logo
Bireysel Başvuru Kararları Kullanıcı Kılavuzu English

(Ziya Öcal [2. B.], B. No: 2022/31942, 10/12/2025, § …)
Kararlar Bilgi Bankasında yayınlanan karar metni
editöryal düzeltmelere tabi tutulmuş olabilir.
   


 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

ZİYA ÖCAL BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/31942)

 

Karar Tarihi: 10/12/2025

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

 

 

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

 

 

Rıdvan GÜLEÇ

 

 

Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

Metin KIRATLI

Raportör

:

Eren Can BENAKAY

Başvurucu

:

Ziya ÖCAL

Vekili

:

Av. Kazım KASA

 

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada sonuca etkili iddiaların kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu, Danıştay tetkik hâkimi olarak görev yapmaktayken Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 24/8/2016 tarihli kararıyla meslekten çıkarılmıştır. 31/10/2017 tarihli yazı ile başvurucudan kendisine peşin ödenen 2016 yılı temmuz ayı maaşının 16/7/2016-17/7/2016 tarihleri arasındaki iki günlük yevmiyesinin 1/3'ünün ve 18/7/2016-14/8/2016 tarihleri arasındaki 28 günlük kısmının 1/2'sinden oluşan toplam 4.297,26 TL'yi ödemesi istenmiştir. Başvurucunun ödeme yapmaması üzerine asıl alacak ve işleyen faizle birlikte toplam 4.572,28 TL'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatılmıştır. Başvurucunun takibe itiraz etmesi üzerine 2/10/2019 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır.

3. Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 19/10/2021 tarihinde davayı kısmen kabul etmiş; başvurucunun 4.220,77 TL asıl alacak, 268,51 TL faiz olmak üzere toplam 4.489,28 TL alacağa yaptığı itirazı kesin olarak iptal etmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"'675 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10. maddesi uyarınca, çıkarıldıkları veya öğrencilikle ilişiklerinin kesildiği aya ilişkin olarak peşin ödenen mali ve sosyal haklarının çıkarılma tarihinden sonraki günlere tekabül eden kısımların geri alınamayacağı' belirtilmiştir. Bu nedenle 18/7/2016 ile 14/8/2016 tarihleri arasındaki 28 günlük dilimde yapılan ödemeler için başlatılan icra takibinin haksız olduğu ve iptalinin gerektiği[ni] anlaşılmış olup, davanın kısmen kabulüne karar verilerek, Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8081 Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun 4.220,77 TL asıl alacak, 268,51 TL faiz olmak üzere toplam 4.489,28 TL alacağa yapılan itirazın iptaline ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir."

4. Başvurucu, nihai hükmü 21/3/2022 tarihinde öğrendikten sonra 1/4/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilemez olduğuna, diğer hakların ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

5. Başvurucu, gerekçe ile hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini belirterek davada Adalet Bakanlığının (Bakanlık) taraf ehliyeti bulunmadığını ileri sürmüştür. 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca peşin ödenen mali ve sosyal haklarının çıkarılma tarihinden sonraki günlere tekabül eden kısmının geri istenemeyeceğini iddia ederek adil yargılanma hakkının ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

6. Bakanlık görüşünde; başvurucunun şikâyetlerinin esas itibarıyla yargılamanın sonucuna, delillerin değerlendirilmesine, hukuk kurallarının yorumuna ve uygulanmasına yönelik olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yapılan yargılamada tarafların iddia ve savunmalarının dinlendiği, başvurucuya toplanan delillere karşı görüşlerini sunma fırsatı verildiği, kararın açıkça keyfî veya dayanaktan yoksun olmadığı, bu hâliyle başvuru konusu yargılamada adil yargılanma hakkına riayet edildiği ifade edilmiştir.

7. Başvuru, gerekçeli karar hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

8. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında anayasal açıdan önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvuruların esastan incelenmeksizin reddedilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümle anayasal ve kişisel önemden yoksun başvuruların esastan incelenmemesine imkân tanıyan ek bir kabul edilebilirlik kriteri getirilmiştir. Dolayısıyla diğer tüm kabul edilebilirlik kriterlerini taşısa hatta esas hakkında incelemeye geçildiğinde ihlal kararı verilebilecek nitelikte olsa bile Kanun'da belirtilen nitelikteki bir başvuru kabul edilemez bulunabilecektir (K.V. [GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016, §§ 54, 55).

9. Kanun'da anayasal ve kişisel önemden yoksun başvuruların kabul edilemez bulunabilmesi için iki koşul öngörülmüştür: Anayasal önem olarak adlandırılabilecek olan birinci koşul başvurunun Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımaması, kişisel önem olarak adlandırılabilecek olan ikinci koşul ise başvurucunun önemli bir zarara uğramamasıdır (K.V., § 57).

10. Anayasa hükümlerinin yorumlanması açısından önem taşıma unsurunun başta Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yoluyla daha önce yorumlamadığı meseleleri kapsadığında kuşku yoktur. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, bir meseleyle ilgili olarak daha önce Anayasa'nın ilgili hükümlerini yorumlamış olsa bile değişen durumları dikkate alarak yeniden yorumlama ihtiyacı duyabilir. Bu durumda da o meseleye ilişkin başvurunun anayasal öneminin bulunduğunu kabul etmek gerekir. Anayasa'nın uygulanması açısından önem taşıma unsurunda ise Anayasa hükümlerinin uygulanması açısından başvurunun önem taşıdığının söylenebilmesi için kamu makamları ve yargılama merciilerinin belli bir meseleye ilişkin uygulamalarının Anayasa Mahkemesi yorumlarından farklı olması ve bu farklılığın da önemli olması gerekir. Kişisel önemin bulunması koşulu ise -başvurucunun içinde bulunduğu koşullar da dâhil olmak üzere- her olayın kendine özgü koşulları dikkate alınarak ve objektif verilerden hareket edilerek Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirilir (K.V., §§ 63-67).

11. Somut olayda Anayasa Mahkemesinin sıklıkla uygulanmış açık bir içtihadının bulunduğu gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin başvurunun genel bir soruna işaret etmediği gibi Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından da önem taşımadığı sonucuna varılmıştır.

12. Diğer taraftan olayda başvurucu aleyhine 4.489,28 TL tutarında alacağın tahsili amacıyla takip başlatılmış olup başvurucunun söz konusu alacağa yaptığı itiraz iptal edilmiştir. Başvurucu, içinde bulunduğu kişisel koşullara göre anılan tutarın kendisine ciddi anlamda zarar verdiği ve kendisi için ne denli önemli olduğu hususunda herhangi bir açıklama yapmamıştır. Bu tutarın nispeten düşük olduğu gözetildiğinde başvurunun başvurucu açısından kişisel önemi olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

13. Açıklanan gerekçelerle başvurunun anayasal ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun anayasal ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 10/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

I. KARAR KİMLİK BİLGİLERİ

Kararı Veren Birim İkinci Bölüm
Karar Türü (Başvuru Sonucu) Kabul Edilemezlik vd.
Künye
(Ziya Öcal [2. B.], B. No: 2022/31942, 10/12/2025, § …)
   
Başvuru Adı ZİYA ÖCAL
Başvuru No 2022/31942
Başvuru Tarihi 1/4/2022
Karar Tarihi 10/12/2025

II. BAŞVURU KONUSU


Başvuru, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada sonuca etkili iddiaların kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

III. İNCELEME SONUÇLARI


Hak Müdahale İddiası Sonuç Giderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler) Gerekçeli karar hakkı (hukuk) Anayasal ve Kişisel Önemin Olmaması
  • pdf
  • udf
  • word
  • whatsapp
  • yazdir
T.C. Anayasa Mahkemesi