TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HASAN KURT BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2023/75982)
Karar Tarihi: 23/12/2025
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
Engin YILDIRIM
Yıldız SEFERİNOĞLU
Kenan YAŞAR
Metin KIRATLI
Raportör
Gökhan SÖNMEZ
Başvurucu
Hasan KURT
Vekili
Av. Yunus KURT
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, dava konusu taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbir nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu aleyhine muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil ile ecrimisil ödenmesi talebiyle 14/2/2018 tarihinde dava açılmıştır. İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) başvurucunun adına kayıtlı taşınmazdaki payı üzerine üçüncü kişilere devrini ve temlikini önler nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına 20/2/2018 tarihinde karar vermiştir.
3. Başvurucu aleyhine açılan davada miras bırakanın tüm mirasçıları kapsar şekilde paylaştırma yaptığı, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle reddine dair verilen karar, kanun yolu denetiminden geçerek 16/5/2023 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Mahkeme 4/9/2023 tarihinde tedbirin kaldırılması için Tapu Müdürlüğüne yazı göndermiş, aynı gün karar yerine getirilerek tedbir tapu sicilinden terkin edilmiştir.
5. Başvurucu 25/8/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Komisyon makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. Başvurucu, dava süresince taşınmaza uygulanan ihtiyati tedbirin tasarruf yetkisini kısıtlaması nedeniyle kentsel dönüşüm alanında kalan taşınmazı hakkında iyileştirme çalışmalarına daha erken başlayamamaktan yakınmıştır.
8. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle yargı mercileri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt [2. B.], B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).
9. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin yargı mercilerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, § 17).
10. Ancak tüketilmesi gereken başvuru yollarının ulaşılabilir olmaları yanında telafi kabiliyetini haiz olması ve tüketildiklerinde başvurucunun şikâyetlerini gidermede makul başarı şansı tanıması gerekir. Dolayısıyla mevzuatta bu yollara yer verilmesi tek başına yeterli olmayıp uygulamada da etkili olduklarının gösterilmesi ya da en azından etkili olmadıklarının kanıtlanmamış olması gerekir (Ramazan Aras [1. B.], B. No: 2012/239, 2/7/2013, § 29).
11. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 399. maddesi ile ihtiyati tedbir kararı nedeniyle zarara uğradığını iddia eden kişilerin tazminat davası açabilecekleri hüküm altına alınmıştır. Buna göre açılacak davanın sonucunda tazminata hükmedilebilmesi için tedbir talep edenin haksız çıkması ve tedbirden dolayı bir zarar doğmuş olması gerekir (Durak Bayın [2. B.], B. No: 2013/7292, 22/6/2015, § 32).
12. İhtiyati tedbir kararının uygulanması sonucu karşı tarafın zarar görüp görmediğinin tespiti ile uğranılan zararın miktarı 6100 sayılı Kanun'un 399. maddesi kapsamında açılacak davada incelenebilir. Somut olayda başvurucu aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği ve tedbirin kaldırılmış olduğu da gözetildiğinde bu madde kapsamında açılacak dava yoluyla başvurucunun zarar gördüğü tespit edilirse tazminata hükmedilebilecektir.
13. 6100 sayılı Kanun'un 399. maddesinde belirtilen dava yolunun başvurucunun durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesinin ikincillik ilkesi gereği mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 23/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.