|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
SAMNAR FOOD STUFF TİCARET LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU (2)
|
|
(Başvuru Numarası: 2022/20047)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 6/1/2026
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
Hasan Tahsin GÖKCAN
|
|
Üyeler
|
:
|
Recai AKYEL
|
|
|
|
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
|
|
|
|
İrfan FİDAN
|
|
|
|
Yılmaz AKÇİL
|
|
Raportör
|
:
|
Leyla Nur ODUNCU
|
|
Başvurucu
|
:
|
Samnar Food Stuff Ticaret Ltd. Şti.
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Kemal DURKAL
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların gerekçede karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu Şirket, ihracat yapmakta olan bir vergi mükellefidir. Hatay Vergi Dairesi Başkanlığı Şükrü Kanatlı Vergi Dairesi Müdürlüğünün ihbar yazısı üzerine Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı başvurucu Şirket hakkında 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 70.090 Amerikan doları tutarındaki ihracat bedelinin tamamını süresinde yurda getirmediğinden bahisle 6/10/2021 tarihinde 27.550,28 TL tutarında idari para cezası düzenlenmiştir. İhracat hesaplarının kapatılmasını teminen doksan gün süreli ihtarname düzenlenmesi ve tebliğ edilmesi konusunda da başvurucu ve ilgili idare arasında anlaşmazlık bulunmaktadır. İdari para cezasına konu olan ihracat işlemi 2020 yılında gerçekleştirilmiştir.
3. İdari para cezasının gerekçesinde 7/8/1989 tarihli ve 89/14391 karar sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin 2018-32/48 No.lu Tebliğ'in (Tebliğ) 8. maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında başvurucuya 3/9/2020 tarihli yazı ile ihracat hesaplarının kapatılmasını teminen doksan gün süreli ihtarname gönderildiği ancak kabahat tarihi itibarıyla söz konusu hesabın kapatılmadığı ve ihracat bedelinin tamamının yurda getirilmediği ifade edilerek başvurucu Şirket hakkında alacakları süresi içerisinde yurda getirmemek kabahati nedeniyle takdiren yurda getirilmesi gereken paranın %2,5 oranında idari para cezası uygulandığı belirtilmiştir.
4. Başvurucu Şirket, idari para cezasına karşı başvuruda bulunmuştur. Başvuru dilekçesinde; -diğer nedenlerle birlikte- ihracat bedelinin süresinde yurda getirildiğini, ihracat bedeli kabul belgeleri ve banka hesabının incelenmesinden durumun anlaşılabileceğini, aracı bankanın hatalı olarak ihracat bedelinin getirilmediğinden bahisle ihbarda bulunduğunu, ayrıca ihracat hesaplarının kapatılmasını teminen düzenlenen doksan gün süreli ihtarnamenin mevzuata uygun şekilde tarafına tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. Başvurucu, belirtilen nedenlerle alacakları süresi içerisinde yurda getirmeme kabahati nedeniyle aleyhinde idari para cezası düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari para cezasının iptal edilmesini talep etmiştir.
5. Hatay 1. Sulh Ceza Hâkimliği 9/12/2021 tarihli kararında başvurunun reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; ihracat hesabına konu bedelin yurda getirilmiş olduğu yönündeki banka dekontlarının tek başına idari para cezası uygulanmasına engel teşkil etmediği, ihracatçının gümrük beyannamesi örneği ya da bilgisini, ihracat bedeli kabul belgelerine de döviz alım belgesini sunmak suretiyle ihracat işlemlerine ilişkin bedellerin yurda getirildiğini Vergi Dairesi Başkanlığına ya da Vergi Dairesi Müdürlüğüne beyan ederek ihracat hesabını bizzat kapattırması gerektiği belirtilmiştir. Kararda ayrıca ihracat bedelinin yurda getirilmiş olmasına rağmen ilgili Vergi Dairesine müracaat ederek hesabın kapatılmaması hâlinde kanuni zorunluluk olan usulüne uygun hesap kapatma yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olacağı ifade edilmiştir. Somut başvuru yönünden başvurucunun yasal süreler içinde ihracat hesabını usulüne uygun şekilde kapatmamış olduğu, bu nedenle hakkında bildirimde bulunulduğu ve idari yaptırım kararı verildiği, ihracat bedelinin yurda getirilmesi hususunda T.C. Merkez Bankasının İhracat Genelgesi'nde (Genelge) istisna ülkelerin belirlendiği ancak Kuveyt ülkesinin istisna kapsamında bulunmadığı, sonuç olarak verilen idari yaptırım kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
6. Başvurucu vekili tarafından karara itiraz edilmesi üzerine Hatay 2. Sulh Ceza Hâkimliği, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine hükmetmiştir.
7. Başvurucu, nihai hükmü öğrendikten sonra 10/2/2022 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
8. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
9. Başvurucu; ihracat kabul belgesi ve gümrük beyannamesi kapsamındaki ihracat bedelinin tamamının süresinde yurda getirildiğini, başvuru formu ekinde sunulan ve T.G.B. A.Ş. Mersin Sanayi Şubesi tarafından düzenlenen, ihracat bedelinin hesaba geçiş tarihini 19/2/2020 ve 3/3/2020 olarak gösteren ihracat bedeli kabul belgelerinin incelenmesinden durumun anlaşılabileceğini, ihracat hesabının aracı bankalarca kapatılması gerekirken hatalı işlem silsilesi izlenerek hakkında idari yaptırım kararı verildiğini iddia etmiştir. Ayrıca ihracat hesabının kapatılmasına teminen kendisine doksan gün süre verilmesine ilişkin ihtarname gönderilmesi usulünün işletilmediğini, dolayısıyla bu kapsamda ihracat hesabının kapatılmasını teminen herhangi bilgi ve belge bildirme yükümlülüğü bulunmadığını; itirazlarının haksız olarak reddedildiğini, Hâkimlik kararlarında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediğini ifade etmiş; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden şikâyet etmiştir.
10. Bakanlık görüşünde; başvurucu Şirketin ileri sürdüğü ihlal iddiaları hakkında yapılacak incelemede belirtilen mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü şartları gözönüne alınarak değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bakanlık görüşünde, Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü, Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğü yazıları ve eklerini de sunmuştur. Sunulan belgelerde meri mevzuat hükümleri uyarınca özelliği olan ihracata ilişkin süreler saklı kalmak kaydıyla, ihracat bedellerinin fiilî ihraç tarihinden itibaren yüz seksen gün içinde yurda getirilmesi ve ihracat bedeli kabul belgeleri düzenlenmesi gerektiği, 70.090 Amerikan doları tutarındaki ihracat bedeline ilişkin ihracat bedeli kabul belgelerinin 8/9/2020 ve 19/10/2021 tarihlerinde düzenlendiği, 19/10/2021 tarihli ihracat bedeli kabul belgelerinin idari para cezası verilmesi kararından sonra düzenlenmiş olduğu, bu çerçevede bankanın açık ihracat hesabını kapatmak gibi bir sorumluluğu bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca ihracat hesabının kapatılmasına teminen başvurucuya ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin 10/3/2020 tarihinde anılan firmaya tebliğ edildiği belirtilmiş, yazı ekine tebliğ alındısı örneği eklenmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
11. Başvuru, karar sonucunu etkileyecek esaslı iddiaların gerekçeli kararda karşılanmamasına ilişkin olduğundan başvurucunun iddiasının gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
13. İlgili mevzuat ve Yargıtay kararları için bkz. Samnar Food Stuff Ticaret Limitet Şirketi [2. B.], B. No: 2022/21094, 1/10/2025, §§ 9-22.
14. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
15. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciine ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1. B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).
16. Başvurucu Şirket hakkında ihracat bedellerinin tamamını süresinde yurda getirmediği gerekçesiyle 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince idari para cezası düzenlenmiştir. Başvurucu Şirket, bu idari para cezasına yönelik başvuru aşamasında ihracat bedelinin süresinde yurda getirdiğini, T.G.B. A.Ş. Mersin Sanayi Şubesi tarafından düzenlenen iki adet ihracat bedeli kabul belgelerinin incelenmesinden fiilî ihracat tarihinin 15/2/2020, bedel getirme süresi için son tarihin 13/8/2020 olduğunun anlaşılacağını beyan etmiştir. Başvurucu; ilk ihracat bedeli kabul belgelerinde paranın hesaba geçiş tarihinin 3/3/2020, ikinci ihracat bedeli kabul belgelerinde paranın hesaba geçiş tarihinin 19/2/2020 şeklinde belirtildiğini dolayısıyla süresi içinde ihracat bedelinin tamamını iki parça hâlinde yurda getirdiğini, bu bakımdan doksan günlük ek süre verilmesine ilişkin ihtarname düzenlenmesinin hukuki sebebi bulunmadığını, aracı banka tarafından ihracat hesabı kapatılması gerekirken hesabın kapatılmadığını, bu hususlarda Hâkimlik kararlarında değerlendirme yapılmadığını ileri sürmüştür.
17. İhracata ilişkin mevzuat hükümlerinin incelenmesinden ihracat gümrük işlemlerinin, ihracata ilişkin bilgilerin gümrük idaresine gümrük beyanı ile bildirilmesi gerektiği, gümrük müdürlüğü ihraç edilecek mallar için verilen gümrük beyanı ile ilgili kontrollerini tamamladığında malın yurt dışına çıkmasına izin verildiği, fiilî ihracatın gerçekleşmesi yani ihraç eşyasının yüklü olduğu taşıtla birlikte Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmesi akabinde ihracat bedellerini yurda getirme süresi ve sorumluluğunun başladığı anlaşılmaktadır. Ticari amaçla mal ihracında, süresi içinde ihracat bedellerinin yurda getirilmesi hâlinde ihracat hesapları aracı bankalarca kapatılacak, bankalarca söz konusu bedellerin yurda getirildiğine dair ihracat bedeli kabul belgeleri düzenlenecektir. İhracat bedeli kabul belgeleri, İhracat Genelgesi kapsamında ihracat bedellerinin ülkeye girdiğini kanıtlamak için düzenlenen belgedir. Mevzuat ve uygulamanın incelenmesinden ihracatçıların, ihracat bedellerini yurda getirmeleri akabinde ihracat bedeli kabul belgeleri düzenlenmesini şubeden talep edebilecekleri gibi internet bankacılığı menülerini kullanarak ilgili şubeye başvurmadan ihracat bedeli kabul belgeleri düzenlenmesini temin edebilecekleri anlaşılmaktadır (Samnar Food Stuff Ticaret Limited Şirketi, § 30).
18. Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları hakkında aracı bankalarca yapılan ihbar üzerine Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerince, ihracatçı ilgililere hesapların kapatılmasını teminen doksan gün süreli ihtarname gönderilecektir. Doksan günlük ihtarname süresi sonunda kapatılmayan hesaplar için Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerince Cumhuriyet Savcılıklarına 1567 sayılı Kanun uyarınca yasal işlem başlatılmasını teminen bildirimde bulunulacağı hüküm altına alınmıştır (Samnar Food Stuff Ticaret Limited Şirketi, § 31).
19. Başvurucu Şirket, yurda getirilmesi gereken ihracat bedellerinin tamamını süresinde yurda getirildiğini, başvuru formuna eklenen T.G.B. A.Ş. Mersin Sanayi Şubesi tarafından düzenlenen ve gümrük beyannamesinin 28. hanesinde kayıtlı bankayı V.K.B. A.Ş. şeklinde gösteren iki adet ihracat bedeli kabul belgelerinin iddiasının dayanağını oluşturduğunu, anılan ihracat bedeli kabul belgelerinde paranın hesaba geçiş tarihinin 19/2/2020 ve 3/3/2020 olduğunu ifade etmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Bakanlık aracılığıyla sunulan yazıda, ihracat bedeli kabul belgelerinin 8/9/2020 ve 19/10/2021 tarihlerinde düzenlendiği, dolayısıyla ihracat bedelinin süresi içinde yurda getirilmediği beyan edilmiştir. Buna göre ihracat bedelinin yurda giriş tarihi konusunda uyuşmazlık bulunmakta ve bu uyuşmazlık doksan gün süreli ihtarnamenin hukuki sebebinin varlığı konusunda da ihtilaf yaratmaktadır. Ayrıca ihracat hesabının kapatılması ve ihracat bedeli kabul belgelerinin düzenlenme tarihinin başvurucuya isnat edilen kabahatin sübutuna etkisine ilişkin tereddüt bulunmaktadır.
20. Anılan ihracat bedeli kabul belgelerinin incelenmesinde 8/9/2020 tarihinde düzenlenen ihracat bedeli kabul belgelerinde 33.955,36 Amerikan doları tutarındaki paranın hesaba geçiş tarihinin 3/3/2020 şeklinde belirtildiği, 19/10/2021 tarihli ihracat bedeli kabul belgelerinde ise 36.134,64 Amerikan doları tutarındaki paranın hesaba geçiş tarihinin 19/2/2020 şeklinde belirtildiği anlaşılmaktadır. İhraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirdiğini, ihracat hesabının süresinde kapatılmasına ilişkin sorumluluğu kapsamında ihracat bedeli kabul belgeleri düzenlenmesini temin ederek ilgili banka şubesinden ihracat hesabının kapatılmasını süresi içinde sağladığını iddia eden başvurucu yönünden fiilî ihracatına, ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ve ihracat hesaplarının kapatılmasını teminen düzenlenen ihracat bedeli kabul belgelerine ilişkin talep ve tarihler dikkate alınarak 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamındaki kabahatin oluşup oluşmayacağının; kabahatin oluştuğuna kanaat getirilir ise eylemin, maddenin hangi fıkrasındaki kabahate karşılık geleceğinin açıkça değerlendirilmesi gerekmektedir (bkz. Samnar Food Stuff Ticaret Limited Şirketi, § 22). Zira ihracatçı yönünden Tebliğ'in 6. maddesinde belirtilen yükümlülükleri kapsamında ihraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirilmesinin ayrı bir sorumluluk, ihracat hesabının süresinde kapatılmasını temin etmenin ise ayrı bir sorumluluk olduğu anlaşılmaktadır (bkz. Samnar Food Stuff Ticaret Limited Şirketi, § 17). İhracat bedeli kabul belgelerinin tarih, içerik ve süreçlerinin teyidi amaçlı ilgili banka şubelerinden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken (bkz. Samnar Food Stuff Ticaret Limited Şirketi, §§ 19-21) başvurucunun iddiası hakkında hâkimlikler tarafından gerekçeli kararlarda bir değerlendirme yapılmamıştır. Buna göre başvurucunun savunmalarında ileri sürdüğü ve sonuca etkili olabilecek temel iddialar ayrı ve açık olarak tartışılmamış, başvurucunun iddialarına cevap verilmemiştir.
21. Ayrıca başvurucu Şirket, itiraz aşamasında da belirtilen iddialarını ileri sürmesine rağmen itiraz mercileri başvurucu Şirketin itirazları hususunda hiçbir değerlendirme yapmaksızın, soyut ve yetersiz gerekçelerle itirazların reddine karar vermiştir. Sonuç olarak yargılamaya bir bütün olarak bakıldığında -somut olayın özel koşullarında- hâkimlik ve itiraz merciinin davanın sonucuna etkili hususlar hakkında yeterli bir yanıt vermediği anlaşılmıştır.
22. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
23. Başvurucu, ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yapılması ile maddi tazminat taleplerinde bulunmuştur.
24. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
25. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın sonucuyla ilgili olarak bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.
26. Eldeki başvuruda ihlalin sonuçlarının giderilmesi bakımından yeniden yargılama yapılması yeterli olduğundan başvurucunun maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Hatay 1. Sulh Ceza Hâkimliğine (D.İş. 2021/4691) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 6/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.