logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Mahmut Gür (2), B. No: 2019/17737, 21/9/2022, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

MAHMUT GÜR BAŞVURUSU (2)

(Başvuru Numarası: 2019/17737)

 

Karar Tarihi: 21/9/2022

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Muammer TOPAL

 

 

Recai AKYEL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

İrfan FİDAN

Raportör

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucu

:

Mahmut GÜR

Vekili

:

Av. Zülküf Önal ÇEPE

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir kamu kurumu aleyhine verilmiş mülkiyete ilişkin ve icra edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 24/5/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Bireysel Başvurudan Önceki Süreç

9. Başvurucu, Devlet Su İşlerinin (DSİ) Bolu Gerede-Ankara içme suyu hattı tünel inşaatında taşeron firma işverenliğinde makine operatörü olarak çalışmaktayken iş akdinin feshedilmesi üzerine 21/6/2013 tarihinde Ankara 35. İş Mahkemesinde (Mahkeme) işçilik alacaklarıyla ilgili olarak DSİ ve taşeron firma aleyhine dava açmıştır.

10. Mahkeme 7/7/2017 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne ve toplam 5.591,47 TL alacağın faiziyle birlikte başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.

11. Başvurucu tarafından 15/8/2017 tarihinde Ankara 14. İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatılmıştır.

12. DSİ ve taşeron firmanın istinaf istemi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 26/6/2018 tarihinde hükmedilen meblağa ilişkin düzeltme yaparak toplam 5.538,14 TL alacağın faiziyle birlikte başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.

13. Başvurucu 24/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç

14. Anayasa Mahkemesince, başvurucunun uygulanmadığını ileri sürdüğü kararın gereklerinin yerine getirilip getirilmediği ve başvurucuya mahkeme kararı doğrultusunda ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarında DSİ'den bilgi istenmiştir.

15. DSİ tarafından gönderilen yazı ve eklerinde mahkeme kararı üzerine ilamlı icra takibi yapıldığı, 13/3/2020 tarihinde de başvurucunun asıl işvereni olan şirket tarafından toplam borcun (17.000 TL) icra takip dosyasına ödenerek takibin infazen kapandığı belirtilmiştir.

16. DSİ tarafından gelen cevap yazısı başvurucu vekiline gönderilmiş, varsa görüş ve itirazlarını sunması kendisinden istenmiştir. Başvurucu vekili herhangi bir görüş sunmamıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Anayasa Mahkemesinin 21/9/2022 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi Yönünden

18. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılayacak geliri olmadığını, işsiz olduğunu beyan ederek adli yardım talebinde bulunmuştur.

19. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

20. Başvurucu, mahkeme kararında hükmedilen işçilik alacaklarının tarafına ödenmediğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

21. Bakanlık görüşünde; başvuruya konu yargılama sürecinden bahsedilmiş ve nihai olarak DSİ ve alt işveren aleyhine ilamlı icra takibi yapıldığı, güncel dosya borcunun 13/3/2020 tarihinde asıl işveren olan şirket tarafından ödendiği ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucunun alacaklarının tamamen ödendiği ve borçluları ibra ettiğine dair 19/3/2020 tarihli dilekçeyle İcra Müdürlüğüne başvurduğu da vurgulanmıştır. Bu durumda başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinde başvurucunun mağdur sıfatının devam edip etmediğinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

2. Değerlendirme

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Başvuru hakkının kötüye kullanılması" kenar başlıklı 51. maddesi şöyledir:

"Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında, ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasına hükmedilebilir."

23. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Başvuru hakkının kötüye kullanılması" kenar başlıklı 83. maddesi şöyledir:

"Başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde incelemenin her aşamasında başvuru reddedilir ve yargılama giderleri dışında, ilgilinin ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilebilir."

24. İçtüzük'ün "Bireysel başvuru formu ve ekleri" kenar başlıklı 59. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Başvuru formunda belirtilen bilgilerde ve başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda bunun Mahkemeye bildirilmesi zorunludur."

25. Genel olarak bir hakkın öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı açıkça görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31; S.Ö., B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).

26. Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılmasıyla söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (Mehmet Güven Ulusoy, § 32; S.Ö., § 29).

27. Somut olaydaki yazışmalar ve Ulusal Yargı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada asıl işveren şirket tarafından 13/3/2020 tarihinde İcra Dairesine ödeme yapılarak borcun ödendiği anlaşılmıştır. Ancak başvurucu, Anayasa Mahkemesini bu konuda bilgilendirmemiştir.

28. DSİ'nin mahkeme ilamına bağlanan borcunu ödemediğinden şikâyet edilen başvuruda borcun süreç içinde kısmen veya tamamen ödenmiş bulunması başvurucunun mağdur statüsünün değerlendirilmesi bakımından oldukça önem taşımaktadır. Ödeme olgusunun değerlendirilmesi sonucunda bazı şikâyetler yönünden başvurucuların mağdur statüsünün hitama erdiği sonucuna ulaşılabilecek ve başvurunun düşmesine karar verilebilecektir. Başvurucu bireysel başvuru formunda başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde bunu Anayasa Mahkemesine bildireceğini beyan etmesine rağmen İçtüzük'ün 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen yükümlülüklerine açıkça aykırı bir şekilde yukarıda belirtilen olguya ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi vermediği, bu süreçte vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmelerle ilgili olarak Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemek suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engellediği anlaşıldığından başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

30. Başvurunun mahiyeti gözetildiğinde 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve İçtüzük’ün 83. maddesi uyarınca başvurucu aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine gerek görülmemiştir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 21/9/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Mahmut Gür (2), B. No: 2019/17737, 21/9/2022, § …)
   
Başvuru Adı MAHMUT GÜR (2)
Başvuru No 2019/17737
Başvuru Tarihi 24/5/2019
Karar Tarihi 21/9/2022

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, bir kamu kurumu aleyhine verilmiş mülkiyete ilişkin ve icra edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Hukuk) Mahkeme hakkı/Kararın icrası hakkı (hukuk) Başvurunun Reddi
  • pdf
  • udf
  • word
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi