GİZLİLİK TALEBİ KABUL
|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
Yıldız SEFERİNOĞLU
|
|
|
|
Kenan YAŞAR
|
|
|
|
Metin KIRATLI
|
|
Raportör
|
:
|
Ahmet Faruk TANYILDIZI
|
|
Başvurucu
|
:
|
R.Ü.
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, yargılama neticesinde beraat kararı verilmesine rağmen silahların iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, silahların emanette uzun süre bekletilmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına üye olma suçundan yürütülen soruşturma sırasında başvurucuya ait iki adet yivli tüfek ile üç tabancaya el konulmuştur. Kovuşturma aşamasında İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) başvurucuya yönelik suçlamalar hakkında beraat kararı verilmiştir. Başvurucu hakkında verilen beraat kararında adli emanette bulunan silahlar yönünden karar verilmediği tespit edilmiştir.
3. Başvurucu 2/12/2022 tarihli dilekçesiyle adli emanette bulunan silahların iadesini talep etmiştir. Mahkeme; başvurucu hakkında beraat kararı verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini ancak başvurucunun Danıştay Beşinci Dairesinin 27/6/2022 tarihli kararı doğrultusunda Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 15/11/2022 tarihli yazısı ile göreve iade edildiğini belirterek adli emanette bulunan materyaller arasında olan ve sahiplik şartlarının devam edip etmediği belli olmayan silahların ve silahlara ait materyallerin bulundurma şartının mevcut olması hâlinde başvurucuya iade edilmek üzere idareye teslimine 30/12/2022 tarihinde karar vermiştir. İtiraz mercii, ek kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından başvurucunun itirazının reddine kesin olarak karar vermiştir.
4. Başvurucu, nihai hükmü 12/1/2023 tarihinde öğrendikten sonra 6/2/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
5. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvurucu 15/4/2025 tarihli ek beyan dilekçesinde, bireysel başvuru konusunun silahlarının iade edilmemesi olduğunu, bireysel başvuruda bulunduktan sonra silahlarının iade edildiğini, bu aşamada başvurusunun silahların eksik ve bozuk iade edilmesi nedeniyle uğradığı manevi zararlarının giderilmesi yönüyle değerlendirilmesini talep etmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
7. Başvurucu; elkoyma kararının hukuka aykırı olduğunu, hakkında beraat kararı verildiğini, suçta kullanılmayan ya da suçtan elde edildiğine dair şüphe bulunmayan, kendi parası ile satın aldığı silahların iadesine karar verilmesi gerektiği hâlde Mahkemece silahların idareye teslimine karar verildiğini belirterek adil yargılanma hakkı ile masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca özel soruşturma usullerine uyulmadan arama yapılarak silahlarının alıkonulduğunu belirterek özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Son olarak başvurucu; silahlarını üçüncü kişiye devretme imkânı elinden alınarak silahlarının alıkonulduğunu, silahlarını kendi belirleyeceği rayiç fiyata göre sattıramadığını, taleplerine cevap verilmediğini belirterek mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür.
8. Başvuru, mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.
9. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi" başlıklı 48. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:
"Kabul edilebilirlik şartları ve incelemesinin usul ve esasları ile ilgili diğer hususlar İçtüzükle düzenlenir."
10. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Düşme kararı" başlıklı 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi şöyledir:
"(1) Bölümler ya da Komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hâllerde düşme kararı verilebilir:
...
(c) İhlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması."
11. İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi gereği Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması hâlinde başvurunun düşmesine karar verebilir (S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 23; Mehmet Emin Bülbül [2. B.], B. No: 2014/4463, 16/6/2016, §§ 46-48).
12. Somut olayda başvurucu, Mahkemeden adli emanette bulunan silahlarının kendisine iade edilmesi yönündeki talebinin karşılanmaması hususundaki ek karar ile bu ek karara yönelik yaptığı itirazın reddedilmesini esas alarak 6/2/2023 tarihli dilekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, bireysel başvuru tarihinden sonra 15/4/2025 tarihli ek beyan dilekçesiyle bireysel başvuru konusunun silahlarının iade edilmemesi olduğunu, bireysel başvuruda bulunduktan sonra silahlarının iade edildiğini belirtmiş; bu aşamada başvurusunun silahların eksik ve bozuk iade edilmesi nedeniyle uğradığı manevi zararlarının giderilmesi yönüyle değerlendirilmesini talep etmiştir.
13. Eldeki başvuruda başvurucunun ihlal iddialarının temelinin silahlarının iade edilmemesi olduğu açıktır. Bu kapsamda bireysel başvuru tarihinden sonra başvurucuya ait silahların bir kısmının 10/2/2023 tarihinde, kalan kısmının ise 8/5/2023 tarihinde iade edildiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda bireysel başvuru tarihinden sonra başvurucunun talebinin yerine getirilmesi suretiyle ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığı tespit edilmiştir.
14. Öte yandan başvurucu, her ne kadar 15/4/2025 tarihli ek beyan dilekçesi ile başvurusunun manevi zararlarının giderilmesi yönüyle değerlendirilmesini talep etmiş ise de başvurucu silahlarını iade aldıktan sonra Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde silahlarda meydana gelen bozulmalar ve yıpranmalar sebebiyle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açmıştır. Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesi, başvurucunun maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile toplam 82.500 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Manevi tazminat yönünden ise elkoyma işleminin kişilik haklarına yönelik bir tedbir değil mal varlığına yönelik bir tedbir olduğu, elkoymanın kişilik haklarının zedelenmesine yol açmayacağı, bu nedenle manevi tazminatın konusu olamayacağı, haksız elkoyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı anlaşıldığından manevi tazminat isteminin reddine karar vermiştir. Karar, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu kapsamda başvurucunun manevi tazminat talebinin de yargı mercilerince değerlendirildiği anlaşılmıştır.
15. Bu bağlamda İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen başvurunun incelenmesinin devamında Anayasa'nın uygulanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı herhangi bir durumun da söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
16. Açıklanan gerekçelerle İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca mülkiyet hakkı yönünden başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.
B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
17. Başvurucu, silahlarının emanette 6,5 yıl bekletildiğini belirterek makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
18. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun'da değişiklik yapan 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun uyarınca üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine makul süre şikâyetlerinin Tazminat Komisyonu tarafından inceleneceği düzenlenmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi Ahmet Kartalkuş ([2. B.], B. No: 2019/39635, 19/3/2024) kararında ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
19. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
B. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvurunun DÜŞMESİNE,
2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 19/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.