TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
SERHAN ARSLAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2022/67384)
Karar Tarihi: 7/1/2026
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Kenan YAŞAR
Ömer ÇINAR
Raportör
Mutlu ALAF
Başvurucu
Serhan ARSLAN
Vekili
Av. Hatice Ezgi GÜNGÖRDÜ ÜSTEBAY
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, fazla mesai alacağının ödenmesine karar verilmesi talebiyle açılan davanın kısmen reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucu, iş akdinin 15/8/2015 tarihinde sona ermesi üzerine 19/7/2017 tarihinde U.Ö. A.Ş. ve K.K. A.Ş. aleyhine açtığı dava ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100 TL tutarında fazla mesai alacağını talep etmiştir. İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesince (Mahkeme) bilirkişi raporu aldırılmış ve başvurucu bilirkişi raporu doğrultusunda 15/3/2019 tarihli dilekçesi ile talebini 15.008,61 TL olarak ıslah etmiştir.
3. Mahkeme 7/5/2019 tarihli duruşmada bilirkişi tarafından tespit edilen 15.008,61 TL'ye takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yaparak 10.506,02 TL'ye hükmetmiştir. Mahkeme, bu alacağın davalılardan alınmasına karar vermiştir. Taraflar karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin (Bölge Adliye Mahkemesi) 14/12/2021 tarihli kararıyla başvurucunun istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusu ise kabul edilmiş ve 5.244,23 TL'ye takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 3.670,96 TL'ye hükmedilmiştir. Davalılardan U.Ö. A.Ş.nin istinaf başvurusuna ilişkin olarak ise kararın gerekçe kısmında, U.Ö. A.Ş.nin husumet itirazının yerinde olduğu tespiti yapılmış fakat hüküm kısmında buna ilişkin bir karar tesis edilmemiştir. Karar, başvurucuya 7/2/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir.
5. Başvurucu, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı 22/2/2022 tarihli "Tashih talebini içerir dilekçedir." konulu dilekçe sunmuştur. Bu dilekçesinde, süresi içinde istinaf harcını yatırmasına rağmen harç yatırmamış gibi değerlendirme yapıldığını ileri sürmüştür. Ayrıca davayı açıkça belirsiz alacak davası olarak açtığını, davayı açtığı tarih olan 2017 yılında Yargıtay Daireleri arasında belirsiz alacak davasıyla ilgili olarak farklı uygulamaların olduğunu, hukuki belirliliğin ihlal edildiğini iddia etmiştir. Davalılardan U.Ö. A.Ş.de istinaf kararının gerekçesi ile hüküm kısmı arasındaki uyumsuzluğun giderilmesine karar verilmesi talepli dilekçeyi 16/2/2022 tarihinde göndermiştir. Bu dilekçede, kararın gerekçe kısmında husumet itirazları kabul edilmesine rağmen hüküm kısmında diğer davalı ile müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulduklarını, kararda çelişki olduğunu belirtimiştir.
6. Bölge Adliye Mahkemesince 28/4/2022 tarihinde maddi hatanın tashihine dair karar verilmiştir. Bu kararda davalı U.Ö. A.Ş.nin talebi kabul edilmiş ve "maddi hata sonucu verildiği anlaşılan" denilerek önceki karar kaldırılmış ve yeniden hüküm kurulmuştur. Bu hükümde diğerinden farklı olarak davalı U.Ö. A.Ş. aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Diğer davalı K.K. A.Ş. yönünden ise aynı hüküm tesis edilmiştir.
7. Başvurucu 23/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
8. Başvurucu; yargılamanın makul sürede bitirilmediğini, davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, zamanaşımının söz konusu olamayacağını, mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
9. Bireysel başvurunun ön şartlarından biri de başvuru süresidir. Süre, başvurunun her aşamasında dikkate alınması gereken bir usul hükmüdür (Deniz Baykal [2. B.], B. No: 2013/7521, 4/12/2013, § 32). 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.
10. Anayasa Mahkemesi Mehmet Özcan ([1. B.], B. No: 2019/6266, 15/1/2020, § 27) kararında, tebligatın elektronik tebliğ yöntemiyle yapıldığı hâllerde elektronik tebligatın açıldığı tarihte başvurucuların bireysel başvuruya ilişkin gerekçeli nihai karardan haberdar olduklarını kabul etmiş ve bireysel başvuru süresinin bu tarihten başlayacağını belirtmiştir.
11. Somut olayda bireysel başvuruya konu edilen tashih talebinin reddine ilişkin nihai kararı içeren tebligat, başvurucunun vekili tarafından Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden 18/5/2022 tarihinde açılmış ve tebligat içeriği öğrenilmiştir. Bu itibarla başvurucunun elektronik tebligatın yapıldığı 18/5/2022 tarihinden itibaren otuz gün içinde, en geç 17/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunması gerekirken bu tarihi geçirdikten sonra 23/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunduğu anlaşıldığından başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.
12. Açıklanan gerekçelerle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 7/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.