|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
YILMAZ BAT BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2022/79146)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 9/12/2025
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
Hasan Tahsin GÖKCAN
|
|
Üyeler
|
:
|
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
|
|
|
|
Selahaddin MENTEŞ
|
|
|
|
İrfan FİDAN
|
|
|
|
Muhterem İNCE
|
|
Raportör
|
:
|
Abdurrahman Remzi AKPINAR
|
|
Başvurucu
|
:
|
Yılmaz BAT
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Metin ADIYAMAN
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, yurt dışına çıkış yasağı öngören adli kontrol tedbiri nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucuya, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen yargılama kapsamında 4/7/2022 tarihinde İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) tarafından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) bendi gereğince yurt dışına çıkmamak şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.
3. Başvurucu 19/7/2022 tarihinde anılan karara itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde; yurt dışında ticaretle uğraşan bir iş insanı olması nedeniyle sürekli yurt dışına gidip gelmesi gerektiğini, Irak'ta işyerinin bulunduğunu ancak tedbir kararı nedeniyle yurt dışına çıkamadığını, bu sebeple maddi zorluklar yaşadığını belirtmiştir. Başvurucu, ayrıca daha önce hakkında aynı konuda tedbir kararı verildiğini ancak bu kararın yurt dışındaki işleri gerekçe gösterilerek kaldırıldığını vurgulamıştır. Başvurucu, son olarak verilen tedbir kararının gerekçe içermediğini ifade etmiştir. Mahkemece 28/7/2022 tarihinde itirazı reddedilmiştir. Kararda, başvurucunun hukuki durumunda değişiklik yapılmasını gerektiren bilgi ve belgelerin bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiği belirtilmiştir.
4. Başvurucu, bu karara itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde; yukarıdaki hususlara ek olarak yurt dışına çıkamaması nedeniyle işlerinin daha da kötüye gideceğini ve çocuklarının nafakasını ödemede zorluklar çekeceğini, dolayısıyla bu durumun telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını ifade etmiştir. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle 4/8/2022 tarihinde itirazı reddetmiştir.
5. Başvurucu, nihai kararı 8/8/2022 tarihinde öğrendikten sonra 16/8/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Öte yandan bireysel başvurudan sonra, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde, başvurucunun atılı suçtan beraat ettiği ve hakkındaki tedbir kararının 29/11/2022 tarihinde kaldırıldığı görülmektedir.
7. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
8. Yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
9. Başvurucu; hakkındaki yurt dışı yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve kaldırılmasına yönelik itirazının gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiştir. Bununla birlikte Irak'ta elektronik eşya pazarlamacısı olarak çalıştığını, kendisinin ve ailesinin geçimini bu işten temin ettiğini, tedbir kararı nedeniyle işlerinin olumsuz etkilendiğini ifade etmiştir. Ayrıca daha önce hakkında verilen tedbir kararının bu gerekçelerle kaldırıldığını, bu tarihten sonra yurda giriş çıkış yaptığını, buna ilişkin belgeleri de yargı mercilerine sunmasına rağmen bunun dikkate alınmadığını belirterek özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, adil yargılanma hakkı ile özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
10. Adalet Bakanlığı görüşünde; mevcut başvuru incelenirken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü şartlarının dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Başvurucu, görüşe karşı beyanda bulunmamıştır.
11. Başvuruya konu yurt dışına çıkış yasağı öngören adli kontrol tedbirinin esas olarak yerleşme ve seyahat hürriyeti kapsamında kaldığı açıktır. Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek (4) No.lu Protokol’e Türkiye'nin taraf olmadığı hatırlatılarak anılan protokolde yer alan "Serbest dolaşım özgürlüğü"nün ortak koruma alanına girmediği açıklanmıştır (birçok karar arasından bkz. Mehmet Takımsu [2. B.], B. No: 2016/63712, 15/11/2018, §§ 78-80; Sebahat Tuncel [1. B.], B. No: 2012/1051, 20/2/2014, § 53; Fevzi Doğaner [1. B.], B. No: 2014/6453, 20/12/2017, § 14; Onur Can Taştan [GK], B. No: 2018/32475, 27/10/2021, § 48). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru kapsamında olmayan bazı hakların ortak koruma alanı içinde yer alan temel haklarla esaslı şekilde ilişkili olması durumunda ilgili haklarla bağlantı kurularak inceleme yapılmasının mümkün olduğunu da açıklamıştır (ifade özgürlüğü bağlamında bkz. Özgür Sevgi Göral Birinci [2. B.], B. No: 2014/12112, 4/10/2017; özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı bağlamında bkz. Şengül Tükel [2. B.], B. No: 2018/12456, 12/1/2022, § 40).
12. Nitekim Anayasa Mahkemesi Yağmur Erşan ([GK], B. No: 2018/36451, 27/10/2021) ve Onur Can Taştan kararlarında, esasen seyahat özgürlüğü kapsamında kalan pasaport iptalinin, Latife Akyüz ([1. B.], B. No: 2016/50822, 7/9/2021) ve Hakkı Gök ([1. B.], B. No: 2017/33469, 3/11/2022) kararlarında ise yurt dışına çıkış yasağı öngören adli kontrol tedbirinin belirli şartların varlığı hâlinde özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelenebileceğini kabul etmiştir (ayrıntılı açıklamalar için bkz. Yağmur Erşan, §§ 39, 40, 47-51; Onur Can Taştan, §§ 39, 40, 47-51; Latife Akyüz,§§ 36-38; Hakkı Gök , §§ 31-33). Bu bağlamda söz konusu tedbirin de başvurucunun gelişimi ve sosyal, mesleki, ekonomik ve ailevi ilişkileri yönünden olumsuz etkilerinin ortaya konulması hâlinde özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.
13. Somut olayda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen yargılama kapsamında 4/7/2022 tarihinde başvurucu hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Devam eden süreçte başvurucu atılı suçtan beraat etmiş ve beraat kararının verildiği 29/11/2022 tarihinde hakkındaki adli kontrol kararı kaldırılmıştır. Bu durumda başvurucu hakkındaki adli kontrol tedbirinin yalnızca dört ay yirmi beş gün sürdüğü açıktır. Başvurucu, elektronik eşya pazarlamacısı olarak çalıştığını ve yurt dışında işyeri bulunduğunu, kendisinin ve ailesinin geçimini bu işten temin ettiğini, tedbir kararı nedeniyle işlerinin olumsuz etkilendiğini ileri sürmüştür.
14. Bununla birlikte başvurucu, mesleki faaliyetleri kapsamında yurt dışına çıkması gerektiğini ileri sürmesine rağmen bu süre zarfında yurt dışına çıkamamasının mesleki bağlamda özel hayatına ne düzeyde olumsuz bir etkisinin olduğunu somut gerekçelerle ortaya koyamamıştır. Diğer bir ifadeyle, terör suçu ile ilgili bir yargılamada yalnızca beş aya yakın süren tedbirin başvurucunun özel hayatına saygı hakkına müdahale teşkil edecek düzeyde olumsuz bir etkisinin olduğu ve özel hayata saygı hakkının uygulanabilir nitelikte olduğu gösterilememiştir. Kaldı ki başvurucu, yurt dışında ailevi bağları olduğu hususunda bir iddia da ileri sürmemiştir. Böylelikle yukarıda yer verilen içtihatlar kapsamında yurt dışına çıkmama şeklindeki adli kontrol tedbirinin başvurucunun özel hayata saygı hakkını ciddi şekilde etkilediğine ve bu etkinin belirli bir ağırlık düzeyine ulaştığına ilişkin açıklamalarda bulunma yükümlülüğünü yerine getirdiği söylenemez (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Murat Çeşme [2. B.], B. No: 2020/4579, 10/7/2024, § 15; Asena Günal [2. B.], B. No: 2020/18851, 4/2/2025, § 15).
15. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 9/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.