logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(S.C. [2. B.], B. No: 2022/27707, 19/11/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

S.C. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/27707)

 

Karar Tarihi: 19/11/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

GİZLİLİK TALEBİ KABUL

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Kenan YAŞAR

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Şeyda Nur ÜN

Başvurucu

:

S.C.

 

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, örgütten ayrılmaya dair samimiyetin tasdik edilmemesi sonucu denetimli serbestliğe ayrılamama nedeniyle ifade özgürlüğü ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 8/3/2022, 26/5/2022, 10/8/2022 ve 25/11/2022 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Komisyonca, adli yardım talebinin kabulüne ve aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunduğundan 2022/105941 numaralı başvurunun 2022/27707 numaralı başvuruyla birleştirilmesine karar verilmiştir. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunduğundan 2022/59824 numaralı başvurunun 2022/27707 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, olayların yaşandığı dönemde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan hükümlü olarak Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu/İdare) bulunmaktadır.

A. 2022/27707 Numaralı Bireysel Başvuruya Dair Süreç

8. Başvurucunun 17/11/2021 tarihinde tarafsız koğuşa geçme talepli dilekçesine istinaden Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı (İdare ve Gözlem Kurulu) 18/11/2021 tarihinde başvurucunun talebini reddetmiştir. Başvurucu, anılan karara itiraz etmiş ve Balıkesir İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 24/11/2021 tarihinde itirazın kabulüne karar vermiştir. Akabinde başvurucu konumuna uygun olan koğuşa alınmış ve örgütle bağının olup olmadığı hususunda ilgili mevzuat uyarınca başvurucunun gözetimine başlanmıştır.

9. Bu kapsamda İdare ve Gözlem Kurulu başvurucunun örgütten ayrılma talebini değerlendirmek ve bu hususta karar almak üzere toplanmış ve 7/2/2022 tarihinde başvurucunun örgütten ayrıldığı yönünde kesin bir kanaat oluşmaması nedeniyle örgütten ayrılma talebinin reddine karar vermiştir. Ceza İnfaz Kurumu kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...Hükümlü 17/11/2021 tarihli dilekçesinde 'FETÖ/PDY ile iltisakım olmamıştır' şeklinde beyanında bulunmuş, hükümlünün örgüt bağının devam edip etmediği hususu ile ilgili olarak kurulumuzca yapılacak değerlendirmeye esas olmak üzere ilgili birimlere bildirim yapılarak gözleme alınmış olup gözlem sonucunda ilgili birimlerin (mektup okuma komisyonu, telefon görüştürme bürosu, sorumlu başmemurluk, psiko-sosyal) raporlarını İdare ve Gözlem Kurulumuza sunmuşlardır. İlgili birimlerin sunmuş olduğu raporlarda telefon görüştürme ve mektup okuma birimleri tarafından sunulan raporlarda gelen giden mektuplar ile telefon görüşmelerinin örgütsel olduğu yönünde herhangi bir işlem tahsis edilmediği ancak; psiko-sosyal ve başmemurluğun yapmış olduğu görüşme ve değerlendirmede hükümlü [S.C.]nin bağlı olduğu örgütten ayrılmadığı yönünde İdare ve Gözlem Kurulumuza raporlarını sunmuşlardır.

Ayrıca hükümlünün birimlerce hazırlanan raporlara istinaden İdare ve Gözlem Kurulu huzuruna çıkarıldığı, kendisine FETÖ/PDY ile bir bağının olup olmadığının sorulduğu, kendisinin ise; FETÖ/PDY'nin terör örgütü olduğunu kabul etmediği ayrıca bu örgüt ile bir bağının olmadığını beyan etmemiştir.

Gerek birimlerin İdare ve Gözlem Kurulumuza sunmuş oldukları raporlar, gerekse de hükümlünün örgütten ayrıldığı yönünde dilekçe tarihinden önce bir talebinin bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde; hükümlünün örgütten ayrıldığı yönündeki talebinde samimi olmadığı gibi beyandaki asıl amacın koşullu salıverilme tarihine son 1 yıl kala olan süreyi Denetimli Serbestlik Tedbiri ile infaz etmek istediği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.

...Yukarıda yer alan bilgiler ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde hükümlünün örgütten ayrıldığı yönünde kesin bir kanaat oluşmaması gerekçesiyle örgütten ayrılma talebinin REDDİNE; "

10. Başvurucu, İdare ve Gözlem Kurulu kararına yönelik İnfaz Hâkimliğine şikâyette bulunmuş; İnfaz Hâkimliği 11/2/2022 tarihinde şikâyeti reddetmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...Adı geçen hükümlünün terör örgütünden ayrılma talebine ilişkin olarak, Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından düzenlenen 07.02.2022 tarihli değerlendirmeye göre, hükümlü ile yapılan görüşme neticesinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile bağlantısının devam edip etmediği hususunda samimi ve net beyanlarda bulunmadığından dolayı hükümlünün örgütten ayrıldığı yönünde kanaatin oluşmadığının bildirildiği, yine hükümlünün terör örgütünden ayrılma talebine ilişkin olarak, Psikososyal Servisi tarafından düzenlenen 31.01.2022 tarihli değerlendirme raporuna göre de , hükümlü ile yapılan görüşme sonucunda, hükümlünün örgütle bağını kabul ettiği fakat herhangi bir pişmanlık belirtecek söylemde bulunmadığı, örgütün terörle bağlantısı olup olmadığına dair herhangi bir kanıtının olmadığını ve dayanağı olmayan bir düşünceyi savunamayacağını belirttiğinden örgütle olan bağının devam edip etmediğinin anlaşılamadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmış olup,

Şikâyet dilekçesi, şikâyete konu kurum kararı ve hükümlü hakkında düzenlenen değerlendirme raporları somut olay yönünden değerlendirildiğinde, idare ve gözlem kurulunca yapılan değerlendirmelerin yasanın koyduğu kriterler doğrultusunda somut belirlemeler yapılarak ortaya konulduğu değerlendirilerek..."

11. Başvurucu; anılan karara itiraz etmiş, itirazı inceleyen Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 22/2/2022 tarihinde kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun itirazını kesin olarak reddetmiştir.

12. Başvurucu, nihai hükmü 25/2/2022 tarihinde öğrendikten sonra 8/3/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. 2022/59824 Numaralı Bireysel Başvuruya Dair Süreç

13. İdare ve Gözlem Kurulu 7/2/2022 tarihli kararı ile başvurucunun 60 gün daha gözetiminde kalmasına karar verdiğinden (bkz. § 9) söz konusu sürenin bitiminde başvurucunun örgütten ayrılma talebini değerlendirmek üzere yeniden toplanmıştır. Bu kapsamda İdare ve Gözlem Kurulu 7/4/2022 tarihinde "psiko-sosyal ve başmemurluğun yapmış olduğu görüşme ve değerlendirmede hükümlünün bağlı olduğu örgütten ayrılmadığı yönünde İdare ve Gözlem Kuruluna rapor sunduğu, ayrıca hükümlünün birimlerce hazırlanan raporlara istinaden İdare ve Gözlem Kurulu huzuruna çıkarıldığı, kendisine FETÖ/PDY ile bir bağının olup olmadığının sorulduğu, kendisinin ise; FETÖ/PDY'nin terör örgütü olduğunu kabul etmediği ayrıca bu örgüt ile bir bağının olmadığını beyan ettiği" gerekçesiyle örgütten ayrılma talebinin reddine karar vermiştir.

14. Başvurucu, İdare ve Gözlem Kurulu kararına yönelik İnfaz Hâkimliğine şikâyette bulunmuş; İnfaz Hâkimliği 18/4/2022 tarihinde şikâyeti reddetmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...Hükümlü [S.C.] şikâyet dilekçesinde özetle; kurula çıkarıldığında FETÖ/PDY'yi terör örgütü olarak görüyor musun, Fetullah Gülen'i örgüt lideri olarak kabul ediyor musun, 15 Temmuz darbe gecesini FETÖ/PDY mi yaptı şeklinde sorular sorulduğunu,kendisinin de kimseyi ama hiç kimseyi terörist veya terör lideri olarak kabul etme mecburiyetinin olmadığını, 15 Temmuz darbe gecesini kimin yaptığını bilme durumunun olmadığını ve FETÖ/PDY ile bağının olmadığını söylediğini belirterek, İdare ve Gözlem kurulunun bahse konu kararına karşı şikâyet hakkını kullanmıştır.

Hükümlü [S.C.]nin, terör örgütünden ayrılma talebine ilişkin olarak, Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca 07/02/2022 tarihinde değerlendirme yapıldığı ve hükümlünün örgütten ayrıldığına ilişkin samimiyetinin tasdikinin reddedildiği, ayrıca 60 gün gözleme tabi tutulmasına karar verildiği, bu sürenin bitimi olan 07/04/2022 tarihinde İdare ve Gözlem Kurulunca değerlendirmeye tabi tutulduğu, hükümlü tarafından yapılan değerlendirmeye karşı şikâyet yoluna başvurulduğu, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 6. maddesindeki düzenleme gereği hükümlülerin açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilmeleri için bağlı bulunduğu örgütten ayrıldığına ilişkin kanaat oluşmasının gerektiği, denetimli serbestlik tedbirinden faydalanmak için de açık ceza infaz kurumlarına ayrılma koşullarının sağlanmasının gerektiği, hükümlü hakkında İdare ve Gözlem Kurulunca yapılan değerlendirme içeriği incelendiğinde, hükümlünün FETÖ/PDY hakkında terör örgütü nitelendirmesinde bulunmaktan imtina ettiğine dair belirleme yapıldığı, psiko sosyal servis raporu içeriği incelendiğinde ise hükümlünün FETÖ/PDY'yi terörle ilişkilendiremediğini, örgütten ayrıldığına veya pişmanlığına dair bir ifadede bulunmadığına dair tespitlere yer verildiği, hükümlünün silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğine dair kesinleşmiş mahkeme ilamına dayalı olarak infaz sürecinde bulunması ve mensubu olduğu örgütü meşru gördüğüne ve üyesi olmaktan pişmanlık duyduğuna ilişkin ifadede bulunmadığına dair psiko sosyal servis raporlarında yer alan gözlem neticesi değerlendirildiğinde hükümlü hakkında yapılan gözlem ve mülakat sonucuna göre somut gerekçelere dayalı olarak belirleme yapılıp kanaat edinildiği anlaşılmakla...."

15. Başvurucu, anılan karara itiraz etmiş; itirazı inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi 29/4/2022 tarihinde kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun itirazını kesin olarak reddetmiştir.

16. Başvurucu, nihai hükmü 6/5/2022 tarihinde öğrendikten sonra 26/5/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

C. 2022/78333 Numaralı Bireysel Başvuruya Dair Süreç

17. İdare ve Gözlem Kurulu 7/4/2022 tarihli kararı ile başvurucunun 60 gün daha gözetiminde kalmasına karar verdiğinden (bkz. § 13) söz konusu sürenin bitiminde başvurucunun örgütten ayrılma talebini değerlendirmek üzere yeniden toplanmıştır. Bu kapsamda İdare ve Gözlem Kurulu 6/6/2022 tarihinde "hükümlünün birimlerce hazırlanan raporlara istinaden İdare ve Gözlem Kurulu huzuruna çıkarıldığı, bağlantısının devam edip etmediği konusunda yine samimi ve net beyanlar vermediği ve örgütün varlığı ile ilgili net beyanlarda bulunmadığı, terör örgütüne yönelik olumsuz veya pişmanlık tavrı sergilemediği ayrıca bu örgüt ile bir bağının olmadığını beyan etmediği" gerekçesiyle örgütten ayrılma talebinin reddine karar vermiştir.

18. Başvurucu, İdare ve Gözlem Kurulu kararına yönelik İnfaz Hâkimliğine şikâyette bulunmuş; İnfaz Hâkimliği 23/6/2022 tarihinde "hükümlünün örgüt ile bağlantısının devam edip etmediği konusunda samimi ve net beyanlar vermediği, örgütün varlığı ile ilgili net beyanlarda bulunmadığı, terör örgütüne yönelik olumsuz veya pişmanlık tavrı sergilemediği, örgüt ile bir bağının olmadığını beyan etmediği, bu itibarla hükümlünün örgütten ayrıldığı yönünde kesin bir kanaat oluşmadığı" gerekçesiyle şikâyeti reddetmiştir.

19. Başvurucu, anılan karara itiraz etmiş, itirazı inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi 7/7/2022 tarihinde kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun itirazını kesin olarak reddetmiştir.

20. Başvurucu, nihai hükmü 22/7/2022 tarihinde öğrendikten sonra 10/8/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

D. 2022/105941 Numaralı Bireysel Başvuruya Dair Süreç

21. İdare ve Gözlem Kurulu önceki kararları ile başvurucunun 60 gün daha gözetiminde kalmasına karar verdiğinden söz konusu sürenin bitiminde başvurucunun örgütten ayrılma talebini değerlendirmek üzere yeniden toplanmıştır. Bu kapsamda İdare ve Gözlem Kurulu 10/10/2022 tarihinde "hükümlünün birimlerce hazırlanan raporlara istinaden İdare ve Gözlem Kurulu huzuruna çıkarıldığı, bağlantısının devam edip etmediği konusunda daha önceki ifade ve beyanlarında değişme olmadığını belirttiği, örgütün varlığı ile ilgili net beyanlarda bulunmadığı, terör örgütüne yönelik olumsuz veya pişmanlık tavrı sergilemediği ayrıca bu örgüt ile bir bağının olmadığını beyan etmediği" gerekçesiyle örgütten ayrılma talebinin reddine karar vermiştir.

22. Başvurucu, İdare ve Gözlem Kurulu kararına yönelik İnfaz Hâkimliğine şikâyette bulunmuş; İnfaz Hâkimliği 24/10/2022 tarihinde İdare ve Gözlem Kurulu kararının yerinde olduğu gerekçesiyle şikâyeti reddetmiştir.

23. Başvurucu, anılan karara itiraz etmiş, itirazı inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi 9/11/2022 tarihinde kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun itirazını kesin olarak reddetmiştir.

24. Başvurucu, nihai hükmü 17/11/2022 tarihinde öğrendikten sonra 25/11/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

25. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Açık ceza infaz kurumları" başlıklı 14. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"1) Açık ceza infaz kurumları, hükümlülerin iyileştirilmelerinde, çalıştırılmaları ve meslek edindirilmelerine öncelik verilen, firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, güvenlik bakımından kurum görevlilerinin gözetim ve denetimi ile yetinilen kurumlardır. ...

...

 (3) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir.

 (4) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır.

...

 (6) (Ek:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, açık ceza infaz kurumlarına ayrılıp ayrılmamalarına, açık ceza infaz kurumlarında geçirecekleri sürelere, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınmalarına, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınanların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir."

26. 5275 sayılı Kanun'un "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" başlıklı 89. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

 (3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır.

...

 (5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır.

 (6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemez.

 (7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir."

27. 5275 sayılı Kanun'un "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" başlıklı 105/A maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. ... "

28. 2/9/2012 tarihli ve 28399 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) "Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler" başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Hükümlülerden;

a) (Değişik:RG-22/8/2015-29453) Toplam (Değişik ibare:RG-22/2/2017-29987) cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar,

b) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalanlar,

c) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar,

açık kurumlara ayrılabilir.

 (2) Açık kurumlara ayrılabilmek için, ayrıca;

...

ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması,

şartı aranır.

..."

29. Yönetmelik'in "Kapalı kurumdan açık kuruma ayırma kararı" başlıklı 10. maddesinin bireysel başvuru tarihi itibarıyla ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin talepleri üzerine, koşulları taşıdıklarının anlaşılması hâlinde kurum idare ve gözlem kurulu tarafından açık kurumlara ayrılmalarına karar verilir. Hükümlünün koşulları taşımadığının anlaşılması halinde ise talebin reddine dair verilen gerekçeli karar ilgiliye tebliğ edilir."

30. 29/12/2020 tarihli ve 31349 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik'in "Kurulun inceleme ve değerlendirme esasları" başlıklı 16. maddesi aşağıdaki gibidir:

"(1) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda; ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında; idare ve gözlem kurulu tarafından, iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere bir değerlendirmeye tabi tutulur.

...

 (3) Bulunduğu ceza infaz kurumunda kalacağı süre, altı aydan fazla olan hükümlüler hakkında yönetim, eğitim ve öğretim, psiko-sosyal yardım ile güvenlik ve gözetim servislerince “gelişim değerlendirme raporu” düzenlenir. Ancak açık ceza infaz kurumuna ayrılma, kalan cezasını denetimli serbestlik tedbiri altında infaz etme veya ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıverilme tarihi öncesindeki son dönemin artık dönem olması durumunda, bu artık döneme ait değerlendirme ilgili servislerce düzenlenen gözlem değerlendirme raporuna göre yapılır.

...

 (6) İdare ve gözlem kurulu; açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve kalan cezasını denetimli serbestlik tedbiri altında infaz etme ya da koşullu salıverilme öncesindeki değerlendirmenin yapıldığı son toplantıda hükümlü hakkında inceleme ya da araştırma yapılmasına veya rapor tanzim edilmesine karar verebilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

31. Anayasa Mahkemesinin 19/11/2025 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. İfade Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

32. Başvurucu; denetimli serbestliğe ayrılma koşullarını sağladığı hâlde Ceza İnfaz Kurumunun mevcut başvuruya konu kararlarında yer alan gerekçeler sebebiyle denetimli serbestliğe ayrılamadığını belirtmiştir. Bu kapsamda başvurucu;

i. 2022/27707 sayılı bireysel başvuruya konu kararda yer alan ve kendisine atfedilen beyanların doğru olmadığını, kendisine "FETÖ/PDY bir terör örgütü müdür?" şeklinde sorulduğunu ve kendisinin de "FETÖ/PDY'nin terör örgütü olup olmadığına ben değil mahkemeler karar verir, bu örgütle bir bağım yoktur." şeklinde cevap verdiğini, FETÖ/PDY'nin bir terör örgütü olup olmadığını söylemesi gerektiği konusunda ısrarcı olunduğunda ise anayasal hakkı olan ifade özgürlüğü kapsamında buna mecbur olmadığını söylediğini,

ii. 2022/59824 sayılı bireysel başvuruya konu olayda kendisine "Fetullah Gülen'i örgüt lideri olarak kabul ediyor musun?, 15 Temmuz darbe gecesini FETÖ/PDY mi yaptı, FETÖ/PDY'yi terör örgütü olarak görüyor musun?" şeklinde sorular sorulduğunu, kendisinin de "kimseyi terörist, terör örgütü lideri olarak görme ve kabul etme mecburiyetim yoktur, 15 temmuz darbe gecesini kimin yaptığını bilme durumum yoktur, örgütle bağım yoktur... Anayasal hakkım gereği bu tür sorulara cevap verme mecburiyetim yoktur." şeklinde cevap verdiğini,

iii. 2022/78333 sayılı bireysel başvuruya konu olayda kendisine "FETÖ/PDY'yi terör örgütü olarak görüyor musun?, fikirlerinde bir değişiklik var mı?" şeklinde soru sorulduğunu, kendisinin de fikirlerinde bir değişiklik olmadığını beyan ettiğini,

iv. 2022/105941 sayılı bireysel başvuruya konu olayda da benzer sorulara maruz kaldığını ve benzer şekilde cevap verdiğini belirtmiştir. Başvurucu FETÖ/PDY'nin bir terör örgütü olduğu konusunda ve terör örgütü lideri hakkında açıkça beyanda bulunmaması nedeniyle denetimli serbestliğe ayrılamadığını belirterek ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini iddia etmiştir.

33. Bakanlık görüşünde ilk olarak; başvurucunun 22/1/2023 tarihinde Ceza İnfaz Kurumundan tahliye edilerek koşullu salıverilmeden yararlandırıldığı, bu kapsamda somut başvurunun incelenebilmesi bakımından başvurucunun mağdur statüsünün bulunup bulunmadığının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Görüş yazısının devamında; mevcut başvuruda başvurucunun ifade özgürlüğü hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

2. Değerlendirme

34. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun şikâyetlerinin özü, beyanlarından ötürü örgütten ayrıldığına dair samimiyetinin tasdik edilmemesi nedeniyle denetimli serbestliğe ayrılamamasına ilişkindir. Bu bağlamda başvurucunun şikâyetlerinin ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

35. Anayasa'nın "Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" başlıklı 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. ...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamu düzeni[nin], ... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir.

..."

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

36. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Müdahalenin Varlığı

37. Başvurucunun beyanlarından ötürü örgütten ayrıldığına dair samimiyetinin tasdik edilmemesi nedeniyle denetimli serbestliğe ayrılamaması sonucu ifade özgürlüğüne bir müdahalede bulunulmuştur.

ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

38. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa'nın 26. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Anayasa'nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

39. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa'nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

 (1) Kanunilik

40. Müdahaleye dayanak olan 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesi ile 105/A maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı anlaşılmaktadır.

 (2) Meşru Amaç

41. Eldeki başvuruya konu olayda başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin amacının mahkûmların ıslahı ile Ceza İnfaz Kurumunun düzenini ve güvenliğini sağlamak olduğu, bu bağlamda kamu düzeninin sağlanmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

 (3) Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk

42. Müdahalenin kanuni temelinin ve meşru amacının bulunduğu belirlendikten sonra yapılması gereken, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olup olmadığını değerlendirmektir. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için müdahale, zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamalı ve orantılı olmalıdır (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 53-55; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 70-72; Ferhat Üstündağ [1. B.], B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45).

43. Hükümlü ve tutuklular, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri [2. B.], B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 65). Bu bağlamda hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün de Anayasa ve Sözleşme kapsamında koruma altında olduğu konusunda hiçbir şüphe bulunmamaktadır (Murat Karayel (5) [2. B.], B. No: 2013/6223, 7/1/2016, § 27). Bununla birlikte ifade özgürlüğü mutlak bir hak değildir ve Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen sebeplerle sınırlanabilir. Bu bağlamda ceza infaz kurumunda bulunmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi kurumda güvenliğin ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda mahpusların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebilecektir (Murat Karayel (5), § 29).

44. Somut olayda başvurucu İdare ve Gözlem Kurulunca verilen örgütten ayrılmaya yönelik samimiyetin tasdik edilmemesi kararlarından ötürü denetimli serbestliğe ayrılamamasından şikâyetçidir. 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi; hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla şartla tahliyelerine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde cezalarının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi tarafından karar verilebileceğini hükme bağlamıştır.

45. Bununla birlikte aynı maddenin (1) numaralı fıkrasında, denetimli serbestlik suretiyle cezanın infazı bakımından hükümlü hakkında açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının oluşmuş olması aranmaktadır. Hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin 5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin (6) numaralı fıkrasında ise hükümlülerin açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına ilişkin esas ve usullerin yönetmelikte gösterileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda Yönetmelik'in 5. maddesi; doğrudan açık ceza infaz kurumuna ayrılacak hükümlüleri belirlemiş ve terör suçlarını, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçları istisna bırakmıştır. Anılan Yönetmelik'in 6. maddesi ise istisna tutulan suçlar bakımından açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmek için toplam cezanın belirli bir miktarının kapalı ceza infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirilmesi şartının yanı sıra terör ve örgütlü suçlardan mahkûm olanların örgütten ayrıldıklarının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi gerektiği şartını da aramıştır (bkz. § 28).

46. Tüm bu düzenlemeler ışığında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması için hapis cezasının süresi ve açığa ayrılmış olma koşulu yerine getirildikten sonra ceza infaz kurumu idaresinin iyi hâl raporu üzerine başvurulan infaz hâkiminin tedbirin uygulanması yönünde karar vermesi gerekmektedir. Dolayısıyla denetimli serbestlik tedbiri kararı, yetkili infaz hâkiminin takdir yetkisinde olan bir karardır. Ancak söz konusu takdir payı -temel hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiği müddetçe- Anayasa Mahkemesinin denetimi altındadır.

47. Somut olayda başvurucu 17/11/2021 tarihli dilekçesi üzerine yargı kararına dayalı olarak tarafsız koğuşa yerleştirilmiştir. Akabinde örgütle bağının olup olmadığı hususunda ilgili mevzuat uyarınca ve belirli sürelerle başvurucunun gözetimine başlanmıştır. Ceza İnfaz Kurumu söz konusu sürelerin bitiminde başvurucunun örgütten ayrılma talebini değerlendirmek üzere her seferinde toplanmış ve verdiği kararlarda özü itibarıyla "başvurucunun İdare ve Gözlem Kurulu huzuruna çıkarıldığında ve kendisine FETÖ/PDY ile bir bağının olup olmadığı sorulduğunda, kendisinin; FETÖ/PDY'nin terör örgütü olduğunu kabul etmediğini ayrıca bu örgüt ile bir bağının olmadığını beyan etmediğini, örgütle bağlantısının devam edip etmediği konusunda samimi ve net beyanlar vermediğini, örgütün varlığı ile ilgili net beyanlarda bulunmadığını, terör örgütüne yönelik olumsuzluk veya pişmanlık tavrı sergilemediğini" belirterek başvurucunun örgütten ayrılma talebinin reddine karar vermiştir. İdare ve Gözlem Kurulu kararını denetleyen yargı mercileri de benzer gerekçelerle başvurucunun şikâyet ve itirazlarını reddetmiştir.

48. Başvurucu da gerek yargı mercilerine sunduğu şikâyet ve itiraz dilekçelerinde gerekse de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru formunda; kendisine FETÖ/PDY ile ilgili sorular sorulduğunda, söz konusu örgütün terör örgütü olup olmadığı veya örgüt yapısı ve lideri hakkında kendisinin karar veremeyeceğini, bu hususlarda kendisine yöneltilen sorulara ifade özgürlüğü kapsamında cevap vermek zorunda olmadığını beyan ettiğini belirtmiştir.

49. İlgili mevzuat gereği idare ve gözlem kurullarının gözlem ve değerlendirmeleri sonucu terör örgütünden ayrılmaya yönelik samimiyetin tasdikine ilişkin aldıkları kararlarda; keyfîyetten uzak, somut olay ve olgulara dayalı olarak değerlendirme yapmaları ve yapılan değerlendirme sonucu hükümlülerin terör örgütünden ayrıldıklarına veya ayrılmadıklarına yönelik kanaatlerinde ilgili ve yeterli bir gerekçe sunmaları gerektiği açıktır. Somut olayda da İdare ve Gözlem Kurulu; başvurucunun gerek psiko-sosyal servisle yapılan görüşmeleri üzerine hazırlanan raporları, gerekse de Kurul huzuruna çıkarıldığı esnadaki beyanlarını dikkate almış ve söz konusu beyanlardan dolayı başvurucunun örgütten ayrıldığı hususunda kanaat oluşmadığını belirtmiştir. İdare ve Gözlem Kurulu örgütten ayrılmaya yönelik kanaat oluşmaması hususundaki gerekçesine dayanak olarak da başvurucunun beyanlarında açık ve net olmamasını, örgütle bağının devam etmediğine yönelik bir beyanının bulunmamasını, örgütün varlığıyla ilgili net görüşlerini açıklamamasını göstermiştir.

50. Kaldı ki başvurucu da -dilekçelerinde ve bireysel başvuru formlarında belirttiği ve yukarıda detaylı şekilde aktarıldığı üzere- örgütle ilgili sorularda kendisinin örgüt hakkında karar verici olamayacağını, devamında ise beyanda bulunmaya zorlanamayacağını belirtmiştir. Başvurucu devam eden süreçte de fikirlerinin değişmediğini beyan ederek örgütün varlığı ve örgütle bağı hususunda açık ve net bir beyanda bulunmaktan kaçınmıştır. Bu hâliyle başvurucunun beyan şeklini ve beyanlarının içeriğini gözönüne alan İdare ve Gözlem Kurulunun mevcut başvuruya konu kararları verirken keyfî davranmadığı, makul ve somut olgulara dayalı olarak ve takdir yetkisi kapsamında söz konusu kararları verdiği görülmektedir.

51. Öte yandan başvurucunun terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûm olduğu ve bu suç kapsamında -cezanın infazındaki önemli amaçlardan biri olan- başvurucunun rehabilitasyonundan bahsedilebilmesi için suçtan dolayı pişmanlık duymasının gerektiği açıktır. Başvurucunun FETÖ/PDY üyeliği suçunu işlemesi nedeniyle pişman olduğunun söylenebilmesi içinse; her şeyden önce söz konusu örgütün terör örgütü olduğunun başvurucu tarafından kabulünün gerektiği izahtan varestedir. Bu durumda başvurucunun suçtan pişmanlık duyup duymadığının objektif şekilde tespit edilebilmesi için bu konudaki fikrinin açıkça sorulması ve alınan yanıta göre bir kanaat edinilmesi gayet tabiidir. Şu hâlde başvurucunun denetimli serbestlik tedbiri uygulanması talebi üzerine başlatılan idari inceleme kapsamında başvurucuya işlediği suçla doğrudan ilgili, başvurucunun suçtan duyduğu pişmanlığı anlamaya dönük ve bunun dışında kişinin mahrem alanına yönelmeyen şekilde soru sorulmasında mahsur olmadığı değerlendirilmiştir.

52. Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahalenin kamu makamları tarafından ortaya konulan gerekçelerinin ilgili ve yeterli olup olmadığını denetler (diğerleri arasından bkz. Kemal Kılıçdaroğlu [1. B.], B. No: 2014/1577, 25/10/2017, § 58; Bekir Coşkun, § 56; Tansel Çölaşan [1. B.], B. No: 2014/6128, 7/7/2015, § 56; Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri [GK], B. No: 2018/17635, 26/7/2019, § 120; Sırrı Süreyya Önder [GK], B. No: 2018/38143, 3/10/2019, § 60; hükümlü ve tutuklulara uygulanan disiplin cezaları bağlamında bkz. Eşref Arslan [2. B.], B. No: 2014/14655, 18/7/2018, §§ 50-54; Abdulhamit Babat (3) [1. B.], B. No: 2015/3370, 9/1/2020, §§ 33-37). Somut olayda Ceza İnfaz Kurumu ve yargı mercileri, başvurucunun beyanlarından ötürü örgütten ayrıldığına dair samimiyetinin tasdik edilmemesi nedeniyle denetimli serbestliğe ayrılamamasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığına ilişkin ilgili ve yeterli bir gerekçe göstermişlerdir. Bu kapsamda başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğu ve müdahalenin ihlal teşkil etmediği anlaşılmıştır.

53. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.

B. Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

54. 2022/105941 numaralı bireysel başvuruda başvurucu; ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasının yanı sıra açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının da ihlal edildiğini iddia etmiştir.

55. Anayasa Mahkemesi; Ömer Faruk Gergerlioğlu (2) kararında, bir mahkûmiyet kararının infazına ilişkin olarak Anayasa'nın 19. maddesinin açık bir hüküm içermediğini vurgulamıştır. Anılan kararda, bir kimsenin mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi kapsamında hürriyetinden yoksun bırakıldığının söylenebilmesi için her şeyden önce hürriyeti kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirinin bir mahkeme tarafından verilmesinin ve yerine getirilecek kararın hürriyeti kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirlerine ilişkin olmasının gerekli olduğu belirtilmiştir. Ayrıca ceza veya güvenlik tedbiri içermeyen bir karara dayanılarak bir kimsenin hürriyetinden yoksun bırakılmasının mümkün olmadığı ve hürriyetten yoksun bırakılmanın mahkemece verilen hürriyeti kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirinin kapsamını aşmamasının önemli olduğu ifade edilmiştir (Ömer Faruk Gergerlioğlu (2) [2. B.], B. No: 2021/30782, 20/11/2024, § 51; ayrıca bkz. Ercan Bucak (2) [1. B.], B. No: 2014/11651, 16/2/2017, § 40).

56. Ömer Faruk Gergerlioğlu (2) kararında Anayasa Mahkemesi, hürriyetten yoksun bırakmanın niteliğini değiştirmeyecek nitelikteki farklı tür ceza infaz kurumlarındaki tutulmaların müstakil bir hürriyetten yoksun bırakma hâli olarak kabulünün mümkün olmadığını belirtmiştir. Ayrıca hapis cezasının hangi tür ceza infaz kurumunda yerine getirileceği meselesinin bir mahkûmiyet kararının infazına bağlı olarak hürriyetten yoksun bırakma hâlinin Anayasa'nın 19. maddesinin gerekliliklerine uygunluğu üzerinde herhangi bir etkisinin bulunmadığını da kabul etmiştir. Neticede hapis cezasının infaz şekline ilişkin uygulamaların kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının kapsamı dışında olduğunu belirterek bu yöndeki şikâyetlerin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (Ömer Faruk Gergerlioğlu (2), §§ 52-56).

57. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 2022/59824 numaralı başvurunun 2022/27707 numaralı başvuru ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,

B. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,

C. 1. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

D. Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 19/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Esas (İhlal Olmadığı)
Künye
(S.C. [2. B.], B. No: 2022/27707, 19/11/2025, § …)
   
Başvuru Adı S.C.
Başvuru No 2022/27707
Başvuru Tarihi 8/3/2022
Karar Tarihi 19/11/2025
Birleşen Başvurular 2022/105941, 2022/59824, 2022/78333

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, örgütten ayrılmaya dair samimiyetin tasdik edilmemesi sonucu denetimli serbestliğe ayrılamama nedeniyle ifade özgürlüğü ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
İfade özgürlüğü Ceza infaz kurumunda ifade İhlal Olmadığı
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı Mahkumiyete bağlı tutma Konu Bakımından Yetkisizlik
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi