TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
İZZETHAN SEVİK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/13525)
Karar Tarihi: 3/12/2025
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Metin KIRATLI
Raportör
Mehmet ALTUNDİŞ
Başvurucu
İzzethan SEVİK
Vekili
Av. Mürsel EKİCİ
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, mülke ulaşılamamasından kaynaklanan zararın tazmini için yapılan idari başvurunun süresinde görülmemesi nedeniyle mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu; yaşanan terör olayları nedeniyle 1990'lı yıllarda köyünü terk etmek durumunda kaldığından ve can ile mal güvenliği tehlikesi sebebiyle hâlen köyüne dönemediğinden bahisle, köyde bulunan mal varlığına ulaşamadığı ve mal varlığından yararlanamadığı için 30/5/2007 tarihi sonrasında oluştuğunu ileri sürdüğü zararlarının 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun uyarınca tazmini istemiyle Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığına başvurmuştur. Başvurunun cevap verilmeyerek reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
3. Van 2. İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) dava konusu köyün güvenlik sebebiyle boşaltıldığı, güvenlik sebebiyle yerleşimin ve mal varlığına ulaşımın mümkün olmadığı, yapılan başvuru üzerine başvurucunun talebi doğrultusunda Zarar Tespit Komisyonunca gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda 5233 sayılı Kanun uyarınca başvurucunun 30/5/2007 tarihinden itibaren varsa süregelen zararlarının tespiti ve tazmini gerekirken talebin zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar vermiştir. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, İdare Mahkemesi kararının 6/12/2016-6/12/2017 tarihleri arasındaki dönem için iptale ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından bu dönem yönünden davalı idarenin istinaf isteminin reddine, 30/5/2007-6/12/2016 tarihleri arasındaki dönem için ise davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir.
4. Başvurucu, nihai hükmü 25/2/2021 tarihinde öğrendikten sonra 8/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
5. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvurunun incelemesi devam ederken başvurucunun 25/4/2023 tarihinde vefat ettiği nüfus kayıtlarından anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME
7. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
8. Anayasa Mahkemesi Abdurrahman Beycur ve diğerleri ([GK], B. No: 2023/76490, 31/7/2025) kararında başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra vefat etmesi hâlinde bireysel başvurudan haberi olmayan mirasçılarının hak kaybına uğramaması için yapılması gerekenler hususunda genel ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi mirasçıların hak kaybına uğramalarını engellemek, bireysel başvuruların neticelendirilmesini sağlamak gerekliliğini birlikte karşılayabilecek bir yol olarak 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 84. maddesinin verdiği yetkiyle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin başvuru tarihinden sonra ölüm hâli için de uygulanabileceği kanaatine varmıştır. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi hâlinde bu kişi yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı sonucuna ulaşmıştır. Bunun yanında vefat eden başvurucunun mirasçısı olduğunu bilgi ve belgeleriyle ispat eden kişilerin ise makul bir süre içinde bireysel başvuruyu takip etme iradesini ortaya koymaları hâlinde -mirasçıların menfaatlerinin bulunup bulunmadığını da gözeterek- başvurunun incelenmesine devam edilebileceğini belirtmiştir. Bu kapsamda bireysel başvuru yapıldıktan sonra ölen bir başvurucunun mirasçılarının başvuruyu devam ettirme yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletme yükümlülüğünün kendileri üzerinde olduğu kaydedilmelidir. Öte yandan Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi durumunda dahi başvurunun incelenmeye devam edilebileceği vurgulanmalıdır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
9. Açıklanan gerekçelerle başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Başvurunun İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 3/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.