken maddeli Lynparza isimli ilacın kullanımını gerekli görmüştür. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) 29/9/2021 tarihli yazısı ile anılan olaparib etken maddeli ilacın altı aylık dozda kullanımını ve yurt dışından ithalatını uygun bulmuştur.
4. Başvurucu 21/10/2021 tarihli dilekçesiyle emekli olduğunu, bu nedenle çok pahalı olan bahse konu ilacı kendi imkânlarıyla temin edemeyeceğini, tedavisi için gerekli olan ve eş değeri olmayan ilaç bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmasını talep etmiştir.
5. SGK 25/10/2021 tarihli cevabında Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun 14/6/2019 tarihli toplantısında söz konusu ilacın over malign neoplazmı tanısında SGK Yurt Dışı İlaç Fiyat Listesine (EK-4/C) alınmasının uygun olmadığına karar verildiğini bildirerek başvurucunun talebini reddetmiştir.
6. Başvurucu, Ankara 13. İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) nezdinde 25/10/2021 tarihli işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açmıştır. İdare Mahkemesi 24/11/2021 tarihli kararıyla "davacının kanser hastası olması sebebiyle ilgili ilacı kullanmadığı takdirde sağlığı tehlikeye girebileceğinden, bu durumda dava konusu işlemin davacı açısından uygulanmakla etkisi tükenebilecek nitelikte işlemlerden olması nedeniyle, davalı idarenin savunması ve ara kararı cevabı alınıp ya da savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçip yeni bir karar verilinceye kadar dava konusu işlemin teminat aranmaksızın yürütmesinin durdurulmasına" hükmetmiştir.
7. Başvurucu, yürütmenin durdurulması kararını da eklemek suretiyle SGK nezdinde ilacın yurt dışından temin edilmesi ve ilaç bedelinin karşılanması istemiyle yeniden başvuruda bulunmuştur.
8. SGK 21/12/2021 tarihli işlemiyle talebi reddetmiştir. İşlem metninde, "ilaca ait Sağlık Bakanlığı ilaç kullanım onay belgesi, fatura asılları ve kullanılan ilaca ait boş ilaç kutuları, ilaca ait reçetelerin asılları, ilaç kullanım raporunun ve günlük ilaç kullanım dozunun ibraz edilmesinin gerektiği" belirtilmiştir.
9. SGK tarafından yürütmenin durdurulması kararına yapılan itiraz Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesinin (Daire) 22/12/2021 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
10. Mahkeme, idarenin savunma dilekçesinin ardından yaptığı incelemede idarenin usule ilişkin itirazlarını yerinde görmemiş ve kararında; başvurucunun tedavisini takip eden hekim tarafından hastalığın tedavisi amacıyla reçete edilen ilacın kullanımının TİTCKnin 29/9/2021 tarihli kararıyla uygun görüldüğünü, başvurucunun ilaç bedellerinin SGK tarafından karşılanması konusundaki yazısının Türkiye Eczacılar Birliğine gönderilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin Anayasa ile teminat altına alınan sağlıklı yaşama hakkı ve sosyal devlet ilkesi ile bağdaşmayacağının açık olduğunu, kanser hastası olan ve tedavisinde talep edilen ilacın kullanımı tıbbi anlamda zorunlu olan başvurucuya dava konusu işlemin uygulanması hâlinde yaşama hakkını etkileyerek telafisi güç ve imkânsız zararlara yol açacağını belirterek hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına 5/1/2022 tarihinde karar vermiştir.
11. Anılan karar üzerine 7/1/2022 tarihinde başvurucu, yürütmenin durdurulması kararının gereğinin yerine getirilmesi talebiyle ilaç bedelinin SGK tarafından karşılanarak yurt dışından getirtilmesi için kuruma başvurmuştur.
12. SGK 17/1/2022 tarihli cevabında, 5/1/2022 tarihli yürütmenin durdurulması kararının içerik olarak açık olmadığını belirterek talebi reddetmiştir. Başvurucu ise İdare Mahkemesine 24/1/2022 tarihinde tekrar başvurarak 5/1/2022 tarihli yürütmeyi durdurma kararının tavzihini/açıklanmasını istemiştir.
13. Başvurucu ayrıca aynı tarihte Ankara Bölge İdare Mahkemesine de başvurarak 5/1/2022 tarihli yürütmeyi durdurma kararının "Türk Eczacılar Birliği tarafından temin edilmesi ve ilaç bedelinin davalı kurum tarafından karşılanması" ibaresini içermemesi sebebiyle eksik olduğunu ve bu hâliyle davalı idare nezdinde işlem tesis etmeye elverişli olmadığını belirterek kararda düzeltme talep etmiştir. Düzeltme talebini inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi, kararda yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 3/2/2022 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir.
14. Başvurucu, söz konusu itirazın reddi kararını öğrenmesini takiben 14/2/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuş ve reçete edilen ilacın bedelinin SGK tarafından yürütmeyi durdurma kararının gereği olarak ilacı ithal eden yetkili kuruluşa derhâl ödenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
15. Komisyon başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
B. Bireysel Başvuru Sonrasındaki Süreç
16. Anayasa Mahkemesi 14/2/2022 tarihinde SGK'dan İdare Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma kararı üzerine yapılan işlemler hakkında bilgi vermesini ve ilgili belgeleri göndermesini istemiştir. SGK tarafından verilen 16/2/2022 tarihli cevap yazısında "Olaparib" etkin maddeli Lynparza Film Kaplı Tablet ticari isimli ilaç Sağlık Bakanlığınca 21/11/2018 tarihinde ruhsatlandırılmış olup Kurumumuzca ilgili komisyonlarda değerlendirme çalışmaları devam etmektedir." denilmiştir.
17. Başvurucunun 24/1/2022 tarihinde İdare Mahkemesine yaptığı tavzih/açıklama talepli başvuru (bkz. § 12) 16/2/2022 tarihinde incelenerek karara bağlanmıştır. Kararda 5/1/2022 tarihli yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın SGK tarafından uygulanmadığına ilişkin tespitte bulunduktan sonra söz konusu kararın yeterince açık olduğunu, bu kararın uygulanması kapsamında davacıdan kullanacağı ilaçlar öncesinde herhangi bir ücret talep edilmeksizin davalı idarece ilaç teminini sağlayacak şekilde ilaç bedellerinin Türkiye Eczacılar Birliğine ödenmesi gerektiğini belirterek tavzih/açıklama talebinin reddine karar vermiştir.
18. Anayasa Mahkemesi 17/2/2022 tarihinde tedbir talebinin kabulüne ve başvurucuya reçete edilen Olaparib etken maddeli Lynparza isimli ilacın bedelinin başvurucunun tedavisi amacıyla derhâl ödenmesinin sağlanmasına karar vermiştir.
19. İdare Mahkemesi 31/5/2022 tarihinde davaya konu idari işlemin iptaline karar vermiştir. Karara karşı davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Daire 1/6/2022 tarihli kararıyla istinaf başvurusu yapıldıktan sonra 26/9/2022 tarihinde başvurucunun vefat ettiği ve tarafların kişiliğindeki değişiklik nedeniyle Mahkeme aşamasında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
20. Dosyayı ele alan İdare Mahkemesi, bakılan davadaki uyuşmazlığın vefat eden başvurucunun mirasçılarını ilgilendirdiğini belirterek davayı takip hakkı kendisine geçen başvurucunun mirasçılarının başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermiştir. Başvurucunun mirasçılarının sundukları dilekçeyle dosyanın işleme konulmasını talep etmeleri üzerine İdare Mahkemesince yapılan inceleme sonunda dava konusu işlemin iptaline 16/11/2023 tarihinde karar verilmiştir. Davalı idarenin bu karara karşı yaptığı istinaf kanun yolu talebi ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince 23/5/2024 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
21. Başvurucu, öz itibarıyla devletin ilaç bedelini karşılamakla yükümlü olduğuna işaret ederek İdare Mahkemesinin Lynparza isimli ilacın bedelinin SGK tarafından karşılanmasına yönelik yürütmenin durdurulması kararı vermesine rağmen SGK'nın ödeme yapmak için boş ilaç kutularını talep etmesi nedeniyle maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür.
22. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) öncelikle İdare Mahkemesi nezdinde yargılamanın devam etmesi nedeniyle başvuru yollarının tüketilip tüketilmediği hususunun başvurunun kabul edilebilirliğine ilişkin değerlendirmede dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Bakanlık, esasa ilişkin olarak ise devletin sağlık hizmetlerini tesis etmekteki pozitif yükümlülüğünün koşulsuz ve sınırsız olmadığı vurgulanarak yapılacak değerlendirmede Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihadı ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru yollarını tükettiğini belirttikten sonra genel hatlarıyla başvuru formunda belirttiği iddialarını tekrarlamıştır.
23. Anayasa Mahkemesi Abdurrahman Beycur ve diğerleri ([GK], B. No: 2023/76490, 31/7/2025) kararında başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra vefat etmesi hâlinde bireysel başvurudan haberi olmayan mirasçılarının hak kaybına uğramaması için yapılması gerekenler hususunda genel ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi; mirasçıların hak kaybına uğramalarını engellemek, bireysel başvuruların neticelendirilmesini sağlamak gerekliliğini birlikte karşılayabilecek bir yol olarak 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 84. maddesinin verdiği yetkiyle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin başvuru tarihinden sonra ölüm hâli için de uygulanabileceği kanaatine varmıştır.
24. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi hâlinde bu kişi yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı sonucuna ulaşmıştır. Bunun yanında vefat eden başvurucunun mirasçısı olduğunu bilgi ve belgeleriyle ispat eden kişilerin ise makul bir süre içinde bireysel başvuruyu takip etme iradesini ortaya koymaları hâlinde -mirasçıların menfaatlerinin bulunup bulunmadığını da gözeterek- başvurunun incelenmesine devam edilebileceğini belirtmiştir. Bu kapsamda bireysel başvuru yapıldıktan sonra ölen bir başvurucunun mirasçılarının başvuruyu devam ettirme yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletme yükümlülüğünün kendileri üzerinde olduğu kaydedilmelidir. Öte yandan Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi durumunda dahi başvurunun incelenmeye devam edilebileceği vurgulanmalıdır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
25. Açıklanan gerekçelerle başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun ölüm nedeniyle İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.