TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
E.Y. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/11089)
Karar Tarihi: 9/4/2026
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
İrfan FİDAN
Üyeler
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Muhterem İNCE
Yılmaz AKÇİL
Raportör
Ömer Faruk NURSAÇAN
Başvurucu
E.Y.
Vekili
Av. Vedat ÖZKAN
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; haksız gözaltına alma işlemlerinden doğan maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan davada yeterli tazminata hükmedilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkı ile yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan başlatılan soruşturma kapsamında 24/7/2015 tarihinde gözaltına alınmıştır. 26/7/2015 tarihinde Başsavcılık anılan suçtan tutuklanması istemiyle diğer kişilerin yanında başvurucuyu Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Başvurucunun sorgusu sonucunda yurt dışına çıkış yasağı ve ikametine en yakın kolluk birimine haftanın belirli günleri imza atmak suretiyle adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmasına karar verilmiştir. 30/9/2015 tarihinde Başsavcılık başvurucu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.
3. Başvurucu; 21/10/2015 tarihinde (ön büro havale tarihi) hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığını, kanuni gözaltı süresinin aşıldığını, evinde usulsüz arama yapıldığını ifade ederek 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141.-144. maddeleri uyarınca Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açmıştır.
4. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi 18/3/2016 tarihinde, başvurucunun haksız olarak gözaltında kaldığı sonucuna ulaşarak başvurucuya 300 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 24/7/2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar vermiştir. Temyizden feragat üzerine karar 16/5/2016 tarihinde kesinleşmiştir.
5. Başvurucu; 18/3/2016 tarihinde, hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığını, gözaltı süresinde baskıya maruz kaldığını, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ifade ederek 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açmıştır.
6. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi 13/5/2016 tarihinde, başvurucunun haksız olarak 2 gün gözaltında kaldığı sonucuna ulaşarak başvurucuya daha önceden Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile hükmedilen manevi tazminatı dikkate alarak manevi tazminatın reddine, 58,73 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 24/7/2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Karar 26/4/2021 tarihinde temyizde onama sonucu kesinleşmiştir.
7. Başvurucu, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararının temyiz incelemesinde olduğu esnada 3/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
8. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
9. Öte yandan başvurucu; 15/6/2021 tarihinde, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararının temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi üzerine haksız gözaltına alma işlemlerinden doğan maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan davada yeterli tazminata hükmedilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkı ile yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. 16/5/2023 tarihinde 2021/31395 numaralı bu başvuruyu görüşen Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Birinci Komisyonu makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, diğer ihlal iddialarının ise kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
10. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası şöyledir:
"Bireysel başvuruların incelenmesinde, bu Kanun ve İçtüzükte hüküm bulunmayan hâllerde ilgili usul kanunlarının bireysel başvurunun niteliğine uygun hükümleri uygulanır."
11. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Dava şartları şunlardır:
…
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması."
12. 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."
13. Buna göre bireysel başvuruların incelenmesinde, 6216 sayılı Kanun ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nde hüküm bulunmayan hâllerde ilgili usul kanunlarının bireysel başvurunun niteliğine uygun hükümleri uygulanacaktır. Bireysel başvuruya ilişkin anılan mevzuatta mükerrer başvuru düzenlenmemiştir. Dolayısıyla aynı başvurucunun aynı nedenle birden fazla bireysel başvuruda bulunması durumunda başvurunun 6100 sayılı Kanun'un dava şartlarına ilişkin olarak yukarıda belirtilen hükümleri kıyasen uygulanmak suretiyle reddedilmesi gerekir.
14. Başvurucu; haksız gözaltı tedbirine dayalı olarak açtığı tazminat davasında yeterli tazminata hükmedilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, mülkiyet hakkının, adil yargılanma hakkının ve yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte başvurucu, aynı ihlal iddialarıyla daha önce bireysel başvuru yapmıştır. Anayasa Mahkemesi, söz konusu başvuruda bu iddialar hakkında 16/5/2023 tarihinde kabul edilmezlik kararı vermiştir (bkz. § 9). Açıklanan gerekçelerle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, adil yargılanma hakkının, mülkiyet hakkının ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialar yönünden başvurunun mükerrer başvuru niteliğinde olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir (Benzer yönde bkz. Mehmet Murat Dalkuş [1. B.], B. No: 2021/29292, 13/2/2024, §§8-11).
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,
B. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvurunun mükerrer başvuru niteliğinde olması nedeniyle REDDİNE,
2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvurunun mükerrer başvuru niteliğinde olması nedeniyle REDDİNE,
3. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvurunun mükerrer başvuru niteliğinde olması nedeniyle REDDİNE,
4. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvurunun mükerrer başvuru niteliğinde olması nedeniyle REDDİNE,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 9/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.