logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Ali Yılmaz [2. B.], B. No: 2023/71772, 23/12/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ALİ YILMAZ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/71772)

 

Karar Tarihi: 23/12/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Volkan SEVTEKİN

Başvurucu

:

Ali YILMAZ

Vekili

:

Av. Ömer ANŞİN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, istinaf başvuru süresinin gerekçesi açıklanmayan kararın tefhim edildiği tarihten başlatılarak istinaf talebinin süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu tarafından açılan haczin kaldırılması istemli şikâyet davasındaTercan Asliye (İcra) Hukuk Mahkemesince (Mahkeme) 26/1/2023 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kısa kararında ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere şeklinde açıklama ile kararın tarafların yüzüne karşı verildiği ve tebliğinden itibaren on günlük yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir.

3. Başvurucu, 26/1/2023 tarihinde istinaf süre tutum dilekçesi vermiş ve gerekçeli kararın 15/2/2023 tarihinde tebliği üzerine anılan karara karşı 18/2/2023 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi (İstinaf Dairesi) 24/3/2023 tarihli kararında Mahkeme kararının tefhim tarihinden itibaren yasal on günlük süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin süre yönünden usulden reddine, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar vermiştir.

4. Bu defa başvurucu temyiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin (Yargıtay) 2/6/2023 tarihli kararında 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 365. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereğince İstinaf Dairesi kararının kesin olduğu vurgulanmış ve anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmadığından temyiz başvuru talebinin reddine karar verilmiştir.

5. Başvurucu, nihai kararı 11/7/2023 tarihinde öğrendikten sonra 31/7/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

6. Başvurucu, istinaf süresinin gerekçesi açıklanmayan kararın tefhim edildiği tarihten başlatılarak istinaf başvurusunun reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

7. Başvurucunun şikâyetinin özü, usul kurallarının uygulanması suretiyle süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esasının incelenmediğine ilişkindir. Dolayısıyla başvurunun mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

8. Başvurucu, kararın temyiz kanun yoluna açık olduğuna ilişkin İstinaf Dairesinin yönlendirmesine güvenerek temyiz kanun yoluna başvurmuş olup ortaya çıkan bu belirsizlik nedeniyle başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurması makul görülmüştür. Bu kapsamda bireysel başvurunun süresinde yapıldığı değerlendirilmiştir.

9. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

10. Anayasa Mahkemesi, somut başvuru ile aynı nitelikteki ihlal iddialarını incelediği Rüstem Gül ([2. B.], B. No: 2021/26038, 22/11/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi; gerekçesi açıklanmamış bir hükmün tefhim edilmiş bir hüküm olarak sayılmayacağını, gerekçeli karar tebliğ ya da tefhim edilmeden kanun yoluna başvurma süresinin başlamayacağını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi; başvurucunun kısa kararla birlikte kararın gerekçesini öğrenemediği, dolayısıyla karar gerekçesini bilmeyen başvurucudan kısa kararın tefhiminden itibaren istinaf kanun yoluna başvurmasını beklemenin başvurucuya ağır bir külfet yüklediği, bu durumda kanun yolu merciinin somut olayın şartlarında istinaf süresini, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi açıklanmadan tefhim tarihinden itibaren başlatmasına ilişkin yorumunun öngörülemez nitelikte olduğu, başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçla orantısız olduğu, müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna ulaşmıştır (aynı kararda bkz. §§ 41, 42). Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

11. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

12. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

13. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

14. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine (E.2023/553, K.2023/390) iletilmek üzere Tercan Asliye (İcra) Hukuk Mahkemesine (E.2022/8, K.2023/3) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 2.220,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 42.220,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 23/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Ali Yılmaz [2. B.], B. No: 2023/71772, 23/12/2025, § …)
   
Başvuru Adı ALİ YILMAZ
Başvuru No 2023/71772
Başvuru Tarihi 31/7/2023
Karar Tarihi 23/12/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, istinaf başvuru süresinin gerekçesi açıklanmayan kararın tefhim edildiği tarihten başlatılarak istinaf talebinin süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Mahkemeye erişim hakkı (hukuk) İhlal Yeniden yargılama
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi