logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Ömer Yurdakul [1. B.], B. No: 2022/24239, 28/1/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ÖMER YURDAKUL BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/24239)

 

Karar Tarihi: 28/1/2026

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Şermin BİRTANE

Başvurucu

:

Ömer YURDAKUL

Vekili

:

Av. İsmail KILIÇ

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, şehitlik belgesi verilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/3/2022 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucunun oğlu askerlik görevini yapmaktayken akciğerlerinden rahatsızlanmış ve tedavisi devam ederken akciğer infiltrasyonuna bağlı olarak 2/6/1997 tarihinde vefat etmiştir.

6. Başvurucunun vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada Ankara 17. İdare Mahkemesinin 14/12/2017 tarihli kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve müteveffanın vazife malulü olduğu kabul edilerek ailesine mevzuatta öngörülen şekilde aylık bağlandığı anlaşılmıştır.

7. Başvurucu 16/3/2021 tarihinde Millî Savunma Bakanlığının (MSB) şehitliklere kimlerin defnedileceğinin belirlenmesi, şehitlik yerlerinin tespiti, tescili ile bakım ve onarım işlemlerinin yürütülme esas ve usullerinin tespitine ilişkin 1999 tarihli ve MSY 439-1 (A) kodlu Şehitlik Yönergesi’nden bahisle müteveffanın ailesini onurlandırmak maksadıyla maddi getirisi bulunmayan şehadet belgesinin verilmesi talebiyle Kara Kuvvetleri Komutanlığına (İdare) müracaatta bulunmuştur. İdarenin ret kararı vermesi üzerine başvurucu, Ankara 2. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) işlemin iptaline karar verilmesi talebiyle dava açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde murisinin vazife malulü olduğunun kabul edildiğini, vefatın askerlik görevinin ifası sırasında gerçekleşmesine rağmen şehitlik talebinin reddedildiğini, 12/11/2016 tarihli ve 29886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Şehitlik Yönetmeliği'nde 5434 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğu kabul edilenlerin şehitliklere defnedileceğinin düzenlendiğini, oğlunun vefatının bu Yönetmelik'in yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olmasına karşın şehit ailelerini onurlandırmak maksadıyla sadece manevi tatmin sağlayan, maddi bir getirisi bulunmayan şehadet belgesinin bahsi geçen mevzuatın yürürlük tarihinden önceki şehitler için de verilmesi gerektiğini öne sürmüştür.

8. İdare Mahkemesince 28/9/2021 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; Şehitlik Yönetmeliği'nin şehitliğe kimlerin defnedileceğinin belirlenmesi, şehitlik yerlerinin tespiti ve tescili ile bakım ve onarım işlemlerinin yürütülme esas ve usullerinin tespiti amacı ile çıkarılan idarenin bu hususlardaki iç işleyişi ile ilgili hükümler içerdiği belirtilmiştir. Başvurucunun oğlunun vefatı ile neticelenen olayın şehit sayılmayı gerektiren hâllerden olan harp, iç güvenlik, eğitim, atış, tatbikat, manevra, kaçakçılığın men ve takibi gibi görevler esnasında veya askerî tesis veya kışlada meydana gelen doğal afet nedeni gibi şartlar altında veya bu görev ve şartların sebep ve tesiri ile meydana gelmediği ifade edilmiştir. Ayrıca vazife malullüğü aylığı bağlanmasına dair davada kabul kararı verilmişse de mevzuat gereği vazife malullüğüne ilişkin değerlendirmeler ile şehadet belgesi verilmesine ilişkin değerlendirmelerin birbirinden farklı kurumlarca yapıldığı ve farklı usullere tabi olduğu, bu yönüyle vazife malulü sayılmanın doğrudan adına şehadet belgesi düzenlenmesi sonucunu doğurmadığı belirtilmiştir.

9. Başvurucu anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi, 10. İdari Dava Dairesi (Dava Dairesi) 23/12/2021 tarihinde istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.

10. Kararın 18/2/2022 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine başvurucu 9/3/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

11. MSB'nin şehitliklere kimlerin defnedileceğinin belirlenmesi, şehitlik yerlerinin tespiti, tescili ile bakım ve onarım işlemlerinin yürütülme esas ve usullerinin tespitine ilişkin 1999 tarihli ve MSY 439-1 (A) kodlu Şehitlik Yönergesi’nin II. Bölüm 4. maddesi şöyledir:

 “Şehitliklere; Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığına mensup asker ve sivil kişilerden aşağıda belirtilen durumlarda olanlar defnedilir.

a. Harpte fiilen ateş altında ölenler, ya da yaralanıp tedavisi sırasında bu yaranın sebep ve tesiri ile ölenler veya geride bulunup da, düşman silahlarının tesiriyle ölenler, ya da yaralanıp tedavi sırasında bu yaranın sebep ve tesiriyle ölenler,

b. İç güvenlik görevlerinde (Disiplinsizlik ve ihmali görülenler hariç) veya terör ve anarşi ile mücadelede ölenler ya da yaralanıp tedavi sırasında bu yaranın sebep ve tesiri ile ölenler.

c. Eğitim, atış, tatbikat, manevra gibi görevleri yapan asker kişilerden; görev yaptıkları sırada veya yetkili makamlarca görevlendirilmeleri nedeniyle, sabit görev yerlerinden ayrıldıktan sonra, vukubulan bir olayda ölenler veya yaralanıp da sonradan bu yaranın sebep ve tesiriyle ölenler.

d. Kaçakçılığın men ve takibinde fiilen çatısma sırasında ölenler, ya da yaralanıp tedavi sırasında bu yaranın sebep ve tesiriyle ölenler,

e. Hudut emniyet hizmetlerinde iken silâhlı çatısma sırasında veya hudut emniyet hizmetinin ifasına yönelik diğer faaliyetler sırasında kaza ve olaylarda ölenler ya da yaralanıp tedavi sırasında bu yaranın sebep ve tesiriyle ölenler, (Disiplinsizlik ve ihmali görülenler hariç)

f. Ailesi arzu ettiği taktirde, ölen MSB.ları, Orgeneraller ve Oramiraller.

g. TSK. mensubu veya TSK.nden ayrılanlardan (emekli, istifa vb.) daha önce TSK mensubu olmaları gerekçesiyle terör eylemlerine muhatap olarak ölenler,

h. Herhangi bir askeri tesis, kışla ve binanın vs. yangın, sel, deprem, heyelan, çığ gibi doğal afetlere maruz kalması nedeniyle ölenler,

ı. Hangi meslek sınıfından olursa olsun; vazifeli olarak askeri uçak veya askeri maksatla kullanılan uçak, helikopter, gemi ve denizaltının herhangi bir sebep ve etki ile düşmesi, batması, infilâk etmesi sonucu bu vasıtalarda bulunanlardan ölenler. (Disiplinsizlik ve ihmali görülenler hariç)

k. Yurt dısında sürekli görev veya her türlü geçici görev nedeniyle bulunan Türk Silâhlı Kuvvetleri personelinden; bu görevlerinden dolayı (görevleri sona ermis olsa bile) maruz kaldıkları tedhiş veya uğradıkları suikast sonucu ölenler T.C. Anayasası'nın 92 ncı maddesi veya Türkiye'nin taraf olduğu andlaşmalar uyarınca ya da 926 Sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Kanunu'nun EK-10 ncu maddesi geregince görevlendirilenler ve yabancı ülkelerde veya uluslar arası sahalarda yapılan görev, egitim, tatbikat, manevra veya hareket sırasında bu faaliyetlerin sebep ve tesiri ile ölenler (Ölüm olayı dogrudan kendi kusuru sonucu meydana gelenler hariç)

l. Ölen personelin şehitliğe defnedilip defnedilmeyecegi; kaza/olay raporunun alınmasını müteakip Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlıgı ve Sahil Güvenlik Komutanlıkları Personel Baskanlıklarınca, Adlî Müşavirlikler ile koordine edilerek yukarıdaki esaslara göre belirlenir.”

12. 12/11/2016 tarihli ve 29886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Şehitlik Yönetmeliği'nin 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Aşağıdaki kişiler şehitliklere defnedilir.

a) Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında görev yapan subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler, Jandarma Genel Komutanlığında Jandarma Hizmetleri Sınıfında ve Sahil Güvenlik Komutanlığında Sahil Güvenlik Hizmetleri Sınıfında bulunan kamu personeli ile sözleşmeli subay ve astsubaylar, uzman erbaşlar ve sözleşmeli erbaş ve erler, Emniyet Teşkilatında Emniyet Hizmetleri Sınıfında bulunan kamu personeli, Millî İstihbarat Teşkilatı mensupları ile askerlik yükümlülüğünü yerine getiren yedek subay, erbaş ve erlerden;

1) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri veya 56 ncı maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesinde sayılan durumlarda,

...

hayatını kaybettiği değerlendirilenler,"

13. Anılan Yönetmelik'in 4. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Şehitliğe defin kararı veren makamlarca 3 üncü maddedeki esaslara göre şehitliğe defin kararı verilmesi ve şehitliğe defin yapılması, hayatını kaybeden kişinin yakınlarına ilgili mevzuatına göre sağlanacak haklara ilişkin hak sahipliği sonucunu doğurmaz. Hak sahipliği, yetkili kurum ve kuruluşlarca ilgili mevzuatına göre tespit edilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Anayasa Mahkemesinin 28/1/2026 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

15. Başvurucu, oğlunun askerlik görevini yaptığı sırada meydana gelen hastalık nedeniyle öldüğünden şehit sayılması gerektiğini belirtmiştir. 12/11/2016 tarihli ve 29886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Şehitlik Yönetmeliği'nde5434 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğu kabul edilenlerin şehitliklere defnedileceğinin düzenlendiğini, oğlunun vefatının bu Yönetmelik'in yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olmasına karşın şehit ailelerini onurlandırmak maksadıyla sadece manevi tatmin sağlayan, maddi bir getirisi bulunmayan şehadet belgesinin bahsi geçen mevzuatın yürürlük tarihinden önceki şehitler için de verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Başvurucu, benzer olaylar nedeniyle lehe karar verildiğini belirterek adil yargılanma hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

16. Adalet Bakanlığı görüşünde; başvurucunun temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bakanlık görüşüne karşı başvurucu, bireysel başvuru formunda ileri sürdüğü hususları tekrarlamıştır.

B. Değerlendirme

17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvuru, hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.

18. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam [2. B.], B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

19. Somut olayda mahkemece şehitliklerle ilgili birtakım düzenlemeler yapan Yönetmelik ve Yönerge değerlendirildikten sonra başvurucunun oğlunun vefatı nedeniyle şehitlik belgesi verilmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Kararda vefattan çok uzun süre sonra çıkarılmış olan Şehitlik Yönetmeliği'nin şehitliğe kimlerin defnedileceğinin belirlenmesi, şehitlik yerlerinin tespiti ve tescili ile bakım ve onarım işlemlerinin yürütülme esası ve usullerinin tespiti ile ilgili hükümler içerdiği, şehitliğe defin yapılmasının hayatını kaybeden kişinin yakınlarına ilgili mevzuata göre sağlanacak haklara ilişkin hak sahipliği sonucunu doğurmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca vazife malullüğü aylığı bağlanmasına dair davada kabul kararı verilmişse de mevzuat gereği vazife malullüğüne ilişkin değerlendirmeler ile şehadet belgesi verilmesine ilişkin değerlendirmelerin birbirinden farklı usullere tabi olduğu ifade edilmiştir. Buna göre başvurucunun iddialarının mahkeme kararında değerlendirildiği anlaşılmaktadır.

20. Başvurucu, benzer olaylar nedeniyle lehe karar verildiğini ileri sürmüşse de konuya ilişkin gösterilen tek örnek olan Ankara 23. İdare Mahkemesinin 10/11/2020 tarihli kararının başvuru konusu olayla aynı mahiyette olmadığı ve belirtilen örnek dışında başka herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı görülmektedir.

21. Başvurucunun ileri sürdüğü iddiaların derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olduğu, Mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla başvurucunun şikâyetinin açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.

22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 28/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Ömer Yurdakul [1. B.], B. No: 2022/24239, 28/1/2026, § …)
   
Başvuru Adı ÖMER YURDAKUL
Başvuru No 2022/24239
Başvuru Tarihi 9/3/2022
Karar Tarihi 28/1/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, şehitlik belgesi verilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı (bariz takdir hatası, içtihat farklılığı vs.-idare) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi