|
Başkan
|
:
|
Hasan Tahsin GÖKCAN
|
|
Üyeler
|
:
|
Recai AKYEL
|
|
|
|
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
|
|
|
|
İrfan FİDAN
|
|
|
|
Yılmaz AKÇİL
|
|
Raportör
|
:
|
Leyla Nur ODUNCU
|
|
Başvurucu
|
:
|
Nimet ALTÜRK
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Şenol ÖZEL
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, esaslı iddia ve savunmaların kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü 20/8/2019 tarihinde 30-35 yaşlarında G.nin Irak Cumhuriyeti uyruklu kişilerle birlikte konumu belirtilen yerde bilgileri verilen araçla uyuşturucu madde ticareti yaptıkları, farklı adresleri uyuşturucu ve uyarıcı madde için depo olarak kullandıkları, araç içinde satacak kadar madde bulundurdukları, satışı genellikle akşam saatlerinde yaptıkları yönünde istihbari bilgi gelmesi üzerine araç takibi yapmıştır. İhbara konu olan aracın durdurulması ile araç içerisinde G. ve Irak Cumhuriyeti vatandaşı A.A.nın olduğu, araçtan daralı ağırlığı 62 gr gelen metamfetamin maddesinin ele geçirildiği tutanağa bağlanmıştır.
3. Araç içindeki A.A.nın, arabada ele geçirilen uyuşturucu maddenin G.ye ait olduğunu, maddenin devamını Esenyurt ilçesinde belirttiği bir adreste Nimet Dayı olarak bildiği kişi ile birlikte sakladıklarını beyan edip yer göstermesi üzerine belirtilen adrese gidilmiştir.
4. A.A.nın beyanında geçen ve başvurucunun ikamet ettiğini belirttiği Esenyurt ilçesindeki anılan adreste arama yapılmıştır. Arama Tutanağı'nda buzdolabının üzerinde bulunan mutfak dolabının içindeki sırt çantasından her biri şeffaf poşetli, tartımı sonradan yapılacak olan, üç poşet hâlinde metamfetamin maddesi olduğu değerlendirilen uyuşturucu maddenin ve aynı dolap içinde uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen paranın ele geçirildiği belirtilmiştir. Aynı odada tezgâh üzerinde bulunan mutfak dolabı içinde ise Irak Cumhuriyeti vatandaşı A.A.ya ait pasaportun bulunduğu tutanakta ifade edilmiştir.
5. Başvurucu; müdafii huzurunda alınan kolluk ifadesinde -diğerlerinin yanında- Esenyurt ilçesinde belirtilen adreste yaklaşık bir aydan beridir yalnız yaşadığını, G. ile ortak galericilik yaptıklarını, bir yıldan beridir iş bulamadıklarını, iki ya da üç kez adını bilmediği kristal şeklinde bir uyuşturucu madde kullandığını, bu maddeyi G.nin dükkânına gittiğinde G.nin arkadaşının getirdiğini beyan etmiştir. Ayrıca 17/8/2019 tarihinde G.nin tek başına başvurucunun ikamet ettiği eve geldiğini, bir sırt çantası getirip dolaba bıraktığını, daha önce bıraktığı elbiselerle birlikte bu çantayı alacağını beyan ettiğini, başvurucunun çantayı hiç sorgulamadığını, çantanın içinde ne olduğuna bakmadığını, içinde uyuşturucu olduğunu bilemeyeceğini beyan etmiştir. Başvurucu, G.nin hem ortağı hem arkadaşı olduğunu, G.nin uyuşturucu kullandığını bildiğini, uyuşturucu sattığını hiç görmediğini ancak G.nin babasının G. hakkında semtte uyuşturucu sattığına dair söylemler duyduğunu belirttiğini, bu ifadeleri birkaç kez G.nin babasının telefonda yinelediğini beyan etmiştir. İkametgâhında ele geçirilenler hakkında başvurucu, 3 kg metamfetamin olduğu söylenen uyuşturucu maddesinin kendisine ait olmadığını, G.nin bıraktığı sırt çantasından anılan maddelerin çıktığını, A.A.ya ait pasaportun da bu eşyalarla birlikte olduğunu, evinde bulunan toplamda 1050 TL'nin G. tarafından kendisine borç olarak verildiğini, bu para ile evinin kirasını ödeyeceğini belirtmiştir.
6. A.A., kolluk tarafından alınan ifadesinde susma hakkını kullanmak istediğini beyan etmiştir. Resen seçilen tercüman ve müdafii huzurundaki hâkimlik sorgusunda ise uyuşturucu madde satıcılığı suçlamasını kabul etmediğini ifade etmiştir. A.A. sorgusunda uyuşturucu madde kullandığını ancak satmadığını belirterek birkaç gün önce G.nin kendisini Nimet adlı bir kişinin evine götürdüğünü, genellikle uyuşturucu maddeyi G.den temin ettiğini beyan etmiştir. O gün 700 TL değerinde uyuşturucu madde aldığını ancak üzerinde yalnızca 200 TL bulunduğunu, kalan 500 TL karşılığında pasaportunu emanet olarak bıraktığını, daha sonra söz konusu evden ayrıldığını söylemiştir. A.A., olay günü G.nin kendisini evinden arabayla aldığını, kalan 500 TL’yi ödeyip pasaportunu geri almak amacıyla yola çıktıklarını ancak bu esnada polisler tarafından durdurulduklarını ve üst aramasının yapıldığını belirtmiştir. Üzerinde herhangi bir uyuşturucu madde bulunmadığını, araç kendisine ait olmadığı hâlde polislerden sonradan araçta uyuşturucu madde bulunduğunu öğrendiğini, söz konusu madde ve araçla ilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir. Üzerinde çıkan paranın kendisine ait olduğunu, bu parayla daha önce aldığı uyuşturucu maddenin kalan borcunu ödemeyi planladığını, polislere evde uyuşturucu madde bulunduğunu kendisinin söylediğini ve bu konuda yardımcı olduğunu belirtmiştir. A.A., olayla herhangi bir ilgisinin olmadığını, yalnızca kullanıcı olduğunu, satıcı olmadığını ifade ederek suçlamaları reddetmiştir.
7. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) başvurucunun uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlemiştir.
8. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) iddianamenin kabulü ile başlayan yargılamada başvurucu, Mahkeme huzurunda sanıklardan G. ile beraber galericilik yaptıklarını, sanık A.A.ya kalacak yer arandığını, tanımadığı kişi ile kalamayacağını beyan etmesi üzerine sanıklar G. ve A.A.nın ikametgâhına bir süreliğine poşet ve çanta içinde eşya ile A.A.nın pasaportunu bıraktıklarını, bu paketlerin kapalı olduğunu ve kendisinin içini açıp bakmadığını, uyuşturucu satışıyla ilgisinin bulunmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini savunmuştur.
9. İstanbul Valiliği Emniyet Müdürlüğünce Mahkemeye gönderilen raporda, Fatih ve Esenyurt ilçelerinde düzenlenen uyuşturucu madde operasyonu kapsamında ele geçirilen uyuşturucu materyallere ilişkin şeffaf poşetler, iki adet siyah poşet ve bir adet siyah çanta üzerinde yapılan vücut izi incelemesinde tespit edilen beş adet vücut izinden mukayeseye elverişli dört adet parmak izine rastlandığı, bir adet parmak izinin G.ye ait olduğunun tespit edildiği, geriye kalan 3 adet parmak izinin de var olan vücut izlerinden benzerine rastlanmadığı belirtilmiştir.
10. Mahkeme, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin (3) numaralı ve (5) numaralı fıkraları uyarınca başvurucunun 15 yıl 15 ay hapis cezası ve 50.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:
"... 21/08/2019 tarihli uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği haldeki görüntülerini içeren karşılaştırma tutanağından her iki adreste ele geçen uyuşturucu maddelerinbirbirine renk, kıvam, görünüş ve paketlenme olarak aynı olduklarının tespit edildiği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 4/10/2019 tarih ve... sayılı ekspertiz raporundan bunların uyuşturucu maddelerden "Metamfetamin" olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
...
sanık [G.nin] yabancı uyruklu ve maddi satıcısı olduğunu bildiği sanık [A.A.ya] gidebileceği pansiyon, otel gibi bir yer tavsiye etmek yerine eski iş ortağı oldukları savunulan sanık Nimet'in evine götürmesinin, sanıklar Nimet ve [G.nin] ele geçen uyuşturucu maddelerin sanık [A.A.ya] ait olduğunu ve içerisindekilerden haberdar olmadıklarına dair savunmalarına itibar etmenin mümkün olmadığı, ... her ne kadar Sanık Nimet Altürk sanık [G.] ile beraber galericilik yaptıklarından tanığını, [G.nin] [A.A.ya] kalacak yer aradığını 'ben tanımadığım insanla kalamam, elbiseleri bırak ancak o kalamaz' diye söylediğini, sanıklar [G.] ve [A.A.nın] ikametine poşet ve çanta içinde elbise getirdiklerini, bunların ağzı kapalı olduğundan içini açıp bakmadığını, ayrıca sanık [A.A.nın] pasaportunu da evde tezgahın üzerinde bıraktığını, polislerin onu aldıklarını, uyuşturucu satışıyla alakasının olmadığını, evine [G.nin] birlikte araba alıp sattıklarındangidip gittiğini savunarak atılı suçlamayı inkar etmişse de; sanık [A.A.nın] yakalandığında kolluk güçlerine uyuşturucu maddeyi aldığı 'Nimet Dayı' olarak belirttiği şahsın adresini tarif etmesi ile sanık Nimet'in ikametine ulaşıldığı ve sanık Nimet'in bir oda ve Amerikan mutfaktan oluştuğu belirtilen ikametinde 3 poşet halinde ve her biri 1.000 gr gelen toplam 3.000 gr metamfetamin maddesi ele geçirildiği, sanık Nimet'in ikametinden ele geçen uyuşturucu maddelerin bulunduğu sırt çantasının ve sanık [A.A.ya] ait pasaportun farklı dolaplardan ele geçirildiği, keza sanık Nimet'in kovuşturma aşamasında uyuşturucu kullanıcısı soruşturma aşamasında ise sattığına dair bilgisinin olduğunu belirttiği sanık [G.nin] getirdiği yabancı uyruklu ve tanımadığı kişinin evinde kalmasına, bu amaçla sırt çantası içerisindeki eşyalarını bırakmasına müsade etmesinin makul kabul edilemeyeceği, her ne kadar sanık [A.A.]; olay tarihinden bir kaç gün önce [G.den] yine uyuşturucu aldığını, parasının olmadığından pasaportunu emanet olarak bıraktığını, olay günü arabada yakalan uyuşturucuyu da [G.den] satın almaya gittiğini ve pasaportunu da geri alacağını, başka bir zaman uyuşturucuyu [G.den] istediğinde Nimet'in evine götürdüğünü ve uyuşturucuyu oradan aldığını savunmuşsa da; olaya ilişkin tutanaklardan istihbari bilgide sanık [G.nin] Irak uyruklu bir şahısla uyuşturucu madde ticareti yaptığının belirtildiği, sanıklar [G.] ve Nimet'in uyuşturucuların ele geçirildiği sırt çantasının ve sanığa ait pasaportun olay günü Nimet'in ikametine götürüldüğünü savundukları, dosyada mevcut Nimet'in ikametinin bulunduğu sitenin giriş kayıtlarından olay günü sanık [G.] ve sanık [A.A.nın] saat 10:55'te Nimet'in ikametine giriş kaydının bulunduğu, yine olay tutanaklarından sanıkların akşam saatlarinde yakalandıkları, bu halde sanık [A.A.nın] savunduğu gibi önceden uyuşturucu satın alması karşılığı rehin olarak bıraktığı pasaportu almaya gitmişken polislerce yakalanmadığı, sanık [G.nin] sevk ve idaresindeki araç ile yine istihbari bilgi tutanağında belirtilen çevrede yakalandıklarında sanık [A.A.nın] ayağının altında paspas altında 62 gr uyuşyturucu madde ele geçirildiği, olay tutanağından ve dinlenen tutanak düzenleyicilerin beyanlarından sanık [A.A.nın] 'Çok [p]işmanım, [a]rabada [b]ulduğunuz [u]yuşturucu [m]adde, [b]enimle [b]eraber [y]akalamış [o]lduğunuz [G.ye] aittir kendisinin Eseyurt'ta bu maddelerin devamını, nimet dayı olarak adını bildiğim şahısla beraber ZULA olarak kullandığı bir adreste saklar. İsterseniz [s]izi [b]u [a]drese [g]ötürebilirim, [e]vi [g]österebilirim' şeklinde samimi pişmanlık göstererek sanık Nimet'in ikametini tarif ederek sanık Nimet'in evinde ele geçen 3 poşet halinde ve her biri 1.000 gr gelen toplam 3.000 gr Metamfetamin maddesinin ele geçirilmesine katkıda bulunduğu, olay sebebiyle ele geçen sanık [G.nin] aracından ele geçen 62 gr ve sanık Nimet'in ikametinden ele geçen 3.000 gr. Metamfetamin maddesininmiktarı, paketlenme yöntemini, ele geçiriliş şekli, sanıklar [G.] hakkındaki istihbari bilgi, olay tutanakları, hayatın olağan akışı ile örtüşmeyen sanık savunmaları tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunu işledikleri..."
11. Başvurucunun istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin düzelterek onama kararı vermesi üzerine başvurucu hakkındaki hüküm kesinleşmiştir.
12. Başvurucu, 20/1/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
A. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
13. Başvurucu; uyuşturucu paketleri ve çanta üzerinde parmak izinin bulunmadığını, çantada uyuşturucu bulunduğundan haberdar olmadığını, ortağı ve arkadaşı olan G.nin ricası nedeniyle ikametgâhına bir süreliğine eşya bırakmalarına müsaade ettiğini, uyuşturucu ticaretinden haberdar olduğuna dair somut delil bulunmaksızın hakkında hüküm kurulduğunu belirterek hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
14. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurunun adil yargılanma hakkının görünümlerinden olan gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
15. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçlamaktadır. Mahkeme kararlarının, davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır. Karar gerekçesinin belirtilen unsurları taşıması, yargılamanın adil yargılanma hakkı güvencelerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediğinin taraflarca öğrenilmesini sağladığı gibi ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (bazı eklemeler ve farklılıklarla birlikte bkz. Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
16. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterli görülebilir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciine ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabilir (bazı farklılıklarla birlikte bkz. Mehmet Yavuz [1. B.], B. No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51).
17. Somut olayda başvurucunun diğer sanıklar G. ve A.A. tarafından başvurucunun ikametgâhına içeriğinden haberdar olmadığı çanta ve poşetlerin getirilerek bırakıldığı, uyuşturucu satışından haberdar olduğuna dair delil ya da tespit bulunmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmediği belirtilerek başvurucu hakkında uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Gerekçeli kararda başvurucunun uyuşturucu kullanıcısı ve kolluk ifadesinde belirttiği üzere uyuşturucu madde sattığına dair bilgisinin olduğunu beyan ettiği sanık G.nin getirdiği -tanımadığı kişinin ikametgâhında kalmasına ilişkin aksi yönde savunması olmakla birlikte- yabancı uyruklu ve tanımadığı kişinin evinde kalmasına, bu amaçla sırt çantası içindeki eşyalarını bırakmasına müsaade etmesinin makul kabul edilemeyeceği kabulüne ve başvurucunun ikametgâhında ele geçen uyuşturucu maddelerin bulunduğu sırt çantasının ve diğer sanık A.A.ya ait pasaportun farklı dolaplardan ele geçirilmiş olmasına dayanılmıştır.
18. Başvurucunun ikametgâhına bırakılan çantanın bırakılma nedeni (başvurucunun ikametgâhını uyuşturucu madde ticaretinde depo olarak kullanmak ya da ikametgâha bir süreliğine eşya bırakılması ricası) ve bırakılan çanta ile poşetlerin içindekilerden başvurucunun haberdar olup olmadığına dair uyuşmazlık bulunmaktadır. Gerekçeli kararda başvurucunun eşyaların kendisine emaneten bırakıldığı, bırakılan eşyaların içeriklerinden haberdar olmadığına yönelik savunması değerlendirilmiş ve savunmaya itibar edilmemiştir. Mahkemenin bu kanaatinde istihbari bilgi üzerine soruşturma başlatılması, ihbar konusu araçta arama yapılması üzerine uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi, araçtaki sanıklardan birinin pişmanlık göstererek açıklamalarda bulunması ve yer göstermesi üzerine belirtilen adrese gidildiği, başvurucunun ikamet ettiğini beyan ettiği anılan konutta yapılan aramada uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, araçta ve adreste ele geçen uyuşturucu maddelerinbirbirine renk, kıvam, görünüş ve paketlenme olarak aynı olduklarının tespit edildiği hususlarına dayanmıştır. Mahkeme ayrıca başvurucunun ikametgâhından bulunan uyuşturucu maddelerin yer aldığı sırt çantasının ve sanık A.A.ya ait pasaportun farklı dolaplardan ele geçirildiği; nitekim başvurucunun kovuşturma aşamasında uyuşturucu kullanıcısı olduğuna soruşturma aşamasında ise ticaretini yaptığına dair bilgisinin olduğunu belirttiği, başvurucunun ortağı ve arkadaşı olan G.nin getirdiği yabancı uyruklu ve tanımadığı kişinin evinde kalmasına, bu amaçla sırt çantası içerisindeki eşyalarını bırakmasına müsaade etmesinin makul kabul edilemeyeceği değerlendirmelerinde bulunmuştur.
19. Somut olayda, yapılan açık yargılama sonunda davanın sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmalarının tartışılarak verilen mahkûmiyet kararının yeterli gerekçe içermediğinden söz etmek mümkün gözükmemektedir. Sonuç olarak mahkûmiyet kararında uyuşmazlığın sonucuna etkili nitelikteki iddia ve itirazlarının yeterli bir gerekçe ile karşılandığı, kanun yolu incelemesi sonucunda verilen kararda değerlendirme konusu hüküm ve gerekçesinin uygun bulunduğu dikkate alındığında gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlal olmadığının açık olduğu anlaşılmıştır.
20. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Diğer İhlal İddiaları
21. Başvurucu; sanık G.nin yabancı şahıslarla birlikte plakası belirtilen araçta uyuşturucu sattıkları yönünde istihbari bilginin geldiğini, kendisi hakkında herhangi bir ihbar ve bilgi bulunmadığını, A.A.nın suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyanına dayanılarak hüküm kurulduğunu, isnat edilen suça yönelik kastı ortaya konulmaksızın varsayımsal olarak hakkında hüküm kurulduğunu belirterek masumiyet karinesinin somut delillere dayanmaksızın haksız yere cezalandırıldığını, lehine olan hususların dikkate alınmadığını belirterek hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
22. Başvurucunun masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın Hakan Gençosmanoğlu ([1. B.], B. No: 2015/6351, 17/7/2018, §§ 23-29) kararı, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın Ahmet Sağlam ([2. B.], B. No: 2013/3351, 18/9/2013, §§ 43-46) kararı doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,
C. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 6/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.