TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
OĞUZ ZENGİN BAŞVURUSU (3)
(Başvuru Numarası: 2022/51620)
Karar Tarihi: 9/12/2025
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Muhterem İNCE
Raportör
Gülsüm Gizem GÜRSOY
Başvurucu
Oğuz ZENGİN
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, toplu sözleşmenin tarafı sendikanın üyesi olmayan başvurucunun maaşından sosyal denge tazminatı aidatı kesilmesi nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, davalı idare ile üyesi olmadığı BEM-BİR-SEN arasında imzalanan2015, 2016-2017, 2018-2019 yılları arasındaki Sosyal Denge Sözleşmesi uyarınca "Bem-Bir-Sen üyesi çalışanlardan aylık sosyal denge yardım tutarı üzerinden her ay %2; sendika üyesi olmayanlardan %10 kesinti yapar" ve 2020 yılında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi uyarınca "Bem-Bir-Sen üyesi çalışanlardan aylık sosyal denge yardım tutarı üzerinden her ay %1; sendika üyesi olmayanlardan %2 kesinti yapar" hükümlerine istinaden maaşından kesinti yapılması üzerine yapılan bu kesintilerin hukuka aykırı olduğundan bahisle 3/6/2020 tarihinde idareye başvurmuş, başvurusunun reddedilmesi üzerine 24/8/2020 tarihinde yapılan kesintilerin durdurulması ve faizi ile birlikte tarafına ödenmesi istemiyle dava açmıştır.
3. Açılan davada İstanbul 13. İdare Mahkemesi (Mahkeme) 29/1/2021 tarihinde davanın kabulü ile yapılan kesintilerin iadesine karar vermiştir. Gerekçeli kararda; aidat kesintisi yapılması hükmünü haiz sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi konumundaki başvurucu ve onun durumundaki memur kadrosunda görevli personelin 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında akdedilen ve anılan Kanun'da açıkça sosyal denge tazminat ödemelerinden istifade edebilmek içinaidat ödenmesinin gerektiği yönünde bir düzenleme olmaksızın söz konusu kesintiye maruz bırakıldığı sonucuna varmıştır.
4. Anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne kesin olarak karar vermiştir. Kararda 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde idareye başvurulmuş ise idarenin bu başvuruya cevap vermediği hâllerde uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılması gerektiğini belirtmiştir. Kararda devamla, sendika üyesi olan ile sendika üyesi olmayan ya da başka bir sendikaya üye olanlar arasında farklı oranlarda aidat kesilmesini öngören sözleşme hükümleri mahkemece iptal edilmediğinden, başvurucunun idareye yaptığı 3/6/2020 tarihinden önce 60 günlük döneme rastlayan 3/4/2020 tarihinden itibaren BEM-BİR-SEN üyesinden kesilen oranda dayanışma aidatı kesileceğinden fazlasının başvurucuya iadesi gerektiğine, 3/4/2020 tarihinden öncesi dönemler için başvurucudan yapılan fazladan kesintilerin ise zamanaşımına uğradığından iadesine yasal imkân bulunmadığına kesin olarak karar verilmiştir.
5. Nihai karar başvurucuya 1/4/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 5/5/2022 tarihinde süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
6. Başvurucu; sendika üyesi olmadığı hâlde sosyal denge sözleşmesi kapsamında sendika üyelerinden daha yüksek miktarda maaşından aidat kesintisi yapıldığını ve bu durumun ayrımcılığa neden olduğunu, ayrıca maaşından hiç kesinti yapılmaması gerektiğini, idari eylem nedeniyle uğranılan zararla ilgili dava açma sürelerinin dikkate alınmadığını, tüm bu hususların Bölge İdare Mahkemesi tarafından gözardı edildiğini belirterek adil yargılanma hakkı, sendika hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
7. Başvurucunun idari eylemden kaynaklı olduğunu iddia ettiği ve uyuşmazlığın sonucuna etkili olmayan şikâyetlerinin ayrıca inceleme konusu yapılmasına gerek görülmemiştir. Başvurucunun iddialarının özü sendika ile kamu işvereni arasında imzalanan sözleşme kapsamında sendika üyesi olmadığı hâlde maaşından sosyal denge aidatı kesintisi yapılmasıdır. Dolayısıyla ihlal iddialarının bir bütün olarak sendika hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
8. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir.
9. Anayasa Mahkemesi Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası ([GK], B. No: 2020/17953, 9/1/2025) kararında en çok üyesi olan sendikanın üyesi olanlarla olmayanlara sosyal denge tazminatından yararlandırılması hususunda farklı muamele yapıldığının ilk bakışta anlaşılabilecek nitelikte olduğunu belirtmiştir. Kararda, durumları benzer olan kamu görevlileri arasında sosyal denge tazminatı yönünden farklılık yaratıldığının ortaya konulduğu kabul edilmiş, farklı muamelenin varlığının ortaya konulmasından sonra bunun nesnel ve makul bir sebebe dayanıp dayanmadığına bakılması gerektiği vurgulanmıştır (anılan kararda bkz. §§ 58, 59).
10. Anılan kararda, toplu sözleşmenin tarafı sendikaya üye olanlarla olmayanlar arasındaki farklı muamelenin sendikalaşmayı teşvik amacı taşıyan nesnel ve haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı; nesnel ve haklı sebebe dayanıyorsa bu farklı muameleyle anılan sendikaya üye olmayanlara yüklenen külfetin orantılı olup olmadığı hususlarının ortaya konulması gerektiğinin altı çizilmiştir. Ancak kararda; mahkemelerce salt farklı oranlar üzerinden aidat alınmasının eşitsizliğe neden olacağı belirtilmiş, bu durumun nesnel ve haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı ve orantılı olup olmadığı hususlarının tartışılması gerektiği ifade edilerek bu koşullarda mahkemelerin Anayasa'nın 10. maddesine uygun bir inceleme yapmadıkları değerlendirilmiştir (anılan kararda bkz. § 60).
11. Eldeki başvuruda sendika üyesi olmayan başvurucunun maaşından sosyal denge tazminatı kesintisi yapılmıştır. Bölge İdare Mahkemesinin kesin nitelikteki kararında süre aşımı kapsamına girmeyen kesintiler bakımından sosyal denge sözleşmesi çerçevesinde başvurucudan daha yüksek miktarda aidat kesilemeyeceğine, bu yönüyle fazla kesilen aidatın başvurucuya iadesine karar verilmiştir. Başvurucu ise kendisinden hiç aidat kesilmemesi gerektiğini öne sürmektedir.
12. Anayasa MahkemesininBelediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası kararında mahkemelerce yapılan değerlendirmede sosyal denge sözleşmesi kapsamında alınan aidatta sendikalılarla sendikalı olmayanlar arasındaki farklılığın nesnel ve haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı ve orantılı olup olmadığı hususları tartışıldıktan sonra bir karara varılması gerektiğinin altı çizilmiştir (anılan kararda bkz. § 60). Buna karşın eldeki başvuruda Bölge İdare Mahkemesinin doğrudan sendikalı olanlarla sendikalı olmayanlar arasında farklı oranda aidat kesintisi yapılamayacağı sonucuna ulaştığı, bu farklılığın nesnel ve makul bir sebebe dayanıp dayanmadığına ve orantılı olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapmadığı anlaşılmıştır.
13. Oysaki Anayasa Mahkemesinin Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası kararında sendika hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlal edildiği yönündeki değerlendirmenin başvuruya konu mahkeme kararları bakımından da geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşın Bölge İdare Mahkemesi Anayasa Mahkemesinin işaret ettiği şekilde bir değerlendirme yapmaksızın sosyal denge tazminatı kesintilerinin sendikalılarla sendikalı olmayanlar arasında farklı olamayacağına karar vererek başvurucudan toplu sözleşme kapsamında fazladan sosyal denge aidatı kesintisi yapılamayacağı sonucuna ulaşmış ve fazla kesilen aidatın iadesine karar vermiştir. Bu hâliyle eksik inceleme neticesinde başvurucunun lehine verilen kararda sendika hakkının ihlal edildiği söylenemeyecektir.
14. Dolayısıylabaşvurucu yönünden Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
A. Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 51. maddesinde düzenlenen sendika hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 9/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.