TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
MUHAMMED KAYDU BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2023/99604)
Karar Tarihi: 14/1/2026
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
İrfan FİDAN
Yılmaz AKÇİL
Raportör
Mutlu ALAF
Başvurucu
Muhammed KAYDU
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ceza infaz kurumu disiplin kurulu kararına karşı yapılan şikâyetin hukuka aykırı şekilde reddedildiği gerekçesiyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Bireysel başvurunun yapıldığı tarih itibarıyla başvurucu, Tarsus 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmaktadır. Aralarında başvurucunun da bulunduğu sekiz mahpus hakkında 10/7/2023 tarihinde öğlen dağıtılan iaşeleri almayarak yemek almama eylemi başlattıkları iddiasıyla Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu) tarafından disiplin soruşturması başlatılmıştır.
3. Disiplin Kurulu tarafından 31/7/2023 tarihinde aralarında başvurucunun da olduğu mahpuslar hakkında 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 42. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlenen "protesto amacıyla idarece verilen yemeği topluca almama eylemine katılmak" fiilini işledikleri kabul edilerek bu kişilerin bir haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama (telefon) disiplin cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
4. Başvurucu, anılan disiplin cezasına karşı Tarsus İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) 14/8/2023 tarihli dilekçeyle şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Başvurucu, şikâyet dilekçesinde mahkemede sözlü savunma yapmak istediğini belirtmiştir.
5. Başvurucu 12/10/2023 tarihli Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi yoluyla verdiği savunmasında yedi gün süren bir protesto eyleminin söz konusu olduğunu fakat bu tek protesto için birden fazla eylem varmış gibi farklı cezalar verildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca soruşturmanın süresinde tamamlanmadığına işaret etmiştir.
6. İnfaz Hâkimliği 12/10/2023 tarihli kararı ile şikâyetin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, her bir eylemin aralarında geçen yaklaşık 24 saatlik süre gerekçesiyle farklı eylemler olarak kabul görmesi gerektiğine değinmiştir. Ayrıca ceza soruşturmasındaki tüm süreçlerin 5275 sayılı Kanun'un 47. maddesinde olması gerektiği gibi olduğu tespitini yapmıştır. Topluca yemek almama eyleminin bir diyalog yöntemi olduğu ve disiplin suçu oluşturmayacağı savunmasının kabulü hâlinde ceza infaz kurumunda sürdürülebilir güvenli bir yaşamın tesisinin oldukça zorlaşacağı, Disiplin Kurulunun kanuna dayanarak yaptığı değerlendirmede hukuka aykırı bir durum bulunmadığı sonucuna varmıştır.
7. Başvurucu 18/10/2023 tarihli dilekçe ile İnfaz Hâkimliği kararına itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde, slogan atma ve protesto hakkını kullandığını ileri sürmüştür. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi 1/11/2023 tarihli kararıyla İnfaz Hâkimliğince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, kararda belirtilen gerekçenin ayrıntılı ve yeterli olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir.
8. Başvurucu, nihai hükmü 8/11/2023 tarihinde öğrendikten sonra 13/11/2023 tarihinde süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
9. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
10. Başvurucu 5275 sayılı Kanun'un 47. maddesi gereğince on beş günlük yasal süre dolduktan sonra soruşturmanın tamamlandığını, kararın usul ve kanuna uygun olmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
11. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; mevcut başvuruda başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.
12. Başvuru adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkı çerçevesinde incelenmiştir.
13. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi şöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."
14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
15. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt [2. B.], B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).
16. Somut olayda başvurucunun soruşturmanın on beş günlük yasal sürede tamamlanmadığına yönelik itirazını İnfaz Hâkimliği kararına itiraz dilekçesinde ileri sürmediği görülmüştür. Böylece başvuru yollarını usulünce tüketmediği anlaşılmıştır.
17. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 14/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.