logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanma Kılavuzu English

(Mehmet Cebe, B. No: 2017/16485, 1/7/2020, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MEHMET CEBE BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/16485)

 

Karar Tarihi:1/7/2020

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

 

 

Hicabi DURSUN

 

 

Muammer TOPAL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Eser AKINCI

Başvurucu

:

Mehmet CEBE

Vekili

:

Av. Erdal KUZU

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, şüpheli ölüm olayının etkili soruşturulmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/2/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

4. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Dargeçit ilçe merkezinde PKK mensuplarınca açılan hendekleri kapatmak, barikatları kaldırmak ve BTÖ mensuplarını tespit etmek ve yakalamak maksadıyla Dargeçit Kaymakamlığı tarafından ilan edilen üç gün süreli sokağa çıkma yasağı sırasında kolluk kuvvetlerince 12/10/2015 tarihinde, bir BTÖ mensubuna ait olduğu değerlendirilen ve daha sonra başvurucunun kardeşi İ.C.ye ait olduğu tespit edilen erkek cesedi bulunmuş ve olayın Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesiyle soruşturma başlatılmıştır.

9. Cumhuriyet savcısı ve sağlık ekiplerince aynı tarihte olay yerinde yapılan ölü muayene işleminin ardından söz konusu ceset otopsi işlemleri için Mardin Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilmiştir. Ölü muayene ve otopsi işlemleri sonucunda, cesedin sol boyun bölgesinden ve bitişik atış mesafesinden giren mermi çekirdeğinin kafanın sol üst yan bölgesinden çıktığı ve ölümün bu yara nedeniyle gerçekleştiği tespit edilmiştir.

10. Cumhuriyet savcısının talimatıyla 12/10/2015 tarihinde yapılan olay yeri incelemesinde; yolun sol tarafındaki üzüm bağı içinde bulunan cesedin ayak uç kısmında şarjörü takılı, emniyeti açık ve atım yatağında fişek olan bir adet Kaleşnikof marka tüfek olduğu, bu tüfeğe takılı olan şarjörün içinde 26 adet, sol kemerinin altındaki şarjörün içinde 8 adet, cesedin altında bulunan şarjörün içinde ise 30 adet 7,62x39 mm çaplı fişek, çevresinde ve altında aynı çapta 32 adet kovan, üzerindeki kemere bağlı kılıf içinde dürbün, sağ koltuk altında içinde birtakım eldiven, fener gibi malzemelerle birlikte çakmak gazı doldurma tüpüne şeffaf bant ile yapıştırılmış fitilden oluşan el yapımı patlayıcı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca cesedin bulunduğu üzüm bağı içinde ve cesedin civarında yaklaşık 5 adet roket patlama noktası, roket mühimmatı metal parçaları ve birçok mermi kovanı tespit edilmiştir.

11. 12/10/2015 tarihinde düzenlenen Fiziki İnceleme ve İmha Tutanağı'na göre, ele geçen çakmak gazı doldurma tüpüne şeffaf bant ile yapıştırılmış fitilden oluşan el yapımı bombanın imha esnasında emsallerine eş değerde patladığı ve canlılar üzerinde öldürücü veya yaralayıcı, cansızlar üzerinde ise yakıcı ve tahrip edici nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

12. Olay yeri ve çevresinde yapılan araştırmalarda kamera olmadığı tespit edilmiş ve olay yeri çeşitli açılardan fotoğraf ve kamera kaydına alınmıştır.

13. Olay yerinden elde edilen bulgular ve özellikle tüfeğin üzerinde mukayeseye elverişli vücut izinin olmadığı, cesetten alınan parmak izlerine kolluğun kayıtlarında rastlanmadığı tespit edilmiştir.

14. Kriminal incelemeler sonucunda olay yerinde bulunan 32 adet kovanın cesedin yanında ele geçen tüfekten atıldığı, cesede ait sağ el ve yüz svaplarının üzerinde ve cesetten alınan gömlek üzerinde atış artıklarının bulunduğu saptanmıştır.

15. Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca (ATK) düzenlenen 25/6/2016 tarihli raporda; olay yeri inceleme bulguları, ölenin anatomik yapısı, ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarasının lokalizasyonu, traje özellikleri, atış mesafesi, ele geçen tüfeğin fiziki incelemesi, ölenin bulunduğu ortamın özellikleri ve el svap örneklerinde atış artığı incelemesi sonuçları, ölüme neden olabilecek başka bir travmanın olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde ölüme neden olan atışın ölenin kendisi tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu mütalaa edilmiştir.

16. Ölenin ağabeyi olan başvurucu 11/1/2016 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadede, İstanbul'da yaşadığını ancak ne zaman Dargeçit'e geldiğini bilmediği kardeşinin örgüte üye olup olmadığından ve nasıl öldüğünden haberdar olmadığını söylemiş; olayla ilgili bilgi sahibi olmadığı için şikâyetçi olmadığını belirterek olayın nasıl meydana geldiğinin tespit edilmesini istemiştir.

17. Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda 19/7/2016 tarihinde, BTÖ mensubu olduğu anlaşılan İ.C.nin intihar etmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara vekili aracılığıyla itiraz eden başvurucu, kardeşinin ölümüyle ilgili etkili bir soruşturma yapılmadığını belirtmiş ancak itiraz, Midyat Sulh Ceza Hâkimliğinin 5/1/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

18. Başvurucu bu kararının tebliğinden sonra 13/2/2017 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. İlgili hukuk için bkz. Yasin Ağca, B. No: 2014/13163, 11/5/2017, §§ 86, 87, 91-96.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 1/7/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

21. Başvurucu, olay sırasında sivil olan kardeşinin sokağa çıkma yasaklarının sürdüğü dönemde alınması gereken tedbirlerin alınmaması yüzündenöldürülmesi nedeniyle ve bu olaya ilişkin etkili bir soruşturma yapılmadan sadece ATK raporuna dayanılarak sonuca varılması nedeniyle yaşam hakkı kapsamında devletin pozitif ve negatif yükümlülüklerinin, ayrıca etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

22. Bakanlık görüşünde başvurucunun şikâyetinin yaşam hakkının usul boyutu kapsamında incelenerek açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemezlik kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

23. Bakanlık görüşüne karşı başvurucu beyanda bulunmamıştır.

B. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun yaşam hakkının negatif ve pozitif yükümlülükler içeren maddi boyutunun ihlal edildiğine dair iddialarının aşağıda açıklanan gerekçelerle değerlendirilmesi mümkün olmadığından inceleme, yaşama hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutuna hasren yapılmış; etkili başvuru hakkının da ihlal edildiğine ilişkin şikâyet yaşam hakkı kapsamında incelenmiştir.

25. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:

 “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.”

26. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

 “Devletin temel amaç ve görevleri, ... kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

27. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, bu hakka yönelik bir başvuru ancak ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvurucu, olayda yaşamını yitiren İ.C.nin ağabeyi olduğundan başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktadır.

28. Bununla birlikte başvurunun diğer kabul edilebilirlik kriterleri yönünden de incelenmesi gerekir.

29. Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin usule ilişkin yönü, kasten ya da saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm olaylarında sorumluların tespitine ve cezalandırılmalarına imkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar yürütülmesini gerektirir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, §§ 54, 55).

30. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkının usul boyutu konusunda benimsediği genel ilkelere göre bir ceza soruşturmasının etkililiği için;

i. Soruşturma makamlarının resen ve derhâl harekete geçerek ölüm olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün delilleri tespit etmeleri (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 57),

ii. Ceza soruşturmasının fiilen hesap verilebilirliği sağlamak için soruşturma sürecinin kamu denetimine açık olması, ayrıca her olayda ölen kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumak için bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmalarının sağlanması (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 58),

iii. Hukuk devletine bağlılığın sağlanması ve hukuka aykırı eylemlere hoşgörü ve teşvik gösterildiği görünümü verilmesinin engellenmesi amacıyla ceza soruşturması makul bir özen ve süratle yürütülmesi (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013, § 30) gerekir.

31. Somut olayda Cumhuriyet Başsavcılığının ölüm olayı hakkında resen soruşturma başlattığı ve bu soruşturmada başvurucunun delil toplanmasına ilişkin taleplerini dile getirebildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edebildiği, soruşturmaya katılım konusunda herhangi bir engelle karşılaşmadığı görülmüştür. Ayrıca soruşturmanın makul bir sürat ve özenle yürütüldüğü gözlenmiştir.

32. Cumhuriyet Başsavcılığınca ölüm olayının aydınlatılması ve muhtemel sorumlularının belirlenmesi için olay yeri ve İ.C.nin cesedi incelenmiş, ölüm nedeni ayrıntılı şekilde araştırılmış, elde edilen bulgular üzerinde bu maksatla kriminal incelemeler yaptırılmış ve başvurucunun ifadesine başvurulmuştur.

33. Bu durumda Cumhuriyet Başsavcılığının yalnızca intihar varsayımını dikkate alan bir soruşturma yürüttüğü söylenemez.

34. Yürütülen soruşturmadan daha derin ve etkili bir soruşturma yürütülmesi konusunda haklı bir beklentiye girebilmesi için başvurucunun iddiaları hakkında soruşturma makamlarına daha sağlam argümanlar sunması gerekir (benzer değerlendirme için bkz. Beste Güler Aslan ve diğerleri, B. No: 2015/9669, 19/2/2019, § 95). Soruşturma sonucunda BTÖ mensubu olduğu kabul edilen kardeşinin olay sırasında sivillerin zarar görmemesi için tedbir alınması nedeniyle öldüğünü iddia eden başvurucu, kardeşiyle ilgili somut bilgiler vererek araştırılmasını istediği hususları açıklamamıştır.

35. Soruşturma kapsamında toplanan deliller, varılan tespitler ve soruşturma usulü dikkate alındığında olayın koşullarının tespiti ve varsa ölümden sorumlu olanların belirlenmesi için gerekli adımların atıldığı, sonuca etkili bir eksiklik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Soruşturma makamlarının olaylara ilişkin tespitleri Anayasa Mahkemesi açısından bağlayıcı olmamakla birlikte soruşturma makamlarının tespitlerinden farklı bir tespitte bulunabilmesi için bu hususta ikna edici unsurların mevcut olması gerekmektedir. Başvuruya konu olayla ilgili Anayasa'nın 17. maddesinin gereklerine uygun şekilde yapıldığı değerlendirilen soruşturma sonucunda, Cumhuriyet Başsavcılığının ölümün intihar nedeniyle gerçekleştiğine ilişkin tespitinden ayrılmayı gerektirecek ikna edici bir neden bulunmamaktadır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 1/7/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Mehmet Cebe, B. No: 2017/16485, 1/7/2020, § …)
   
Başvuru Adı MEHMET CEBE
Başvuru No 2017/16485
Başvuru Tarihi 13/2/2017
Karar Tarihi 1/7/2020

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, şüpheli ölüm olayının etkili soruşturulmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Yaşam hakkı Kamu görevlisinin güç kullanımı sonucu öldürülme, ağır yaralanma (genel) (fiziksel güç kullanma, kelepçeleme, biber gazı vd.) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk

IV. İLGİLİ HUKUK



Mevzuat Türü Mevzuat Tarihi/Numarası - İsmi Madde Numarası
Kanun 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu 160
170
5237 Türk Ceza Kanunu 278
279
281
283
  • pdf
  • udf
  • word
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi