logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Nehir Aydıncı [1. B.], B. No: 2023/86815, 11/3/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

NEHİR AYDINCI BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2023/86815)

 

Karar Tarihi: 11/3/2026

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan y.

:

Recai AKYEL

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

İrfan FİDAN

 

 

Muhterem İNCE

Raportör

:

Ömer Faruk NURSAÇAN

Başvurucu

:

Nehir AYDINCI

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, koşullu salıverilmenin geri alınması nedeniyle aynen çektirilecek hapis cezası süresinin yanlış belirlenmesi ve bu yanlışlık nedeniyle fazladan ceza infaz kurumunda kalınan sürenin mahsup edilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucunun 18/11/2003 tarihinde işlediği yağma suçu nedeniyle Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/10/2005 tarihli kararıyla iki kez 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar 18/12/2006 tarihinde Yargıtayın hükmü onamasıyla kesinleşmiştir. Başvurucu, bu hükmü infaz etmekte iken Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 5/8/2010 tarihli kararıyla 13/8/2010 tarihinden itibaren koşullu olarak salıverilmiştir.

3. Başvurucunun 24/10/2011 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan dolayı Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/5/2012 tarihli kararıyla 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar 9/11/2012 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin kapatılmasıyla söz konusu dosya Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesine aktarılmıştır.

4. 3/1/2014 tarihinde Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi, başvurucunun şartla tahliye edildiği 13/8/2010 tarihinden sonra fakat bihakkın tahliye tarihi olan 13/8/2020 tarihinden önce basit yaralama suçunu işleyerek bu suçtan dolayı aldığı 5 ay hapis cezasının kesinleşmesi sebebiyle şartlı tahliyesinin geri alınmasına ve suçu işlediği 24/10/2011 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 13/08/2020 tarihi arasındaki sürenin (3.216 gün hapis) ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar vermiştir. Söz konusu kararın kesinleştiğine dair 17/2/2014 tarihinde şerh düzenlenmiştir. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği 23/12/2021 tarihli müddetnamede ceza infaz kurumuna giriş tarihi 21/2/2014, hak ederek tahliye tarihi 12/12/2022 olarak belirlenmiştir.

5. Başvurucu, farklı tarihlerde Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesine dilekçeler vererek 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklerin lehine olarak uygulanmasını talep etmiştir. Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesi başvurucunun bu talepleri konusunda karar verilmek üzere dilekçelerini infaz hâkimliklerine göndermiştir. Söz konusu dilekçeler başvurucunun hapis cezasını infaz ettiği yer olan Erzincan İnfaz Hâkimliğinde toplanmıştır. 15/12/2022 tarihinde Erzincan İnfaz Hâkimliği lehe kanun değerlendirmesi yapılırken 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince -koşullu salıverme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç- infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhâl uygulanacağını, bu nedenle 2020 yılında yapılan değişikliklerin uygulama imkânı olmadığını, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5/2/2007 [ kesinleşme şerhinde kesinleşme tarihi 5/2/2007 yazmakla beraber Yargıtay 18/12/2006 tarihine karar vermiştir.] tarihinde kesinleştiğini, mahkeme kararına karşı infaz hâkimliğine başvuru yapılamayacağını, kesinleşmiş karara karşı kanun yararına bozmaya gidilebileceğini, müddetnamenin ilama göre doğru düzenlendiğini belirterek başvurucunun talebinin reddine karar vermiştir. Söz konusu karar 28/12/2022 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiştir.

6. Başvurucu 2/5/2023 tarihinde Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak 15/4/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun gereğince şartla tahliyenin yanmayacağını belirterek 15/4/2020 ile 12/12/2022 tarihleri arasında daha önceden şartla tahliye kararının geri alınması sonrası infaz ettiği sürelerin başkaca hapis cezalarından mahsup edilmesini talep etmiştir. Başvurucunun dilekçesi önce Aydın İnfaz Hâkimliğine, daha sonra Erzincan İnfaz Hâkimliğine iletilmiştir. Erzincan İnfaz Hâkimliği 2023/1443 Esas sayılı dosyada 14/9/2023 tarihinde, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, hükümlü hakkında lehe değerlendirme yapıldığını, mahsup edilecek bir sürenin bulunmadığını belirterek talebin reddine karar vermiştir. 25/9/2023 tarihinde itirazın reddedilmesiyle söz konusu karar kesinleşmiştir.

7. Başvurucu 10/8/2023 tarihinde Erzincan İnfaz Hâkimliğine başvurarak farklı tarihlerde çok kez başvuruda bulunduğunu ancak taleplerinin yanıtsız kaldığını ifade etmiş, daha önceden infaz ettiği şartla tahliye kararının geri alınması sonrasında 15/4/2020 ile 12/12/2022 tarihleri arasında geçen sürenin infaz etmekte olduğu başka suçlara ilişkin hapis cezasından mahsubunu talep etmiştir. 14/9/2023 tarihinde Erzincan İnfaz Hâkimliği 2023/3291 Esas sayılı dosyada başvurucunun talebini değerlendirmek suretiyle aynı konuda daha önceden 2023/1443 Esas sayılı dosyada karar verildiğini belirterek talebin reddine karar vermiştir. Söz konusu karar, itiraz edilmeden 25/9/2023 tarihinde kesinleşmiştir.

8. Başvurucu, kararı 26/9/2023 tarihinde öğrenmiş ve 3/10/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

9. Komisyonca adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

10. Bireysel başvuru sonrası düzenlenen 19/6/2025 tarihli müddetnameye göre başvurucu 5 yıl 42 ay 26 gün hapis cezasını infaz etmek amacıyla ceza infaz kurumunda bulunmaktadır.

II. DEĞERLENDİRME

11. Başvurucu 7242 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin lehine olduğunu belirterek bu düzenlemelerin resen veya talebi üzerine uygulanmaması, dilekçelerinin işlemsiz bırakılması ve mahsup talebinin reddedilmesi sebebiyle suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

12. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, ilgili mevzuat hükümleri ve somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

13. Başvurucunun mahsup talebinin hukuka aykırı şekilde reddedilmesi yönündeki şikâyetlerinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

14. Anayasa Mahkemesi, hükümlülerin ceza infaz kurumlarında kalacağı süreyi doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen durumların Anayasa'nın 19. maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir (İbrahim Uysal [2. B.], B. No: 2014/1711, 23/7/2014, § 26; Günay Okan [1. B.], B. No: 2013/8114, 17/9/2014, § 13). Mahsup, koşullu salıverme süresinin belirlenmesiyle ve dolayısıyla ceza infaz kurumunda kalınması gereken süreyle doğrudan ilgilidir (Ercan Bucak (2) [1. B.], B. No: 2014/11651, 16/2/2017, § 41).

15. Mahkeme tarafından verilen bir mahkûmiyet kararının infazının sağlanması ve bu bağlamda ceza infaz kurumunda tutulma süresi bakımından ceza mahkemesinin kararına uygun hareket edilmesi kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının korunması açısından zorunludur. Dolayısıyla hükümlülerin ceza infaz kurumunda kalacakları sürenin mahkûmiyet kararına ve ilgili mevzuata uygun olması Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında güvence altına alınmıştır (İbrahim Uysal, § 32). Bununla birlikte Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece mahkemelerin kararlarındaki kanunun yorumuna ya da maddi veya hukuki hatalara dair hususlar bireysel başvuru incelemesinde ele alınamaz (Abdullah Ünal [2. B.], B. No: 2012/1094, 7/3/2014, § 39).

16. Mahsuba ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesinde yer alan hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve kişinin hürriyetini kısıtlayan bütün hâller nedeniyle geçirilen sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirileceği hususundaki düzenleme karşısında yargı organlarına mahsuba ilişkin bir takdir yetkisinin tanınmadığı anlaşılmaktadır. İlgili yargı organları mahsuba ilişkin değerlendirmelerinde mahsup şartlarının bulunup bulunmadığını incelemekle ve şartları oluşmuşsa mahsup kararı vermekle yükümlüdür (Ercan Bucak (2),§ 49).

17. Başvurucunun daha önceden şartla salıverilmesinin geri alınması üzerine infaz ettiği sürenin 7242 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 15/4/2020 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 12/12/2022 tarihi arasındaki sürenin mahkûmiyete ilişkin infaz süresinden mahsup edilmesi talebi, şartla tahliye kararını geri alan Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği ve başvurucu hakkında lehe değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle İnfaz Hâkimliğince reddedilmiştir (bkz. § 6).

18. Başvurucu hakkında şartla tahliyenin geri alınmasına karar verildiği 3/1/2014 tarihinde 5275 sayılı Kanun'un şartla tahliyeyi düzenleyen 107. maddesinin (12) numaralı fıkrası "Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır." şeklindedir. Aynı Kanun'un 107. maddesinin (13) numaralı fıkrasının (a) bendinde denetim süresi içinde suç işlenmesi hâlinde, sonraki suçun işlendiği tarihten itibaren şartla tahliyeye konu kalan cezanın aynen infaz edileceği belirtilmiştir. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi 3/1/2014 tarihli kararla yürürlükte olan bu düzenlemeye uygun olarak hüküm kurmuştur.

19. 15/4/2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile koşullu salıverilme hükümlerinin geri alınmasını düzenleyen 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin (13) numaralı fıkrasının (a) bendi değiştirilmiştir. Buna göre koşullu salıverilme kararından sonra belirlenen denetim süresi içinde yeniden suç işlenmesi hâlinde sonraki suçun işlendiği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla, sonrasında işlenen her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı süre ceza infaz kurumunda geçirilecektir. 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (3) numaralı fıkrasında; hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhâl uygulanacağı düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme gereği 15/4/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin (13) numaralı fıkrasının (a) bendi başvurucunun lehine düzenlemeler getirmiştir. Bu düzenlemelere göre başvurucunun koşullu salıverilmesinden sonra işlediği suç için verilen ve Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/5/2012 tarihli kararına konu olan 5 aylık hapis cezasının 10 ay hapis cezası olarak ceza infaz kurumunda infaz edeceği söylenebilecektir. Ancak başvurucunun koşullu salıverilme kararının uyarlanması talebi Erzincan İnfaz Hâkimliğinin 15/12/2022 tarihli kararıyla reddedilmiş, bu karar 28/12/2022 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Dolayısıyla başvurucunun şartla tahliye kararının geri alınması sebebiyle ceza infaz kurumunda fazladan kaldığına dair mahkeme kararıyla yapılmış bir tespit bulunmamaktadır. Başvurucu, Erzincan İnfaz Hâkimliğinin 15/12/2022 tarihli kararına itiraz etmediği gibi bu karara karşı da bireysel başvuruda bulunmamıştır. Dolayısıyla bu karar yönünden değerlendirme yapılmamıştır.

20. Başvurucu bireysel başvuru formunda yer verdiği Erzincan İnfaz Hâkimliğinin 2023/3291 Esas sayılı dosyasında verilen karara itiraz etmemiş ise de söz konusu kararda aynı Mahkemenin aynı gün verdiği ve konusu aynı olan 2023/1443 Esas sayılı karara atıf yapılmıştır. Erzincan İnfaz Hâkimliğinin 2023/1443 Esas sayılı dosyasında, başvurucunun verilen karara itiraz ettiği ve itiraz üzerine verilen karardan itibaren başvurunun süresinde olduğu görülmüştür. Dolayısıyla Erzincan İnfaz Hâkimliğinin 2023/1443 Esas sayılı ve 2023/3291 Esas sayılı dosyalarında verilen kararlar birlikte değerlendirilmiştir. Erzincan İnfaz Hâkimliğinin 2023/1443 Esas sayılı dosyasında verdiği kararda, başvurucu hakkında şartla tahliye kararını geri alan Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği ve mahsup edilecek bir sürenin bulunmadığı belirtilerek talebin reddine karar verilmiştir. İnfaz Hâkimliği kararında da belirtildiği üzere başvurucunun 7242 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra, kesinleşmiş karar niteliğinde olan 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararı gereğince infaz edilen sürenin fazladan ceza infaz kurumunda infaz edildiği yönünde tespitte bulunan bir mahkeme kararı bulunmamaktadır.

21. Bu durumda başvurucunun belirlenenden daha fazla bir süre hürriyetinden yoksun kaldığı tespit edilememiştir. Dolayısıyla başvurucu hakkında infazın kesinleşen Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararı uyarınca yapılması sebebiyle mahsup edilecek sürenin bulunmadığını belirten Erzincan İnfaz Hâkimliği kararında keyfîlik veya bariz takdir hatası olduğu söylenemez.

22. Açıklanan gerekçelerle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 11/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Nehir Aydıncı [1. B.], B. No: 2023/86815, 11/3/2026, § …)
   
Başvuru Adı NEHİR AYDINCI
Başvuru No 2023/86815
Başvuru Tarihi 3/10/2023
Karar Tarihi 11/3/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, koşullu salıverilmenin geri alınması nedeniyle aynen çektirilecek hapis cezası süresinin yanlış belirlenmesi ve bu yanlışlık nedeniyle fazladan ceza infaz kurumunda kalınan sürenin mahsup edilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı İnfaz, koşullu salıverme Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi