logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Cemile Günaydın, B. No: 2015/5074, 20/11/2019, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

CEMİLE GÜNAYDIN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/5074)

 

Karar Tarihi: 20/11/2019

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Celal Mümtaz AKINCI

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Recai AKYEL

Raportör

:

Fatma Burcu NACAR YÜCE

Başvurucu

:

Cemile GÜNAYDIN

Vekili

:

Av. İsa BİRCAN

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, katkı payı alacağının faizinin tahsili istemiyle başvurucu hakkında açılan davada kanun yolu incelemesi yapan merciinin görev yönünden kararı bozmasına rağmen mahkemenin bozma kararını aşarak ve önceki kararından dönerek yeni hüküm kurması ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucunun boşandığı eşi, başvurucu hakkında alacak davası açıp daha önce hükmedilerek kesinleşen katkı payının ıslah tarihinden itibaren işlemiş yasal faizinin tahsilini talep etmiştir.

7. Finike Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 30/7/2010 tarihli kararla faiz talebine ilişkin davanın boşanma ilamının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve başvurucu tarafından süresi içinde zamanaşımı definde bulunulduğu gerekçesiyle davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir.

8. Hüküm karşı tarafça temyiz edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 3/4/2012 tarihli kararla davanın aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gerekçesiyle mahkeme hükmünü bozmuştur.

9. Bozma ilamına uyan Mahkeme 28/11/2012 tarihli karar ile bozma ilamına uyarak katkı ve katılma payı alacağının, buna bağlı feri hak olan faiz alacağının zamanaşımı konusunda 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda bir hükmün bulunmadığını, alacağın 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını belirterek davacının ıslah tarihi itibarıyla faiz alacağı istemini reddetmiş, boşanma ilamının kesinleştiği tarihten başlayan faiz alacağı talebinin ise kısmen kabulüne karar vermiştir.

10. Hüküm başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 22/4/2014 tarihli kararla ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.

11. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 20/1/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

12. Nihai karar 23/2/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 20/3/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 20/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun iddiaları

14. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

15. Bireysel başvuru yapıldıktan sonra yürürlüğe giren 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

16. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

17. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018) kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu, ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini tartışmıştır.

18. Anılan kararda özetle anılan başvuru yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

19. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

20. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

21. Başvurucu, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin yalnızca görev yönünden bozma yapmasına rağmen Mahkemenin yeniden esas yönünden değerlendirme yapmak suretiyle önceki kararından döndüğünü ve aleyhine hüküm kurduğunu belirterek Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla başvurucunun bu başlık altındaki iddiaları hakkaniyete uygun yargılama hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

23. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama ve sonuçlar Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

24. Somut olayda Mahkeme, Yargıtayın görev yönünden verdiği bozma ilamına uyarak aile mahkemesi sıfatıyla baktığı yargılamada davanın esasına girmek suretiyle tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamına alınan delilleri değerlendirerek karar vermiştir. Mahkemenin görev bozmasından sonra yeniden esasa yönelik değerlendirme yapıp önceki karardan aksi yönde karar vermesi hususuna dayalı olarak ileri sürülen ihlal iddiaları, mahkemelerce delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup mahkeme kararlarında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir hususun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

25. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 20/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Cemile Günaydın, B. No: 2015/5074, 20/11/2019, § …)
   
Başvuru Adı CEMİLE GÜNAYDIN
Başvuru No 2015/5074
Başvuru Tarihi 20/3/2015
Karar Tarihi 20/11/2019

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, katkı payı alacağının faizinin tahsili istemiyle başvurucu hakkında açılan davada kanun yolu incelemesi yapan merciinin görev yönünden kararı bozmasına rağmen mahkemenin bozma kararını aşarak ve önceki kararından dönerek yeni hüküm kurması ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Hukuk) Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk) Başvuru Yollarının Tüketilmemesi
Adil yargılanma hakkı (genel) (hukuk) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
  • pdf
  • udf
  • word
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi