logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Sultan Yılmaz [1. B.], B. No: 2022/103774, 17/2/2026, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

SULTAN YILMAZ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/103774)

 

Karar Tarihi: 17/2/2026

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Recai AKYEL

 

 

Selahaddin MENTEŞ

 

 

Muhterem İNCE

 

 

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Yunus Emre BAĞLAR

Başvurucu

:

Sultan YILMAZ

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, idari para cezasının iptal edilmesi talebiyle sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuruda karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruda ayrıca adil yargılanma hakkının farklı güvencelerinin ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiaları da söz konusudur.

2. Kolluk görevlileri, bir ikamette kimliksiz yabancı uyruklu şahısların kaldığının bildirilmesi üzerine ilgili adreste araştırma ve tespitlerde bulunmuştur.

3. Kolluk görevlileri 21/6/2022 tarihinde söz konusu adrese ilişkin yapılan tespitler uyarınca tutanak düzenlemiştir. Tutanakta; bahse konu adrese çok sayıda yabancı uyruklu şahsın girip çıktığı, adresin üçüncü katının kapısının çalındığı, kapıda kolluk görevlilerini karşılayan yabancı uyruklu A.E.Y.nin kimliğini ibraz edemediği, ikametgâhtaki diğer yabancı uyruklu şahısların dışarıya davet edildiği, adresin işyeri olarak gözüktüğü belirtilmiştir.

4. Bağcılar Kaymakamlığı, tutanak doğrultusunda 21/6/2022 tarihinde başvurucu hakkında 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 102. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca mülkiyetindeki gayrimenkulü, geçerli seyahat belgesi, Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarından verilmiş yabancı kimlik kartı, ikamet izni veya geçerli yol izin belgesi olmayan yabancı şahıslara kiraladığı gerekçesiyle 79.794 TL idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir. İdari Yaptırım Tutanağı başvurucuya 22/6/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir.

5. Başvurucu, idari yaptırım tutanağının iptali amacıyla 4/7/2022 tarihli dilekçeyle Bakırköy Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) başvurmuş; dilekçesinde yabancı uyruklu şahısların tespit edildiği daireyi ikamet etmesi için yabancı uyruklu E.E.A.ya kiraladığını, kiraladığı dairenin oturduğu yere uzak olması nedeniyle burayı devamlı kontrol etme imkânı olmadığını, düzensiz göçmenlerden haberi olmadığını ileri sürmüştür. Ayrıca söz konusu daireyi yabancı uyruklu E.E.A.ya kiraladığına dair 10/5/2021 başlangıç tarihli kira sözleşmesini ve daireyi kiraladığı yabancı uyruklu kişinin geçici koruma kimlik belgesinin örneğini dilekçesine eklemiştir.

6. Hâkimlik 12/7/2022 tarihinde tensip işlemleri yapmıştır. Tensip Tutanağı'nda idari yaptırıma konu bilgi ve belgelerin Bağcılar Kaymakamlığından istenmesine karar vermiştir.

7. Bağcılar Kaymakamlığı dosyaya sunduğu müzekkere cevabında; İdari Yaptırım Karar Tutanağını, olaya ilişkin olarak düzenlenen tutanağı, yabancı uyruklu şahıslara ilişkin Yakalama, Üst Arama ve Teslim Tutanaklarını iletmiştir.

8. Hâkimlik, dosya üzerinden yaptığı inceleme sonunda 23/9/2022 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"... Her ne kadar itiraz eden hakkında düzenlenen idari para cezası karar tutanağına itiraz ederek iptaline karar verilmesini talep etmiş ise de … sayılı adreste tutanak ile tespit edilen 30 yabancı şahsa bahse konu iş yerini kiralayarak 6458 Sayılı Kanun'un 102/2 maddesine muhalefette bulunduğu anlaşılmakla, bu durumda itiraza konu idari para cezası karar tutanağında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bu kabul doğrultusunda itirazın REDDİNE karar vermek gerekmiştir…"

9. Başvurucu; karara karşı itiraz dilekçesinde, söz konusu daireyi E.E.A.ya kiraladığını, ikametgâhın ne şekilde kullanıldığı hususunda bilgi sahibi olmadığını, kira sözleşmesinin örneğini dilekçesinin ekinde sunduğunu ileri sürmüştür. Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliği 18/10/2022 tarihli kararıyla itirazı kesin olarak reddetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

“… İtiraz eden vekilinin dilekçesi ve tüm dosya kapsamında yapılan incelemede; Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 23/09/2022 Tarih ve 2022/3960 D. iş sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından itirazın reddine karar vermek gerekmiştir…"

10. Başvurucu, nihai hükmü 10/11/2022 tarihinde öğrenmiş; 25/11/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

11. Komisyon tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

12. Başvurucu, karar sonucunu etkileyecek esaslı iddialara gerekçede yer verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

13. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

14. Başvurucunun iddiaları adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı yönünden incelenmiştir.

15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

16. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

17. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciine ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1. B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).

18. Somut olayda geçerli seyahat belgesi, Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarından verilmiş yabancı kimlik kartı, ikamet izni veya geçerli yol izin belgesi olmayan yabancı şahıslara mülkiyetindeki gayrimenkulü kiraladığı gerekçesiyle başvurucu hakkında idari para cezası uygulanmıştır. Hâkimlik itiraza ilişkin incelemesinde tutanak ile tespit edilen yabancı otuz şahsa işyerinin kiralandığı gerekçesiyle idari yaptırım kararının kanuna uygun olduğu sonucuna varmıştır (bkz. § 8). Başvurucu ise söz konusu daireyi yabancı uyruklu E.E.A.ya kiraladığını, ikametgâhın ne şekilde kullanıldığı hususunda bilgisi olmadığını ileri sürmüştür (bkz. § 9).

19. Başvurucunun aşamalardaki itirazlarına göre ayrı ve açık yanıt verilmesini beklediği olgu, idari yaptırıma konu daireyi geçici koruma kimlik belgesi bulunan yabancı uyruklu E.E.A.ya kiraladığına ilişkindir.

20. Geçerli seyahat belgesi, Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarından verilmiş yabancı kimlik kartı, ikamet izni veya geçerli yol izin belgesi olmayan yabancı şahıslara mülkiyetindeki gayrimenkulün kiralanmasına ilişkin uyuşmazlıkta kişinin mülkiyetindeki daireyi kime kiraladığı hususu, esasa etki eden önemli bir unsur olarak kabul edilmelidir. Bu anlamda başvurucunun yabancı uyruklu kişiyle arasında kira sözleşmesi olduğuna ve daireyi kiraladığı yabancı uyruklu kişinin geçici koruma kimlik belgesine sahip olduğuna ilişkin itirazlar, uyuşmazlığın sonucuna etki edebilecek niteliktedir.

21. Somut olayda başvurucu, söz konusu daireyi yabancı uyruklu E.E.A.ya kiraladığına dair 10/5/2021 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin ve daireyi kiraladığı yabancı uyruklu kişiye ait geçici koruma kimlik belgesinin örneğini dosyaya sunmuştur (bkz. § 5).Hâkimliğin kararında başvurucunun dosyaya sunduğu kira sözleşmesine ve kira sözleşmesinin tarafı olan yabancı uyruklu kişinin geçici koruma kimlik belgesine sahip olmasına dair bir değerlendirme yer almamaktadır. İtirazı inceleyen Hâkimliğin itirazın reddi kararında da bu hususta bir değerlendirmeye yer verilmemiştir.

22. Başvurucunun iddiasını destekleyebilecek mahiyette itirazlar sunmasına rağmen Sulh Ceza Hâkimliğince bu durum gerekçeli kararda ayrı ve açık olarak tartışılmamış ve başvurucunun iddialarına cevap verilmemiştir. Sonuç olarak yargılamaya bir bütün olarak bakıldığında -somut olayın özel koşullarında- hâkimlik ve itiraz mercilerinin davanın sonucuna etkili hususlar hakkında yeterli bir yanıt vermediği anlaşılmıştır. Bu itibarla kararda yeterli gerekçenin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

23. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

24. Başvuruda gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden kararda varılan sonuca ve uygun görülen giderime göre başvurucunun adil yargılanma hakkına ilişkin diğer şikâyetleri ile mülkiyet hakkı şikâyeti hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

25. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

26. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1.B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

27. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın sonucuyla ilgili olarak bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

28. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı anlaşıldığından başvurucunun manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Adil yargılanma hakkına ilişkin diğer şikâyetler ile mülkiyet hakkı şikâyetinin İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,

D. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlâlinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Bakırköy 2. Sulh Ceza Hâkimliğine (D.İş 2022/3960) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucunun tazminata ilişkin talebinin REDDİNE,

F. 664,10 TL başvuru harcının başvurucuya ÖDENMESİNE,

G. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 17/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim Birinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal)
Künye
(Sultan Yılmaz [1. B.], B. No: 2022/103774, 17/2/2026, § …)
   
Başvuru Adı SULTAN YILMAZ
Başvuru No 2022/103774
Başvuru Tarihi 25/11/2022
Karar Tarihi 17/2/2026

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, idari para cezasının iptal edilmesi talebiyle sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuruda karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı) Gerekçeli karar hakkı (ceza) İhlal Yeniden yargılama
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi