logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(İlhan Barut [2. B.], B. No: 2022/66465, 7/1/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

İLHAN BARUT BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/66465)

 

Karar Tarihi: 7/1/2026

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Ömer ÇINAR

Raportör

:

Mutlu ALAF

Başvurucu

:

İlhan BARUT

Vekili

:

Av. Mehmet AYDOĞAN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, işçilik alacakları için açılan davada istinaf başvurusunun reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, 12/10/2016 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.000 TL tutarında belirsiz alacak davası açmıştır. Bakırköy 14. İş Mahkemesinde (Mahkeme) görülen davada bilirkişi raporu aldırılmıştır. Başvurucu 5/11/2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile alacaklarını 20.428,53 TL'ye yükseltmiştir. Mahkeme 27/12/2019 tarihli kararıyla 1.000 TL kıdem, 1.000 TL ihbar tazminatına hükmetmiş ve fazlaya ilişkin talepleri reddetmiştir. Mahkeme gerekçesinde davayı kısmi dava olarak nitelemiş ve talep artırım dilekçesini ıslah olarak nitelendirerek artırılan tutarlar yönünden davanın zamanaşımına uğradığı sonucuna varmıştır.

3. Gerekçeli karar başvurucu vekiline 5/3/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 18/3/2020 tarihinde istinaf harcını yatırmış ve aynı tarihte istinaf dilekçesi sunmuştur. Başvurucu, bu dilekçede hem istinaf kanun yoluna başvurmuş hem de diğer tarafın istinaf dilekçesine karşı cevaplarını sunmuştur. Başvurucu istinaf dilekçesinde özetle açtığı davanın belirsiz alacak davası olduğunu ve zamanaşımının söz konusu olamayacağını ileri sürmüştür.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin (Daire) 2/6/2022 tarihli kararı ile başvurucunun istinaf başvurusunun reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde ilk olarak davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulan toplam alacak miktarının 2.000 TL olduğu ve bunun da kesinlik sınırı altında kaldığı tespiti yapılmış ve davalıların istinaf talebi kesinlik sınırı nedeniyle reddedilmiştir. Gerekçenin devamında ise başvurucunun istinaf talebi katılma yoluyla istinaf olarak değerlendirilmiş ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 348. maddesinin (2) numaralı fıkrasına dayanılarak davalıların istinaf başvurusu kesinlik sınırı nedeniyle reddedildiğinden başvurucunun katılma yoluyla istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir.

5. Başvurucu, bu karara karşı 13/6/2022 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Daire 14/6/2022 tarihli ek kararı ile dava değerinin 18.428,53 TL olduğu, temyiz başvurusunun kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle talebi temyiz kanun yolu açık olmak üzere reddetmiştir. Başvurucu bu karara karşı da 16/6/2022 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 27/10/2022 tarihli kararı ile ek kararın onanmasına karar vermiştir.

6. Başvurucu, nihai kararı 10/6/2022 tarihinde öğrendikten sonra 22/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

7. Başvurucu; davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, alacak kalemlerinin belirlenebilir olmadığını, zamanaşımının da söz konusu olamayacağını ileri sürmüştür. Başvurucu; istinaf başvurusunun da esasa girilmeden reddedildiğini, Dairenin maddi hata yaptığını, istinaf dilekçesinin hiçbir yerinde katılma ifadesinin geçmediğini, kendisinin harcını yatırarak doğrudan istinaf kanun yoluna başvurduğunu, dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

8. Başvurucunun iddiaları mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

9. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

10. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 34).

11. Öte yandan mahkemeye erişim hakkı ilk derece mahkemesine dava açma hakkının yanı sıra itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma imkânı tanınmış ise anılan yollara başvurma hakkını da içerir (Ali Atlı [1. B.], B. No: 2013/500, 20/3/2014, § 49).

12. Somut olayda istinaf başvurusunun esasının incelenmemesi nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalede bulunulduğu görülmektedir. Mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahale Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı takdirde Anayasa'nın 36. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama şartlarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

13. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerin ve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlarından biridir (Tahsin Erdoğan [2. B.], B. No: 2012/1246, 6/2/2014, § 60).

14. Müdahalenin kanuna dayalı olması öncelikle şeklî manada bir kanunun varlığını zorunlu kılar. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün bulunmaması hakka yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakır (Ali Hıdır Akyol ve diğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, § 56). Kanunun varlığı kadar kanun metninin ve uygulamasının da bireylerin davranışlarının sonucunu öngörebileceği kadar hukuki belirlilik taşıması gerekir. Bir diğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik koşulunun sağlanıp sağlanmadığının tespitinde önemlidir (Necmiye Çiftçi ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/1301, 30/12/2014, § 55). Müdahalenin kanuna dayalı olması, iç hukukta müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir ve öngörülebilir kuralların bulunmasını gerektirir (Türkiye İş Bankası A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44).

15. Kanunilik unsuru yönünden değerlendirme yapılırken yargı mercilerince müdahaleye imkân tanıyan kanun hükümlerinin yorumu ve bu hükümlerin olaya uygulanması bariz takdir hatası ya da açık bir keyfîlik içermediği sürece bu alanda bir inceleme yapılması bireysel başvurunun amacıyla bağdaşmaz. Ancak yargı mercilerinin müdahaleye imkân tanıyan kanun hükmünü açık bir biçimde hatalı yorumladıklarının ve uyguladıklarının tespiti hâlinde müdahalenin kanunilik temelinden yoksun olduğu sonucuna ulaşılabilir (Ramazan Atay [1. B.], B. No: 2017/26048, 29/1/2020, § 29).

16. Söz konusu uyuşmazlıkta Daire başvurucunun istinaf talebini katılma yoluyla istinaf olarak değerlendirmiş ve davalıların istinaf talebinin kesinlik sınırı altında kaldığını gerekçe göstererek başvurucunun da istinaf talebinin reddine karar vermiştir. 6100 sayılı Kanun'un 341. maddesinde mahkemelerin hangi kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 348. maddesinde ise istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen tarafın başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş; istinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse katılma yoluyla başvuranın talebinin de reddedileceği hüküm altına alınmıştır.

17. Gerekçeli karar başvurucu vekiline 5/3/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, iki haftalık süre içinde 18/3/2020 tarihinde istinaf harcını yatırmış ve aynı tarihte istinaf dilekçesi sunmuştur. Başvurucunun istinaf dilekçesi incelendiğinde dilekçenin başında "istinaf eden ve istinafa cevap veren davacı" ibaresinin bulunduğu, konu kısmında "istinaf dilekçemiz ile davalılarca sunulan istinaf dilekçesine karşı cevaplarımızın arzıdır" yazdığı, esasa ilişkin açıklamalar yapıldıktan sonra "İstinaf itirazlarımız doğrultusunda yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın talep artırım dilekçemiz doğrultusunda kabulüne, davalıların yerinde olmayan bütün istinaf itirazlarının reddine" denildiği görülmüştür.

18. Bu açıklamalar kapsamında başvurucunun katılma yoluyla değil doğrudan istinaf kanun yoluna başvurduğunun anlaşıldığı, Dairenin müdahaleye imkân tanıyan kanun hükmünü açık bir biçimde hatalı uyguladığı, dolayısıyla mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanunilik ölçütünü karşılamadığı sonucuna varılmıştır.

19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

20. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile 18.428,52 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

21. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

22. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesine (E.2020/1397, K.2022/972) iletilmek üzere Bakırköy 14. İş Mahkemesine (E.2016/588, K.2019/827) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 7/1/2026tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(İlhan Barut [2. B.], B. No: 2022/66465, 7/1/2026, § …)
   
Başvuru Adı İLHAN BARUT
Başvuru No 2022/66465
Başvuru Tarihi 22/6/2022
Karar Tarihi 7/1/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, işçilik alacakları için açılan davada istinaf başvurusunun reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Mahkemeye erişim hakkı (hukuk) İhlal Yeniden yargılama
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi