logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Bünyami Çağlar [2. B.], B. No: 2021/20925, 29/1/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

BÜNYAMİ ÇAĞLAR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/20925)

 

Karar Tarihi: 29/1/2026

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Ömer ÇINAR

Raportör

:

İsmail ŞAHİN

Başvurucu

:

Bünyami ÇAĞLAR

Vekili

:

Av. Özleyiş Yaşam YAZICI

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; mükerrer doğum tarihi kaydının silinmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Başvurucunun doğum tarihi, doğum bildirimi üzerine nüfus kütüğüne 6/6/1979 olarak işlenmiştir. 1984 yılında başvurucunun doğum tutanağında doğum tarihinin 10/10/1979 olduğunun fark edilmesi üzerine Kartal Nüfus Müdürlüğü (Nüfus Müdürlüğü) tarafından doğum tarihi 10/10/1979 olarak tashih edilmiştir.

3. Başvurucu 16/7/2019 tarihinde İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde; 10/10/1979 tarihli mükerrer nüfus kaydının iptali ile nüfus kaydının 6/6/1979 olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Fransa'da ikamet ettiğini, kimlik, pasaport, Fransa oturum izni gibi tüm resmî belgelerde doğum tarihinin 6/6/1979 olarak göründüğünü, Fransa Devleti tarafından altı yaşındaki kızının oturum izni için uluslararası doğum kayıt örneğinin istendiğini, bunun üzerine Nüfus Müdürlüğünden almış olduğu nüfus kayıt örneğinde doğum tarihinin 10/10/1979 olarak düzenlendiğini belirtmiştir. Kızının oturum izninin süresinin dolduğunu, doğum tarihindeki farklılıktan dolayı oturum süresinin uzatılamayacağını ve buna benzer mağduriyetler yaşayacağını belirten başvurucu özel ve aile hayatının olumsuz etkilendiğini ileri sürmüştür.

4. Mahkemece 31/10/2019 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun nüfus kütüğüne esas doğum tarihinin 10/10/1979 tarihi olduğu, sehven doğum tarihinin nüfus kütüğüne 6/6/1979 olarak geçildiği, daha sonra doğum tutanağındaki başvurucunun gerçek doğum tarihinin 10/10/1979 olduğunun fark edilmesi üzerine nüfus kütüğünde doğum tarihinin bu şekilde tashih edildiği vurgulanmıştır. Başvurucu tarafından doğum tarihine ilişkin tanık anlatımları dışında somut belgeler sunulmadığı ve tanık delilinin de doğumdan uzunca bir süre geçmesi nedeniyle yanılgı taşıyabileceği belirtilmiştir.

5. Başvurucu, anılan karara karşı sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; açılan davanın yaş düzeltme davası değil mükerrer kaydın iptali davası olduğunu, kendisinin evde doğduğunu, nüfus kütüğünün nakil aşamasında Nüfus Müdürlüğü tarafından doğum tarihinin hatalı olarak kayda geçildiğini, tüm resmî kayıtlarda doğum tarihinin 6/6/1979 olarak düzenlendiğini ve kırk yıldır kullandığı doğum tarihinin değiştirilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 12/1/2021 tarihinde Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir.

7. Başvurucu, nihai kararı 9/3/2021 tarihinde öğrendikten sonra 29/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

8. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Özel Hayata ve Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

9. Başvurucu; Fransa'da ikamet ettiğini, pasaport, evlilik cüzdanı, diploma gibi birçok resmî belgede doğum tarihinin 6/6/1979 olarak düzenlendiğini, doğum belgesine dayalı olarak doğum tarihinde tashih yapılması nedeniyle açtığı davanın mükerrer kayıt davası olarak değil yaş düzeltme davası olarak değerlendirildiğini belirterek davanın reddedildiğini ifade etmiştir. Mükerrer doğum tarihi kaydının iptal edilmemesi nedeniyle çocuğunun oturum izni süresinin uzatılmayacağını, kendisiyle ilgili Fransa'daki birçok resmî belgenin yenilenmesi hususunda da sorun yaşayacağını belirten başvurucu adil yargılanma hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

10. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilip edilmediği konusunda inceleme yapılırken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümlerinin ve somut olayın kendine özgü şartlarının da dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Bakanlık görüşünün ekinde yer alan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün (Genel Müdürlük) 31/7/2024 tarihli yazısında başvurucunun nüfus kayıt örneğinde doğum tarihinin 6/6/1979 olarak yazıldığı ve başvurucunun talep etmesi hâlinde doğum dayanak belgesine göre doğum tarihinin 10/10/1979 olarak düzeltilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevabında başvuru formunda ileri sürdüğü hususları yinelemiştir.

11. Başvuru, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmiştir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Sevim Akat Eşki [1. B.], B. No: 2013/2187, 19/12/2013, § 30; Aslan Faruk Toprak [2. B.], B. No: 2013/2957, 24/3/2016, § 34; Turgay Karaca [2. B.], B. No: 2018/34343, 27/1/2021, § 29; B.U. [1. B.], B. No: 2013/2414, 6/1/2016, §§ 32-34).

12. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (5) numaralı fıkrasında kabul edilebilirlik şartları ve incelemesinin usul ve esasları ile ilgili diğer hususların Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nde (İçtüzük) düzenleneceği belirtilmiştir.

13. İçtüzük'ün "Düşme kararı" başlıklı 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendi gereği Anayasa Mahkemesi, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi hâlinde başvurunun düşmesine karar verebilir (Mehmet Haberal (2) [1. B.], B. No: 2014/1050, 28/5/2014, §§ 26-28; Keser Altıntaş [GK], B. No: 2023/18536, 25/7/2023, § 50). Bu kapsamda eldeki başvuru yönünden öncelikle başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

14. Somut olayda başvurucunun, nüfus kaydında yer alan 10/10/1979 tarihli mükerrer nüfus kaydının iptali ile nüfus kaydının 6/6/1979 olarak düzeltilmesi talebiyle açtığı dava reddedilmiştir. Buna karşın Genel Müdürlüğün cevabi yazısından ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğinden anlaşılacağı üzere başvurucunun nüfus kaydında doğum tarihinin kendi istediği 6/6/1979 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda başvuruya konu edilen kapalı olan mükerrer doğum kaydının herhangi bir geçerlilik taşıması mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmamaktadır. Öte yandan başvurunun Anayasa'nın uygulanmasını ve yorumlanmasını ya da temel hakların kapsam ve sınırlarının belirlenmesini gerektiren bir yönünün de olmadığı değerlendirilmiştir.

15. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının düşmesine karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

16. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ikame edildiği tarih, sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri [1. B.], B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).

17. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41, 45).

18. Başvurucunun 16/7/2019 tarihinde açtığı mükerrer nüfus kaydının silinmesi davası Bölge Adliye Mahkemesinin 12/1/2021 tarihli kararıyla sona ermiştir. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında yaklaşık 1 yıl 6 aylık yargılama süresinin makul olduğu sonucuna varılmıştır.

19. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvurunun DÜŞMESİNE,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 29/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Bünyami Çağlar [2. B.], B. No: 2021/20925, 29/1/2026, § …)
   
Başvuru Adı BÜNYAMİ ÇAĞLAR
Başvuru No 2021/20925
Başvuru Tarihi 29/3/2021
Karar Tarihi 29/1/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, mükerrer doğum tarihi kaydının silinmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Özel hayatın ve aile hayatının korunması hakkı Nüfus kayıtları-İsim Değişikliği-Cinsel Kimlik Düşme
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Makul sürede yargılanma hakkı (hukuk) Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi