logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Tubal Internatıonal Rental Cars Taş. İç ve Dış Tic. A.Ş. [2. B.], B. No: 2022/56279, 3/12/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

TUBAL INTERNATIONAL RENTAL CARS TAŞ. İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/56279)

 

Karar Tarihi: 3/12/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Mehmet Yavuz YAŞAR

Başvurucu

:

Tubal International Rental Cars Taş. İç ve Dış Tic. A.Ş.

Vekili

:

Av. Sadık BİLGİN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, cezalı vergi tarhiyatına karşı açılan davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

A. Bireysel Başvuru Öncesi Süreç

2. Başvurucu şirket, otomobillerin ve hafif motorlu kara taşıtlarının belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda perakende ticareti kapsamında faaliyet göstermektedir.

3. Başvuru formu eki belgelerin incelenmesinden A.T.nin başvurucu şirketi temsil ve ilzama yetkili Yönetim Kurulu başkanı olduğu görülmüştür. A.T.tarafından imzalanan ve başvurucu şirket tarafından Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğüne (İdare) sunulan 18/3/2016 tarihli elektronik tebligat talep bildirimi dilekçesinde şirketin elektronik tebligat adresi s..@t..com.tr olarak belirtilmiştir.

4. Başvurucu şirket temsilcisi A.T. 27/11/2015 tarihli vekâletname ile şirket çalışanı S.G.ye elektronik tebligata ilişkin şifre talebinde bulunma ve bu taleple ilgili dilekçe ve formları düzenleme, ayrıca elektronik tebligat şifrelerini teslim alma yetkisi vermiştir.

B. Bireysel Başvuru Süreci

5. Başvurucu şirketin hesap ve işlemlerinde yapılan inceleme sonucunda bulunan matrah farkları üzerinden 2017 takvim yılına ilişkin vergi zıyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları yapılmıştır.

6. İdare tarafından başvurucu şirket adına düzenlenen ihbarnameler, şirketin elektronik tebligat adresi olarak belirlediği s..@t..com.tr adresine 14/10/2020 tarihinde tebliğe çıkarılmış ve ilgili mevzuat gereği 19/10/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir.

7. Başvurucu şirket 10/2/2021 tarihinde İstanbul 5. Vergi Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde; yapılan cezalı tarhiyatlara yönelik hiçbir tebligatın taraflarına ulaşmadığını, tebligatlardan 25/1/2021 tarihinde haberlerinin olması üzerine süresinde dava açtıklarını ileri sürmüştür. Başvurucu şirket ayrıca yapılan tebligatların 28/2/2018 tarihinde şirketle ilişiği kesilen S.G.nin şirkette çalıştığı dönemde kullandığı ve kendisine tahsis edilen, şifresi de sadece kendisinde bulunan s..@t..com.tr e-posta adresine gönderildiğini iddia etmiştir.

8. Mahkeme 19/3/2021 tarihli kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine hükmetmiştir. Gerekçeli kararda, davalı idarece ara kararına istinaden sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden A.T.nin başvurucu şirketi temsil ve ilzama yetkili Yönetim Kurulu üyesi olduğunu, 18/3/2016 tarihli elektronik tebligat talep bildiriminin şirket yetkilisi A.T. tarafından imzalandığını ve kurum elektronik posta adresi olarak s..@t..com.tr adresinin bildirildiğini belirtmiştir. Mahkeme; bu tespitlerden hareketle dava konusu ihbarnamelerin 14/10/2020 tarihinde davalı idarece elektronik tebligat yolu ile gönderildiğini ve ilgili mevzuat gereği 19/10/2020 tarihinde başvurucu şirkete tebliğ edildiğini, bu sebeple vergi/ceza ihbarnamelerine karşı en geç 18/11/2020 tarihine kadar dava açılması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme sonuç olarak belirttiği süreler geçirilerek 10/2/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi olanağı bulunmadığını ifade etmiştir.

9. Başvurucu şirket, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Şirket istinaf dilekçesinde elektronik tebligat talep bildirimini şirket yetkilisi A.T.nin sunmadığını, bu konuda herhangi birine de özel vekâletname vermediğini, talep bildirimindeki imzanın A.T.ye ait olmadığını iddia etmiştir. Başvurucu şirket, ayrıca taraflarınca talep bildiriminde A.T. isminin altındaki imzanın A.T.nin imzası olup olmadığı hususunun tespiti amacıyla Ulusal Kriminal Büro isimli adli kriminal inceleme ve çözümleme kuruluşu vasıtasıyla teknik inceleme yaptırıldığını ileri sürmüştür. Başvurucu, adı geçen kuruluştan alınan ve imzanın çok kuvvetle muhtemel A.T.nin el ürünü olmadığı yönünde değerlendirme içeren 8/4/2021 tarihli adli belge analizi uzman mütalaasını istinaf dilekçesi ekine eklemiştir.

10. İstinaf talebini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) istinaf başvurusunun reddine 30/6/2021 tarihinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar vermiştir.

11. Başvurucu şirket, dava ve istinaf dilekçesindeki iddialarını yineleyerek anılan karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi (Daire) 14/10/2021 tarihli kararı ile temyiz isteminin reddine ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar vermiştir.

12. Başvurucu, nihai kararı 19/4/2022 tarihinde öğrendikten sonra 11/5/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

13. Başvurucu şirket; bireysel başvuruya konu ihbarnamelerden 25/1/2021 tarihinde haberdar olduğunu, şirket çalışanı S.G.nin şirketten 28/2/2018 tarihinde ayrıldığını, S.G.ye tebligat yapılması için vekâletname verilmediğini iddia etmiştir. Başvurucu şirket ayrıca şirket yetkilisi A.T.nin elektronik tebligat adresi almak için başvurusuna dair belgedeki imzanın kendi el ürünü olmadığına ilişkin adli belge analizi uzman mütalaasının mevcut olduğunu ancak bunun yargı merciilerince dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu şirket, Anayasa'nın 40. maddesine göre devletin işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu ancak İdarece tebliğ edildiği belirtilen ihbarnamelere karşı başvurulabilecek idari ve yargısal yollar ile sürelerinin gösterilmediğini belirtmiş, sonuç olarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür.

14. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca konuyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığından temin edilen görüş ve belgelerin başvurucunun şikâyetlerine yönelik yapılacak incelemede dikkate alınmak üzere sunulduğu belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

15. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun şikâyetleri adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkemeye erişim hakkı yönünden incelenmiştir.

16. Başvurucunun açtığı davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle Mahkemece reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil ettiği açıktır. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama şartlarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

17. Somut olayda mahkemeye erişim hakkına davanın süre aşımı yönünden reddi suretiyle yapılan müdahalenin kanuni dayanağa sahip olduğu ve sınırlamanın meşru amacının bulunduğu (idari işlem ya da eylemlere karşı açılacak davalarda süre şartı öngörülmesinin en genel ifadeyle idari istikrarın sağlanması şeklinde bir meşru amaca hizmet ettiği yönünde ayrıntılı değerlendirme için bkz. Ayşe Yıldırım [1. B.], B. No: 2014/5, 25/10/2017, §§ 54, 55; Fatma Altuner [2. B.], B. No: 2014/17714, 26/10/2017, §§ 48, 49; Çölbeyi Lojistik Nakliyat Gümrükleme Denizcilik İnşaat Turizm Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi [1. B.], B. No: 2014/12354, 9/11/2017, § 52) anlaşılmıştır.

18. Kanunilik ve meşru amaç şartlarını sağladığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahale ölçülülük ilkesi bakımından da değerlendirilmelidir. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2013/66, K.2014/19, 29/1/2014; E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016; Mehmet Akdoğan ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 38).

19. Hak arama özgürlüğünün bağlandığı usul kurallarına uyulmaması nedeniyle uyuşmazlıkların esası hakkında karar verilmemesi suretiyle mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin idari istikrarın sağlanması amacının gerçekleştirilmesi bakımından elverişli ve gerekli olduğu söylenebilir. Somut olaydaki müdahalenin ölçülülüğünün değerlendirilmesi bakımından asıl üzerinde durulması gereken husus ise müdahalenin orantılı olup olmadığıdır.

20. Eldeki olayda değerlendirilmesi gereken mesele, başvurucunun açtığı davanın süre aşımı yönünden reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkına orantısız bir müdahale oluşturup oluşturmadığıdır.

21. Başvurucu şirket adına düzenlenen vergi ceza ihbarnamelerine karşı açtığı davada Mahkeme, davanın süre aşımı nedeniyle reddine hükmetmiştir. Mahkeme, ihbarnamelerin başvurucunun elektronik posta adresine iletilerek tebliğ edildiği 19/10/2020 tarihini dikkate almış ve bu tarihte tebliğ işleminin gerçekleştiğini kabul ederek gerekçesini oluşturmuştur.

22. Olayda başvurucu şirket, elektronik posta adresinin şirket yetkilisi tarafından oluşturulmadığını, imzasının taklit edildiğini ve elektronik posta adresinin yanlış olduğunu iddia etmekte ise de İdarece daha önce yapılan özel usulsüzlük cezalarının da aynı elektronik posta adresine iletildiği ve tebliğinin yapıldığı görülmüştür. Ayrıca başvurucu şirket, elektronik tebligat adresinin s..@t..com.tr dışında bir adres olduğu yönünde bir iddia da ileri sürmüş değildir.

23. Başvuruya konu vergi ceza ihbarnameleri, başvurucu şirket yetkilisi A.T.nin 18/3/2016 tarihli talep dilekçesi ile aktif hâle getirmiş olduğu elektronik tebligat hesabına 14/10/2020 tarihinde iletilmiş ve 19/10/2020 tarihinde de tebliğ edilmiştir.

24. Bu durumda dava açma süresinin hesaplanma usulünün, sürenin başlatılacağı tarihin belirlenmesiyle ilgili yorumun ve mevzuata dair değerlendirmenin öngörülemez nitelikte olmadığı ve başvurucunun dava açmasını aşırı derecede zorlaştıracak ya da imkânsız kılacak nitelikte katı bir yaklaşım içermediği sonucuna varılmıştır.

25. Bununla birlikte başvuru konusu olayda dava konusu işlemde yargı yolunun gösterilmemesinin dava yoluna başvurulmasını etkileyip etkilemediği de incelenmelidir.

26. Anayasa Mahkemesi, somut başvuruya benzer nitelikteki iddiaları Naci Beştepe ([1. B.], B. No: 2015/14665, 10/5/2018) kararında incelemiştir. Anılan karara konu olayda başvurucu, mahkeme kararında karara karşı gidilecek kanun yolunun gösterilmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi; anılan başvuruda mahkeme kararında başvurulacak kanun yolunun ve süresinin belirtilmemesine karşın bu kapsamda başvurucuyu yanıltacak ya da yanlış yönlendirecek bir bilgiye de yer verilmediğini, karar düzeltme yolu ve başvuru yöntemini düzenleyen mevzuatın açık olduğunu vurgulayarak başvurucunun karar düzeltme yoluna başvurmasını zorlaştırıcı ya da engelleyici nitelikte olmadığı kanaatine ulaşmıştır (Naci Beştepe, § 22).

27. İncelenen olayda dava konusu edilen işlem vergi ve ceza ihbarnameleridir. Anılan işlemde başvurulacak kanun yolu ve süresi belirtilmemiştir. Bununla birlikte yukarıda ifade edildiği üzere işlemde başvurucuyu yanıltacak, yanlış yönlendirecek şekilde herhangi bir muğlak bilgiye de yer verilmediği görülmüştür. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. ve 11. maddelerinde idari işlemlere ilişkin hangi hâllerde dava yoluna gidilebileceği belirtilmiş ve dava süreleri açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla dava yoluna başvuru yöntemini düzenleyen mevzuatın açık olduğu, idari işlemde kanun yoluna ve süresine ilişkin yanıltıcı bir bilgiye yer verilmediği birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun dava yoluna başvurmasını zorlaştırıcı ya da engelleyici nitelikte bir durumun da olmadığı sonucuna varılmıştır.

28. Buna göre başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçülü olduğu, dolayısıyla belirtilen şikâyet bağlamında mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlalin olmadığı anlaşılmıştır.

29. Öte yandan başvurucunun Bölge İdare Mahkemesi ve Daire kararlarının gerekçesiz olduğu yönündeki iddiası kapsamında Mahkeme kararında tarafların davanın sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmalarının tartışılmak suretiyle hükme ulaşılması için yeterli gerekçe bulunduğu görülmüştür. Bölge İdare Mahkemesi ve Daire dosya içeriğinden, toplanan delillerden, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeden ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından hareketle Mahkemenin ulaştığı kanaatin aksi yönünde bir neticeye varmamıştır.

30. Açıklanan gerekçelerle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 3/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Tubal Internatıonal Rental Cars Taş. İç ve Dış Tic. A.Ş. [2. B.], B. No: 2022/56279, 3/12/2025, § …)
   
Başvuru Adı TUBAL INTERNATIONAL RENTAL CARS TAŞ. İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş.
Başvuru No 2022/56279
Başvuru Tarihi 11/5/2022
Karar Tarihi 3/12/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, cezalı vergi tarhiyatına karşı açılan davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Mahkemeye erişim hakkı (idare) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi