|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
SUZAN SARIKAYA VE HADİCE CEYLAN BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2022/5526)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 19/11/2025
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
Yıldız SEFERİNOĞLU
|
|
|
|
Kenan YAŞAR
|
|
|
|
Metin KIRATLI
|
|
Raportör
|
:
|
Mutlu ALAF
|
|
Başvurucular
|
:
|
1. Suzan SARIKAYA
|
|
|
|
2. Hadice CEYLAN
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Erkan YAMAN
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, satılan eser nedeniyle tahsil edilen ve daha sonra iade edilen gelir vergisine tecil faizi ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada aynı maddi olaylara ilişkin farklı kararlar verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucular Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi'ne eserler satmış ve kendilerinden bu satış işlemi nedeniyle gelir vergisi tevkifatı yapılmıştır.
3. Başvurucular, hatalı olarak yapıldığını düşündükleri gelir vergisi tevkifatının düzeltilmesi için idareye başvurmuştur. İdare, düzeltme başvurusunu kabul etmiş ve tahsil edilen gelir vergilerini başvuruculara iade etmiştir. Başvurucular 17/8/2020 tarihli dilekçe ile tecil faizi ödenmesi istemiyle yeniden şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İdare talepleri zımnen reddetmiştir.
4. Başvurucular zımni ret işleminin iptali için dava açmıştır. İstanbul 4. Vergi Mahkemesi ve İstanbul 8. Vergi Mahkemesi (Mahkemeler) davaları kabul etmiş ve tecil faizinin ödenmesine karar vermiştir. Mahkemeler gerekçelerinde, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince davalı idarece yersiz olarak tahsil edilen gelir vergisi nedeniyle yoksun kalınan tutarın tecil faizinin başvuruculara ödenmesi gerektiğine işaret etmiştir. Davalı idare, kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
5. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesi ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi (Daire) istinaf istemlerini kabul etmiş ve Mahkemelerin kararlarını kaldırarak davaların reddine karar vermiştir. Daire; gerekçesinde davaya konu olayda vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden başvuruculardan haksız yere fazla veya eksik istenen ya da tahsil edilen bir tecil faizi tutarı bulunmadığı, başvurucuların tecil faizi talebi hakkında 213 sayılı Kanun'un 116. ve devamı maddelerinin uygulanma imkânı olmadığı hususlarına işaret etmiştir.
6. Başvuruculardan Suzan Sarıkaya nihai hükmü 3/1/2022 tarihinde öğrendikten sonra 14/1/2022 tarihinde; Hadice Ceylan nihai hükmü 19/4/2022 tarihinde öğrendikten sonra 29/4/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
7. Konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2022/55849 numaralı başvurunun 2022/5526 numaralı başvuru ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekir.
8. Başvurucular; 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 18. maddesi gereğince eser satış işleminden gelir vergisi alınamayacağını, kendilerine paranın faizsiz olarak iade edildiğini ifade etmiştir. Ayrıca aynı olaya ilişkin davalarda ilk derece mahkemelerinin davaları kabul ettiğini, bu kararlara karşı idare tarafından yapılan istinaf başvurularının bölge idare mahkemeleri tarafından kabul edilerek mahkeme kararlarının kaldırıldığını ve davaların reddedildiğini, aynı Dairenin farklı kararları bulunduğunu ve bu durumun hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğunu belirterek adil yargılanma hakkı ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
9. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının yazılarını ek olarak göndermiş ve yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki şikâyetlerini yinelemiştir.
10. Başvuru, hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
12. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Halil Sarıkaya ([1. B.], B. No: 2022/11809, 25/3/2025) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Kararda 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin dördüncü fıkrasında fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin tecil faizi ile birlikte iadesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, verginin başvurucudan yersiz olarak tahsil edildiğinin idarenin de kabulünde olduğu, dava konusu tecil faizinin de yersiz olarak tahsil edilen vergiye ilişkin olduğunun açık olduğu tespit edilmiştir. Bu itibarla Dairenin 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin dördüncü fıkrasının açık hükmüne olağanın dışında farklı bir anlam verip buna göre uygulama yaptığı ve varılan sonucun öngörülemez nitelikte olduğu, dolayısıyla Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
13. Somut olayda idare, yersiz tahsil edilen vergiyi başvuruculara iade ettiği için başvurucular yalnızca tecil faizi talep etmiştir. Daireler ise gerekçelerinde; vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar nedeniyle başvuruculardan haksız yere fazla veya eksik istenen ya da tahsil edilen bir tecil faizi tutarı bulunmadığı, başvurucuların tecil faizi talebi hakkında 213 sayılı Kanun'un 116. ve devamı maddelerinin uygulanma imkânı olmadığı hususlarına işaret etmiştir. Bir başka ifadeyle dava konusu faiz talebinin iade edilen vergiden bağımsız olarak düzeltme ve şikâyet hükümleri kapsamında vergi hatası olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Buna karşılık 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin dördüncü fıkrasında fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin tecil faizi ile birlikte iadesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Yine Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2/3/2022 tarihli ve E.2022/1, K.2022/4 sayılı kararında 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin dördüncü fıkrasından faizin, haksız veya fazla tahsil edilen vergi kapsamında değerlendirilmesi gereken yasal bir unsur olduğu açıklamasında bulunulmuştur. Somut olayda başvuruculardan tahsil edilen verginin yersizalındığı idarenin de kabulündedir. Dairelerin 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin dördüncü fıkrasının açık hükmüne olağanın dışında farklı bir anlam yükleyip buna göre uygulama yaptığı ve varılan sonucun öngörülemez nitelikte olduğu değerlendirilmiştir. Bu itibarla eldeki başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
14. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
15. Başvurucular; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ve tazminat talebinde bulunmuştur.
16. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
17. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvuruların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
B. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesine iletilmek üzere (E.2021/2507, K.2021/3583) İstanbul 4. Vergi Mahkemesine (E.2020/2836, K.2021/1324) ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesine iletilmek üzere (E.2021/2912, K.2022/898) İstanbul 8. Vergi Mahkemesine (E.2020/2873, K.2021/835) GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,
F. 664,10 TL harcın başvuruculara AYRI AYRI, 40.000 TL vekâlet ücretinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 19/11/2025tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.