|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
Rıdvan GÜLEÇ
|
|
|
|
Kenan YAŞAR
|
|
|
|
Ömer ÇINAR
|
|
Raportör
|
:
|
Yunus Emre BAĞLAR
|
|
Başvurucu
|
:
|
Santes Makina Tesisat İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Hüseyin TUZCU
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, idari para cezasının iptal edilmesi talebiyle sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuruda karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğü ihracat bedellerinin yurda getirilmediğinden bahisle 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun kapsamında yasal işlem başlatılması için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunmuştur.
3. Bildirimde özetle; bankadan gelen yazı uyarınca ihracata ilişkin bedellerin tahsil süresinin sonuna kadar yurda getirilmediği, bahse konu ihracat hesaplarının kapatılmasına yönelik doksan gün süreli ihtarname gönderilmesine rağmen söz konusu hesabın kapatılmadığı, ihracat bedelinin yurda getirildiğine dair tevsik edici belgelerin ibraz edilmediği belirtilmiştir.
4. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu başvurucunun 36.021,41 USD miktarlı ihracat bedelinin tamamını yurda getirmediği gerekçesiyle 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 11.549,99 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. İdari yaptırım kararı başvurucu vekiline 13/4/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir.
5. Başvurucu vekili, idari yaptırım tutanağının iptali amacıyla 18/4/2022 tarihli dilekçesiyle İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) başvurmuştur. Başvuru dilekçesinde özet olarak; ihracat kabul belgesinin dikkate alınmadığını, ihracat bedellerinin tümünün yasal süresi içinde yurda getirildiğini, idari para cezasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Dilekçeye ayrıca döviz alım belgeleri ile ihracat kabul belgesini eklemiştir.
6. Hâkimlik 19/4/2022 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapmıştır. Tensip tutanağında idari yaptırıma konu bilgi ve belgelerin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından istenilmesine karar verilmiştir.
7. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı dosyaya sunduğu müzekkere cevabında dayanak belgeleri ibraz etmiştir. Bu kapsamda bilirkişi raporu, Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğünün bildirim yazısı, bankanın düzenlediği ihbar formu, idari yaptırım kararı dosya kapsamına sunulmuştur.
8. Hâkimlik dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 24/6/2022 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
"... Bilirkişi [B. Y.]nin 24/02/2022 tarihli raporunda; Santes Mak. Tesisat İmal. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 1 adet ihracat işleminden dolayı yurda getirilmesi gereken toplam 36.021,41 - USD tutarındaki döviz bedelinin yurda getirilmediği, buna karşılık 11.023,99 - TRY idari para cezası + 26,00-TRY tebligat gideri =11.049,909 - TRY idari para cezası, para cezasının tamamının kanun yoluna başvurulmadan 15 gün içinde ödenmesi halinde 8.267,99 - TRY idari para cezası +26,00-TRY tebligat gideri 8.293,99 -TRY idari para cezası düzenlenmesi gerektiği şeklinde mütalaada bulunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu hâkimliğimizce değerlendirilerek usul ve yasaya uygun olan idari para cezası hakkında aşağıdaki yer aldığı şekilde hüküm kurulmuştur… "
9. Başvurucu vekili karara karşı itiraz dilekçesinde; ihracat kabul belgesi dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, ihracat bedelinin tümünün süresinden önce yurda getirildiğini, idari para cezasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hâkimliği (Sulh Ceza Hâkimliği) 12/9/2022 tarihli kararıyla yapılan itirazı kesin olarak reddetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
"... İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 24/06/2022 tarih ve 2022/3564 d.iş sayılı kararına muteriz vekilince itiraz edilmiş ise de itiraz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, başvuru dilekçesi ve ekleri ile tüm dosya kapsamı incelendiğinde; İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı, verilen kararda değiştirilecek bir yön bulunmadığı anlaşılmakla itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir…"
10. Başvurucu, nihai kararı 20/9/2022 tarihinde öğrendikten sonra 12/10/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
11. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
12. Başvurucu, bilirkişi raporunda ihracat kabul belgesinin değerlendirilmediğini, ihracat bedelinin tümünün süresi içinde yurda getirildiğini, konuyla ilgili ihracat kabul belgesi ile döviz alım belgesi sunulmasına rağmen yargılama mercilerinin söz konusu belgeleri incelemeden gerekçesiz bir şekilde karar verdiğini ileri sürmüştür.
13. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunan başvurucu, bireysel başvuru formunda dile getirdiği itirazlarını yinelemiştir.
14. Başvurucunun iddiaları, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı yönünden incelenmiştir.
15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
16. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
17. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciinin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciinde ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1. B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).
18. Somut olayda ihracat bedellerinin yurda getirilmediğinden bahisle başvurucu hakkında idari para cezası uygulanmıştır. Hâkimlik itiraza ilişkin incelemesinde bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu gerekçesiyle idari para cezasının usul ve yasaya uygun olduğuna karar vermiştir (bkz. § 8). Başvurucu ise ihracat bedelinin tümünün süresinden önce yurda getirildiğini, ihracat kabul belgesi dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür (bkz. § 9).
19. Başvurucunun aşamalardaki itirazlarına göre ayrı ve açık yanıt verilmesini beklediği olgu, ihracat bedelinin yurda getirildiğine dair ihracat kabul belgesidir.
20. Eldeki olayda başvurucu, ihracat bedellerinin yurda getirildiği hususunda döviz alım belgeleri ile ihracat kabul belgesi örneğini dosya kapsamına sunmuştur (bkz. § 5). İhracat bedellerinin yurda getirilmediğine ilişkin bir uyuşmazlıkta ihracat kabul belgesi, esasa etki eden önemli bir unsur olarak kabul edilmelidir. Hâkimliğin kararında dosya kapsamına sunulan döviz alım belgeleri ile ihracat kabul belgesine ilişkin bir değerlendirmeye yer verilmemiştir. İtirazı inceleyen Sulh Ceza Hâkimliğinin itirazın reddi kararında da bu hususta bir değerlendirme yer almamaktadır.
21. Başvurucunun iddiasını destekleyebilecek mahiyette itirazlar sunmasına rağmen Hâkimlikçe bu durum gerekçeli kararda ayrı ve açık olarak tartışılmamış ve başvurucunun iddialarına cevap verilmemiştir. Sonuç olarak yargılamaya bir bütün olarak bakıldığında -somut olayın özel koşullarında- Hâkimlik ve Sulh Ceza Hâkimliğinin davanın sonucuna etkili hususlar hakkında yeterli bir yanıt vermediği anlaşılmıştır. Bu itibarla kararda ilgili ve yeterli gerekçenin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
22. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
23. Başvuruda gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden, kararda varılan sonuca ve uygun görülen giderime göre başvurucunun adil yargılanma hakkına ilişkin diğer şikâyetleri hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
24. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
25. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
26. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın sonucuyla ilgili olarak bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.
27. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,
D. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğine (2022/3564 D.İş) GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
F. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 7/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.