TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
AYHAN ÜN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/825)
Karar Tarihi: 17/7/2025
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
Yıldız SEFERİNOĞLU
Kenan YAŞAR
Ömer ÇINAR
Metin KIRATLI
Raportör
C. Ece YALIM
Başvurucu
Ayhan ÜN
Vekili
Av. İskender ÜN
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ceza kovuşturması sonunda verilen müsadere kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirilmesiyle birlikte infazı nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık)18/4/2017 tarihinde iddianame düzenlenerek orman arazisine duvar örmek, ağaç dikmek ve ev yapmak suretiyle açma yapıp işgal ve faydalanmada bulunduğu iddiasıyla orman alanlarının işgali, ormandan faydalanma ve orman içinde yerleşilmesi suçundan Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) kamu davası açılmıştır.
3. Mahkemece keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda dava konusu alanın tamamının Obruk Devlet Ormanı sınırı içinde kaldığı tespit edilmiştir.
4. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 31/10/2018 tarihinde başvurucunun işgal ve faydalanma suçunu işlediği gerekçesiyle 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme, başvurucunun kurum zararını gidermemesi nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, ayrıca suçun konusunu oluşturan işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşyaların 6831 sayılı Kanun'un 93. maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar vermiştir.
5. Mahkeme gerekçesinde alınan bilirkişi raporuna, orman muhafaza memurlarının düzenlediği tutanak içeriğine ve tanık sıfatıyla alınan beyanlarına değinmiş, orman alanının işgali ve faydalanma suçunun oluştuğunu belirtmiştir.
6. Anılan karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Başvurucu 2/11/2018 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde bilirkişi raporunun bilimsel gerçeklere dayanmadığını, yetersiz gerekçe ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini ileri sürmüştür.
7. Müşteki Orman İşletme Müdürlüğü 21/11/2018 tarihli dilekçesinde müsadere yönünden infaza elverişli olarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiş, müsadereye ilişkin kısmın suça konu alan içerisinde olduğu belirtilen 180 m²lik iki katlı ev ile 15 m²lik deponun, bilirkişi raporunda belirtilen 30 adet meyve ağacının müsaderesine şeklinde belirtilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
8. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 8/9/2020 tarihinde suça konu yerin eski açma niteliğinde olması nedeniyle orman idaresinin bir zararının bulunmadığını değerlendirerek 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince başvurucu hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB), başvurucunun beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına, suça konu yer üzerinde bulunan iki katlı yapı, kulübe, duvar ve 30 adet meyve ağacının 6831 sayılı Kanun'un 93. maddesinin üçüncü fıkrası atfı ile 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi gereğince müsaderesine şeklinde Mahkeme kararının düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
9. Başvurucu HAGB kararına itirazda bulunmuştur. Başvurucu itirazında suçun unsurlarının oluşmadığını, müsadereye konu edilen araziyi zilyetlik devir senedi ile 1995 yılında satın aldığını, müsadere kararının hukuka aykırı olduğunu, HAGB kararının beş yıllık denetim süresi boyunca askıda olan bir karar niteliği taşıdığını, bu süreçte müsadere kararının infazının hak kaybına yol açacağını ileri sürmüştür.
10. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi HAGB kararının usul ve kanuna uygun olduğunu değerlendirerek 22/10/2020 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir.
11. Başvurucu, nihai hükmü 22/10/2020 tarihinde öğrendikten sonra 25/12/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
12. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
13. Başvurucu; zilyetlik devir senedi ile 1993 yılında H.D.den aldığı arazinin H.D. tarafından kendisine devredilmeden önce 18 yıl kullanıldığını, 42 yıllık süreçte elektrik ve su aboneliklerinin başlatıldığını, söz konusu arazinin orman vasfını yitirip 2/B diye tabir edilen araziye dönüştüğünü, müsadere kararının haksız şekilde verildiğini, müsadere kararının esasına ilişkin itirazlarının karşılanmadığını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
14. Anayasa Mahkemesi Hüseyin Aşkan ([2. B.], B. No: 2017/15649, 21/7/2020) kararında otuz günlük süre kuralının bireysel başvurunun ön şartlarından biri olduğunu ve bu sürenin başlangıç tarihinin tespitinde kanun hükmü gereği öğrenme tarihinin esas alınacağını belirtmiştir. Anılan kararda bireysel başvuru süresinin işlemeye başlaması yönünden nihai kararın gerekçesinin tebliğinin öğrenme şekillerinden biri olduğunu, bununla birlikte başka şekillerde de öğrenmenin söz konusu olabileceğini ifade etmiştir (Hüseyin Aşkan, §§ 20-23).
15. Bu doğrultuda kullanıcıların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yaptıkları işlemlerin (doküman oluşturma, düzenleme, imzalama, açma, okuma ve yazdırma gibi) kayıt altına alındığı evrak işlem kütüğünün Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesi sonucunda nihai kararın açılarak okunduğuna ilişkin bir işlemin tespiti hâlinde bu işlemi yapan ilgililerin işlem sırasında nihai kararın sonucunu öğrendiklerinin kabul edileceği, böyle bir durumda bireysel başvuru süresinin de bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği belirtilmiştir (Hüseyin Aşkan, §§ 26-29).
16. Somut olayda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından verilen nihai kararın başvurucu vekilince UYAP üzerinden 22/10/2020 tarihinde okunduğu görülmüştür. Dolayısıyla nihai kararın anılan tarihte başvurucu vekili tarafından öğrenildiği anlaşılmıştır. Belirtilen tarihten itibaren en geç otuz gün içinde bireysel başvuruda bulunulması gerekirken bu süre geçtikten sonra 25/12/2020 tarihinde yapılan başvurunun süresinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
17. Açıklanan gerekçelerle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/7/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.