logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(H.A.B.A.M. ve S.S.H.A.K., B. No: 2019/35618, 31/3/2022, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

H.A.B.A.M. VE S.S.H.A.K. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/35618)

 

Karar Tarihi: 31/3/2022

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

GİZLİLİK TALEBİ KABUL

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Muammer TOPAL

 

 

Recai AKYEL

 

 

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

 

 

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Mahmut ATEŞ

Başvurucular

:

1.H.A.B.A.M.

 

 

2. S.S.H.A.K.

Başvurucular Vekili

:

Av. Şaban YILMAZ

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, öldürülme riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Karı ve koca olan başvurucularla ilgili olarak 31/10/2019 tarihinde aynı konuda iki ayrı bireysel başvuru yapılmıştır. Hukuki ve fiili irtibat bulunan bu bireysel başvuruların birleştirilmesine karar verilmiştir.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Irak uyruklu olan başvurucular, beyanlarına göre 2014 yılında yasal yollardan Türkiye'ye giriş yapmış, 16/3/2015 tarihinde uluslararası koruma başvurusunda bulunmuştur. Evli olan başvurucular üç çocuklarıyla birlikte Kütahya'da ikamet etmektedir.

9. 17/4/2018 tarihinde başvurucuların ikamet ilini izinsiz terk ederek İzmir'e gittikleri belirlenmiş, Kütahya Valiliği tarafından uluslararası koruma başvurularının geri çekilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Başvurucuların bu karara yaptıkları itirazların reddi ile karar kesinleşmiştir.

10. Başvurucuların uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına dair kararın kesinleşmesinin ardından Kütahya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 5/7/2019 tarihli kararıyla haklarında sınır dışı kararı verilmiştir.

11. Başvurucular, sınır dışı kararının iptali istemiyle Kütahya İdare Mahkemesine başvurmuştur. Dava dilekçesinde Irak'a sınır dışı edilmeleri hâlinde yaşamlarının tehlikeye gireceğini iddia eden başvurucular bu iddialarını şu nedenlere dayandırmıştır:

- Başvurucu S.S.H.A.K. Irak'ta polis memuru olarak görevli iken DAEŞ terör örgütünün silahlı saldırısına uğramış ve yaralanmıştır. Buna ilişkin belgeler dava dosyasına sunulmuştur.

- Başvurucu S.S.H.A.K.nın annesi 2018 yılında Türkiye'den Irak'a döndükten sonra terör saldırısında öldürülmüştür.

- Başvurucu S.S.H.A.K. Irak ve Türkiye'den telefonla aranarak ölümle tehdit edilmektedir ve bununla ilgili kolluk birimlerine şikâyette bulunmuştur.

12. Kütahya İdare Mahkemesi 2019/465 ve 2019/466 Esas sayılı dosyalar üzerinden ayrı ayrı görülen davalarda başvurucuların sınır dışı kararına karşı açtığı iptal davalarının reddine karar vermiştir. 2019/465 Esas sayılı dosyada verilen 16/10/2019 tarihli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Irak uyruklu olup, eşiyle ve çocuklarıyla birlikte ülkemize geldiği ve 16.03.2015 tarihinde eşine verdiği muvafakat uyarınca eşi tarafından davacı adına Kütahya Valiliğine uluslararası koruma başvurusunda bulunulduğu, bu başvurusu üzerine başvuruya ilişkin prosedür ile başvuru sahibinin hak ve yükümlülüklerinin yer aldığı belgenin tercüman eşliğinde ve ayrıca anladığı dilde davacı adına da uluslararası koruma başvurusunda bulunan eşine tebliğ edildiği, söz konusu bildirimde ikamet edilen ilin Yabancılar Şube Müdürlüğü'ne belirlenen günlerde imza bildiriminde bulunulması ve adres değişikliklerinin 30 gün içinde bildirilmesi gerektiği hususlarına yer verildiği, Kütahya İlinde ikamete tabi tutulan davacının ve eşinin, 13.04.2018 tarihinde Menderes (Ahmetbeyli) İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı görevlilerince yakalandığı, bu durumun Kütahya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine davacı hakkında, Kütahya Valiliğinin 18.04.2018 tarihli, E.5297 sayılı Oluruyla, 6458 sayılı Kanunun 77/1-ç maddesi uyarınca; 'Uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılması' kararının verildiği, davacının ve eşinin söz konusu karara karşı yaptığı 13.08.2018 tarihli itirazın Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna gönderildiği, Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonunun 18.09.2018 tarihli kararıyla davacı adına da uluslararası koruma başvurusunda bulunan davacının eşinin itirazının reddine karar verildiği, anılan kararın 15.11.2018 tarihinde davacının eşine tebliğ edildiği, davacının eşi tarafından söz konusu kararın iptali istemiyle açılan davada Mahkememizin E:2018/692, K:2019/82, sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve anılan kararın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin E:2019/814, K:2019/856 sayılı kararıyla onanması üzerine, davacı hakkında son karar verildiğinden bahisle sınır dışı edilmesine dair 05.07.2019 tarihli, E.97 sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, uluslararası koruma başvurusunda bulunan davacı ve uluslararası korumaya davacı ve çocukları adına başvuruda bulunan eşi hakkında, uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılması kararı alındığı ve davacının 6458 sayılı Kanunun 55. maddesinde sayma yoluyla belirtilen, hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacaklar arasında olduğuna ilişkin olarak hukuken kabul edilebilir, somut bir belge sunamadığı da görüldüğünden, kesinleşen uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin karara dayanılarak davacıların sınırdışı edilmesi yönünde alınan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddine, ... istinaf/temyiz yolu kapalı (kesin) olmak üzere, 16/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."

13. Kütahya İdare Mahkemesinin 2019/466 Esas sayılı dosyasında verilen 10/10/2019 tarihli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...

Uyuşmazlıkta, uluslararası koruma başvurusunda bulunan davacı hakkında, uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılması kararı alındığı, bu karara karşı açılan davanın Mahkememizce reddedilerek kesinleştiği, bu suretle uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılması kararının kesinleştiği görüldüğünden ve davacının, 6458 sayılı Kanun'un 55. maddesinde sayma yoluyla belirtilen, hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacaklar arasında olduğuna ilişkin olarak hukuken kabul edilebilir, somut bir belge sunamadığı da anlaşıldığından, kesinleşen uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin karara dayanılarak davacıların sınırdışı edilmesi yönünde alınan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

..."

14. Kütahya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 19/1/2022 tarihli yazısı ve ekindeki belgelere göre başvurucular hakkında 6/12/2019 tarihinde ülkeyi terke davet kararı alınmış ve başvurucular 9/12/2019 tarihinde Habur Sınır Kapısı'ndan Türkiye'yi terk ederek Irak'a geçmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. İlgili hukuk için bkz. T.T., B. No: 2013/8810, 18/2/2016, §§ 22-25; A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, §§ 28-38; B.T. [GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-38.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Anayasa Mahkemesinin 31/3/2022 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi Yönünden

17. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucuların açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Sınır Dışı Etme Kararları Nedeniyle Yaşam Hakkı ile Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların İddiaları

18. Başvurucular, S.S.H.A.K.nın Irak'ta polis memuru olarak görev yaptığı sırada içinde bulunduğu polis aracının DAEŞ terör örgütünün silahlı saldırısına uğraması sonucu ağır yaralandığını ve bu olay üzerine Türkiye'ye sığındıklarını, birçok uluslararası kuruluşun raporlarında yer aldığı üzere Irak'ta ciddi güvenlik sorunları olduğunu, Irak'a sınır dışı edilmeleri durumunda öldürülme riskleri bulunduğunu, hukuka aykırı alınan sınır dışı kararları nedeniyle yaşam ile kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvurucular, isimlerinin kamuya açık belgelerde gizlenmesi talebinde bulunmuştur.

2. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular sınır dışı edilmeleri hâlinde yaşamlarının ve kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının tehlikeye gireceğini iddia etmiştir. Bu iddiaların bütün hâlinde yaşam hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı bakımından ayrı bir inceleme yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

21. Genel ilkeler için bkz. A.A. ve A.A., §§ 54-72.

ii. İlkelerin Olaya Uygulanması

22. Devletin yaşamı koruma konusundaki pozitif yükümlülüğü, bir yabancının sınır dışı kararı ile gönderileceği ülkede yaşam hakkının ihlal edilme riski bulunduğunu iddia etmesi hâlinde bu iddianın ayrıntılı bir şekilde araştırılmasını gerektirir. Araştırma yükümlülüğünün ortaya çıkabilmesi için başvurucu tarafından savunulabilir bir iddia ortaya konulmalıdır. Araştırma yükümlülüğünün bulunması sınır dışı işleminin iptal edilmesi konusunda bir garanti içermez. Bunun aksine iddiaların ciddiyet ve gerçekliği bunların titizlikle araştırılması neticesi ortaya çıkacak ve sınır dışı etme konusunda bir değerlendirme yapılabilecektir (araştırma yükümlülüğü ve derece mahkemelerinin yapmaları gereken incelemeyle ilgili ilkeler için ayrıca bkz. Azizjon Hikmatov, B. No: 2015/18582, 31/3/2017).

23. Başvuruculardan S.S.H.A.K., sınır dışı işlemine karşı açtığı iptal davasında Irak'ta polis memuru olarak görev yapmakta iken silahlı terör saldırısında yaralandığına dair belgeleri İdare Mahkemesine sunduğunu ve dahası hâlen Irak kodlu telefonlardan aranarak ölümle tehdit edildiğini, bu tehdit olaylarıyla ilgili kolluk birimlerine şikâyette bulunduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla başvurucuların İdare Mahkemesinde açtıkları iptal davasında sınır dışı edilmeleri hâlinde yaşam haklarının tehlikeye gireceğine ilişkin somut ve kişisel açıklamalar yaptıkları ve bu iddiaların belli bir ciddiyette olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle başvurucuların Irak'a sınır dışı edilmeleri hâlinde yaşam haklarının ihlal edilme tehlikesi bulunduğuna ilişkin iddialarının savunulabilir (araştırmaya değer) nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.

24. Başvuru konusu olayda ilk derece mahkemesi, sınır dışı etme kararlarının mevzuata uygun olduğunu değerlendirerek bu kararların iptali istemini reddetmiştir. Bununla birlikte başvurucuların ileri sürdüğü risklere ilişkin yargılama aşamasında herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Başvurucuların iddialarına neden itibar edilmediği konusunda ise gerekçeli kararda dava dosyasına "...hukuken kabul edilebilir, somut bir belge..." sunulmadığının belirtilmesi ile yetinilmiştir. Ayrıca sınır dışı etme kararını alan idari makamın başvurucuların sınır dışı edilmeleri hâlinde yaşam haklarının ihlal edilme riski bulunduğuna ilişkin iddialarını araştırıp araştırmadığı da İdare Mahkemesince değerlendirme konusu yapılmamıştır.

25. Sonuç olarak başvurucuların menşe ülkelerinde var olduğunu iddia ettikleri riske dair İdare Mahkemesince araştırma ve değerlendirme yapılmadan karar verildiği kanaatine varılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

 “(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …

 (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

28. Başvurucular, ihlalin tespiti ve yeniden yargılama taleplerinde bulunmuştur.

29. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

30. Somut olayda başvurucuların Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınan yaşam haklarının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. İhlalin ilk derece mahkemesi kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

31. İhlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için geri gönderilecek ülkede başvurucuların yaşam haklarının ihlali sonucunu doğuracak gerçek bir riskin bulunup bulunmadığının araştırılması ve değerlendirilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu anlaşıldığından kararın bir örneğinin mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

32. Başvurucuların tazminat talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığı değerlendirilmiştir.

33. 4.500 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım taleplerinin KABULÜNE,

B. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliklerinin gizli tutulması taleplerinin KABULÜNE,

C. Başvurucuların, sınır dışı etme işleminden dolayı yaşam haklarının ihlal edildiği iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

D. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

E. Kararın bir örneğinin yaşam hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Kütahya İdare Mahkemesine (E.2019/465 ve E.2019/466) GÖNDERİLMESİNE,

F. 4.500 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin bilgi için İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE,

İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 31/3/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(H.A.B.A.M. ve S.S.H.A.K., B. No: 2019/35618, 31/3/2022, § …)
   
Başvuru Adı H.A.B.A.M. VE S.S.H.A.K.
Başvuru No 2019/35618
Başvuru Tarihi 31/10/2019
Karar Tarihi 31/3/2022
Birleşen Başvurular 2019/35622

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, öldürülme riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Yaşam hakkı Sınırdışı edilme halinde öldürülecek olma İhlal Yeniden yargılama

IV. İLGİLİ HUKUK



Mevzuat Türü Mevzuat Tarihi/Numarası - İsmi Madde Numarası
Kanun 6458 Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 2
3
5271 Ceza Muhakemesi Kanunu 142
141
91
2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu 2
5683 Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun 17
5682 Pasaport Kanunu 8
4
6458 Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 59
58
57
55
54
53
52
9
Yönetmelik 22/10/2014 Geçici Koruma Yönetmeliği 6
14/9/1994 Türkiye’ye İltica Eden veya Başka Bir Ülkeye İltica Etmek Üzere Türkiye’den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar ile Topluca Sığınma Amacıyla Sınırlarımıza Gelen Yabancılara ve Olabilecek Nüfus Hareketlerine Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 6
1/6/2005 Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği 4
11
25
  • pdf
  • udf
  • word
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi