TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ŞEYDA EROL VE ŞEYDA SUMRU EROL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2022/36692)
Karar Tarihi: 3/12/2025
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Metin KIRATLI
Raportör
Burak TOPALOĞLU
Başvurucular
1. Şeyda EROL
2. Şeyda Sumru EROL
Vekili
Av. Sibel HASDEMİR
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca verilen teknik yöntemlerle takip kararına yönelik esaslı iddiaların itiraz mercii tarafından karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu Ahmet Hakan Erol aleyhine 6284 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince teknik araç ve yöntemlerin (elektronik kelepçe) 1 ay süreyle uygulanmasına Manisa 1. Aile Mahkemesince 7/2/2022 tarihinde karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz Manisa 2. Aile Mahkemesince (itiraz mercii) 21/2/2022 tarihinde reddedilmiştir.
3. Başvurucu, nihai kararı 26/2/2022 tarihinde öğrendikten sonra 23/3/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Başvurucu Ahmet Hakan Erol bireysel başvurudan sonra 5/8/2023 tarihinde vefat etmiştir. Başvurucunun mirasçıları, başvuruyu devam ettirmek istediklerini 16/5/2025 tarihli dilekçe ile bildirmiştir. 16/5/2025 tarihli dilekçe ile diğer mirasçı Lütfi Yiğit Erol'un yurt dışında olduğu beyan edilerek vekâletnamesini sunmak için süre talep edilmiş ise de karar tarihine kadar geçen sürede adı geçene ait vekâletname sunulmamıştır. Bu nedenle vekâletnamesi sunulan mirasçılar başvurucu kabul edilerek başvuru incelenmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
5. Başvurucular, esaslı iddialarının itiraz mercii tarafından karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
6. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, mevcut başvuruda başvurucuların temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Bakanlık görüşünün ekinde yer alan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yazısında teknik yöntemlerle takip kararının uygun bulunduğu ifade edilmiştir.
7. Başvurucular, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de başvurucuların adil yargılanma hakkı kapsamındaki şikâyetlerinin özünün gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine yönelik olduğu anlaşıldığından başvuru gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmiştir.
8. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
9. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer iddiaları Salih Söylemezoğlu ([1. B.], B. No: 2013/3758, 6/1/2016) ve Erdal Türkmen ([2. B.], B. No: 2016/2100, 4/4/2019) kararlarında incelemiş ve uygulanacak ilkeleri belirlemiştir. Anılan kararlarda Anayasa'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı gereği itiraz merciince başvurucunun beyan ve delillerinin etkili bir şekilde incelenmesi ve karşılanması gerektiğini belirterek söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Somut başvuruda da anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
10. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
11. Masumiyet karinesinin, şeref ve itibar hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarının gerekçeli karar hakkı bağlamında adil yargılanma hakkı yönünden ihlal sonucuna ulaşılması nedeniyle incelenmesine gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
12. Başvurucular, ihlalin tespiti ile 100.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
13. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
14. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için ihlalin niteliği dikkate alınarak başvuruculara manevi zararları karşılığında net 7.500 TL manevi tazminatın müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA,
D. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Manisa 2. Aile Mahkemesine (2022/29 D.İş, K.2022/29 D.İş) iletilmek üzere Manisa 1. Aile Mahkemesine (2022/140 D.İş, K.2022/145) GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvuruculara net 7.500 TL manevi tazminatın MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
F. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 3/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.