logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Öztürk Kardeşler İnşaat Harfiyat Nakliyat Madencilik Turizm Seyahat Temizlik Zirai ve Petrol Ürünleri İthalat İhracat Sanayii ve Ticaret Ltd. Şti. [1. B.], B. No: 2022/41319, 14/1/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ÖZTÜRK KARDEŞLER İNŞAAT HARFİYAT NAKLİYAT MADENCİLİK TURİZM SEYAHAT TEMİZLİK ZİRAİ VE PETROL ÜRÜNLERİ İTHALAT İHRACAT SANAYİİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/41319)

 

Karar Tarihi: 14/1/2026

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Mehmet Yavuz YAŞAR

Başvurucu

:

Öztürk Kardeşler İnşaat Harfiyat Nakliyat Madencilik Turizm Seyahat Temizlik Zirai ve Petrol Ürünleri İthalat İhracat Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi

Vekili

:

Av. Sinan ÇELİK

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, iptal davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu şirketin Gaziantep ili, İslahiye ilçesi, Yolbaşı Mahallesi, 148 parsel No.lu mera vasıflı taşınmazda II (a) grubu kalker işletme ruhsatı bulunmaktadır. İl Mera Komisyonunun 12/11/2018 tarihli toplantısında başvurucu şirketin Maden İşleri Genel Müdürlüğünden (Migem) aldığı ruhsat süresinin dolması gerekçe gösterilerek Gaziantep Valiliğince (İdare) çalışmasının durdurulmasına ve geri dönüşümün yaptırılmasına 26/12/2018 tarihli işlemle (işlem) karar verilmiştir. Belirtilen işlem 30/1/2019 tarihinde başvurucu tarafa tebliğ edilmiş ve buna ilişkin aynı tarihli tutanak düzenlenmiştir.

3. Başvurucu tarafından 5/2/2019 tarihinde anılan işleme karşı idari itiraz yoluna gidilmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesinde, işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek işlemden dönülmesini talep etmiştir. Başvurucu tarafından yapılan bu başvuruya 60 gün içerisinde herhangi bir cevap verilmemiş ve başvurucunun talebi 6/4/2019 tarihi itibarıyla zımnen reddedilmiştir.

4. Zımnen retten sonra İdare, başvurucunun tahsis amacı değişikliği işlemlerinin devam ettiğini 7/5/2019 tarihli yazı ile başvurucuya bildirmiştir. İdare yine 27/5/2019 tarihli işlemle İl Mera Komisyonu kararını başvurucuya bildirmiştir. Belirtilen işlemleri sırasıyla 14/5/2019 ve 31/5/2019 tarihlerinde başvurucu tarafa tebliğ etmiştir.

5. Başvurucu 22/8/2019 tarihinde Gaziantep 2. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) çalışmasının durdurulmasına ve geri dönüşümün yaptırılmasına yönelik 26/12/2018 tarihli işlemin iptaline yönelik dava açmıştır. Mahkeme 2/10/2019 tarihli kararla davayı süre aşımı yönünden reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun faaliyette bulunduğu alanda çalışmasının uygun olmadığına ve çalışmanın durdurulmasına ilişkin kararın başvurucu tarafından 30/1/2019 tarihinde öğrenildiğini ve altı gün sonra 5/2/2019 tarihinde bu işlemin düzeltilmesi için 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında itirazda bulunulduğunu belirtmiştir. Mahkeme, söz konusu itirazın 60 gün içerisinde İdarece cevap verilmeyerek zımnen reddedildiğini ve başvurucu tarafından 5/2/2019 tarihinde yapılan itirazın zımnen reddedildiği 6/4/2019 tarihinden itibaren kalan 54 günlük dava süresi içerisinde davanın açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 22/8/2019 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığını vurgulamıştır. Mahkeme son olarak, başvurucu tarafından yapılan itiraz başvurusunun zımnen reddedilmesinden sonra İdarece işlem tesis edilmesinin dava açma süresini canlandırmayacağının da altını çizmiştir.

6. Başvurucu, kararı istinaf etmiştir. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi (İstinaf) 17/3/2020 tarihli kararla istinaf isteminin reddine temyiz yolu açık olmak üzere hükmetmiştir. Başvurucu tarafından yapılan temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay Sekizinci Dairesi (Daire) 27/1/2022 tarihli kararıyla temyiz başvurusunu reddetmiş ve kararın onanmasına kesin olarak hükmetmiştir.

7. Başvurucu, nihai kararı 2/3/2022 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 1/4/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. İLGİLİ HUKUK

8. 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi şöyledir:

" 1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.

2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler. "

9. 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi şöyledir:

"1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.

2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. "

III. DEĞERLENDİRME

10. Başvurucu; zımni reddin bir idari işlem türü olmadığını, kişilerin dava yolunu tıkamamak üzere dizayn edilmiş olan bir kurum olduğunu, asıl olarak idarenin kendisine yapılan başvurulara yazılı olarak cevap verme zorunluluğunun bulunduğunu iddia etmektedir. Başvurucu ayrıca, İdarenin susmasının ilgili açısından hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak kabul edilmesinin zımni ret kurumunun oluşturuluş amacına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu olayda, idarenin sonradan da olsa nihai bir ret cevabı verdiğini bu ret cevabının dava açma süresini kaldığı yerden yeniden başlatacağını iddia ederek mahkeme yorumunun haksız ve mahkemeye erişim hakkını kısıtlar nitelikte olduğunu iddia etmiştir.

11. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşü bildirilmiştir. Bakanlık görüş yazısında; başvurucunun temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bakanlık ayrıca konuyla ilgili olarak İdareden temin edilen görüş ve ilgili belgelerin başvurucunun şikâyetlerine ilişkin olarak yapılacak incelemede dikkate alınmak üzere sunulduğu belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık ve İdare görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

12. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun şikâyeti adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkemeye erişim hakkı yönünden incelenmiştir.

13. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (Sözleşme) yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 38).

14. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelir. Dava açmak isteyen kişinin mahkemeye erişim hakkının özüne zarar verecek seviyeye ulaşmadığı müddetçe dava açma koşullarına sınırlamalar getirilebilir (Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. [1. B.], B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 36).

15. Dava açma sürelerini düzenleyen, son derece karışık ve dağınık olan bir mevzuatın aşırı şekilci (katı) yorumu mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir. Özellikle başvuru mercii ve süresi gösterilmeyen işlemlerle ilgili davalarda mahkemelerin usul kurallarını yorumlarken mahkemeye erişim hakkını aşırı sınırlandıracak şekilde katı yorumdan kaçınmaları gerekir (Mohammed Aynosah [1. B.], B. No: 2013/8896, 23/2/2016, § 40).

16. Dava açmayı imkânsız kılacak ölçüde kısa olmadıkça dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin öngörülmesi, hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve tek başına bu durum mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz (Remzi Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013, § 27). Bu nedenle mahkemelerin usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği gibi kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de kaçınmaları gerekir (Kamil Koç [1. B.], B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

17. Dava açma süresinin hak sahibinin henüz dava hakkının doğduğundan haberdar olmadığı ve somut koşullar çerçevesinde haberdar olduğunun kabulünü haklı kılan nedenlerin bulunmadığı bir dönemde işlemeye başlaması dava hakkının varlığını anlamsız kılabileceğinden ölçülülük ilkesini zedeleyebilir (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, § 66).

18. Dava açma süresinin işlemeye başladığı an mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin ölçülülüğü bağlamında büyük önem taşımaktadır (Yaşar Çoban, § 66). Dava açma süresinin hangi tarihte başlayacağını belirlemek ve mevzuatı bu yönüyle yorumlamak görevi esasen yargılamaya bakan mahkemelere aittir. Bireysel başvurunun ikincillik ilkesi gereği, dava açma süresinin başlatılacağı tarihin belirlenmesi noktasında Anayasa Mahkemesinin bir görevi bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin bu hususta üstleneceği rol, dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlatılması gerektiğiyle ilgili derece mahkemelerinin yorumlarının mahkemeye erişim hakkına etkisini somut olayın koşulları ışığında incelemektir (Ahmet Yıldırım [1. B.], B. No: 2014/18135, 20/9/2017, § 46).

19. Somut olayda Mahkeme 26/12/2018 tarihli işlemin başvurucu tarafından 30/1/2019 tarihinde öğrenildiğini ve altı gün sonra 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında itirazda bulunulduğunu belirlemiştir. Mahkeme, bu tespitten hareketle yapılan itirazın zımnen reddedilmesi üzerine kalan 54 günlük dava süresi içerisinde davanın açılmadığını vurgulayarak süresinde dava açılmadığını tespit etmiştir.

20. Başvurucunun davasını idarece tesis edilen işleme dayandırmış olması ve 30/1/2019 tarihinde de işlemden haberdar olarak bu işleme konu uygulamanın durdurulması istemiyle idareye başvurmuş olması dikkate alındığında mahkeme kararında yer verilen tespit ve hukuki dayanakların temelsiz olduğu söylenemez. Kaldı ki başvurucu tarafından yapılan itirazın 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapıldığı açıktır.

21. Başvurucu; İdarenin zımni ret tarihinden sonra ancak dava açma süresi içerisinde yeni bir işlem tesis ettiğini, bunun üzerine duran dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağını ileri sürmektedir. Mahkeme ise 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan başvuruların zımnen reddedilmesinden sonra idarece yeni bir işlem tesis edilmesinin dava açma süresini canlandırmayacağını vurgulamıştır. Buna göre, Mahkemenin işlemin öğrenilmesiyle birlikte dava açma veya idari başvuru yapma süresinin başladığına ilişkin yorumunun ve bu yorumu esas alarak davanın süre aşımına uğradığı yönündeki tespitinin öngörülebilir olduğu açıktır. Nitekim işlemlerin devam ettiğinin başvurucuya bildirilmesine yönelik 7/5/2019 tarihli işlem içeriğinin dava konusu edilen işlemden farklı olarak tahsis amacı değişikliğine yönelik olduğu görülmüştür.

22. Bu durumda 2577 sayılı Kanun çerçevesinde derece mahkemelerinin gerek uyuşmazlık konusu olguyu gerekse bu olgudan hareketle dava açma süresinin hesaplanma usulünü, sürenin başlatılacağı tarihi belirlemesiyle ilgili yorumunun ve mevzuata dair değerlendirmesinin öngörülemez nitelikte olmadığı ve başvurucunun dava açmasını aşırı derecede zorlaştıracak ya da imkânsız kılacak nitelikte katı bir yaklaşım içermediği sonucuna varılmıştır.

23. Buna göre başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçülü olduğu, dolayısıyla belirtilen şikâyet bağlamında mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşılmıştır.

24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 14/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Öztürk Kardeşler İnşaat Harfiyat Nakliyat Madencilik Turizm Seyahat Temizlik Zirai ve Petrol Ürünleri İthalat İhracat Sanayii ve Ticaret Ltd. Şti. [1. B.], B. No: 2022/41319, 14/1/2026, § …)
   
Başvuru Adı ÖZTÜRK KARDEŞLER İNŞAAT HARFİYAT NAKLİYAT MADENCİLİK TURİZM SEYAHAT TEMİZLİK ZİRAİ VE PETROL ÜRÜNLERİ İTHALAT İHRACAT SANAYİİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.
Başvuru No 2022/41319
Başvuru Tarihi 14/1/2022
Karar Tarihi 14/1/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, iptal davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Mahkemeye erişim hakkı (idare) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi