logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Abdalfatah Ismaeel Hamad Nashata [2.B.], B. No: 2022/68929, 12/6/2024, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ABDALFATAH ISMAEEL HAMAD NASHATA BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/68929)

 

Karar Tarihi: 12/6/2024

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Ömer ÇINAR

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucu

:

Abdalfatah Ismaeel Hamad NASHATA

Vekili

:

Av. Eyyup AKINCI

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; haksız yakalama ve gözaltı tedbirlerine karar verilmesi nedeniyle açılan davada hükmedilen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; ölçüsüz arama kararından kaynaklı zararın tazmin edilmemesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Ürdün vatandaşı olan başvurucu hakkında istihbarat bilgisine dayalı olarak, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği isnadıyla soruşturma başlatılmıştır. Bu soruşturma kapsamında İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı gereğince, başvurucunun evinde 23/3/2021 tarihinde arama yapılmış ve başvurucu hakkında bu tarihten 30/3/2021 tarihine kadar gözaltı tedbiri uygulanmış, ardından başvurucu hakkında alınan idari gözetim kararı gereğince Geri Gönderme Merkezine sevk edilmiştir. Başvurucu hakkında müsnet suçtan 3/5/2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. Başvurucu 11/5/2021 tarihinde Geri Gönderme Merkezinden salıverilmiştir.

3. Dosyadaki 24/3/2021 tarihli (saat 00.30) tutanağa göre, 23/3/2021 tarihinde saat 23.00 sıralarında başlayan arama işlemi beş polis memuru tarafından gerçekleştirilmiş, arama sırasında kamera çekimi yapılmış ve herhangi bir suç unsuruna rastlanmamış olması sonrasında aramaya son verilmiştir. Başvurucu işlem tanıklarının da huzurunda arama işlemi sırasında evinde herhangi bir zarar ziyan bulunmadığını bildirmiştir.

4. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi sonrasında başvurucu 12/5/2021 tarihli dilekçeyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesi uyarınca koruma tedbiri nedeniyle tazminat davası açmıştır. Başvurucu evinde gece vakti, onlarca terörle mücadele ve özel harekat polisinin katılımıyla arama yapıldığını, mahremiyet gözetilmeden evinin her tarafının arandığını belirterek ölçüsüz ve hukuka aykırı olarak arama yapıldığını, ayrıca hukuka aykırı olarak gözaltına alınarak nezarethanede uygun olmayan şartlarda tutulduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu dilekçesinin talep kısmında, hakkında haksız olarak uygulanan arama tedbiri için 10.000 TL manevi tazminatın, haksız yakalama ve gözaltı tedbiri için ise 10.000 TL maddi tazminatın ve 30.000 TL manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir.

5. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 15/10/2021 tarihinde başvurucunun haksız gözaltında kaldığı yedi günlük süre için, asgari ücret tarifesi gözetilerek 659,33 TL maddi, 1.200 TL manevi tazminatın ödenmesine, ev arama tutanağına göre arama kararının ölçüsüz şekilde gerçekleştirildiğine dair herhangi bir emareye rastlanılmadığı gerekçesiyle bu tedbir nedeniyle yapılan tazminat talebinin ise reddine karar vermiştir.

6. Başvurucu ve davalı Hazine istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucu dilekçesinde, onlarca polis memuru ile gece vakti evinde ölçüsüz arama yapıldığını, hukuka aykırı arama iddialarının ise tazminat davasına konu edilememesinin hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu, haksız gözaltı tedbiri nedeniyle hükmedilen maddi tazminat miktarının eksik olduğunu, serbest meslek makbuzunun sunulduğunu ve ödenen 2.000 TL vekalet ücretinin de maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, hükmün davalı Hazine yönünden kesin olmasına rağmen Hazineye istinaf kanun yolu başvurusu hakkı tanındığını, bu nedenle yargılamanın uzayacağını ve ödemelerin geç yapılmasına neden olunacağını ileri sürmüştür.

7. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 24/5/2022 tarihinde kararın düzeltilmesine ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

" ...

davacının dayanak ceza soruşturmasında özel avukatla kendisini temsil ettirdiği anlaşıldığından, Yargıtay 12.Ceza Dairesinin içtihatları uyarınca (örneğin 18/06/2019, 2019/585- 2019/7427; 27/05/2019, 2019/423- 2019/6671 kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti miktarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik maddi tazminata hükmedilmesinin;

...

Maddi tazminata ilişkin 1 nolu paragrafın çıkarılarak yerine "

5271 Sayılı CMK'nın 141/1-e maddesi uyarınca davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile naip hakim tarafından net asgari ücret üzerinden hesap edilen 659,33 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 24/03/2021 tarihinden itibaren; davacının, tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında kendisini müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen 1.550,00 TL avukatlık ücretinin ise Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar tarihi olan 03.05.2021 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine [karar verildi.1]"

8. Başvurucu istinaf başvurusunun reddi kararını 26/5/2022 tarihinde öğrendiğini bildirmiş olup 27/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

9. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına, ayrıca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

10. Başvurucu, haksız olarak yakalama ve gözaltı tedbirleri uygulanması ve bu tedbir sebebiyle hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

11. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, yapılacak incelemede kabul edilebilirlik kriterlerinin gözetilmesi gerektiğini belirterek Anayasa Mahkemesinin bazı kararlarına değinmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

12. Başvurunun bu kısmı kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmiştir.

13. Açıkça dayanaktan yoksun olmayıp kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

14. Anayasa Mahkemesi Gülseren Çıtak ([G.K.], B.No:2020/1554, 27/4/2023) kararıyla içtihat değişikliğine gitmiş, haklarında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilenlerin 5271 sayılı Kanun’un 141. maddesinde öngörülen tazminat yolunu tükettikten sonra yakalama, gözaltı veya tutuklamanın hukuki olmadığı ve ödenen tazminatın yetersiz olduğu iddiasıyla yaptıkları bireysel başvurularda başvuru yollarının tüketilmiş kabul edilebilmesi için yalnızca 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi kapsamında bir tazminat davasının açılmasının yeterli olacağı sonucuna varmıştır. Zira bu hükümle yakalama, gözaltı ve tutuklamanın daha sonra verilen kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararıyla hukuka aykırı hale geldiğinin kabul edildiği, dolayısıyla 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca açılan tazminat davalarının Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Bu çerçevede bu bent kapsamında açılan davalarda hukuka aykırılık kanun gereğince kabul edildiğinden ağır ceza mahkemesince bu bende dayanılarak tazminat ödenmesi durumunda Anayasa’nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yapılacak inceleme tazminat miktarının yeterli olup olmadığını belirlemekle sınırlı olacaktır (Gülseren Çıtak, §§ 36-39).

15. Somut başvuruda Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ihlal tespiti yapılmış ve bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş olmakla başvuruda yapılacak inceleme hükmedilen tazminat miktarının yeterli olup olmadığını belirlemekle sınırlı olacaktır (M.E., B. No: 2018/696, 9/5/2019, § 47).

16. Bu bağlamda Mahkemelerin tazminat için somut olayın koşullarına göre takdir yetkisi bulunmakla birlikte meydana gelen ihlalle orantılı olmayan önemsiz miktarda bir tazminat Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırı olacaktır. Öte yandan tazminat miktarı Anayasa Mahkemesinin benzer davalarda verdiği tazminat miktarına göre kayda değer ölçüde düşük olmamalıdır. Bununla birlikte hükmedilen miktarın Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda verdiği tazminat miktarından belirli ölçüde düşük olması tek başına Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiği anlamına gelmez. Tazminatın Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla uyumlu olup olmadığı değerlendirilirken somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerekir (M.E., § 48).

17. Bunun yanında manevi tazminat miktarının yeterli olup olmadığı belirlenirken tazminata karar veren Mahkemenin karar tarihinde Anayasa Mahkemesinin benzer başvurular üzerine verdiği veya verebileceği tazminat miktarına göre bir karşılaştırma yapılacaktır. Anayasa Mahkemesince yakalama, gözaltı veya tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle manevi tazminata hükmedilirken kişinin sosyal ve ekonomik durumu, mesleki ve toplumsal konumu, üzerine atılı suçun niteliği, koruma tedbirine neden olan olayın cereyan tarzı, tedbirin kişinin üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler ve tedbirin süresi, tedbir nedeniyle meydana gelen ihlalin ağırlığı dikkate alınmaktadır (bkz. Siyami Hıdıroğlu [GK], B. No: 2018/11489, 11/1/2024, § 35).

18. Somut başvuruya konu tazminat davasını inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sona eren soruşturma sırasında başvurucunun yakalanıp yedi gün süreyle gözaltında tutulması nedeniyle 1.200 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Dolayısıyla yapılacak inceleme bu miktarın Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda verilmesine hükmettiği veya verebileceği tazminat miktarına nazaran yeterli olup olmadığının belirlenmesiyle sınırlı olacaktır. Hükmedilen 1.200 TL manevi tazminat miktarının, somut olayın koşullarında ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin yukarıda belirtilen kriterler çerçevesinde değerlendirildiğinde; -tazminata karar veren ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibarıyla- Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda verdiği veya verebileceği tazminat miktarına göre oldukça düşük olduğu ortadadır (Anayasa Mahkemesinin gözaltının hukukiliği ile ilgili iddialarda bir günlük gözaltı süresi için hükmettiği tazminat miktarı ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan 2021 yılı için asgari 600, ortalama 1.600 ve azami 4.000 TL'dir. 2024 yılı için ise asgari 2.970 TL'dir). Ağır Ceza Mahkemesince hükmedilen tazminatın Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda verilmesine hükmettiği veya hükmedebileceği tazminat miktarıyla aynı olması gerekmemekle birlikte somut olayın şartlarında ödenmesine hükmedilen miktarın tazminat hakkının özünü zayıflatacak kadar düşük olduğu anlaşılmıştır.

19. Başvurucunun maddi tazminat talebiyle ilgili olarak ise, Ağır Ceza Mahkemesi ilgili yıl asgari ücreti uyarınca yapılan hesaplama sonucu başvurucunun hukuka aykırı yakalama ve gözaltı tedbiri nedeniyle mahrum kaldığı miktar olarak hesaplanan miktarda maddi tazminata hükmetmiştir. Bu veriler ışığında belirlenen maddi tazminat miktarının davanın koşullarında orantısız olduğu söylenemeyecektir.

20. Öte yandan, başvurucu 2.000 TL vekalet ücreti ödediğine dair serbest meslek makbuzunu sunduğu halde bu ödemenin maddi tazminat miktarının hesaplanmasında dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen maktu vekalet ücretinin ödenmesine karar vermiştir. Gülseren Çıtak kararında belirtildiği üzere yargı mercilerinin başvurucu ile avukatı arasındaki vekâlet sözleşmesinde ücreti kararlaştırırken maktu vekâlet ücretini avukatlık ücretine dâhil edip etmediklerinin araştırılması gerekmektedir (Gülseren Çıtak, § 43). Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin bu yönde bir araştırma yaptığı tespit edilememiştir.

21. Açıklanan gerekçelerle, Anayasa'nın 19. maddesinin -üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

22. Başvurucu ayrıca davalı Hazine yönünden kesin olmasına rağmen Hazineye istinaf kanun yolu başvurusu hakkı tanındığını, bu nedenle yargılamanın uzayacağını ve ödemelerin geç yapılmasına neden olunacağını belirterek adil yargılanma hakkının güvencelerinden olan silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. Anayasa'nın 19. maddesinin -üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasının ihlal edilmesi nedeniyle yeniden yargılamaya karar verildiğinden adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.

B. Özel Hayata Saygı Hakkı ile Konut Dokunulmazlığı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

24. Başvurucu, evinin gece vakti, çok sayıda polis memuru tarafından, mahremiyet gözetilmeden aranması nedeniyle özel hayata saygı hakkı ile konut dokunulmazlığı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. Anayasa Mahkemesi, Ayşegül Çengel Kömür ve diğerleri (B. No: 2016/56228, 23/6/2020) başvurusunda ölçüsüz arama işlemi gerçekleştirilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkı ile konut dokunulmazlığı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia çerçevesinde, arama işleminin ölçülü şekilde gerçekleştirilmesi gerekliliğine dair tespitleri yapmıştır (§§ 42-61).

26. Bu çerçevede somut olay incelendiğinde başvurucunun evinde mahkeme kararına dayalı olarak bir arama gerçekleştirilmiş olup bu arama başvurucu hakkındaki silahlı terör örgütü üyeliğine yönelik istihbarat bilgisine dayalı isnat nedeniyle yapılmıştır. Bu nedenle arama tutanağı incelendiğinde yaklaşık bir buçuk saat sürdüğü değerlendirilen arama işleminin isnat edilen suç ile ilgili delil elde etme amacına yönelik olduğu, söz konusu aramanın başvurucunun iddia ettiği şekilde onlarca polis memuru tarafından yapılmadığı, aramaya beş adet polis memurunun katıldığı anlaşılmıştır. Arama işlemi kamera eşliğinde yapılmıştır ayrıca başvurucu iddialarına dayanak oluşturacak bir bilgi belge sunmadığı gibi arama tutanağına da aramanın yapılma şekline ilişkin bir itiraz şerhi düşmemiştir. Başvurucu hazır bulunan kişiler önünde arama sonrası evinde herhangi bir zarar meydana gelmediğini belirtmiş ve bu husus tutanağa yazılmıştır.

27. Başvuru konusu koruma tedbirinin türü, süresi, uygulanma tarzı ve kişinin yaşamı üzerindeki etkileri birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun uğradığı zararın kaçınılmaz olandan ağır olduğu veya koruma tedbirinin keyfî uygulandığı değerlendirilmemiştir. Bu nedenle Ağır Ceza Mahkemesinin aramanın ölçülü olması nedeniyle tazminat talebini reddetmesinin keyfi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

28. Özel hayata saygı ve konut dokunulmazlığı haklarına yönelik bir ihlalin bulunmadığının açık olmasından dolayı başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

29. Başvurucu, ihlalin tespiti ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali iddiası için 50.000 TL manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur.

30. Anayasa'nın 19. maddesinin -üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Bu itibarla ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

31. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Özel hayata saygı hakkı ile konut dokunulmazlığı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 19. maddesinin -üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasında güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2021/234, K.2021/379) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 18.800 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 12/6/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Abdalfatah Ismaeel Hamad Nashata [2.B.], B. No: 2022/68929, 12/6/2024, § …)
   
Başvuru Adı ABDALFATAH ISMAEEL HAMAD NASHATA
Başvuru No 2022/68929
Başvuru Tarihi 27/6/2022
Karar Tarihi 12/6/2024

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, haksız yakalama ve gözaltı tedbirlerine karar verilmesi nedeniyle açılan davada hükmedilen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; ölçüsüz arama kararından kaynaklı zararın tazmin edilmemesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Özel hayatın ve aile hayatının korunması hakkı Konut dokunulmazlığı Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı Tutma nedeniyle tazminat hakkı İhlal Yeniden yargılama
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi