TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ALAETTİN TOĞRUL VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2019/10990)
Karar Tarihi: 11/3/2020
Başkan
:
Recep KÖMÜRCÜ
Üyeler
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
Tuğba YILDIZ
Başvurucular
1. Alaettin TOĞRUL
2. Şükrü TOĞRUL
3. Abdi ULUÇ
4. Abdulhakim UĞUR
5. Nedim ÜLKER
6. Tahsin TOKTAŞ
7. İdris PARLAKÜŞER
8. Ahmet TOĞRUL
9. Cemile TUNÇTAN
10. Seyfettin GEYLANİ
11. Ayhan EPTURĞUT
12. Fikri TOĞRUL
13. Hüsni TOĞLUK
14. Abdusselam TOKTAŞ
15. Abdullah ÜLKER
16. Abdullah TONĞUÇ
17. Muhittin ULUÇ
18. Necmettin PARLAKTUNÇ
19. Mehmet Can TOKDEMİR
20. Beşir TOPTAMUR
21. Naif TONĞUÇ
22. Salih TURHAN
23. Abdülkerim TOKTAŞ
24. Mustafa TOPDEMİR
25. Gıyasettin TOKDEMİR
26. Mehmet Şükrü AYBERGÜLER
27. Mehmet Emin TOĞLUK
28. Hasan TOĞRUL
29. Masum TAY
30. İzzettin TOĞRUL
31. Tevfik TÜRKEŞ
32. Aydın TOKTAŞ
33. Abdurrahim TAN
34. Cevdet ULUÇ
35. Alamettin GEYLANİ
36. Halil PARLAKTUNÇ
37. Mehmet TOPTAMUŞ
38. Şakir AYBERGÜLER
39. Adil UĞUR
40. İbrahim TOĞLUK
Vekili
Av. Abdulhekim GİDER
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, terör olaylarından doğan zararların tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının; buna ilişkin idari ve yargısal sürecin makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvurular, muhtelif tarihlerde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Ekli tablonun A satırında numaraları belirtilen başvuru dosyaları ve 2019/12248 başvuru numaralı dosyanın, konu yönünden hukuki irtibatı nedeniyle 2019/10990 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2019/10990 numaralı başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine ve diğer dosyaların kapatılmasına karar verilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucular, Siirt'in Baykan ilçesi Çevrimtepe köyünde ikamet etmekteyken 1990 yılında meydana gelen terör olayları neticesinde köyün boşaltılmasıyla yerleşim yerinden göç etmek zorunda kaldıklarını iddia ederek, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında zararlarının karşılanması talebiyle Siirt Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) ekli tablonun C satırında belirtilen tarihlerde başvurmuşlardır.
10. Ekli tablonun D satırında tarih ve sayıları belirtilen Komisyon kararları ile başvurucuların taleplerinin reddine karar verilmiştir.
11. Belirtilen ret işlemlerine karşı ekli tablonun E satırında belirtilen tarihlerde başvurucular tarafından açılan iptal davalarında, İdare Mahkemesi ekli tablonun F satırında gösterilen tarihlerde davaların reddine karar vermiştir. Karar gerekçelerinde pilot dosya üzerinden yapılan inceleme ve araştırmalara atıf yapılmış, edinilen bilgilere göre Baykan İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı köy ve mezralara ait çizelgede Çevrimtepe köyü ile bu köye bağlı Oymaklar ile Ulukapı mezralarının "Dolu" olduğu, Kumluca mezrasının ise "Ekonomik nedenlerle 7 hane gelmektedir. Vatandaşlar asıl ikametleri Muş ve Bitlis illeridir. Yaz aylarında yazlık olarak Nisan-Mayıs aylarında gelip Ekim-Kasım aylarına kadar yaylada kalmaktadır." ifadesi ile boş olarak gösterildiği, Çevrimtepe köy merkezinde 1 adet korucu bulunduğu, Türkiye İstatistik Kurumu Siirt Bölge Müdürlüğünün 14/11/2011 tarihli ve 986 sayılı yazısında köy nüfusunun 1990 yılında 647, 1997 yılında 178, 2000 yılında 225 kişi olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir. Ayrıca Çevrimtepe köyünde genel ve yerel seçimlerin zamanında ve düzenli olarak yapıldığı da belirtilerek aralarında başvurucuların da bulunduğu köy halkının bir kısmının güvenlik kaygısıyla da olsa köyden göç etmeleri dolayısıyla uğradıkları zararın anılan köyün ve başvurucuların ikamet ettiği yerleşim yerinin tamamen boşalan köy veya mezra olmaması, başvuruculara yönelik herhangi bir terör tehdidi ya da saldırısının bulunmaması gerekçeleriyle 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre idarece karşılanmasına hukuki olanak bulunmadığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
12. Başvurucuların temyizi üzerine ekli tablonun G satırında gösterilen tarihlerde Danıştay Onbeşinci Dairesi onama kararları vermiştir.
13. Karar düzeltme talepleri aynı Daire tarafından H satırında belirtilen tarihlerde reddedilmiştir. Karar düzeltme taleplerinin reddi üzerine başvurucular süresinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
14. Başvuruculardan İbrahim Toğluk'un bireysel başvuruda bulunduktan sonra 16/5/2019 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
IV. İLGİLİ HUKUK
15. İlgili hukuk için bkz. Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-28; Sabri Çetin, B. No: 2013/3007, 6/2/2014, §§ 60-72; Mahmut Can Arslan, B. No: 2013/3008, 6/2/2014, §§ 59-71; Mehmet Gürgen, B. No: 2013/3202, 6/2/2014, §§ 57-67.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 11/3/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli Yardım Talebi
17. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucuların açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
B. Başvurucu İbrahim Toğluk Yönünden
18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi" kenar başlıklı 48. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:
"Kabul edilebilirlik şartları ve incelemesinin usul ve esasları ile ilgili diğer hususlar İçtüzükle düzenlenir."
19. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 80. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"(1) Bölümler ya da Komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hâllerde düşme kararı verilebilir:
...
ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi.
(2) Bölümler ya da Komisyonlar; yukarıdaki fıkrada belirtilen nitelikteki bir başvuruyu, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam edebilir."
20. Başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra 16/5/2019 tarihinde yaşamını yitirdiği Ulusal Yargı Ağı (UYAP) üzerinden yapılan incelemede tespit edilmiştir. Başvurucunun ölümünden sonra başvuruya mirasçı olarak devam edilmek istendiğine dair bir talepte bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucu açısından başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmamaktadır.
21. Açıklanan gerekçelerle başvuru yapılmasından sonra vefat eden başvurucu İbrahim Toğluk yönünden başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.
C. Diğer Başvurucular Yönünden
1. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
a. Başvurucuların İddiaları
22. Başvurucular 1990 tarihinden itibaren mallarına terör nedeniyle ulaşamadıklarını belirterek 5233 sayılı Kanun kapsamında yapmış oldukları başvuruların köyün boşaltılmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin mülkiyet haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.
b. Değerlendirme
23. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma alanında yer alan mülkiyet hakkı; mevcut mal, mülk ve ekonomik değerleri koruyan bir temel haktır. Kişinin hâlihazırda sahibi olmadığı bir mülkün mülkiyetini kazanma beklentisi, bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursa olsun mülkiyet kavramı içinde değildir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi, B. No: 2012/636, 15/4/2014, § 36). Ayrıca gelecekte elde edileceği iddia edilen bir gelirin mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir (Sultan Tokay ve diğerleri, B. No: 2013/1122, 26/6/2014, § 42).
24. Bir mülk veya alacakla ilgili olarak hak iddia eden kişinin söz konusu hakkın varlığını hukuken ispat etmesi gerekir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi, § 38).
25. Somut olayda başvurucuların Komisyona yaptıkları başvuru üzerine Komisyonun ulaştığı nihai sonuç ile iptal davaları sonucunda gerekçeli kararlarda yer verilen hukuki tespitler ve dayanaklar birlikte değerlendirildiğinde, başvurucuların Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı kapsamına giren bir ekonomik değeri veya en azından böyle bir değeri elde etme yönünde meşru beklentilerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
27. Başvurucular, köyde yaşayan bir kişinin terör nedeniyle oluşan zararları için 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminat aldığını iddia edip açtığı davaya ilişkin mahkeme kararını da sunarak kendilerine tazminat ödenmemesi nedeniyle çelişkili kararlar verildiğini ileri sürmüşlerdir.
28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular, komisyon kararları ve yargılama sonucu verilen kararlar nedeniyle Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Başvurucular her ne kadar Anayasa'nın farklı maddelerini temel almak suretiyle ihlal iddiasında bulunmuş iseler de şikâyetlerin özü dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve Mahkeme tarafından hatalı karar verildiği iddialarına yönelik olduğundan şikâyetin hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.
29. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).
30. Öte yandan benzer konularda aynı derecede olan yargı mercileri arasındaki içtihat farklılıkları tek başına adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde kabul edilemeyeceği gibi derece mahkemeleri veya temyiz mercilerinin uyuşmazlıklara ilişkin olarak tarafların talepleri ve delilleri arasındaki yorum farklılıkları da tek başına adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde kabul edilemez (Miras Mümessillik İnş. Taah. Reklam Paz. Bas. Yay. San. ve Tic. A.Ş., B. No: 2012/1056, 16/4/2013, § 36).
31. Başvurucuların somut olaylara ilişkin iddiaları değerlendirilerek derece mahkemesince karar verilmiştir. Kararların gerekçesinde; ilgili mevzuat çerçevesinde somut olay değerlendirilmiş, Çevrimtepe köyüne ilişkin başvurular pilot dava usulüyle incelenmiş ve ilgili kurumlarla yazışmalar yapılarak köye ilişkin birçok bilgi, belge toplanmış, heyet hâlinde yapılan yargılama neticesinde köyün terör nedeniyle boşaltılan köylerden olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir (bkz. § 11). Başvurucuların ileri sürdükleri mahkeme kararı, başvurucular hakkındaki kararlardan daha eski bir tarihte verilmiş ve karar gerekçesinde de köyün terör nedeniyle boşaltılıp boşaltılmadığına ilişkin bir yorum yapılmadığı görülmüştür. 5233 sayılı Kanun gereği tazminat ödenebilmesi için köyün terör nedeniyle tamamen boşaltılmış olması gerektiği dikkate alındığında güvenlik kaygısına dayanılarak kısmen köyün boşalmış olması hâlinde idarece mal varlığı zararına ilişkin ödeme yapılamayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla tek kişi hakkında verilen karar ve gerekçesi dikkate alındığında başvurucuların durumuna teşmil edilebilecek bir durum olmadığı kanaatine varılarak başvurucular tarafından ileri sürülen iddiaların derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesine ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olduğu, mahkeme kararlarında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
32. Açıklanan gerekçelerle başvuruların bu kısmının da, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
3. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
33. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
i. Kabul Edilebilirlik Yönünden
34. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
ii. Esas Yönünden
35. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 45, 47).
36. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).
37. Bu hususlara ek olarak Anayasa Mahkemesi 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan yargılamalarda komisyonların belli bir dönem içinde geçici olarak olağanüstü iş yükü artışı ile karşılaşmasından kaynaklanan gecikmelerde, kamu otoritelerince zamanında ve yeterli tedbirlerin alınmış olup olmadığını da gözönünde bulundurmaktadır. Gerekli tedbirler alınmışsa makul sürenin hesaplanmasında olağan yargılamalara kıyasla daha esnek bir yaklaşım benimsenmektedir (Sabri Çetin, §§ 60-72; Mahmut Can Arslan, §§ 59-71; Mehmet Gürgen, §§ 57-67; Celal Demir, §§ 57-69).
38. Somut davalara bir bütün olarak bakıldığında Komisyona başvuru tarihleri (ekli tablonun C satırı) ile nihai karar tarihleri (ekli tablonun H satırı) arasında geçen ve ekli tablonun I satırında her bir başvuru için ayrı ayrı toplam süreleri belirtilen yargılama süreçlerinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
39. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
4. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
41. Başvurucular, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
42. Başvuruda, adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
43. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucularaekli tablonun İ satırında gösterilen net manevi tazminat miktarlarının ödenmesine karar verilmesi gerekir.
44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım taleplerinin KABULÜNE,
B. Başvurunun başvurucu İbrahim Toğluk yönünden DÜŞMESİNE,
C. Diğer Başvurucular yönünden;
1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
D. İbrahim Toğluk dışındaki başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
E. Başvuruculara ekli tablonun İ satırında gösterilen miktarlarda net manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
F. 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin bilgi için Batman İdare Mahkemesine (E.2013/1809, K.2014/1324), GÖNDERİLMESİNE,
I. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten başvurucu İbrahim Toğluk yönünden TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,
İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 11/3/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Sıra
1
2
3
A
Başvuru
Numarası
2019/10990
2019/11918
2019/11948
B
Başvurucu
ve
T.C.
Kimlik No.
Alaettin TOĞRUL
Şükrü TOĞRUL
Abdi ULUÇ
C
Komisyona Başvuru Tarihi ve Dosya Kayıt Numarası
4/8/2006
13499
13508
13390
D
Komisyon Karar Tarihi ve Numarası
16/3/2012
2012/435-785
2012/443-792
2012/431-782
E
Dava Tarihi
19/6/2013
F
Yerel Mahkeme
Karar Tarihi
30/5/2014
G
Temyiz Yolu Karar Tarihi
25/4/2018
H
Karar Düzeltme
Tarihi
5/2/2019
I
İdari ve Yargısal
Süreçte Geçen Toplam Süre
12 yıl 6 ay
İ
Hükmedilen
NET Manevi Tazminat
(TL)
20.000 TL
4
5
6
2019/11975
2019/11982
2019/11995
Abdulhakim UĞUR
Nedim ÜLKER
Tahsin TOKTAŞ
13490
30/5/2008
19584
13505
2012/481-811
2012/479-809
2012/441-791
10 yıl 8 ay
12.000 TL
7
8
9
2019/12001
2019/12004
2019/12009
İdris PARLAKÜŞER
Ahmet TOĞRUL
Cemile TUNÇTAN
13385
13394
13500
2012/466-797
2012/446-794
2012/436-786
10
11
12
2019/12013
2019/12019
2019/12022
Seyfettin GEYLANİ
Ayhan EPTURĞUT
Fikri TOĞRUL
13484
20381
13507
2012/472-803
2012/477-775
2012/485-815
18/6/2013
13
14
15
2019/12097
2019/12104
2019/12119
Hüsni TOĞLUK
Abdusselam TOKTAŞ
Abdullah ÜLKER
18969
13392
19585
2012/494-817
2012/490-771
2012/458-795
29/5/2014
16
17
18
2019/12124
2019/12177
2019/12184
Abdullah TONĞUÇ
Muhittin ULUÇ
Necmettin PARLAKTUNÇ
13501
13389
13489
2012/437-787
2012/469-800
2012/429-780
19
20
21
2019/12187
2019/12228
2019/12232
Mehmet Can TOKDEMİR
Beşir TOPTAMUR
Naif TONĞUÇ
13497
18968
13486
2012/433-783
2012/424-776
2012/488-819
22
23
2019/12239
2019/12254
Salih TURHAN
Abdülkerim TOKTAŞ
13393
13493
2012/491-772
2012/483-813
24
25
26
2019/12256
2019/12268
2019/12275
Mustafa TOPDEMİR
Gıyasetttin TOKDEMİR
Mehmet Şükrü AYBERGÜLER
13391
13498
13502
2012/470-801
2012/434-784
2012/438-788
27
28
29
2019/12279
2019/12283
2019/12286
Mehmet Emin TOĞLUK
Hasan TOĞRUL
Masum TAY
13388
13506
13496
2012/487-818
2012/489-820
2012/427-778
30
31
32
2019/12292
2019/12453
2019/12477
İzzettin TOĞRUL
Tevfik TÜRKEŞ
Aydın TOKTAŞ
13509
13495
13504
2012/444-793
2012/484-814
2012/440-790
33
34
35
2019/12482
2019/12489
2019/12494
Abdurrahim TAN
Cevdet ULUÇ
Alamettin GEYLANİ
20385
13491
13382
2012/474-805
2012/482-812
2012/492-773
36
37
38
2019/12500
2019/12504
2019/12516
Halil PARLAKTUNÇ
Mehmet TOPTAMUŞ
Şakir AYBERGÜLER
13488
13494
13503
2012/428-779
2012/473-804
2012/439-789
39
2019/12518
Adil UĞUR
13383
2012/467-798