|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
DÜNYAPC ELEKTRONİK BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2022/24617)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 17/2/2026
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
Hasan Tahsin GÖKCAN
|
|
Üyeler
|
:
|
Recai AKYEL
|
|
|
|
Selahaddin MENTEŞ
|
|
|
|
Muhterem İNCE
|
|
|
|
Yılmaz AKÇİL
|
|
Raportör
|
:
|
Şermin BİRTANE
|
|
Başvurucu
|
:
|
Dünyapc Elektronik Bilgisayar Sistemleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Adem FINDIK
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, resen tarh edilen tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle seri nitelikte açılan davalarda aleyhe tam vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ve davanın reddine karar verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucu şirket adına resen tarh edilen tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle başvurucu tarafından seri nitelikte yirmi iptal davası açılmıştır.
3. İstanbul 8. Vergi Mahkemesince 26/2/2021 tarihinde on bir davada duruşma yapılmış ve ret kararı verilmiştir. Mahkeme karar gerekçelerinde; başvurucu şirketin vergi artırım borçlarının bir kısım taksitlerini ödemediğinin tespit edildiği, düzenlenen faturaların da gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığının anlaşıldığı belirtilerek vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. Ayrıcakararlarda başvurucu aleyhine duruşmalı işler için öngörülen ayrı ayrı tam avukatlık vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
4. Başvurucu şirket, söz konusu kararlara karşı istinaf kanun yoluna gitmiştir.İstinaf dilekçelerinde başvurucu; vergi ziyaına sebebiyet vermediğini, kusurunun bulunmadığını, ayrıca avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca seri davalarda vekâlet ücretine yarı oranında hükmedilmesi gerekirken tam vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
5. Başvurucu şirketin istinaf başvuruları, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dairesince istinafa konu edilen kararların usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
6. Bireysel başvurular süresi içinde yapılmıştır. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. 2022/24646, 2022/24683, 2022/24691, 2022/24709, 2022/24711, 2022/24918, 2022/24970, 2022/25019, 2022/25025, 2022/39320, 2022/39323 numaralı başvuruların 2022/24617 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.
8. Başvurucu; seri davalarda avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekâlet ücretine yarı oranında hükmedilmesi gerekirken davaların reddi kararlarında aleyhine tam vekâlet ücretine hükmedildiğini, bu konudaki itirazı hakkında değerlendirme yapılmadan karar verildiğini belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun iddialarına ilişkin Adalet Bakanlığına bildirimde bulunulmuştur.
9. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun hukuka aykırı olarak nispi vekâlet ücretine hükmedildiğine ilişkin şikâyetinin adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
10. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
11. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olamaz (Mohammed Aynosah [1. B.], B. No: 2013/8896, 23/2/2016, § 33).
12. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir (Özkan Şen [2. B.], B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52). Dolayısıyla kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren ya da onu önemli ölçüde etkisizleştiren müdahaleler mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirilir.
13. Başvuruya konu davada kendini vekille temsil ettiren başvurucu aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil ettiği açıktır.
14. Anılan müdahale, Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde Anayasa'nın 36. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma (meşru amaç) ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
15. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerin ve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlarından biridir (Tahsin Erdoğan [2. B.], B. No: 2012/1246, 6/2/2014, § 60).
16. Kanunun varlığı kadar kanun metninin ve uygulamasının da bireylerin davranışlarının sonucunu öngörebileceği kadar hukuki belirlilik taşıması gerekir. Bir diğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik koşulunun sağlanıp sağlanmadığının tespitinde önem arz etmektedir (Necmiye Çiftçi ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/1301, 30/12/2014, § 55). Müdahalenin kanuna dayalı olması, iç hukukta müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir ve öngörülebilir kuralların bulunmasını gerektirmektedir (Türkiye İş Bankası A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44).
17. Bir uyuşmazlıkta uygulanacak hukuk kurallarının ve özellikle müdahalenin kanuni dayanağını oluşturan kanun hükümlerinin yorumlanması derece mahkemelerinin takdirindedir. Derece mahkemelerince mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağını oluşturduğu ifade edilen hükümlerle ilgili olarak geliştirilen yorumların isabetli olup olmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi değildir. Bununla birlikte derece mahkemelerinin yorumlarının kanunun açık lafzıyla çelişki içinde olduğu veya kanun metni dikkate alındığında bireyler tarafından öngörülmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığı hâllerde mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı kanaatine varılması mümkündür (Ziya Özden [1. B.], B. No: 2016/67737, 19/11/2019, § 59).
18. Vergi Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan 24/11/2020 tarihli ve 31314 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2021 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Seri davalarda ücret" başlıklı22. maddesinde ihtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine hükmedileceği, duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerektiği düzenlenmiştir.
19. Olayda İstanbul 8. Vergi Mahkemesinde görülen on bir davada aynı tarihte duruşma yapıldığı ve başvurucu aleyhine duruşmalı işler için öngörülen ayrı ayrı tam avukatlık vekâlet ücretine hükmedildiği görülmektedir. Başvurucunun istinaf dilekçelerinde bu konudaki itirazını dile getirdiği ancak Bölge İdare Mahkemesi kararlarında bu hususa dair bir değerlendirmeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu bağlamda, mahkeme kararında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin anılan hükmüne yönelik inceleme ve değerlendirme yapılmadan başvurucu aleyhine vekâlet ücretine karar verilmesi suretiyle mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanunilik unsurunu taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
20. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
21. Öte yandan başvurucu yargılamanın hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürmüştür. Başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden kararda varılan sonuç ve uygun görülen giderim dikkate alınarak diğer şikâyetleri hakkında ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
III. GİDERİM
22. Başvurucu, ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yapılması talebinde bulunmuştur.
23. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
B. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkı ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 8. Vergi Mahkemesine (E.2020/803; E.2020/802; E.2020/801; E.2020/800; E.2020/799; E.2020/798; E.2020/797; E.2020/796; E.2020/795; E.2020/794; E.2020/793; E.2020/790) GÖNDERİLMESİNE,
E. 8.785,50 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 48.785,50 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 17/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.