|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
Rıdvan GÜLEÇ
|
|
|
|
Yıldız SEFERİNOĞLU
|
|
|
|
Metin KIRATLI
|
|
Raportör
|
:
|
Alperen KONAK
|
|
Başvurucu
|
:
|
Hüseyin SAĞLIK
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Özgür ÖZÇAM
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, idari para cezasının iptal edilmesine yönelik yapılan başvuruda tanık sorgulama talebi hakkında karar verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, bireysel başvuru konusu olayın meydana geldiği tarihte Aydın'ın Kuşadası ilçesinde içki satışı da yapan bir işyeri işletmektedir. Kolluk görevlileri 2/7/2020 tarihinde saat 22.00'den sonra işyerinde içki satışı yapıldığına ilişkin tutanak düzenlemiştir. Anılan tutanakta 2/7/2020 tarihinde saat 02.35 sıralarında başvurucunun işlettiği işyerinde alkol sattığı görülmüş, bunun üzerine alkol alan kişi yol üzerinde durdurulmuş, yapılan kimlik kontrolünde E.Ö. olduğu anlaşılan kişinin elindeki poşette bira bulunduğu tespit edilmiştir. Daha sonrasında bu kişiye alkolü nereden aldığı sorulduğunda başvurucunun işlettiği T. Market isimli işyerinden aldığını belirtmiş ve kart ile yapılan ödemeye ilişkin internet bankacılığı üzerinden harcamayı göstermiştir. Bunun üzerine işyerine girildiğinde kendisini işletme sahibinin oğlu olarak tanıtan U.S. içki satışı yaptığını kabul etmiştir. Tutanakta U.S.nin imzası bulunmamaktadır.
3. Bu tutanak, Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığına (Daire Başkanlığı) gönderilmiş; Daire Başkanlığı, işyeri sahibi olan başvurucu hakkında 8/6/1942 tarihli ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinde yer alan "Alkollü içkiler, 22.00 ila 06.00 saatleri arasında perakende olarak satılamaz." hükmünün ihlal edildiği gerekçesiyle aynı Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 63.815 TL idari para cezası uygulamıştır.
4. Başvurucu, idari para cezasının kaldırılması için Kuşadası Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) iptal başvurusunda bulunmuştur. Başvuru dilekçesinde diğer itirazların yanı sıra tutanağın gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiğini, oğlu olan U.S.nin söylemediği hususların söylenmiş gibi tutanağa yazıldığını, yine işlettiği işyerinden alkol satın aldığı iddia olunan E.Ö.ye tutanağın okumadan imzalattırıldığını, dolayısıyla söz konusu satışa ilişkin çelişkilerin giderilmesi için U.S. ve E.Ö.nün tanık olarak dinlenmesi gerektiğini ifade etmiştir.
5. Hâkimlik, anılan başvuru üzerine söz konusu dilekçenin Daire Başkanlığına tebliğ edilerek dilekçede yer alan iddialara karşı Daire Başkanlığının cevaplarının sorulmasına ve idari para cezasına ilişkin işlem dosyasının Daire Başkanlığından istenmesine karar vermiştir.
6. Bunun üzerine Daire Başkanlığı; Hâkimliğe gönderdiği cevap yazısında uyuşmazlık konusu olayın tutanakta anlatıldığı gibi gerçekleştiğini, satılan alkole ilişkin fotoğraflar ve alkol satılan E.Ö. isimli kişinin ödemesine ilişkin internet bankacılığı üzerinden harcamayı gösterir ekran resminin bulunduğunu, resmî belge niteliğinde olan tutanağın aksinin aynı değerde belgelerle ispatının zorunlu olduğunu belirterek idari para cezasının usul ve kanuna uygun olduğunu ifade etmiştir. Daire Başkanlığı tarafından gönderilen belgeler arasında U.S. ve E.Ö.nün kolluk tarafından beyanının alındığına dair tutanağa rastlanılmamıştır.
7. Hâkimlik, dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde 11/3/2022 tarihli kararla iptal başvurusunu reddetmiştir. Gerekçeli kararda Daire Başkanlığınca gönderilen belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak ile eylemin sabit olduğu belirtilmiştir.
8. Başvurucu, iptal başvurusunda ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek Hâkimlik kararına karşı itiraz kanun yoluna müracaat etmiştir.
9. Başvurucunun itirazı Söke Sulh Ceza Hâkimliğinin (İtiraz Makamı) 31/3/2022 tarihli kararı ile "...verilen kararda usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle kesin olarak reddedilmiştir.
10. Başvurucu, nihai hükmü 12/4/2022 tarihinde öğrendikten sonra 10/5/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
11. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
12. Başvurucu, kolluk görevlilerince düzenlenen tutanakta oğlu olan tanık U.S. ve müşteri olan tanık E.Ö.nün duruşmada dinlenmediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
13. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde;
i. Kabul edilebilirlik incelemesinde iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olup olmadığının dikkate alınması gerektiği,
ii. Esasa ilişkin ise istinabe yoluyla alınan tanık beyanlarının duruşmada okunması üzerine başvurucunun bu beyana karşı itirazlarını etkili şekilde ileri sürebildiği, ayrıca mahkûmiyet kararının yalnızca tanık beyanlarına dayanmadığı, bu bakımdan söz konusu ifadelere kararda belirleyici delil olarak yer verilip verilmediğinin de değerlendirilmesi gerektiği,
iii. İlgili mevzuata ve Anayasa Mahkemesi içtihadına yer verilerek başvuru incelenirken Anayasa'nın, anılan mevzuat ve içtihadın yanı sıra somut olayın kendine özgü şartlarının değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
14. Başvurucunun iddiaları adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkı yönünden incelenmiştir.
15. Anayasa Mahkemesi, birçok kararında tanık kavramını sanığa isnat edilen fiil hakkında bilgi veren herhangi bir kişi şeklinde özerk olarak yorumlamış ve tanık sorgulama hakkı ile ilgili ilkeleri belirlemiştir. Anayasa Mahkemesi, tanık sorgulama hakkıyla ilgili olarak verdiği kararlarında somut bir yargılama öncesinde veya haricinde elde edilen tanık beyanlarının delil olarak kabulünün yargılamanın adilliğine zarar verip vermediğini değerlendirmek için üç aşamalı bir test uygulanması gerektiğini ifade etmektedir. Buna göre ilk olarak tanığın mahkemede hazır edilmemesinin geçerli bir nedeninin varlığına bakılmalıdır. Ancak buna ilişkin geçerli bir nedenin ortaya konulmamış olması, tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesi için yeterli değildir. İkinci olarak sanığın sorgulama veya sorgulatma imkânı bulamadığı tanık tarafından verilen beyanın mahkûmiyetin dayandığı tek veya belirleyici delil olup olmadığı değerlendirilmelidir. Sorgulama veya sorgulatma imkânı tanınmayan tanığın beyanının tek veya belirleyici delil olduğunun tespit edilmesi durumunda ise üçüncü aşama olarak savunma tarafının maruz kaldığı bu zorlukların telafi edilmesi amacıyla yeterli düzeyde karşı dengeleyici güvenceler sağlayan bir usulün yürütülüp yürütülmediği ortaya konulmalıdır (Atila Oğuz Boyalı [2. B.], B. No: 2013/99, 20/3/2014, §§ 34-56; Selçuk Demir [2. B.], B. No: 2014/9783, 22/1/2015, §§ 27-46; AZ. M. [2. B.], B. No: 2013/560, 16/4/2015, §§ 45-67; Baran Karadağ [2. B.], B. No: 2014/12906, 7/5/2015, §§ 49-76; Orhan Güleryüz [1. B.], B. No: 2019/30221, 28/12/2021, §§ 33-42; Abdurrahim Balur [2. B.], B. No: 2013/5467, 7/1/2016, § 80; Onur Urbay [1. B.], B. No: 2014/6222, 6/3/2019, §§ 36, 40; Zekeriya Sevim [2. B.], B. No: 2018/18989, 16/6/2021, §§ 44, 51; Metin Akdemir (2) [1. B.], B. No: 2020/3964, 21/9/2022, § 36; Uğur Özcan [1. B.], B. No: 2021/12137, 26/7/2022, § 40).
16. Başvuru konusu olayda incelenmesi gereken ilk sorun, belirleyici delil olarak kabul edilen tanık E.Ö.nün duruşmada dinlenmemesinin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığıdır. Hâkimlik bu tanığın bizzat duruşmada hazır edilerek veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenip dinlenmeyeceği yönünde bir değerlendirme yapmamıştır. Buna göre tanık E.Ö.nün başvurucunun da hazır bulunduğu bir celsede dinlenmemesinin geçerli bir nedene dayandığını söylemek mümkün gözükmemektedir. Ancak buna ilişkin geçerli bir nedenin ortaya konulmaması, tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesi için yeterli değildir. İkinci olarak hükmün tek başına veya belirleyici ölçüde başvurucunun sorgulama veya sorgulatma imkânına sahip olmadığı bir tanık tarafından verilen ifadeye dayalı olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır.
17. Başvuru konusu olayda başvurucunun sahibi olduğu işyerinde oğlu U.S. tarafından saat 22.00'den sonra içki satışı yapıldığı gerekçesiyle başvurucu hakkında idari para cezası uygulanmıştır. Söz konusu idari para cezası, kolluk görevlilerinin tutanağına dayanmakla birlikte bu tutanak içkiyi alan E.Ö.nün içkiyi başvurucunun sahibi olduğu marketten aldığına yönelik beyanlarını da içermekte ve kolluk görevlileri yanında bu kişinin de imzasını taşımaktadır. Ayrıca E.Ö. isimli kişinin ödemesine ilişkin internet bankacılığı üzerinden harcamayı gösterir ekran görüntüsü de dava dosyasında bulunmaktadır.
18. Bu kapsamda Hâkimlikçe aleyhe delil olarak kabul edilen diğer olgulara göre duruşmada sorgulanamayan tanık E.Ö.nün beyanlarının mahkûmiyet kararına götüren tek veya belirleyici nitelikte delil olduğunun kabulü mümkün görünmemektedir. Başvurucunun sorgulama veya sorgulatma imkânı bulamadığı söz konusu tanığın beyanının tek veya belirleyici delil olarak mahkûmiyette kullanılmadığının tespit edilmesi nedeniyle tanık sorgulama hakkıyla ilgili uygulanan testin üçüncü aşamasıyla ilgili bir inceleme yapılmamıştır.
19. Açıklanan gerekçelerle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/9/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.