logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Ali Su ve Mersin Çevre ve Doğa Derneği [2.B.], B. No: 2019/13383, 13/9/2022, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ALİ SU VE MERSİN ÇEVRE VE DOĞA DERNEĞİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/13383)

 

Karar Tarihi: 13/9/2022

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Basri BAĞCI

 

 

Kenan YAŞAR

Raportör

:

Ferhat YILDIZ

Başvurucular

:

1. Ali SU

 

 

2. Mersin Çevre ve Doğa Derneği

Başvurucular Vekili

:

Av. Ayşe DOĞAN

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, Akdere Maden İşletmeciliği Klinker Üretimi ve Çimento Öğütme Paketleme Tesisi Kapasite Artışı (2. Üretim Hattı İlavesi) projesi için verilen çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararının iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Mersin'in Silifke ilçesi Akdere Mahallesi'nde bir özel şirket tarafından yapılması planlanan Akdere Maden İşletmeciliği Klinker Üretimi ve Çimento Öğütme Paketleme Tesisi Kapasite Artışı (2. Üretim Hattı İlavesi) projesi (Proje) ile ilgili olarak verilen 4/7/2017 tarihliÇED olumlu kararının iptali istemiyle idare mahkemesinde iptal davası açılmıştır. İlk derece mahkemesince uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden dava konusu maden sahasına 3 km'lik mesafe içerisinde zeytinlik sahaların bulunup bulunmadığına yönelik bilgi talebinde bulunulmuştur. Gelen cevabi yazıda ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca Proje yakınında zeytinlik sahaların bulunduğu belirtilmiş ve sonuç olarak idare mahkemesi dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; Projeye ilişkin ruhsat sahası sınırlarından itibaren en az 3 km'lik alan içerisinde zeytinlik alanlar bulunduğu ve söz konusu tesiste zeytinliklere zarar vermeden, toz ve duman çıkarmayacak şekilde faaliyette bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulanmıştır.

3. Söz konusu kararın temyizi üzerine inceleme yapan Danıştay Ondördüncü Dairesi temyiz isteminin kabulüne, idare mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın kesin olarak reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; Proje sahasında ekonomik işletme büyüklüğünde olmayan ve 2006 yılından sonra ekildiği tahmin edilen dağınık zeytinlik alanlara rastlanıldığı, Proje sahasının imar planında sanayi alanında kaldığının belirlendiği vurgulanmıştır. İdare mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda Proje sahasına yakın alanda zeytinlik saha bulunduğuna dair tespitlere yer verilmediği, bu anlamda bilirkişi raporunun yeterli olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak ise Proje alanında ilgili kanun ve yönetmelik kapsamında zeytinlik alanının yer almadığı, Projenin imar planında sanayi alanında kaldığı, ÇED olumlu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir.

4. Başvurucular vekili nihai hükmü 23/3/2019 tarihinde öğrendikten sonra 17/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

6. Başvurucular, Projenin gerçekleştirilmesi halinde bölgede çevre kirliliğinin oluşacağını, Proje sahasına yakın mesafede zeytinlik alanın bulunduğunu, bu nedenle ilgili Kanun uyarınca Projenin gerçekleştirilmesinin mümkün bulunmadığını belirterek sağlıklı çevrede yaşama hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Bakanlık görüşünde, inceleme yapılırken Anayasa ve ilgili mevuzat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınmasının faydalı olacağı ifade edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı sunduğu cevap dilekçesinde önceki beyanlarını yinelemiştir.

7. Başvuru özel hayata saygı hakkı kapsamında başvurucuların statülerine göre ayrı başlıklar altında incelenmiştir.

A. Mersin Çevre ve Doğa Derneği Yönünden

8. Somut olayda başvurucu tarafından sağlıklı çevrede yaşama bağlamında özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de ihlale neden olduğu ileri sürülen ÇED olumlu kararından başvurucunun tüzel kişiliğinin doğrudan etkilenmediği ve tüzel kişiliğe ilişkin bir hakkın ihlal edilmediği, dolayısıyla başvurucunun mağdur statüsünün olmadığı anlaşılmaktadır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Egeçep Derneği, B. No: 2015/17415, 17/4/2019, §§ 33-38). Öte yandan anılan ÇED olumlu kararı nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenmiş olabilecek gerçek kişilerin bireysel başvuru yolunu kullanmasında mâni bir durum da bulunmamaktadır.

9. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

B. Başvurucu Ali Su Yönünden

10. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

11. Somut olayda başvurucunun iddiaları devletin özel hayata saygı hakkını etkili olarak koruma ve saygı gösterme şeklinde bulunan pozitif yükümlülüğü kapsamında incelenmiştir. Çevresel meseleler bağlamında devletin usule ilişkin yükümlülükleri daha önce Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında ortaya konulmuştur. Buna göre muhtemel olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi veya en aza indirilmesi amacının gerçekleştirilebilmesi için sürece dâhil olan söz konusu tarafların menfaatlerinin titizlikle değerlendirilmesi, bu değerlendirmenin sağlıklı şekilde yapılabilmesi için de ilgili tarafların sürece etkin katılımının sağlanması gerektiği tartışmasızdır (Mehmet Kurt, B. No: 2013/2552, 25/2/2016, §§ 61-66; Ahmet İsmail Onat, B. No: 2013/6714, 21/4/2016, §§ 79-81; Fevzi Kayacan (2), B. No: 2013/2513, 21/4/2016, §§ 56-61; Hüseyin Tunç Karlık ve Zahide Şadan Karluk, B. No: 2013/6587, 24/3/2016, §§ 64, 65; Ahmet Bilgin ve Diğerleri, B. No: 2015/11709, 12/12/2018, § 56). Bu anlamda anılan anayasal güvenceleri gözeten bir yargılama süreci yürütülmesi ve neticede ulaşılan sonucun konuyla ilgili ve yeterli gerekçelerle açıklanması gerekir.

12. Öncelikle belirtmek gerekir ki somut olayda Projeye verilen iznin ülkenin ekonomik yararına ilişkin kamu yararına dayalı meşru bir amacı içerdiği açıktır. Başvurucuların iddialarının temeli, Proje nedeniyle çevrenin kirleneceği ve Proje sahasında zeytinlik alanlar bulunması nedeniyle inşaatın yapılmasının mümkün olmadığıhususlarına dayanmaktadır.

13. Bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Danıştay'ın davanın reddine ilişkin nihai kararında somut bilgilere dayalı ve yeterli gerekçenin bulunmadığı, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün, Proje sahasına yakın alanda zeytinlik alan bulunduğuna dair tespitlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığına yönelik bir tartışmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Danıştay tarafından, Proje sahası yakınlarında zeytinlik alan bulunup bulunmadığına yönelik çelişkili bilgi ve tespitler içerdiği kabul edilen idarenin cevabi yazısı ile bilirkişi raporunda yer verilen bilgi ve belgeler arasındaki çelişkilerin giderilmesi yönünde bir gerekçe ortaya konulmamıştır. Bu nedenle kamusal makamların olaya gereken özenle yaklaşmadıkları, olayda söz konusu olan kamusal ve bireysel menfaatleri gerektiği şekilde değerlendirmedikleri ve kamusal makamların özel hayata saygı hakkı bağlamında pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediği değerlendirilmektedir.

14. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkınınihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

15. Başvurucu ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yapılması talebinde bulunmuştur.

16. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A.1. Başvurucu Mersin Çevre ve Doğa Derneği yönünden başvurunun kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Başvurucu Ali Su yönünden özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin özel hayata saygı hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Mersin 1. İdare Mahkemesine (E.2017/1355, K.2018/1295) GÖNDERİLMESİNE,

D. 364,60 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 10.264,60 TL yargılama giderinin başvurucu Ali Su'ya ÖDENMESİNE, Mersin Çevre ve Doğa Derneği tarafından yapılan yargılama giderlerinin başvurucu Dernek üzerinde BIRAKILMASINA,

E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Danıştay Ondördüncü Dairesine (E.2018/5592, K.2019/963) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 13/9/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Ali Su ve Mersin Çevre ve Doğa Derneği [2.B.], B. No: 2019/13383, 13/9/2022, § …)
   
Başvuru Adı ALİ SU VE MERSİN ÇEVRE VE DOĞA DERNEĞİ
Başvuru No 2019/13383
Başvuru Tarihi 17/4/2019
Karar Tarihi 13/9/2022

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, Akdere Maden İşletmeciliği Klinker Üretimi ve Çimento Öğütme Paketleme Tesisi Kapasite Artışı (2. Üretim Hattı İlavesi) projesi için verilen çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararının iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Özel hayatın ve aile hayatının korunması hakkı Çevre Kişi Bakımından Yetkisizlik
İhlal Yeniden yargılama
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi