logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası Başvurusu (2) [2. B.], B. No: 2022/19008, 19/11/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

BELEDİYE VE ÖZEL İDARE ÇALIŞANLARI BİRLİĞİ SENDİKASI

BAŞVURUSU (2)

 

(Başvuru Numarası: 2022/19008)

Karar Tarihi: 19/11/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Gülsüm Gizem GÜRSOY

Başvurucu

:

Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası

Vekili

:

Av. Emirhan TURAN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, toplu sözleşmenin tarafı sendikanın üyesi olmayan kamu görevlilerinin daha yüksek aidat ödeyerek sosyal denge tazminatından yararlandırılmasına ilişkin toplu sözleşme hükmünün kanuni dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle sosyal denge sözleşmesi aidatı adı altında yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesi nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucunun tarafı olduğu ve kamu işvereni ile imzaladıkları toplu sözleşmede sosyal denge tazminatına ilişkin hükümler yer almıştır. Buna göre sosyal denge tazminatından faydalanmaya ilişkin olarak "İşbu Toplu Sözleşmenin imzalandığı tarihte ve yürürlüğe girdiği dönemler içerisinde sözleşmenin tarafı olan sendikaya üye olmayanların memur taban aylığının iki katı kadar aidat ödemeleri koşuluna bağlıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.

3. Sendika üyesi olmayan çalışan tarafından anılan sosyal denge sözleşmesine ilişkin düzenleme kapsamında yapılan kesintinin iadesi talebiyle dava açılmıştır. Açılan davada İstanbul 29. İş Mahkemesi (Mahkeme) 6/10/2021 tarihinde davanın kabulü ile kesilen aidatın iadesine kesin olarak karar vermiştir. Gerekçeli kararda 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun başvurucu sendikaya sosyal denge tazminatı konusunda toplu iş sözleşmesi yapma imkânı vermediği; sosyal denge tazminatının 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında ödenmesi gerektiği ve tazminat miktarının sendikalarla 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında yapılacak görüşmelerde belirleneceği, mevcut davada ise bu yönde bir düzenlemenin bulunmadığı belirtilmiştir.

4. Anılan karara karşı Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 13/9/2022 tarihinde başvurucuya usulüne uygun tebligat yapılmadığı gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasına karar vermiştir.

5. Bozma üzerine devam olunan yargılamada Mahkeme 16/11/2023 tarihinde aynı gerekçelerle davanın kabulüne kesin olarak karar vermiştir.

6. Nihai karardan önce başvurucu 23/2/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

7. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

8. Başvurucu; sosyal denge sözleşmesinin 4688 sayılı Kanun kapsamında düzenlenebilen, toplu sözleşme niteliği taşımayan kendine özgü dönemsel bir sözleşme olduğunu belirtmiştir. Sosyal denge sözleşmesinin ek ekonomik bir destek olduğunu, sendikal faaliyetler için motivasyon amacı taşıdığını, sendika üyesi olmayanların aynı şekilde yararlanmasının sendikanın varoluş nedenleriyle tamamen çeliştiğini iddia etmiştir. Başvurucuya göre mahkemelerin bu sözleşmeyi iptal yetkisi bulunmadığı gibi toplu sözleşme ilkelerinin sosyal denge sözleşmesine kıyasen uygulanması da sendika hakkına müdahale teşkil etmektedir. Başvurucu, belirtilen nedenlerle adil yargılanma hakkı ile sendika hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

9. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvurunun öncelikle kabul edilebilirlik kriterleri yönünden incelenmesi gerektiği, ardından Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki benzer iddialarını yinelemiştir.

10. Başvurucunun iddialarının özü, sendika ile kamu işvereni arasında imzalanan sözleşme kapsamında sosyal denge aidatı kesintisi yapılmasına imkân verilmemesidir. Dolayısıyla ihlal iddialarının bir bütün olarak sendika hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

12. Anayasa Mahkemesi Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası ([GK], B. No: 2020/17953, 9/1/2025) kararında en çok üyesi olan sendikanın üyesi olanlarla olmayanlara sosyal denge tazminatından yararlandırılması hususunda farklı muamele yapıldığının ilk bakışta anlaşılabilecek nitelikte olduğu belirtilmiştir. Kararda, durumları benzer olan kamu görevlileri arasında sosyal denge tazminatı yönünden farklılık yaratıldığının ortaya konulduğu kabul edilmiş, farklı muamelenin varlığının ortaya konulmasından sonra bunun nesnel ve makul bir sebebe dayanıp dayanmadığına bakılması gerektiği vurgulanmıştır (anılan kararda bkz. §§ 58, 59).

13. Anılan kararda, toplu sözleşmenin tarafı sendikaya üye olanlarla olmayanlar arasındaki farklı muamelenin sendikalaşmayı teşvik amacı taşıyan nesnel ve haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı; nesnel ve haklı sebebe dayanıyorsa bu farklı muameleyle anılan sendikaya üye olmayanlara yüklenen külfetin orantılı olup olmadığı hususlarının ortaya konulması gerektiğinin altı çizilmiştir. Ancak yargı merciilerince salt farklı oranlar üzerinden aidat alınmasının eşitsizliğe neden olacağı belirtilmiş; bu durumun nesnel ve haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı ve orantılı olup olmadığı hususları tartışılmamıştır. Bu koşullarda yargı merciilerinin Anayasa'nın 10. maddesine uygun bir inceleme yapmadıkları değerlendirilmiştir (anılan kararda bkz. § 60).

14. Eldeki başvuruda; Mahkeme sosyal denge sözleşmesi kapsamında aidat kesilemeyeceğine karar vermiş; alınan aidatta sendikalı olanlar ile sendikalı olmayanlar arasındaki farklılığın nesnel ve haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı ve orantılı olup olmadığı hususlarına ilişkin bir değerlendirme yapmamıştır.

15. O hâlde Anayasa Mahkemesinin Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası kararında sendika hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlal edildiği yönündeki değerlendirmenin başvuruya konu Mahkeme kararı bakımından da geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda Mahkemenin başvurucu sendikanın tarafı olduğu toplu sözleşme kapsamında sosyal denge aidatı kesintisi yapılamayacağı sonucuna ulaşırken sendika hakkının gerektirdiği düzeyde yeterli bir yargısal inceleme yaptığı, ilgili ve yeterli gerekçe ortaya koyduğu söylenemeyecektir.

16. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

17. Başvurucu, ihlalin tespiti ile yeniden yargılama yapılması talebinde bulunmuştur.

18. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin sendika hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 29. İş Mahkemesine (E.2022/448, K.2023/382) GÖNDERİLMESİNE,

D. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 19/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası Başvurusu (2) [2. B.], B. No: 2022/19008, 19/11/2025, § …)
   
Başvuru Adı BELEDİYE VE ÖZEL İDARE ÇALIŞANLARI BİRLİĞİ SENDİKASI BAŞVURUSU (2)
Başvuru No 2022/19008
Başvuru Tarihi 23/2/2022
Karar Tarihi 19/11/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, toplu sözleşmenin tarafı sendikanın üyesi olmayan kamu görevlilerinin daha yüksek aidat ödeyerek sosyal denge tazminatından yararlandırılmasına ilişkin toplu sözleşme hükmünün kanuni dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle sosyal denge sözleşmesi aidatı adı altında yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesi nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Sendika hakkı Sendika İhlal Yeniden yargılama
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi