logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Osmanlı Fm Yayıncılık A.Ş. [2. B.], B. No: 2022/54532, 19/11/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

OSMANLI FM YAYINCILIK A.Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/54532)

 

Karar Tarihi: 19/11/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Yusuf KARABULAK

Başvurucu

:

Osmanlı FM Yayıncılık A.Ş.

Vekili

:

Av. Emrah GENÇ

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, tahsis edilen radyo frekansı üzerinden başka bir radyonun yayın yapması sebebiyle oluşan zararının tazmin edilmemesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

2. İstanbul'da radyo yayıncılığı yapmak isteyen başvurucu 21/12/2010 tarihli dilekçesiyle Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan (RTÜK/İdare), yerel radyo yayın lisansı verilmesi talebinde bulunmuştur. RTÜK tarafından yayın ihalesi yapılıncaya kadar yayın hakkı tanınmamasına karar verilmesi üzerine başvurucu, bu işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

3. Ankara 17. İdare Mahkemesi 11/11/2011 tarihinde dava konu işlemin iptaline karar vermiştir. Davalı idarenin temyiz başvurusu reddedilerek karar gerekçeli olarak onanmıştır. Kararın gerekçesi şu şekildedir:

"Bu durumda; yerel bazda radyo yayın izni verilmiş olan davacı şirkete ait radyo kanalının, yeni yerleşim yerlerinde radyo vericisi kurarak radyo yayın alanının genişletilmesi yönündeki başvurusunun, işlem tarihinde yürürlükte bulunan 3984 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca, yayıncı kuruluşlarca yerine getirilmesi gereken idarî, malî ve teknik şartlar yönünden ve Kanun'un Geçici 6. maddesi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, hukuken haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın, yayın kuruluşlarının yayın alanını genişletmesine olanak sağlayan Yönetmelik değişikliğinin yargı kararı ile iptal edilmesi sonrasında yeni bir düzenleme ve bu düzenlemeye uygun kanal ve frekans tahsisi ihalesi yapılmadığından bahisle reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunma[maktadır.]"

4. Bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusu ise 11/6/2014 tarihinde reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.

5. İdare, yargı kararının uygulanması amacıyla başvurucuya İstanbul Gaziosmanpaşa ilçesinden 103,0 MHz frekansıyla yayın yapabileceğini bildirmiştir. Bunun üzerine başvurucu, aynı frekans üzerinden İstanbul Çamlıca emisyon noktasından Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün (Genel Müdürlük) yayın yapma hakkının olmamasına rağmen Meteorolojinin Sesi işaretiyle yayın yaptığını belirterek Genel Müdürlüğün yayınlarının durdurulması istemiyle RTÜK'e başvuruda bulunmuştur. Yapılan başvuruya rağmen RTÜK'ün söz konusu yayını durdurmadığından bahisle bu kez Ankara 17. İdare Mahkemesince verilen iptal kararının gereğini de hatırlatarak 11/11/2011 tarihinden itibaren meydana gelen zararlarının tazmini amacıyla İdareden 500.000 TL maddi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur.

6. RTÜK yaptığı değerlendirme sonucunda, Ankara 17. İdare Mahkemesinin kararının uygulanarak başvurucunun yayın yapmasına izin verildiğini, Çamlıca emisyon noktasından yayına başlamasının ise teknik yönden mümkün olmadığını belirterek 28/1/2015 tarihinde başvurunun reddine karar vermiştir.

7. Başvurucu tesis edilen işlemin iptali ile 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesi istemiyle Ankara 12. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Uyuşmazlığı inceleyen Mahkeme 1/2/2016 tarihli ara kararıyla Genel Müdürlüğe yayının neden sonlandırılmadığını ve başvurucuya Çamlıca emisyon noktasından yayın yapmasına neden izin verilmediğini sormuştur. RTÜK'ün yazılı cevabında "...davacının 1995 yılında [RTÜK'e] yayın yapmak üzere lisans başvurusu yaptığı ancak frekans bildirimi olmadığı, kanal aralıklarının daraltılmasının mevcut teknoloji ile mümkün olmadığı, halihazırda bir çoğu Üsküdar, Çamlıca emisyon noktasında olmak üzere 118 adet medya hizmet sağlayıcı kuruluşunun olduğu, dolayısıyla mahkeme kararının uygulanması kapsamında sonradan yayına geçmiş olan davacı şirkete ait yayınların enterfere edilmesinin kaçınılmaz olduğu, bu itibarla yayınların en az etkilenmesi amacıyla ilk yayın faaliyetine başladığı yer olan Gaziosmanpaşa ilçesinden verildiği, İstanbul İli merkez ilçelerinden yapılacak olan tüm yayınlarda aynı etkiye maruz kalınacağı..." şeklinde bilgi vermiştir.

8. Bu doğrultuda dosyayı inceleyen Mahkeme; davalı idarenin yargı kararının gereklerini yerine getirdiği, kararın eksik ve hatalı uygulanmadığı, başvurucunun Çamlıca emisyon noktasından yayın yapmasına izin verilmemesinde hukuken geçerli ve haklı sebeplerin olduğu, tazmini gereken herhangi bir zararın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

9. Başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi (Danıştay) 21/3/2022 tarihinde bozma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Karar başvurucuya 27/4/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu karar düzeltme talebinde bulunmaksızın 26/5/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

10. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

11. Başvurucu; yayın izni ve lisansı vermenin RTÜK'ün görevleri arasında sayıldığını, RTÜK'ün bu görevini yirmi beş yıldan çok uzun bir süredir yerine getirmediğini, ilgili kanunların geçiş hükümleri uyarınca öngörülen geçici durumun RTÜK tarafından sıralama ihalesi yapılmamak suretiyle sürekli hâle getirildiğini, karasal ortamdan yayın faaliyeti yürüten kuruluşlara yayın lisansı vermediğini, sıralama ihalesini erteleyerek medya hizmet sağlayıcı kuruluşların hukuki zeminde yayın yapmasını engellediğini iddia etmiştir. Meydana getirilen fiili durumdan kaynaklı olarak yalnızca yayında olan kuruluşlara yayın izni verdiğini, mali ve teknik şartları sağlayarak yayın hayatına girmek isteyen, yayın alanını değiştirmek veya genişletmek isteyen, yayın frekansını değiştirmek isteyen, ara verdikten sonra yayınlarına devam etmek isteyenlere izin verilmediğini belirtmiştir. RTÜK'ün keyfî tutumu sebebiyle oluşan yapısal sorun ve aksaklıkla yayınlarının fiilen sınırlandırılmasından kaynaklı olarak eşitlik ilkesi ile ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

12. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvurucunun temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

13. Ulusal radyo yayın lisansı talebi İdare tarafından sıralama ihalesi yapılmadığı gerekçesiyle reddedilen başvurucu, yargı kararı uyarınca yeniden yayın faaliyetine başlamasına rağmen aynı radyo frekansı üzerinde başka bir yayın yapılması sebebiyle zarara uğradığını belirterek anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Yayın izni verilmesine veya bu talebin reddedilmesine dair kamu makamlarınca alınan kararlar kitlesel medyanın ifade ve basın özgürlükleri ile ilişkilidir (Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş. [GK], B. No: 2014/11028, 18/10/2017, § 47). Bu bağlamda başvurucunun yapısal sorunlardan kaynaklı olarak sağlıklı bir şekilde yayın faaliyeti gösterememeden kaynaklı iddiaları da ifade ve basın özgürlükleri kapsamında değerlendirilmiştir.

14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

15. İfade özgürlüğü; kişinin haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatler nedeniyle kınanmaması, bunları tek başına veya başkalarıyla birlikteyken çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, savunabilmesi, başkalarına anlatabilmesi, aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelir. İfade özgürlüğünün kullanılma araçlarından biri olan basın özgürlüğü, düşüncenin iletilmesini ve dolaşımını gerçekleştirerek bireyin ve toplumun bilgilenmesini sağlar. Çoğunluğa muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirmek ve gerçekleştirme konusunda ikna etmek çoğulcu demokratik düzenin gereklerindedir. İfade özgürlüğünün sağlanamadığı bir siyasal sistemin demokrasi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğü herkes için geçerli ve demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir (AYM, E.1997/19, K.1997/66, 23/10/1997; Abdullah Öcalan [GK], B. No: 2013/409, 25/6/2014, § 74; Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 34-36; Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş. [GK], B. No: 2013/2623, 11/11/2015, § 28).

16. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde, ifade özgürlüğünün radyo, televizyon ve benzeri yollarla yapılan yayınların izin sistemine bağlanmasına engel olmadığı ifade edilerek radyo ve televizyon yayınlarının da 26. maddenin koruması altında olduğu belirtilmiştir. Radyo ve televizyon yayınlarının ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olduğu konusunda hiçbir şüphe bulunmamaktadır (R.V.Y. A.Ş. [1. B.], B. No: 2013/1429, 14/10/2015, § 28). Dolayısıyla radyo yayınları da dâhil olmak üzere medya özgürlüğüne uygulanacak ilkeler, basın özgürlüğüne uygulanan ilkeler ile benzerlik gösterecektir (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş.,§ 51).

17. Bununla birlikte radyo ve televizyon gibi işitsel ve görsel kitle iletişim araçları basılı eserlerden çok daha hızlı ve güçlü bir etkiye sahiptir. Zira ilk olarak bu araçlar haber ve fikirleri ses ve görüntü ile iletirler ve bu, kişiler üzerinde çok daha etkindir. İkinci olarak bireyler kitle iletişim araçlarına basılı eserlere göre çok daha kolaylıkla erişebilmektedirler. Son olarak basılı eserlerin dağıtımı sınırlıdır. Buna karşılık kitle iletişim araçları toplumun tümüne doğrudan ulaşabilmekte ve etki edebilmektedir (R.V.Y. A.Ş., § 31). Bu bağlamda radyo ve televizyon gibi işitsel ve görsel kitle iletişim araçları demokrasinin işleyişi için çok önemli bir rol oynamaktadır (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 55).

18. Anayasa Mahkemesi Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş. kararında, radyo yayını yapmak amacıyla yapılan başvuruların, RTÜK tarafından frekans tahsisine ilişkin sıralama ihalesi yapılamadığı gerekçesiyle reddedilmesinin ve frekans tahsisi için gerekenlerin yapılmamasının düşüncenin iletilmesini ve dolaşımını gerçekleştiren yayın hakkını olumsuz olarak etkileyen yapısal bir sorun olduğunu tespit etmiştir (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 65). Kararda, ilgili Kanun'da emredici hükümler bulunmasına rağmen geçici rejimin sonlandırılmamasının, fiili olarak yayınlarına devam eden yayın kuruluşları ile yayın yapmak isteyen kuruluşlar arasında eşitsiz uygulamaların doğmasına neden olduğu ve bu durumun devam ettiği ifade edilmiştir (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 61). Anayasa Mahkemesi bahsi geçen kararda ayrıca ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerinin, idari kararların ve mahkeme kararlarının, başvurucunun yayına başlaması için kendisine ne zaman radyo frekansı verileceğini yeterli derecede öngörmesine imkân vermediğine ve bir bütün olarak öngörülebilirlik şartını yerine getirmediğine de vurgu yapmıştır (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 62). Son olarak frekans tahsisinin yapılamaması nedeniyle yeni kuruluşlara yayın izni verilmemesinin özellikle radyoculuk sektöründe rekabeti düşürme etkisine işaret edilmiş; yirmi dört yıl gibi oldukça uzun bir zaman diliminde ulusal medyanın çeşitliliğinin korunması yönünde tedbirlerin alınmamış olmasının bu alandaki rekabeti engellediği ve demokratik bir toplumda yaşamsal önemdeki ifade ve basın özgürlüklerine zarar verdiği kabul edilmiştir (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 64).

19. Bu bağlamda devletin medyada etkili çoğulculuğu sağlamak ve medya organlarının basın ve haber verme özgürlüğünü güvence altına almak için gerekli yasal ve idari düzenleme yapma ve var olan mevzuatı etkili bir şekilde işletme pozitif yükümlülüğünü yerine getirmediğini ifade eden Anayasa Mahkemesi, ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vermiştir (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., §§ 66-68).

20. Somut olayda başvurucunun ihlal iddialarının temeli, İdare tarafından sıralama ihalesi yapılmamasına dayanmaktadır. Anayasa Mahkemesi söz konusu eksikliğin yapısal bir sorun oluşturduğunu, karasal radyo yayıncılığının organize edilerek sınırlı bir sayısı olan kanal ve frekansların koşullarını yerine getiren kişiler arasında yayın yapmalarına olanak sağlayacak biçimde ve hakkaniyete uygun olarak tahsislerinin sağlanması suretiyle düzen kurulmadığı takdirde sorunun devam edeceğini ve bu durumun Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde korunan ifade ve basın özgürlüklerinin devamlı olarak ihlali anlamına geleceğini belirtmiştir (Bizim FM Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.Ş., § 67). Anayasa Mahkemesinin anılan kararından sonra İdare tarafından söz konusu yapısal sorunun giderilmesine yönelik olarak herhangi bir işlem yapılmadığı ve sorunun devam ettiği anlaşılmaktadır (İyi Haber Yayın Organizasyon Tic. A.Ş. [1. B.], B. No: 2014/13819, 10/1/2018, § 24).

21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

22. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile 1.000.000 TL manevi ve yargılama giderleri tutarınca maddi tazminat talebinde bulunmuştur.

23. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

24. İhlalin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından manevi tazminat, başvurucu maddi zarara ilişkin olarak bilgi/belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin ifade ve basın özgürlüklerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

D. Kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 12. İdare Mahkemesine (E.2015/803, K.2016/1543) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

F. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 19/11/2025tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Osmanlı Fm Yayıncılık A.Ş. [2. B.], B. No: 2022/54532, 19/11/2025, § …)
   
Başvuru Adı OSMANLI FM YAYINCILIK A.Ş.
Başvuru No 2022/54532
Başvuru Tarihi 26/5/2022
Karar Tarihi 19/11/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, tahsis edilen radyo frekansı üzerinden başka bir radyonun yayın yapması sebebiyle oluşan zararının tazmin edilmemesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
İfade özgürlüğü Radyo Televizyon Üst Kurulu İhlal Yeniden yargılama
İhlal Gereği için gönderme (İdare)
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi