logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Estetik Yayıncılık A.Ş. (3) [2. B.], B. No: 2022/77225, 19/11/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ESTETİK YAYINCILIK A.Ş. BAŞVURUSU (3)

(Başvuru Numarası: 2022/77225)

 

Karar Tarihi: 19/11/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Yusuf KARABULAK

Başvurucu

:

Estetik Yayıncılık A.Ş.

Vekili

:

Av. Fahri EMEKSİZ

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ulusal bir gazetede yayımlanan bir köşe yazısından dolayı resmî ilan ve reklamların kesilmesine karar verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, ulusal çapta yayın yapan Sözcü Gazetesinin (Gazete) yayın hakları sahibidir. Başvurucunun, kararını şikâyet ettikleri Basın İlan Kurumu (BİK) ise 2/1/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun ile kurulmuş kamu tüzel kişiliğini haiz bir idari organdır. BİK'in internet sitesinde Kurumun, resmî ilanların dağıtımında adaletsiz davranıldığı gerekçesiyle hükûmet ile gazeteleri karşı karşıya getiren uygulamalara son vermek amacıyla kurulduğu ifade edilmiştir.

3. BİK'in görevleri 195 sayılı Kanun'da sayılmıştır. BİK'in görevlerinden biri de Kanun'un 49. maddesinde ifade edilmiştir. Buna göre BİK, basın ahlak esaslarına aykırı hareket eden gazetelere şikâyete bağlı olarak veya resen inceleme yaparak resmî ilan ve reklamların kesilmesi yoluyla yaptırım uygulayabilmektedir. BİK Genel Kurulu söz konusu görevini yerine getirmek amacıyla basın ahlak esaslarını belirleyerek ilan etmiştir (basın ahlak esasları için bkz. Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri [GK], B. No: 2016/5903, 10/3/2022, § 55).

4. Gazetenin 24/2/2022 tarihli nüshasında ve internet sitesinde "Ukrayna" başlıklı bir köşe yazısı yayımlanmıştır. Ülkenin sosyal, ekonomik ve askeri gündemine ilişkin meselelerinden bahsedilen yazıda "Ne [b.] yiyeceksin şimdi canım kardeşim?" şeklindeki ifade sebebiyle BİK tarafından inceleme başlatılmış ve BİK Yönetim Kurulunca başvurucunun yayımcısı olduğu Gazete hakkında internet sitesinin resmî ilan ve reklamlarının yanı sıra internet sitesi için ek göstergesinin 5 gün süreyle kesilmesine karar verilmiştir.

5. Başvurucu, BİK kararına itiraz etmiştir. Uyuşmazlığı hakem sıfatıyla inceleyen İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi 6/7/2022 tarihli kararla davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...Basın İlan Kurumunun kararında belirtildiği gibi 'Ne [b.] yiyeceksin şimdi canım kardeşim?' şeklindeki ifadeler, 'Küçüklerin ve gençlerin toplum içerisinde kişiliklerin gelişmesi ve korunmasını etkileyecek yayın yapılamaz, ahlaka aykırı yayın yapılamaz' şeklindeki Basın İlan Ahlak Esasları Hakkında 129. Maddesi, Genel Kurul Kararının bir maddesinin e ve h bentlerinin ihlali niteliğinde olduğu, kamusal kültürün oluşmasına aykırı olarak ifade edildiği, okuyucu çocuk ve gençlerin yazarken ve konuşurken bu kelimeyi kullanmalarının olağan olduğunu düşünmesine yol açacak bir durum olduğu; ahlaka aykırı anlamları olan bu kelimelerin kullanılmasının bu haliyle basın ahlak kurallarına uymayı taahhüt eden gazete yönünden kuralların ihlali niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.

Bu kapsamda [itiraz] verilen cezanın kanuna, genel ilkelere uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Cezanın süresi dikkate alındığında ise;195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline [Dair] Kanun'un 49. maddesinde belirtilen ceza süresinin iki ayı geçmeyecek şekilde belirlenmiş olup,verilen ceza, kanunda belirlenen süre ile oranlandığında, süre olarak da kanuna aykırı bir uygulama yapılmadığı kanaatine varılmış, bu değerlendirme ve kanaatle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir..."

6. Başvurucu, nihai hükmü 7/7/2022 tarihinde öğrendikten sonra 4/8/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

7. Başvurucu; yazarın köşe yazısında günlük dil kullandığını, sakıncalı bulunan kelimenin küçüklerin ve gençlerin gelişimini olumsuz yönde etkileyecek kadar ağır olmadığını, yazının daha dikkat çekici olması açısından kaba bir üslup kullanıldığını, güncel bir olayın kamuoyuyla paylaşımında kullanılan dilin eleştirel nitelikte olabileceğini, yazının bütünündeki üstün kamu yararının dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca itirazlarının detaylıca incelenmediğini, sakıncalı bulunan bir kelime sebebiyle yazının tamamına yönelik aykırılık tespit edildiğini iddia ederek adil yargılanma hakkının ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

8. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, mevcut başvuruda başvurucunun ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

9. Başvuru, bir köşe yazısında kullanılan ifade sebebiyle resmî ilan ve reklamların kesilmesine yönelik yaptırım içerdiğinden ifade ve basın özgürlükleri kapsamında incelenmiştir (benzer yönde değerlendirmeler için bkz. Bülten Basın Yayın Reklamcılık Ticaret Ltd. Şti. ve diğerleri [1. B.], B. No: 2020/29073, 17/7/2024, 10;Estetik Yayıncılık A.Ş. (2) [2. B.], B. No: 2017/30591, 13/1/2021, § 29).

10. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

11. Başvurucu Gazetenin resmî ilan ve reklamlarının 5 gün süreyle kesilmesine karar verilmesiyle ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir müdahalede bulunulmuştur. Anılan müdahale, Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa'nın 26. ve 28. maddesinin ihlalini teşkil edecektir.

12. Anayasa Mahkemesi, eldeki başvuruya benzer Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri kararında, başvuruculara verilen resmî ilan ve reklamların kesilmesi şeklindeki cezalar nedeniyle başvurucuların ifade ve basın özgürlüklerine müdahalede bulunulduğu iddiasını incelemiştir. Anayasa Mahkemesi anılan kararında, BİK'in reklam ve ilan kesme cezalarına dayanak olan 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (a) bendi ile bu bende dayanarak çıkarılan BİK basın ahlak esasları hakkındaki 129 sayılı Genel Kurul kararlarının Anayasa'nın 13. maddesinin aradığı anlamda kamu gücünü kullanan organların keyfî davranışlarının önüne geçen ve kişilerin hukuku bilmelerine yardımcı olacak erişilebilir, öngörülebilir ve kesin nitelikte bir kanun hükmü olup olmadığını kapsamlı biçimde irdelemiştir (aynı kararda bkz. §§ 79-87).

13. Anayasa Mahkemesi Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri başvurusunda öncelikle 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin belirliliği yönünden, akabinde de 49. maddenin uygulanmasının yargısal denetimi yönünden bir inceleme yapmıştır (aynı kararda bkz. §§ 79-95). Anılan kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

"81. 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (a) bendinde, reklam ve ilanların iki ayı geçmeyecek bir süre için BİK Yönetim Kurulu kararına dayanılarak kesilebileceği düzenlenmiştir. BİK'in reklam ve ilan kesme cezalarına dayanak olan Yönetim Kurulu kararları ise BİK basın ahlak esasları hakkındaki 129 sayılı Genel Kurul kararları çerçevesinde alınmaktadır. İnceleme konusu mevcut başvurularda cezalandırma gerekçesi yapılan Genel Kurul kararları yukarıda sayılmıştır (bkz. § 55).

82. BİK Yönetim Kurulu, sayılan Genel Kurul kararları çerçevesinde resen ya da şikâyet üzerine ele aldığı gazete ve dergilerdeki haber ve/veya yazılarla ilgili evrak üzerinden bir değerlendirme yaparak karar vermektedir. Kanun'un 49. maddesinde bu karara karşı asliye hukuk hâkimliğine itiraz yolu düzenlenmiştir. Kanuna göre en yüksek dereceli asliye hukuk hâkimliği dosya üzerinden yapacağı inceleme sonucunda kararını kesin olarak vermektedir.

83. BİK'e BİK Yönetim Kurulunun aldığı karar sonucunda iki aya kadar reklam ve ilan kesme cezası şeklinde verilen kanuni yetkinin kullanılma ölçütleri BİK 129 sayılı Genel Kurul kararının 1. maddesi ve bentlerinde yer almaktadır (bkz. § 55). 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin, başvurucular hakkında resmî ilan ve reklam kesme cezası gerektiren fiillerin ve bu fiillere karşı öngörülen ceza miktarlarının en azından çerçevesini çizmediği, belirli bir açıklık ve kesinlikte olan bir kural niteliğini taşımadığı görülmektedir. Her ne kadar kuralda 'basın ahlak esasları'na uymayanlar hakkında müeyyide uygulanacağı belirtilmekteyse de söz konusu esasların neler olduğuna dair herhangi bir açıklamaya kanunda yer verilmemiştir. Başka bir ifadeyle, basın ahlak esaslarını belirleme yetkisi tamamen idareye bırakılmıştır. Bunun temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlandırılabileceğini öngören Anayasa'nın 13. maddesinin sağladığı güvence ile bağdaşmadığı ortadadır.

84. Diğer yandan BİK Genel Kurulu tarafından belirlenen ve her zaman yeni bir kararla değiştirilebilecek olan basın ahlak esaslarına bakıldığında da yaptırımın objektif ve hakkaniyete uygun bir şekilde uygulanmasını sağlayacak açık ve sınırları belirli kriterlerin ortaya konulamadığı görülmektedir. Nitekim 129 sayılı BİK Genel Kurul kararının ilgili bentlerinde suçlu olarak ilan etme, suça tahrik veya teşvik, şiddet ve terörü özendirme ile terör örgütleri ile mücadeleyi etkisiz kılma, küçükleri ve gençleri olumsuz etkileme, ahlaka aykırılık, eleştiri sınırlarını aşan ifadeler, özel hayatın gizliliğini ihlal, haber içeriğini saptırma ve çelişki yaratma kurallarının ne şekilde belirlendiğine, bu kuralların sınırının ne olduğuna dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra bu kavramlarla bağlantılı olarak değerlendirme konusu haber içeriğine ilişkin bir ölçüt/eşik değer de belirlenmemiştir. Bilakis bu düzenlemelerin hem lafzi olarak hem de uygulamada BİK'in resmî ilan ve reklam kesme cezası şeklindeki müdahale biçimine sınırları belirlenmemiş bir yol sunan kurallar zinciri olarak görüldüğü anlaşılmıştır.

85. Kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olan ve eleştiri sınırlarını aşan ve/veya kanunlarında yaptırıma bağlanan suç kapsamında yer alan haberlerin yaptırıma tabi tutulması hukuk devletinin bir gereğidir. Bu bağlamda basının niteliklerini artırma ve basının özellikle ekonomik özgürlüğünün tesisini sağlama gayesiyle kurulan bir kuruma müeyyide uygulama yetkisi verilebilir. Ancak basın özgürlüğüne müdahale niteliği taşıyan kanuni düzenlemelerin olabildiğince dar bir uygulama alanına izin verecek şekilde tasarlanması ve her bir kuralın tartışmaya izin vermeyecek şekilde açık ve net ifadelerle ele alınarak düzenlenmesi gerekir.

86. 195 sayılı Kanun'un 49. maddesi ve bu maddenin yollamasıyla Genel Kurul kararlarına bakıldığında resmî ilan ve reklam kesme cezasına dayanak düzenlemelerin muğlak, soyut olan, kesinlik içermeyen ifadeler içerdiği, öngörülen ceza miktarları arasında kimi zaman makasın çok geniş tutulduğu ve bu sürelerin neye göre belirlendiğine dair hiçbir açıklamada bulunulmadığı, bu şekilde kamusal makamlara kapsamlı bir takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır (bkz. §§ 10-52). Bu tür bir takdir yetkisi, somut başvurularda olduğu gibi ifade ve basın özgürlüklerine yönelik geniş bir müdahale alanı yaratmakta; kuralları, potansiyel ihlallere ifade ve basın özgürlüklerinin aleyhine olacak şekilde geniş yorumlanmaya ve keyfî müdahalelere açık hâle getirmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi daha önce bu nedenle bir kısım başvuruda ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vermiştir (Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Mat. Rek. Ltd. Şti. (3), § 55; Estetik Yayıncılık Anonim Şirketi, § 53).

87. Yukarıda belirtildiği üzere, 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinde hangi fiillerin ne şekilde cezalandırılmaya konu olacağı hususunun tamamen BİK'in yetkisine bırakıldığı, BİK tarafından alınan Genel Kurul kararları ve bununla birlikte Yönetim Kurulu kararları için çerçeve hükümler düzenlenmediği, sınırları belirsiz bir düzenlemeye kanun yoluyla imkân tanındığı görülmüştür. Dolayısıyla başvurucuların hak ve yükümlülüklerini öngörerek davranışlarını bu doğrultuda tanzim etmesini imkânsız kılan 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinde yer alan kuralın öngörülebilirlik koşulunu sağladığı söylenemez (benzer değerlendirmeler için bkz. Hayriye Özdemir, §§ 56, 57; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 56; Halk Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş., § 38;Metin Bayyar ve Halkın Kurtuluş Partisi, § 57; norm denetimine ilişkin kararlarda belirliliğe ilişkin açıklamalar için çok sayıda karar arasından bkz. AYM, E.2009/51, K.2010/73, 20/5/2010; AYM, E.2011/18, K.2012/53, 11/4/2012; AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154; AYM, E.2020/53, K.2021/55, 14/7/2021, § 95, 96).

88. 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinde BİK kararlarına karşı en yüksek dereceli asliye hukuk hâkimliğine itiraz edilebileceği düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre hâkimliğin evrak üzerinden yapacağı inceleme sonucunda vereceği karar kesindir. Bu yönüyle Kanun'un 49. maddesinde yer alan itiraz usulü çelişmeli yargılama kapsamında olmayıp itirazın reddedilmesi ile karar kesinleşmekte ve başvurucular maddi bir külfet ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu şekilde maddi yaptırım sonucunu doğuran kesin nitelikte kararların ifade ve basın özgürlükleri için büyük tehlikeler arz ettiği açıktır. Demokratik bir hukuk devletinde -güdülen amaç ne olursa olsun- sınırlamalar özgürlüğün kullanılmasını ölçüsüz biçimde ortadan kaldıracak düzeyde olamaz. Dolayısıyla şeklî yönden kesin hükmün bütün sonuçlarını doğuran bir kuralın keyfî ve orantısız müdahalelere karşı mutlaka koruyucu birtakım güvenceler içermesi gerekir (Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve diğerleri [GK], B. No: 2018/14884, 27/10/2021, § 121; Aykut Küçükkaya, B. No: 2014/15916, 9/1/2020 § 67; Ali Kıdık, B. No: 2014/5552, 26/10/2017, § 88).

89. Somut başvurudaki gibi başvurucuların aleyhlerine verilen bir kurum kararına karşı açtıkları davada delillerini sunma, iddia ve savunmaları gerekçelendirme imkânlarının kendilerine verilmemesi ifade ve basın özgürlüklerinin ihlaline yol açacaktır. Bu nedenle ifade ve basın özgürlüklerini sınırlandıran bir kuralın keyfî ve orantısız müdahalelere karşı ilk olarak yargılanma hukukunun usule ilişkin güvencelerini barındırması gerekir.

90. Kanun'un 49. maddesinde öngörülen itiraz usulünde başvuruculara iddialarını hâkimin önünde savunma, delillerini sunma ve BİK'in cezalandırma gerekçelerini tartışma imkânı tanınmamıştır. Uygulamada hâkimliklerin bu davalara hakem sıfatıyla baktıkları ve sadece şeklî bir inceleme yaparak karar verdikleri görülmektedir.

...

92. Sonuç olarak Kanun, evrak üzerinde şeklî bir inceleme önermekte; mahkemeler uygulamada önlerine getirilen işin esasını çözmemekte ve yalnızca cezanın öngörülen usul izlenerek yapılıp yapılmadığını denetlemektedir. İnceleme konusu Kanun maddesinde önerilen usule ilişkin uygulama henüz yerleşmemiş; temyiz aşamasında bu konuda verilen kararlar ile derece mahkemelerinin önündeki dosyalarda muhakemeyi nasıl yürüteceklerine ilişkin olarak Kanun'da mevcut olan belirsizlik daha da derinleşmiştir.

93. Basının etik değerlere uygun yayın yapması amacıyla kabul edilen 49. maddedeki kural meşru bir sınırlandırma sebebi sunsa da Kuruma verdiği iki aya kadar ilan ve reklam kesme cezası yetkisini nasıl kullanacağını tarif etmemekte, gazetelerin basın özgürlüklerine Anayasa'nın 13. maddesindeki ölçütlere uygun olarak müdahale edebilmesine yardımcı olacak araçları da sunmamaktadır. Kanun'un 49. maddesindeki kuralın kapsamı ve sınırlarının belirli olmaması nedeniyle BİK'in sahip olduğu yetkinin sınırlarının öngörülemez biçimde geniş tutulmasına zikredilen itiraz usulündeki belirsizlikler ve basın organlarının itirazlarını ve iddialarını ileri sürebilecekleri çelişmeli bir yargılama usulünün dışlanmış olması gerçeği eklendiğinde BİK kararlarına karşı aynı kuralda öngörülen itiraz usulü ile sonuç alınma ihtimali bulunmadığı değerlendirilmiştir."

14. Anayasa Mahkemesi Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri kararında -yukarıda gerekçeleri belirtildiği üzere- 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin belirliliği yönünden yaptığı değerlendirmede; Kanun'un 49. maddesinin içerik, amaç ve kapsam itibarıyla belirli olmadığı, basın ahlak esaslarını belirleme yetkisini idareye bıraktığı, 49. maddeye ve bu maddenin yollamasıyla Genel Kurul kararlarına bakıldığında resmî ilan ve reklam kesme cezasına dayanak düzenlemelerin muğlak, soyut olan, kesinlik belirtmeyen ifadeler içerdiği, öngörülen ceza miktarları arasında kimi zaman makasın çok geniş tutulduğu ve bu sürelerin neye göre belirlendiğine dair hiçbir açıklamada bulunulmadığı, bu şekilde kamusal makamlara kapsamlı bir takdir yetkisi tanındığı kanaatine ulaşmıştır. Neticeten Anayasa Mahkemesi; Anayasa'nın 26. ve 28. maddesi ile korunan anayasal haklara yönelik keyfî müdahaleye karşı başvuruculara yasal bir koruma sağlayamadığı ve sonuç olarak 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin uygulanmasından kaynaklanan müdahalenin kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna varmıştır (Bülten Basın Yayın Reklamcılık Ticaret Ltd. Şti. ve diğerleri, § 15).

15. Öte yandan Anayasa Mahkemesi 195 sayılı Kanun'un 49. maddesini norm denetimi kapsamında da incelemiştir (AYM, E.2023/168, K.2025/132, 17/6/2025). Bu kararda Anayasa Mahkemesi, Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri kararına da atıfla, eldeki başvuruya konu müdahalenin kanuni dayanağı olan 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (a) bendi kapsamında gazete, dergi ve internet sitelerine yaptırım uygulanmasını gerektirecek eylem ve işlemlerin hangi hususlara ilişkin olabileceği ve öngörülen yaptırımın bu eylem ve işlemlerden hangilerine hangi sürelerle ve ne ölçüde uygulanabileceği hususunda bir çerçeve çizilmediği, Kanun'a yapılan genel bir atıfla BİK'e yaptırım uygulamayı gerektiren eylem ve işlemleri belirleme yetkisi verildiği değerlendirmelerinde bulunmuştur (anılan kararda bkz. §§ 29, 30). Bu nedenle Anayasa Mahkemesi söz konusu normu Anayasa'nın 13., 26. ve 28. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.

16. Bunun yanı sıra Anayasa Mahkemesi Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri kararında -yukarıda gerekçeleri belirtildiği üzere- 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin uygulanmasının yargısal denetimi yönünden yaptığı değerlendirmede de söz konusu Kanun'da BİK kararlarına karşı en yüksek dereceli asliye hukuk hâkimliğine itiraz edilebileceğinin düzenlendiğini, hâkimliğin evrak üzerinden yapacağı inceleme sonucunda vereceği kararın kesin olduğunu, bu hâliyle Kanun'un 49. maddesinde yer alan itiraz usulünün çelişmeli yargılama kapsamında olmayıp itirazın reddedilmesi ile kararın kesinleşmesi sonucu başvurucuların maddi bir külfet ile karşı karşıya kaldığını belirtmiştir. Neticeten Anayasa Mahkemesi; başvurucuların aleyhlerine verilen bir kurum kararına karşı açtıkları davada delillerini sunma, iddia ve savunmaları gerekçelendirme imkânlarının kendilerine verilmemesinin ifade ve basın özgürlüklerinin ihlaline yol açacağını belirtmiştir (Bülten Basın Yayın Reklamcılık Ticaret Ltd. Şti. ve diğerleri, § 16).

17. Benzer şekilde yukarıda anılan norm denetimi kararında da Anayasa Mahkemesi, -her ne kadar normun yeni hâline ilişkin değerlendirme yapmış olsa da- hükmün denetlenmesini talep etme hakkı kapsamında yaptığı incelemede BİK kararlarına itiraz üzerine yapılacak yargılama neticesinde verilen yargı kararının kesin olmasını; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ve usul ekonomisinin sağlanması amaçları karşısında bireylere yüklenen orantısız bir külfet olarak nitelendirmiş, dolayısıyla müdahalenin orantısız olduğuna hükmederek Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırı bulduğu kuralı iptal etmiştir (anılan kararda bkz. §§ 66, 67). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, BİK kararlarına itiraz üzerine yapılacak yargılamanın basit yargılama usulüne tabi olmasında anayasal bir sorun görmemiştir (aynı kararda bkz. §§ 44-49).

18. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi; 195 sayılı Kanun'un 49. maddesine dayanarak verilen resmî ilan ve reklamların kesilmesi cezasının kanunilik ölçütünü karşılamadığı gerekçesiyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği, ihlalin bizzat kanun hükmünün lafzına dayalı yapısal bir sorundan ve idarenin kanuna ilişkin geniş yorumundan kaynaklandığı sonucuna ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının giderilebilmesi ve benzeri yeni ihlallerin önüne geçilebilmesi için ihlale yol açan kanun hükmünün gözden geçirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bir örneğini yasama organına göndermiştir (Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri, §§ 121-125).

19. Buna ek olarak Anayasa Mahkemesi bir yandan benzer başvuruların tamamının incelenerek ihlalle sonuçlandırılması yerine ilgili mercilerce çözüme kavuşturulmasını, diğer yandan da ihlalin kaynağının ortadan kaldırılması suretiyle yapısal sorunun giderilmesini sağlamak amacıyla pilot karar usulünü uygulamıştır. Böylelikle Anayasa Mahkemesi -eldeki başvuru gibi- aynı mahiyette yapılmış başvurular ile bu tarihten sonra gelmeye devam edecek yeni başvuruların incelenmesinin Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 75. maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren bir yıl süreyle ertelenmesine karar vermiştir (Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri, § 126).

20. Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri kararı 10/8/2022 tarihli ve 31919 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve yapısal sorunun çözümü için keyfiyet, yasama organına bildirilmiştir. Akabinde 195 sayılı Kanun'un 49. maddesine 13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile "(a) ve (b) bentlerinde yazılı hâllerde, Yönetim Kurulu Kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Kurum Genel Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz edilebilir. Söz konusu itirazlarda basit yargılama usulü uygulanır. Bu yargılama neticesinde verilecek karar kesindir." hükmü getirilmiştir. Söz konusu hükümle Anayasa Mahkemesinin Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri kararında 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin yargısal denetimi yönünden yaptığı inceleme neticesinde verdiği ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amaçlanmış ve BİK kararlarına karşı gidilecek itiraz merciinin basit yargılama usulünü uygulayarak karar vereceği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemenin basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle tarafların delillerini sunma, iddia ve savunmaları gerekçelendirme imkânlarını kullanmaları amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır (Bülten Basın Yayın Reklamcılık Ticaret Ltd. Şti. ve diğerleri, § 19).

21. Bununla birlikte kanun koyucunun 49. maddenin yargısal denetimi yönünden yaptığı düzenleme ancak kuralın yürürlüğe girdiği tarihten sonraki başvurular için geçerli olup Anayasa Mahkemesinin önündeki mevcut başvurular yönünden bir çözüm yolu sunmamaktadır. Nitekim somut başvurularda mahkemeler tarafından basit yargılama usulü uygulanmadığından söz konusu değişikliğin bu başvurular yönünden değerlendirilme imkânı da bulunmamaktadır (Bülten Basın Yayın Reklamcılık Ticaret Ltd. Şti. ve diğerleri, § 20).

22. Bu kapsamda somut başvuruda da Anayasa Mahkemesinin Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri ile 17/6/2025 tarihli ve E.2023/168, K.2025/132 sayılı kararlarında yer alan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Neticeten Anayasa Mahkemesi yukarıda yaptığı değerlendirmeler sonucunda eldeki başvuruya konu 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinden kaynaklanan müdahalelerin kanunilik ölçütünü sağlamadığı kanaatine ulaşmıştır.

23. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

24. Başvuruda ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi ve buna ilişkin aşağıdaki giderim gözönüne alındığında başvurucunun diğer şikâyetleri hakkında ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

25. Başvurucu; ihlalin tespiti ile tür ve miktar belirtmeksizin zararlarını giderecek tazminat talebinde bulunmuştur.

26. Yukarıda belirtildiği gibi Anayasa Mahkemesi Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri başvurusunda 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin kanunilik ölçütünü sağlamadığını belirtmiş ve pilot karar usulünü uygulamıştır. Böylelikle Anayasa Mahkemesi anılan kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl süreyle benzer başvuruların incelenmesini ertelemiş, bu karar 10/8/2022 tarihli ve 31919 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisine de gönderilmiştir. Buna karşın belirlenen bu süre içinde kanun koyucu Anayasa Mahkemesinin Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri kararında tespit ettiği yapısal sorunları tamamıyla giderecek herhangi bir kanuni düzenleme yapmamayı tercih etmiştir.

27. Öte yandan Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri kararında 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinden kaynaklanan yapısal bir sorunun bulunduğunun tespit edilmiş olması somut başvurular bağlamında başvurucuların ihlalden kaynaklanan mağduriyetini bütünüyle gidermemektedir. Bu durumda ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bununla birlikte eldeki başvurularda eski hâle getirme ilkesi çerçevesinde başvurucuların uğradığı mağduriyetin nasıl giderileceği hususunun belirlenmesi gerekir.

28. Bu hâliyle eldeki başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100). Yapısal sorunun kaynağı olan kuralların norm denetiminde Anayasa Mahkemesince Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması hususu da gözetildiğinde yeniden yargılama yapılmasının önünde bir engel bulunmadığı değerlendirilmiştir.

29. Ayrıca başvurucuya manevi zararları karşılığında net 34.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,

D. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2022/96 (Hakem), K.2022/57) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucuya net 34.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

F. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 19/11/2025tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Estetik Yayıncılık A.Ş. (3) [2. B.], B. No: 2022/77225, 19/11/2025, § …)
   
Başvuru Adı ESTETİK YAYINCILIK A.Ş. (3)
Başvuru No 2022/77225
Başvuru Tarihi 4/8/2022
Karar Tarihi 19/11/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, ulusal bir gazetede yayımlanan bir köşe yazısından dolayı resmî ilan ve reklamların kesilmesine karar verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
İfade özgürlüğü Basın İlan Kurumu İhlal Yeniden yargılama
İhlal Manevi tazminat
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi