|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
İZMİR ÖZEL ÇAĞDAŞ EĞİTİM HİZMETLERİ TİCARET A.Ş. BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2022/71937)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 13/1/2026
|
|
|
|
İKİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
Basri BAĞCI
|
|
Üyeler
|
:
|
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
Rıdvan GÜLEÇ
|
|
|
|
Kenan YAŞAR
|
|
|
|
Ömer ÇINAR
|
|
Raportör
|
:
|
Alperen KONAK
|
|
Başvurucu
|
:
|
İzmir Özel Çağdaş Eğitim Hizmetleri Ticaret A.Ş.
|
|
Vekili
|
:
|
Av. Mustafa GÖKÇE
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, idari para cezasına karşı yapılan başvuruda bilirkişi incelemesi yaptırılmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu Şirket, bireysel başvuru konusu olayın meydana geldiği tarihte Buca'da özel eğitim alanında faaliyet gösteren bir şirkettir.
3. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerince, Buca'da faaliyet gösteren Ç. Eğitim Hizmetleri A.Ş. (başvurucu) ünvanlı işletmede yapılan denetimler sonucu tanzim edilen raporda 2020 Nisan-Aralık ayları ve 2021 Ocak-Haziran ayları arasında kısa çalışma uygulamasını kapsayan dönemde işçilerin fiilî çalışmaları karşılığında kazanmış oldukları ücretlerin ödenmediği ve 2020 Nisan-Haziran ayları arasındaki dönemde bazı işçilere asgari ücret altında ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.
4. İş müfettişlerinin raporuna istinaden İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce (Müdürlük) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32., 39. ve 102. maddeleri uyarınca başvurucu hakkında 15/3/2022 tarihinde 125.081 TL idari para cezası uygulanmıştır.
5. Başvurucu Şirket, idari yaptırım kararına karşı İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) başvuruda bulunmuştur. Başvuru dilekçesinde; asgari ücretin altında ücret ödendiği tespit edilen kişilerin pandemi nedeniyle saatlik çalıştığını ve ona göre ücret ödendiğini, kısa çalışma uygulamasını kapsayan dönemde çalışanlara maaşlarından hariç avans verildiğini, avans ödemelerinin işyerinin yevmiye kayıtlarında mevcut olduğunu, eksik maaş ödenmesi durumunun söz konusu olmadığını, bu hususlara ilişkin alanında uzman bilirkişilerden rapor alınmasını talep etmiştir. Hâkimlik, Şirketin başvurusunu reddetmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şu şekildedir:
"...Dosya içeriğine göre, idare tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin, teftiş raporunun ve tutanakların idari yaptırım tutanağını doğrular nitelikte olduğu, itiraz eden aleyhine verilen idari yaptırım kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir yasal sebep bulunmadığı gibi idari yaptırım kararının aksini ortaya koyacak herhangi bir somut delilbulunmadığı anlaşıldığından itiraz başvurusunun reddine karar verilmiştir..."
6. Başvurucu Şirketin Hâkimlik kararına yaptığı itirazda; teftiş raporunun hatalı olduğunu, çalışanlara hem maaş ödemesi hem de avans ödemesi yapıldığını, bu konuda bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirtmiştir ayrıca itiraz dilekçesinin ekinde çalışanlara yapılan maaş ve avans ödemesi tablosunu da sunmuştur. Bahse konu itiraz, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle İzmir 4. Sulh Ceza Hâkimliğince (İtiraz Mercii) reddedilmiştir.
7. Başvurucu, nihai kararı 13/6/2022 tarihinde öğrendikten sonra 5/7/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
8. Komisyonca oybirliği sağlanamaması nedeniyle başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
9. Başvurucu, aleyhine idari para cezası verilmesine dayanak olan iş müfettişlerince tanzim edilen rapordaki konulara dair Hâkimlik tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını belirterek silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
10. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; Hâkimliğin dosyadaki tüm delilleri, somut olaya uygulanacak kanun hükmünü ve olayın hayatın olağan akışına uygunluğunu değerlendirerek başvurucunun itirazının reddine karar verdiği ifade edilmiştir. Mevcut başvuruda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edilip edilmediği iddialarına ilişkin yapılacak incelemede Anayasa Mahkemesi içtihatları ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı bilirkişi raporu alınmamasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine aykırı olduğu şeklinde beyanda bulunmuştur.
11. Başvurucunun iddiaları, adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri çerçevesinde incelenmiştir.
12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
13. Anayasa Mahkemesi, önüne gelen iddialara ilişkin birçok başvuruda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin kapsam ve içeriğini belirlemiştir. Kararlarda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerin Anayasa Mahkemesi tarafından incelendiği, başvuruculara delillerini sunma ve inceletme noktasında mahkemelerce uygun imkânların tanınması gerektiği, tarafların dinlenilmemesi ve taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesinin yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine neden olabileceği vurgulanarak ilgili Anayasa kurallarının yorumlandığı anlaşılmaktadır (çok sayıda karar arasından bkz. Yaşasın Aslan [2. B.], B. No: 2013/1134, 16/5/2013, §§ 32-37; Yüksel Hançer [1. B.], B. No: 2013/2116, 23/1/2014, §§ 18-19; Cezair Akgül [1. B.], B. No: 2014/10634, 26/10/2016, §§ 27-31; Ruhşen Mahmutoğlu [1. B.], B. No: 2015/22, 15/1/2020, § 56).
14. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarına aleyhlerindeki delillerin güvenilirliklerini sarsmak için yeni delil toplanmasını talep etme imkânı sağlanmasını da gerektirebilir (bazı değişikliklerle birlikte Sencer Başat ve Diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 72; Sebahat Tuncel (2) [1. B.], B. No: 2014/1440, 26/2/2015, § 96). Buna göre delil toplanmasına dair talebinin reddi, talep edeni diğer tarafa göre daha zayıf bir duruma düşürebilir ve savunma hakkını etkileyebilir. Bu durumda talebin reddi yönündeki mahkeme kararının geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı ve talebin reddi ile meydana gelen savunmanın karşılaştığı zorlukları telafi eden imkânların başvurucuya sağlanıp sağlanmadığı incelenmelidir. Buna göre yargılama bir bütün olarak dikkate alınıp delil toplanması talebinin reddi ile oluşan taraflar arasındaki dengesizlik hâlinin uygun bir biçimde giderilip giderilmediği araştırılmalıdır (bazı değişikliklerle birlikte Ayfer Atalmış [1. B.], B. No: 2016/12198, 9/6/2020, §§ 31-35).
15. Başvurucu 5/4/2022 tarihli başvuru dilekçesi ile pandemi nedeniyle kısa çalışma uygulaması ve ücret ödemelerinin eksiksiz yapıldığı gibi birçok husus hakkında şikâyet ve itirazlarını ayrıntılı biçimde ileri sürmüştür. Başvurucunun itirazlarının temelinde müfettişlerce tespit edilen ücret ödemelerinin yapılmadığı iddiasına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması talebini itiraz dilekçesinde dile getirdiği ancak bu talebine yönelik olarak herhangi bir inceleme yaptırılmadığı ve buna neden ihtiyaç görülmediğine dair gerekçelendirmenin ortaya konulmadığı anlaşılmıştır.
16. Hâkimliğin karar gerekçesinde yargılama aşamasında Müdürlük tarafından sunulan bilgi ve belgelere göre başvurucunun idari para cezasına dayanak ücret ödemesini yapmadığı tespitine dayandığı görülmüştür. Bununla birlikte yargılama bir bütün olarak değerlendirildiğinde teftiş raporuna yapılan itirazların bilirkişi incelemesinden geçirilmediği ve bu durumu haklı kılacak gerekli unsurlara da karar gerekçesinde yer verilmediği anlaşılmıştır (bkz. § 5). Ayrıca başvurucu, Hâkimlik kararına karşı yaptığı itirazında da bilirkişi raporu alınması talebini yinelemesine ve ödeme tablosunu sunmasına rağmen İtiraz Mercii herhangi bir değerlendirmede bulunmamıştır (bkz. § 6). Bu şartlarda yargı makamlarınca izlenen yöntemin silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin gereklerine uygun olmadığı ve başvurucunun menfaatlerini koruyan güvenceler içermediği açıktır. Bu durum, yargılamanın bir bütün hâlinde adil olmaktan çıkmasına neden olmuştur.
17. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
18. Başvurucu, ihlalin tespiti ile yeniden yargılama yapılması talebinde bulunmuştur.
19. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerince yapılması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
20. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliğine (2022/2934 D.İş) GÖNDERİLMESİNE,
D. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 13/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.