logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Öznur Demir [1. B.], B. No: 2022/91853, 9/4/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ÖZNUR DEMİR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/91853)

 

Karar Tarihi: 9/4/2026

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

İrfan FİDAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

Muhterem İNCE

 

 

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Eren Can BENAKAY

Başvurucu

:

Öznur DEMİR

Vekili

:

Av. Zeynep CANBELDEK YURTÇİÇEK

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, manevi zararın tazmini talebiyle açılan davada uyuşmazlığın esasına yönelik bir inceleme yapılmadan ret kararı verilmesi nedeniyle karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, İstanbul Sancaktepe Nermin Ahmet Hasoğlu Ortaokulunda İngilizce öğretmeni olarak görev yapmaktayken 1/9/2016 tarihli ve 29818 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Başvurucu, bu işleme karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur.

3. Komisyonun 17/2/2020 tarihli kararıyla göreve iade edilen başvurucu, haksız yere kamu görevinden çıkarılması işlemi nedeniyle duyduğu elem ve ızdıraba karşılık olarak 50.000 TL tutarındaki manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idareden tazminine karar verilmesi istemiyle29/11/2021 tarihinde tam yargı davası açmıştır.

4. İstanbul 6. İdare Mahkemesi 28/2/2022 tarihinde davayı reddetmiş; kararda 1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. maddesinde olağanüstü hâl kapsamında yürürlüğe giren kanun hükmünde kararnamelerle kamu görevinden çıkarılıp Komisyon kararıyla kamu görevine iade edilenlerin tazminat talebinde bulunamayacaklarının hükme bağlandığını, bu nedenle davacının manevi tazminat talebinin anılan mevzuat düzenlemesi uyarınca reddi gerektiğini ifade etmiştir.

5. Başvurucu, karara karşı 30/3/2022 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi 8/9/2022 tarihinde istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir.

6. Nihai karar başvurucuya 25/9/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 12/10/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

7. Başvurucu, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idarenin meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, bu nedenle 7075 sayılı Kanun'la tazmin yolunun engellenmesinin başta Anayasa'ya aykırı olduğunu belirtmiştir. Uğradığı manevi zararın tazmininin haksız ve hukuka aykırı olarak engellenmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

8. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun açtığı dava ile ilgili olarak idari yargı mercileri tarafından talebin incelendiği, ilgili ve yeterli gerekçe gösterilerek davanın reddedildiği, dolayısıyla dava konusu maddi olay ve olguların, iddiaların ve delillerin değerlendirildiği, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması, uyuşmazlıkla ilgili varılansonucun ve kullanılan takdir yetkisinin sebeplerinin gerekçelendirildiği ifade edilmiştir. Söz konusu kararlar incelendiğinde kurulan hükümler ile olgular arasında gerekli bağlantıyı gösterecek nedenlerin açıkça belirtildiği, kararın dayandığı nedenlere ve hukuksal düzenlemelere açıkça yer verildiği savunulmuştur. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanında, 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasına ilişkin verilen iptal kararı dikkate alındığında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini belirtmiştir.

9. Başvuru, mahkeme hakkının unsurlarından biri olan karar hakkı kapsamında incelenmiştir.

10. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan karar hakkının ihlal edildiği iddiasının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

11. Anayasa Mahkemesi başvuruya konu olay ile benzer olan durumu Yusuf Şimşek ([1. B.], B. No: 2021/39407, 7/1/2025) kararında değerlendirmiştir. Kararda öncelikle davanın reddedilmesine gerekçe gösterilen 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasına yer verildikten sonra Anayasa Mahkemesinin 30/6/2022 tarihli ve E.2018/137, K.2022/86 sayılı kararı ile anılan maddenin son cümlesinde yer alan ve davanın reddine de gerekçe yapılan "Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." hükmünün Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği belirtilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı da kararda yer almıştır (Yusuf Şimşek, §§ 13, 14).

12. Karara konu olayda mahkeme kararında, başvurucunun Komisyon kararı gereğince kamu görevine iade edildiği, 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasının son cümlesinde yer alan "Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." hükmü gereğince idarenin tazmin yükümlülüğü olmadığı gerekçesiyle olayın koşulları çerçevesinde başvurucunun durumuna özgü bir değerlendirme yapılmadan davanın reddedildiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesinin norm denetimi kapsamında verdiği ilgili kanun hükmüne yönelik iptal kararında ise Komisyon kararıyla görevine iade edilenlerin tazminat talep edemeyeceğine dair düzenlemenin Anayasa'nın etkili başvuru hakkının düzenlendiği 40. maddesine aykırı bulunduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla başvurucuya özgü hukuki ve fiilî koşullar değerlendirilmeksizin verilen davanın reddi kararının -Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki değerlendirmesi de gözönüne alındığında- başvurucunun dava açmaktaki gayesiyle bağdaşır nitelikte olduğunun söylenemeyeceği aktarılmıştır. Buna bağlı olarak yargısal fonksiyonun esasını oluşturan uyuşmazlığın içinde yer alan maddi ve hukuki sorunların bütünüyle ele alınması ve karara bağlanması işlevinin ilgili mahkemelerce yerine getirilmediği değerlendirilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun şikâyet konusu ettiği hususlara ilişkin olarak herhangi bir karar verilmediği anlaşıldığından başvurucunun karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır (Yusuf Şimşek, §§ 15-16).

13. Somut başvurunun aynı olaya ilişkin olması ve Yusuf Şimşek kararından ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmaması karşısında Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

14. Başvurucu, ihlalin tespiti ve tutar belirtmeksizin manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

15. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir(Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

16. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın sonucuyla ilgili olarak bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

17. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul6. İdare Mahkemesine (E.2021/2210, K.2022/330) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 9/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Öznur Demir [1. B.], B. No: 2022/91853, 9/4/2026, § …)
   
Başvuru Adı ÖZNUR DEMİR
Başvuru No 2022/91853
Başvuru Tarihi 12/10/2022
Karar Tarihi 9/4/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, manevi zararın tazmini talebiyle açılan davada uyuşmazlığın esasına yönelik bir inceleme yapılmadan ret kararı verilmesi nedeniyle karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Mahkemeye erişim hakkı (idare) İhlal Yeniden yargılama
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi