logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Ahsen Öztürk [1. B.], B. No: 2023/28594, 9/4/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

AHSEN ÖZTÜRK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/28594)

 

Karar Tarihi: 9/4/2026

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

İrfan FİDAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

Muhterem İNCE

 

 

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Volkan SEVTEKİN

Başvurucu

:

Ahsen ÖZTÜRK

Vekili

:

Av. Ali KIZILAY

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, yargı kararının icra edilmemesi nedeniyle kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

A. Bireysel Başvurudan Önceki Süreç

2. Başvurucu 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname gereği kapatılan Melikşah Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak 8/9/2009-23/7/2016 tarihleri arasında çalışması nedeniyle alamadığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı ve yıllık izin ücretinden oluşan alacaklarının ödenmesi talebiyle 17/8/2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 15/8/2016 tarih ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 5. maddesi kapsamında Kayseri Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosuna (İl Bürosu) başvuruda bulunmuştur. İl Bürosu tarafından başvurunun 6/4/2018 tarihinde reddedilmesi üzerine başvurucu, Kayseri 2. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) 21/1/2022 tarihinde işlemin iptali ile hak ettiği işçilik alacaklarının fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

3. Mahkeme 22/6/2022 tarihinde dava konusu işlemin iptaline, işçilik alacaklarına ilişkin maddi tazminat talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

 “…öte yandan, davacının Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğuna dair somut bir tespitin davalı idarece ortaya konulamadığı görüldüğünden, davacının çalışmış olduğu döneme ilişkin hizmet kayıtlarının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı kayıtları ile sabit olması, 670 sayılı KHK'nın 5/3. maddesi gereği kapatılan kurumlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin davalı idareler bünyesinde bulunması karşısında, kapatılan Üniversiteye ait muhasebe kayıtlarından gerekli inceleme ve araştırmanın yapılarak davacının çalışmasına ilişkin tazminat talepleri hakkında işlem tesis edilmesi gerekirken Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının talebinin reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan, 670 sayılı KHK'nın 5/3. maddesi gereği kapatılan kurumlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin davalı idare bünyesinde bulunması nedeniyle kapatılan Melikşah Üniversitesine ait muhasebe kayıtlarından gerekli inceleme ve araştırmanın yapılarak davacının çalışmasına ilişkin tazminat talepleri hakkında hesaplama yapılması gerektiğinden, şu aşamada tazminat talebi hakkında karar verilmesine olmadığı kanaatine varılmıştır.”

4. Başvurucu anılan karar üzerine 7/7/2022 tarihinde İl Bürosuna yeni bir başvuruda bulunarak, başvurunun reddine konu idari işlemin Mahkemece iptal edildiğini belirterek işçilik alacaklarının ödenmesini istemiştir. Bu arada davalı idare, Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bu süreçte İl Bürosu 18/7/2022 tarihli yazında yargı kararlarının yerine getirilebilmesi ve bu tür alacakların miktarının tespit edilebilmesi için hizmet satın alınarak, adliyede bilirkişilik yapanlar arasından seçilen bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği vurgulanmıştır. 4/8/2022 tarihli yazı ile de başvurucu vekiline, gecikmeksizin işlem tesisine başlandığı ve iş mahkemelerinde bilirkişilik yapan hukukçu bilirkişiye işlem dosyası teslim edilerek inceleme yapılması istendiği ve inceleme neticesine göre işlem tesis edileceği ve konu hakkında bilgi verileceği bildirilmiştir.

5. Başvurucu, bu defa Kayseri 1. İdare Mahkemesinde (1. İdare Mahkemesi) 2/9/2022 tarihinde açtığı davada 7/7/2022 tarihli başvurusuna cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiğini belirterek işlemin iptali ile işçilik alacaklarına karşılık fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın akdin fesih tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

6. İl Bürosunun 19/9/2022 tarihli yazısında da hâlen bilirkişi incelemesinin devam ettiği, süreç neticelendiğinde başvurucuya gerekli ödemenin yapılacağı belirtilmiştir.

7. Bu arada İl Bürosunun belirlediği hukukçu bilirkişi 20/9/2022 tarihli bilirkişi raporunu düzenlemiş ve bu raporda, dosyada bulunan sınırlı sayıdaki belge ve bilgilere göre işçilik alacakları ve alacak faiz tutarlarının hesaplandığı belirtilmiştir.

8. Davalı idarenin istinaf başvurusu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesinin (İstinaf Dairesi) 5/10/2022 tarihli kararıyla Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle kesin olarak reddedilmiştir.

9. Bilirkişi raporu doğrultusunda başvurucu adına vekilinin hesabına 12/10/2022 tarihinde 12.235,01 TL ödeme yapılmıştır.

10. Başvurucu vekili 24/2/2023 tarihli ıslah dilekçesinde, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada dosya içerisine idarece alınan ve yanlı olan bilirkişi raporunda hesaplama hatalarının mevcut olduğunu bu nedenle hesaplanan miktarı kabul etmediklerini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla talep miktarını arttırarak toplam 40.000 TL olarak ıslah etmiştir.

11. 1. İdare Mahkemesi 28/2/2023 tarihinde davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

 “…Uyuşmazlıkta, Mahkememizin 27.01.2023 tarihli ara kararı ile davalı idareden, ‘dava konusu alacaklara ilişkin davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin aslı ya da onaylı-okunaklı örneğinin Mahkememize gönderilmesinin istendiği, ara karara cevaben davalı idarece sunulan 10.02.2023 tarihli yazıda, ‘...büromuz kayıtları incelenmiş ve davacı Ahsen ÖZTÜRK adına tayin edilen bilirkişinin ilgili raporu Büromuza teslim ettiği, raporda Ahsen ÖZTÜRK'ün kıdem tazminatının net 11.236,21-TL ve buna ait yasal faizin 9.190,33-TL, ihbar tazminatı alacağının net 2.589,91-TL ve buna ait yasal faizin 1.039,65-TL, yıllık izin alacağının 3.532,37-TL ve buna ait yasal faizinin 1.417,98-TL ve bakiye ücret alacağının 902,72-TL ve buna ait yasal faizin ise 537,36-TL olduğu belirtilmiş olsa da 17.08.2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 15.08.2016 tarih ve 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi birinci fıkrasında; yapılacak ödemelerin hiç bir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi Hazineye ek mali külfet getirmemesi şartı bulunduğundan hesaplanan tutarların yasal faizlerinin ilgiliye ödenmemesine karar verilmiş, yine kapatılan kurumlardan olan alacak ve istihkak taleplerine ilişkin ödemelerin 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinin birinci ve dördüncü fıkrasındaki koşullar göz önünde bulundurulmak suretiyle beşinci fıkrasındaki ödeme sıralamasına göre ve aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca kapatılan kurum veya kuruluş adına emanet hesaplarda bulunan nakit miktarınca ödeme yapılabileceği denildiğinden kişiye kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı ve bakiye ücret bedelinden oluşan toplam 18.261,21-TL nin kapatılan Melikşah Üniversitesine ait nakit varlıkların ancak %67'si üzerinden 12.235,01-TL ödeme yapıldığı’ şeklinde ifadelere yer verilmiştir.

Bakılan davada; davacının kapatılan kuruluştan olan alacak talebi yönüyle İl KHK İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca, hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması yönlerinden değerlendirilerek davalı idarece bir karar verilmesi gerektiğinin açık olduğu, diğer yandan Melikşah Üniversitesinin tasfiye sürecinde kuruluşun aktifinin kalıp kalmayacağı hususunun belirsiz olduğu, bu durumun tasfiyeden sonra netlik kazanacağı, KHK'nın emredici hükümleri doğrultusunda kapatılan kuruluşun borçları sebebiyle idareye ek mali yükümlülük getirilemeyeceği, bu sebeple tasfiye sürecinin sona ermesinden sonra emanet hesabında aktif kalırsa öncelikli borçların tediye edileceği, bu tediyeden sonra artık aktif değer kalması halinde kapatılan kuruluşta çalışanların alacaklarının tazminine geçileceği ve davalı idarece Melikşah Üniversitesinin mal varlıkları tasfiye edildikçe ödemelerin yapıldığı dikkate alındığında bu aşamada davacının parasal haklarının tamamının ödenmesine olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgelerle yukarıda aktarılan yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; Mahkememizce verilen iptal kararı üzerine işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle 07.07.2022 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından ödenmeyen işçilik alacaklarına karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi tazminatın akdin fesih tarihi olan 23.07.2016 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduatı faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinin de reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, Melikşah Üniversitesinin tasfiye sürecinin sonunda kuruluşun aktif mal varlığının kalması ve davalı idarece ödeme yapılmaması veya eksik ödeme yapılması durumunda yeniden dava açılabileceği de tabiidir.”

12. 1. İdare Mahkemesinin anılan kararının başvurucu vekili tarafından 24/3/2023 tarihinde öğrenilmesinden sonra başvurucu karara karşı 4/4/2023 tarihinde istinaf başvurusunda ve 10/4/2023 tarihinde de bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç

13. Başvurucu adına vekilinin hesabına bu defa 31/10/2023 tarihinde 6.026,20 TL ve 9/11/2023 tarihinde 24.394,77 TL ödeme yapılmıştır.

14. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerden başvurucunun istinaf başvurusu İstinaf Dairesinin 3/7/2024 tarihli kararı ile kabul edilerek 1. İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve davacının parasal hak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

 “…Dava dosyasının incelenmesinden, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan Melikşah Üniversitesinde 08/09/2009-23/07/2016 tarihleri arasında öğretmen olarak çalıştığı ve iş akdinin haksız olarak feshedildiğinden bahisle çalıştığı döneme ilişkin olarak ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, ödenmeyen 23 günlük maaş alacağı ve yıllık izin ücreti alacağının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Kayseri Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosunun 12/003/2018 tarih ve 5438 sayılı işleminin iptali talebiyle açılan davada Kayseri 2. İdare Mahkemesinin 22/06/2022 tarihli, E.2022/300, K.2022/937 sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, 07/07/2022 tarihli dilekçe ile idareye başvurarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ödenmeyen 23 günlük maaşının ve yıllık izin ücreti alacağının ödenmesini talep ettiği, talebinin cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, bilahare idarece idare mahkemesi kararının istinaf incelemesinden de geçerek kesinleşmesi üzerine davacının işçilik alacakları yönünden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve davacının ödeme sırasına dahil edildiği, hazırlanan raporda ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, ödenmeyen 23 günlük maaşı alacağı ve yıllık izin ücreti alacağının brüt asgari ücret esas alınarak belirlendiği ve daha sonra mevcut aktif oranı gözetilerek yapılan paylaştırma sonucunda bakiye alacakları yönünden hakkı saklı olmak üzere 12.235,01 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Anılan rapor incelendiğinde; kıdem tazminatı ile 23 günlük ücret alacağının mevduat faizi uygulanarak, ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağının ise yasal faiz uygulanarak hesaplandığı, davacının brüt günlük ücretinin 2016 yılı için ilan edilen brüt asgari ücret olan 1.647,00-TL esas alınarak tespit edildiği görülmüştür.

Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca, kapatılan kurumlarda geçen çalışmalara karşılık talep edilen işçilik alacaklarının; hiçbir şekilde kuruluşun devralınan varlıkların değerini geçmemesi, Hazineye ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması koşulları yönüyle değerlendirme yapılmak suretiyle ve öngörülen öncelik sıralaması gözetilerek ödenebileceği açık olup, ödenmesine karar verilen borçlar asıl alacak için idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte hesaplanacağı açıktır.

Bu bakımdan; davacı tarafından idaresince aylık ücretinin eksik hesaplandığı ileri sürüldüğü hususu da gözetildiğinde, davacının işçilik alacaklarına konu kalemlerde günlük ücretinin gerekli görüldüğünde maaş hesap hareketlerini gösteren belgeler ilgili idarelerden temin edilerek (Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonu, Sosyal Güvenlik Kurumunca düzenlenen hizmet belgesi gibi)brütgünlük ücretinin belirlenmesi suretiyle hesaplama yapılması gerekmekte olup, hesaplamanın 2016 yılı için ilan edilen brüt asgari ücret olan 1.647,00-TL üzerinden hesaplanmasında hukuka uyarlık; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ödenmeyen 23 günlük maaşının ve yıllık izin ücreti karşılığı alacağının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.

İşçilik alacaklarının 7091 sayılı Yasa'nın yukarıya alınan hükümleri uyarınca asıl alacak için yapılan idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hesaplanması mümkün olup, davalı idarece kıdem tazminatı ile 23 günlük ücret alacağının mevduat faizi uygulanarak, ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağının ise yasal faiz uygulanarak hesaplattırıldığı açık ise de, alacaklara yönelik faizin Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan ilk başvuru (Kayseri 2. İdare Mahkemesinin 22/06/2022 tarihli, E.2022/300, K.2022/937 sayılı kararına konu işlemin tesisine esas alınan başvuru) tarihinden itibaren hesaplanması gerekmektedir. Dolayısıyla, idarece hesaplattırılan faiz türleri için başlangıç tarihinin, davacının ilk başvurusu üzerine verilen cevabi yazının tarihi esas alınarak hesaplattırılmasında da hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, Melikşah Üniversitesinin mal varlıkları nakde çevrildikçe ve tasfiye süreci tamamlandıkça ödemelerin yapıldığı da dikkate alındığında, bu aşamada davacının parasal haklarının tamamının ödenmesine olanak bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Öte yandan, davacının işçilik alacakları tutarının anılan hususlar gözetilmeksizin belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gibi, davalı idarece kapatılan kurumdan olan istihkak ve alacaklara ilişkin taleplerin tüm talepler bir arada değerlendirilerek, davacının işçilik alacağının ne kadarlık kısmının ödenebileceğine devralınan kurumun mal varlığını geçmeyecek ve Hazine'ye ek külfet getirmeyecek şekilde, nakit varlıklar nispetinde 7091 sayılı Yasa'da öngörülen sıralama gözetilerek karar verileceğinden, söz konusu durumun idarece yapılacak araştırma ve değerlendirme sonucunda ortaya çıkacağı açık olup, bu aşamada davacının parasal hak talebi hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.”

15. Anılan karar başvurucu vekiline 29/7/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir.

16. Komisyon tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

17. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

18. Başvurucu, adil yargılanma hakkı kapsamında aynı maddi olaya dayanılarak açılan başka davalarda verilen kararların aksi bir sonuca ulaşılarak davanın reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ile Mahkemenin 22/6/2022 tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar vermesine rağmen idarece işlem tesis edilmemesi suretiyle kararın icrası hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte başvurucu, bilirkişi raporu aldırılmadan ve ıslah dilekçesi de dikkate alınmadan kesin olarak ret kararı verilerek kanun yoluna başvuruya yönelik mahkemeye erişim hakkının ayrıca yeterli bilgi ve belge toplanmadan, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadan iddia ve savunma hakkı kısıtlanarak karar verilerek hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

19. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) 2/7/2025 tarihli görüşüne ekte yer alan Kayseri Valiliğinden alınan cevabi yazıdan Kayseri 2. İdare Mahkemesinin kararı doğrultusunda idare tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda işçilik alacakları ve faiz tutarlarının tespit edildiği belirtilmiştir. Ne var ki 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi kapsamında kapatılan kurumun ödemelerinin nakit varlıklarının tutarını geçmemesi gerektiğinden ve kurumun da borçların tamamını karşılayacak nakit varlığa sahip olmaması nedeniyle öncelikle anaparanın bir kısmının, anaparanın tamamlanmasından sonra da faizin güncel tutarı hesaplanarak ilgili hesaba yatırıldığı açıklanarak 12/10/2022 ile 31/10/2023 ve 9/11/2023 tarihli ödeme belgeleri (bkz. §§ 9, 13) sunulmuştur.

20. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı 7/7/2025 tarihli beyanında alacaklarının maddi boyutu noktasında uyuşmazlığın devam ettiğini, idarenin dayanak kabul ettiği bilirkişi raporunda birçok eksiklik olduğunu ve yapılan kısmi ödeme ile mağduriyetinin ortadan kalkmadığını ifade etmiştir. Başvurucu ayrıca bireysel başvuru formundaki ihlal iddialarının dışında mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

21. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında başvuru formunda belirtilen bilgilerde ve başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda bunun Mahkemeye bildirilmesinin gerektiği belirtilmiştir. Diğer yandan 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi ile İçtüzük'ün 83. maddesinde başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvurunun reddedileceği ve yargılama giderlerinin dışında ilgilinin 2.000 Türk lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verileceği öngörülmüştür.

22. Genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28; Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31).

23. Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (S.Ö., § 29; Mehmet Güven Ulusoy, § 32).

24. Somut olayda başvurucu; iptal kararının idarece uygulanmadığını, bilirkişi raporu aldırılmadan ve ıslah dilekçesi dikkate alınmadan kesin olarak karar verilerek kanun yoluna başvuramadığını ayrıca adil yargılanma hakkının birtakım usuli güvencelerine aykırı şekilde karar verildiğini ileri sürerek bireysel başvuruda bulunmuştur. Ancak bireysel başvuru sonrasında kesin olarak verilen 1. İdare Mahkemesi kararının İstinaf Dairesi tarafından kaldırıldığı ve yargılama sürecinin devam ettiği anlaşılmaktadır (bkz. § 14). Öte yandan başvurucuya bireysel başvuru öncesi ve sonrasında toplam 42.655,98 TL ödeme yapıldığı (bkz. §§ 9, 13) Bakanlık tarafından dosya kapsamında sunulan belgelerden anlaşılmıştır.

25. Başvurucu; bireysel başvuruda bulunmadan önce istinaf kanun yoluna başvurduğunu bireysel başvuru formunda belirtmediği gibi İstinaf Dairesi kararı ve sonraki yargılama sürecine ilişkin gelişmelerle ilgili olarak da Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemiştir. Ayrıca Bakanlık görüşünde bildirilen, bireysel başvuru sonrasındaki 31/10/2023 ve 9/11/2023 tarihli ödemelere ilişkin bir bilgi de vermemiştir.

26. Bireysel başvurunun yapılmasından önceki ve sonraki gelişmeler, yargılama sürecinde başvurucu lehine verilen yeni karar (bkz. § 14) ve ayrıca bireysel başvuru sonrasında işçilik alacakları kapsamında başvurucuya yapılan ödemeler, başvurucunun özellikle mağdur statüsünün değerlendirilmesi veya ilgili diğer ihlal iddialarına yönelik kabul edilebilirlik ve esas incelemesi bakımından oldukça önem taşımaktadır. Buna karşılık başvurucu, İçtüzük'ün 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen yükümlülüklerine açıkça aykırı bir şekilde yukarıda ifade edilen olgulara ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.

27. Bu itibarla başvurucunun başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan unsurlar hakkında bilgi vermediği, bu süreçte vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemek suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engellediği sonucuna varılmıştır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 9/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Ahsen Öztürk [1. B.], B. No: 2023/28594, 9/4/2026, § …)
   
Başvuru Adı AHSEN ÖZTÜRK
Başvuru No 2023/28594
Başvuru Tarihi 10/4/2023
Karar Tarihi 9/4/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, yargı kararının icra edilmemesi nedeniyle kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Mahkemeye erişim hakkı (idare) Başvurunun Reddi
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi