logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(S.A.H.S. [1. B.], B. No: 2020/10550, 14/10/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

S.A.H.S. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2020/10550)

 

Karar Tarihi: 14/10/2025

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

GİZLİLİK TALEBİ KABUL

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Sinan ARMAĞAN

Başvurucu

:

S.A.H.S.

Vekili

:

Av. Zeynep KARADAŞ YILMAZ

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ve yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia ile sınır dışı etme işlemi bağlamında dile getirilen diğer ihlal iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/3/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve tedbir incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

3. Bölüm tarafından 30/3/2020 tarihinde Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 73. maddesi uyarınca sınır dışı etme işleminin geçici süreyle durdurulmasına karar verilmiş, 13/5/2020 tarihinde ise süreli tedbirin sonlandırılmasına ve tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Başvurucunun Uluslararası Koruma Başvurusuna İlişkin Bilgiler

4. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, 1991 doğumlu bir erkek olup İran İslam Cumhuriyeti vatandaşıdır. Başvurucu, Denizli İl Göç İdaresi Müdürlüğü (Göç İdaresi) nezdinde 8/12/2016 tarihinde uluslararası koruma başvurusunda bulunmuştur. Başvurucu; bu amaçla sunduğu dilekçesinde Van'dan 9/8/2016 tarihinde yasal olmayan yollarla Türkiye'ye giriş yaptığını, uluslararası koruma müracaatında bulunmak istediğini bildirmiştir. Başvurucunun deklarasyonu tercüme edilmemiştir.

6. Başvurucu, İstanbul'da üzerinde sahte bir pasaportla yakalanması nedeniyle 16/4/2019 tarihinde gözaltına alınmış ve ertesi gün resmî belgede sahtecilik suçundan tutuklanmıştır. Başvurucu; polis ifadesinde ve sorgusu sırasında diğer beyanları dışında eş cinsel olduğunu, İran'a gönderilirse idam edileceğini beyan etmiştir. Denizli Valiliğinin 14/6/2019 tarihli kararıyla ikamet yerini izinsiz terk ettiği gerekçesiyle başvurucunun başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verilmiş, verilen karar 21/8/2019 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Verilen karar öncesinde başvurucu, uluslararası koruma talebi kapsamında ülkesindeki riske ilişkin bir belge sunmamış; başvurucuyla da herhangi bir mülakat yapılmamıştır.

7. Başvurucu; hakkında verilen karara karşı Denizli İdare Mahkemesinde açtığı iptal davasında LGBT birey olmasından dolayı 2015 yılında ülkesini terk ederek Türkiye'ye geldiğini, ülkesinde cinsel yönelimi farklı olan kişilerin idamla cezalandırıldığını iddia etmiştir. İdare Mahkemesi 20/12/2019 tarihinde başvurucunun açtığı davayı reddederken başvurucunun ikamet yerini izinsiz terk etmesi bağlamında değerlendirmeler yapmış, kötü muamele yasağına ilişkin iddiaları hakkında değerlendirme yapmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Başvurucu, istinaf dilekçesinde ülkesindeki kötü muamele riski konusunda dava dilekçesinden farklı bir iddia ileri sürmemiştir. Başvurucunun istinaf talebi 3/3/2020 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir.

B. Sınır Dışı Etme İşlemiyle İlgili Süreç

8. Resmî belgede sahtecilik suçundan yargılandığı mahkemeden 5/7/2019 tarihinde tahliye edilen başvurucu, bir süre sonra kolluk tarafından İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğüne götürülmüştür. İstanbul Valiliği 9/7/2019 tarihinde başvurucu hakkında 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) ve (i) bentleri (kamu düzeni açısından tehdit oluşturanlar, uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanun'un diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar) uyarınca sınır dışı etme ve idari gözetim altına alma kararları vermiştir.

9. Başvurucu, avukatı aracılığıyla sınır dışı etme kararının iptali için İstanbul 1. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Dava dilekçesinde eş cinsel olması nedeniyle zulüm görüp idam edilmekten korktuğu için 2015 yılında ülkesini terk ederek Türkiye'ye geldiğini, uluslararası koruma başvurusu yapması üzerine Denizli'de yaşamaya başladığını, bazı adli suçların mağduru olması sonrasında bir arkadaşının önerisiyle daha rahat yaşayacağını düşündüğü İstanbul'a geldiğini belirtmiştir. İstanbul'da bir gün yolda yürürken kimliğini göstermemesi nedeniyle polis merkezine götürüldüğünü, tercüman olmaksızın alınan ifadesi sonrasında dört buçuk ay süreyle tutuklu kaldığını, sınır dışı etme kararının haksız olduğunu ve cinsel yönelimi nedeniyle İran'a geri gönderilemeyeceğini iddia etmiştir.

10. İdare Mahkemesi 21/1/2020 tarihli kararla davanın kesin olarak reddine karar vermiştir. Kararda geri gönderme yasağına ilişkin yapılan değerlendirme şöyledir:

"...

Dava konusu işlemin, davacının 6458 sayılı Kanun'un 54. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin kısmı yönünden; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacıya ait kişi durum raporuna göre, davacının 08.12.2016 tarihinde uluslararası koruma başvurusunda bulunduğu, Denizli Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nce davacının uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verildiği, 14.06.2019 tarihinde Denizli Valiliğince hakkında V-71 (semti meçhul) tahdit kodunun konulduğu, davacı tarafından uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin işleme karşı itiraz edildiğine yahut bu işlemin iptali istemiyle yargı yoluna başvurulduğuna dair dava dosyasına herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, bununla birlikte davacının uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verildikten sonra ülkemizde kalmaya devam ettiği ve bu kalışını yasal bir sebebe dayandıramadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin; davacının 6458 sayılı Kanun'un 54. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan davacı her ne kadar ülkesine geri gönderilmesi halinde can güvenliğinin tehlikeye gireceğini iddia etmekte ise de, davalı idare tarafından davacının 6458 Sayılı Kanunun 4. ve 55. maddeleri kapsamına girip girmediği hususunun değerlendirildiği ve davacının bu maddeler kapsamında olmadığına karar verildiği gibi 6458 sayılı Kanun'un 55.maddesinde öngörülen hususlara ilişkin ciddi emare oluşturacak bilgi ve inandırıcı delillerin dosyaya sunulmaması nedeniyle geri gönderilemezlik iddiasına itibar edilmemiştir.

..."

11. Başvurucu, nihai kararı 15/3/2020 tarihinde öğrenmiş; 18/3/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

12. Başvurucu hakkındaki idari gözetim kararı 12/9/2019 tarihinde yapılan itiraz üzerine İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliğincekaldırılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. İlgili hukuk için bkz. Mohammadreza Karami [2. B.], B. No: 2021/1927, 17/9/2025, §§ 13-31.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Anayasa Mahkemesinin 14/10/2025 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi Yönünden

15. Ödeme gücünden yoksun olduğunu belirten başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir (yabancıların adli yardım taleplerinin değerlendirilmesi hususunda bkz. Nadali Agheli Kohne Shari [1. B.], B. No: 2014/12633, 9/9/2015, §§ 17, 18).

B. Yaşam Hakkı ile Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

16. Başvurucu, ülkesinde farklı cinsel yönelimlere sahip kişilerin idam edilerek öldürüldüğünü, uluslararası kuruluşların raporlarında bu durumun kabul edildiğini, eş cinsel olması nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kaldığını, açtığı davada İdare Mahkemesinin yeterince inceleme yapmadığını, gerekçede belirtilenin aksine uluslararası koruma başvurusuna ilişkin işlemin iptali için mahkemeye başvurduğunu ileri sürmüş; ülkesine geri gönderilmesi hâlinde öldürülebileceğinden veya kötü muameleye maruz kalacağından şikâyet etmiştir.

17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurunun, yaşam hakkı ile kötü muamele yasağı kapsamında birlikte incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (benzer bir inceleme için bkz. Masoud Talebi [2. B.], B. No: 2023/26088, 19/3/2024, § 53).

18. Sınır dışı etme işlemi sonucunda yabancının gönderileceği ülkede kötü muamele yasağının ihlal edileceğini iddia etmesi hâlinde idari ve yargısal makamlar tarafından söz konusu ülkede gerçek bir ihlal riski olup olmadığı ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır. Bu yükümlülüğün ortaya çıkabilmesi için öncelikli olarak başvurucu, iddia ettiği kötü muamele riskinin ne olduğunu makul şekilde açıklamalı; varsa bu iddiayı destekleyen bilgi ve belgeleri sunmalı ve bu iddialar belirli bir ciddilik seviyesinde olmalıdır (A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, §§ 62, 63).

19. Uluslararası koruma başvurusu kabul edilmeyen bir yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alındığında yabancının yaşam hakkı ve/veya kötü muamele yasağına ilişkin iddiaları hakkında sonuca varabilmek için sınır dışı etme kararı öncesinde kamu makamları önünde nasıl açıklamalarda bulunduğu, kendisiyle ilgili hangi işlemlerin yapıldığı veya ne tür kararlar verildiği de incelenmelidir (Masoud Talebi, § 57).

20. Başvurucu, eş cinsel olması nedeniyle öldürülmekten ve kötü muameleye maruz kalmaktan korktuğu için ülkesini terk ederek 2015 yılında Türkiye'ye geldiğini iddia etmiştir. Başvurucu, Türkiye'ye geldikten sonra uluslararası koruma başvurusunda bulunmuş ise de başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verilmiştir. İdare Mahkemesi kararında belirtildiğinin (bkz. § 10) aksine başvurucunun verilen karara itiraz ettiği, bununla birlikte uluslararası koruma başvurusunun incelendiği süreçte yahut başvurunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemin iptali amacıyla açtığı davada başvurucunun eş cinsel olduğunu bildirmek dışında kendisiyle ilgili herhangi bir bilgi vermediği görülmüştür.Bununla birlikte İdare Mahkemesi de başvurucunun ülkesinde zulüm göreceğine ilişkin iddiaları hakkında bir değerlendirme yapmamıştır (bkz. § 7).

21. Diğer taraftan başvurucu, sınır dışı etme kararına karşı açtığı iptal davasında ve yine bireysel başvuru formunda -diğer idari ve adli süreçlerde olduğu gibi- iddiasını ayrıntılandıran bilgi/belge sunmamış; yalnızca cinsel yönelimini belirtmekle yetinmiş, hiçbir anlatımında Türkiye'ye gelmeden önce ülkesinde cinsel kimliği nedeniyle kötü muamele gördüğünden bahsetmemiştir.

22. Sonuç olarak, başvurucunun ileri sürdüğü risk iddiaları; kişisel koşullarına özgü, tutarlı, bireyselleştirilmiş ve inandırıcı unsurlarla desteklenmemiştir. Başvurucunun anlatımları esasen ülkesinin genel koşullarına ve uluslararası raporlardaki istatistik verilerine dayanmaktadır. Bu çerçevede başvurucunun İran’a sınır dışı edilmesi hâlinde, yaşamının tehlikeye gireceğine veya kötü muamele yasağı kapsamında gerçek bir riskle karşı karşıya kalacağına inanmak için esaslı gerekçeler gösteremediği sonucuna varılmıştır.

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. İdari Gözetim Altında Tutulma Nedeniyle Kötü Muamele Yasağı ile Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

24. Başvurucu; hukuka aykırı olarak idari gözetim altında tutulması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutulma şartları nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermesi gerekir (İsmail Buğra İşlek [1. B.], B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

26. Başvurucu, bireysel başvuru yapılmasından önce tutulmakta olduğu geri gönderme merkezinden salıverilmiştir (bkz. § 12). Buna rağmen kötü koşullarda ve hukuka aykırı şekilde idari gözetim altında tutulduğunun tespiti ve idari gözetim altında tutulmasından doğan zararlarının tazmini için bireysel başvuru yapmadan önce tazminat davası açmamıştır (bu gereklilik yönünden benzer değerlendirmeler için bkz. B.T. [GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 45-58; A.A. [1. B.], B. No: 2014/18827, 20/12/2017, § 37). Bu bakımdan başvurucu bireysel başvuruya konu ettiği şikâyetini öncelikle yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletme, sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunma, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etme hususunda gerekli özeni göstermemiştir.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

28. Başvurucu; sınır dışı etme kararının hukuka aykırı şekilde, fiilî gerekçeleri gösterilmeden ve savunma hakkı tanınmadan alındığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

29. Yabancıların ülkeye girişi ile ülkede kalışlarına ve ülkeden çıkarılmalarına ilişkin işlemlerle ilgili yargılamalar, yargılamaya konu uyuşmazlığın suç isnadı ya da medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili olmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının konusuna girmemektedir (Aıgul Mavlıanova [1. B.], B. No: 2016/6293, 9/11/2017, § 27).

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,

C. 1. Sınır dışı etme kararı nedeniyle yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. İdari gözetim altında tutulma nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

E. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE 14/10/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(S.A.H.S. [1. B.], B. No: 2020/10550, 14/10/2025, § …)
   
Başvuru Adı S.A.H.S.
Başvuru No 2020/10550
Başvuru Tarihi 18/3/2020
Karar Tarihi 14/10/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ve yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia ile sınır dışı etme işlemi bağlamında dile getirilen diğer ihlal iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Kötü muamele yasağı Kötü muamele riskine rağmen sınır dışı Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Kanun yolu şikâyeti (idare) Konu Bakımından Yetkisizlik
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı İdari gözetim Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi