|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
Yıldız SEFERİNOĞLU
|
|
|
|
Kenan YAŞAR
|
|
|
|
Metin KIRATLI
|
|
Raportör
|
:
|
Gülsüm Gizem GÜRSOY
|
|
Başvurucular
|
:
|
1. Gül İnşaat Nakliyat Madencilik ve Petrol Ürünleri Turizm
|
|
|
|
Sanayi Ticaret İthalat İhracat A.Ş.
|
|
|
|
2. Kumsal Petrol Maden Taahhüt İnşaat Ticaret Ltd. Şti.
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Mehmet Akif OKUR
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, adi ortaklık ilişkisi içinde olan başvurucuların hatalı bir şekilde toplu iş sözleşmesi tarafı olarak belirlenmeleri nedeniyle sendika hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Başvurucular; adi ortaklık olarak Karayolları Genel Müdürlüğü ile 2/7/2019 tarihinde Osmancık, Çorum, Samsun, Sinop ve Boyabat şube şeflikleri yollarında rutin yol bakım, onarım ile kar ve buz mücadelesi işlerini yüklenmiştir.
3. Yol-İş Sendikası (Sendika) 19/9/2019 tarihinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurarak, başvurucuların işyerinde toplu iş sözleşmesi (TİS) yapmak için gerekli çoğunluğu sağladığına dair yetki tespiti başvurusunda bulunmuştur.
4. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 27/9/2019 tarihinde Sendikanın adı geçen işyerinde çalışan 348 işçiden 270'inin üyesi bulunduğuna ve 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 42. maddesine göre yetkili olduğuna karar vermiştir.
5. Başvurucular ile Sendika arasında TİS görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle, Sendika uyuşmazlığın giderilmesi için Yüksek Hakem Kuruluna (YHK) başvurmuştur.
6. YHK 19/8/2021 tarihinde kesin olarak verdiği kararla, taraflar arasında 1/10/2019-10/7/2022 döneminde yürürlükte olmak üzere TİS düzenlemiştir.
7. YHK kararı başvuruculara 1/9/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucular 29/9/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
8. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II.DEĞERLENDİRME
9. Başvurucular; adi ortaklık olmaları nedeniyle tüzel kişiliklerinin bulunmadığını ve bu nedenle TİS tarafı olamayacaklarını ayrıca yetki tespiti yapılırken yalnızca adi ortaklık bünyesinde çalışanların hesaba katıldığını, diğer şirket çalışanlarının dikkate alınmadığını, bu durumun aynı işi yapan işçiler arasında eşitsizliğe neden olacağını ve çalışma barışına aykırı olduğunu belirterek sendika hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
10. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak kabul edilebilirlik incelemesinde başvurucuların etkili başvuru yollarını tüketip tüketmediği hususunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
11. Anayasa'nın "Sendika kurma hakkı" başlıklı 51. maddesinin ilk üç fıkrası şöyledir:
"Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir."
12. Anayasa'nın "Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı" başlıklı 53. maddesinin ilk iki fıkrası şöyledir:
"İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir."
13. Anayasa'nın "Grev hakkı ve lokavt" başlıklı 54. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler.Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir.
...
Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir."
14. 6356 sayılı Kanun'un "Yetki" başlıklı 41. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.
...
(3) İşletmede birden çok sendikanın yüzde kırk veya fazla üyesinin olması durumunda başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.
...
(5) Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinin tespitinde Bakanlıkça her yıl ocak ve temmuz aylarında yayımlanan istatistikler esas alınır. Bu istatistiklerde her bir işkolundaki toplam işçi sayısı ile işkollarındaki sendikaların üye sayıları yer alır. Yayımlanan istatistik, toplu iş sözleşmesi ve diğer işlemler için yeni istatistik yayımlanıncaya kadar geçerlidir. Yetki belgesi almak üzere başvuran veya yetki belgesi alan işçi sendikasının yetkisini daha sonra yayımlanacak istatistikler etkilemez.
(6) Yayımından itibaren on beş gün içinde itiraz edilmeyen istatistik kesinleşir. İstatistiğin gerçeğe uymadığı gerekçesiyle bu süre içinde Ankara İş Mahkemesine başvurulabilir. Mahkeme bu itirazı on beş gün içinde sonuçlandırır. (Değişik iki cümle: 12/10/2017-7036/33 md.) Mahkemece verilen karar hakkında, ilgililerce veya Bakanlıkça istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay, temyiz talebini bir ay içinde kesin olarak karara bağlar.
(7) Bakanlık, yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimlerini esas alır."
15. 6356 sayılı Kanun'un "Yetki tespiti için başvuru" başlıklı 42. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir.
(2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir.
(3) İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir."
16. 6356 sayılı Kanun'un "Yetki itirazı" başlıklı 43. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir.
...
(3) ... İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
(4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır.
(5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.
17. 6356 sayılı Kanun'un "Yetki belgesi" başlıklı 44. maddesi şöyledir:
"(1) Tespit yazısına süresi içinde itiraz edilmemişse sürenin bitimini takip eden altı iş günü içinde; yapılan itiraz reddedilmişse ya da kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen sendikanın itirazı sonucunda yetki şartlarına sahip olduğunu tespit eden kesinleşmiş mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde; ilgili sendikaya, Bakanlıkça bir yetki belgesi verilir."
18. Başvurucular, Sendikanın TİS için yetki tespiti başvurusunda gereken çoğunluk tespit edilirken Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yanlış hesaplama yaptığını, adi ortaklık dışında çalışan işçilerin hesaba katılmadığını ve bu nedenle Sendikanın hatalı bir biçimde yetkili kılınması üzerine YHK tarafından aralarında TİS akdedildiğini belirterek adil yargılanma hakkı ile sendika hakkının ihlal edildiğinden yakınmıştır. Başvurucuların şikâyetinin özü hatalı yetki tespitinden kaynaklı olarak TİS'in tarafı kılınmış olmalarına ilişkindir.
19. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 27/9/2019 tarihinde Sendikanın TİS için gerekli çoğunluğu sağladığına ve 6356 sayılı Kanun'un 42. maddesine göre yetkili olduğuna karar verilmiştir. Anılan Kanun'un 43. maddesine göre, tespit yazısının tebliğinden itibaren bu tespite karşı 6 iş günü içinde ilgili mahkemeye yetki itirazında bulunulabilmektedir (bkz. § 16). Ancak başvurucuların yetki itirazında bulunduklarına dair herhangi bir beyanı olmadığı gibi dosyada da böyle bir bilgiye rastlanmamıştır.
20. Açıklanan gerekçelerle hukuk sisteminde düzenlenen başvuru yollarının usulüne uygun olarak tüketilmeden temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasının bireysel başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde bırakılmasına 19/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.