|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
|
|
ANAYASA MAHKEMESİ
|
|
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
CEMAL AKYILDIZ BAŞVURUSU
|
|
(Başvuru Numarası: 2022/73153)
|
|
|
|
Karar Tarihi: 9/4/2026
|
|
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM
|
|
|
|
KARAR
|
|
|
|
Başkan
|
:
|
İrfan FİDAN
|
|
Üyeler
|
:
|
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
|
|
|
|
Selahaddin MENTEŞ
|
|
|
|
Muhterem İNCE
|
|
|
|
Yılmaz AKÇİL
|
|
Raportör
|
:
|
Alperen KONAK
|
|
Başvurucu
|
:
|
Cemal AKYILDIZ
|
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, yargılamada dinlenmesi talep edilen tanığın mahkeme huzurunda dinlemeden ve kamera kayıtlarının dosyaya getirtilmeden karar verilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu hakkında olay tarihinde başka bir suçtan tutuklu olarak yargılandığı mahkemede yanında bulunan jandarma personeline yönelik "Seninle görüşeceğiz, bunların hesabını senden soracağım." şeklinde tehditte bulunduğuna dair tutanak tutulması üzerine Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) soruşturma başlatılmıştır.
3. Olay nedeniyle ifadesi alınan müşteki C.D. "Sincan Cezaevi Kampüs Duruşma Salonunda görülmekte olan Akıncı Üssü davasında davanın sanıklarından Cemal Akyıldız duruşma salonunda sektördeki yerlerini alırken kendisi benim yanımdan geçtiği esnada bana dönerek 'C. Başçavuşum seninle görüşeceğiz beni muvazzaf olarak göreceksin bunların hesabını senden soracağım' şeklinde beni tehdit etti ve bunun üzerine derhal tutanak tuttuk ve konuyu komutanımıza bildirdik, olay nedeniyle şüpheliden şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Müştekinin ifadesi ve tutanaktaki iddialara istinaden Başsavcılık tarafından başvurucunun ifadesi alınmıştır. Başvurucu ifadesinde; rahatsızlığı nedeniyle tuvalete gitmek istediğini, müştekinin götürmediğini, müştekiyi tehdit etmediğini, sadece "hadi oradan" dediğini beyan ederek üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.
5. Başsavcılık başvurucuya isnat edilen suçun 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlardan olması nedeniyle dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermiştir. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması nedeniyle Başsavcılık, başvurucu hakkında tehdit suçundan iddianame düzenlemiştir.
6. İddianamenin kabulü ile açılan dava, Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesince (Mahkeme) görülmeye başlanmıştır. Duruşma iki celsede bitirilmiştir. Birinci celsede müşteki ve başvurucunun beyanları alınmıştır. Müşteki C.D. önceki beyanlarını tekrar ederek başvurucudan şikâyetçi olmuştur. Başvurucu ise önceki ifadelerinin yanı sıra, avukat huzurunda ifade vermek istediğini, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) kayıtlarının ve kamera kayıtlarının celbedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, celse sonunda gelecek duruşma için başvurucuya müdafi görevlendirilmesine karar vermiştir.
7. İkinci celsede başvurucu, müdafii eşliğinde savunma yapmış ve beraat kararı verilmesini talep etmiştir. Daha sonra iddia makamı başvurucunun cezalandırılmasına yönelik esas hakkındaki mütalaasını sunmuş, başvurucu esas hakkında mütalaaya karşı savunmasını yapmıştır. Mahkeme, başvurucu hakkında üzerine atılı tehdit suçundan 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
8. Başvurucu, üzerine atılı suç yönünden kurulan hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucu; gerekçeli istinaf dilekçesinde diğerlerinin yanı sıra olaya şahit olmayan kişilerin de tutanakta imzasının olduğunu, kamera kayıtlarının ve SEGBİS kayıtlarının dosyaya getirtilmediğini belirterek bozma talebinde bulunmuştur.
9. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi (Daire) 18/9/2020 tarihinde, başvurucunun üzerine atılı tehdit suçunun 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesindeki basit yargılama usulüne tabi olması ve yeniden değerlendirme yapılması nedeniyle bozma kararı vermiştir.
10. Bozma kararı sonrası yargılamada duruşma bir celsede bitirilmiştir. Bu celse başvurucu, önceki beyanlarını tekrar ederek kamera kayıtlarının ve SEGBİS kayıtlarının dosyaya getirilmesini talep etmiştir. Mahkeme, ara kararı ile başvurucunun bu talebini reddetmiştir. Ayrıca ara kararında dosya kapsamında başvurucu (sanık) ve müştekinin beyanlarına başvurulması zorunlu bulunduğundan basit yargılama usulü kapsamında karar verilmesinin uygun olmadığına karar vermiştir. Duruşmanın devamında iddia makamı esas hakkında mütalaada bulunarak başvurucunun cezalandırılmasını talep etmiştir. Başvurucu, eksik inceleme yapıldığını ve delillerin toplanmadığını belirterek beraatini talep etmiştir. Mahkeme ise başvurucu hakkında bozma öncesindeki gibi tehdit suçundan 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın [başvurucunun] hazırlık aşamasında alınan beyanında, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olduğu davası sırasında görevli jandarma personeline 'hadi oradan, suçsuzum hep burada kalmayacağım göreve döneceğim' dediğini,duruşmada alınan savunmasında da, kendisinin olay günümağdur olduğunu, 'sen burada herkesi suçlu bellemişsin, ben de burada yargılandıktan sonra beraat edeceğim, sen de bunu göreceksin' şeklinde söylediğini, müştekiyi tehdit etmediği şeklindeki savunmasının tevilli ikrar niteliğinde olduğu anlaşılmakla, kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek, müştekinin aşamalardaki değişmeyen samimi ve tutarlı beyanları, olaya tanık olan görevlilerin 17/11/2017 tarihindeolaya ilişkin düzenlenen suç tutanağı dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı suçları işlediği anlaşılmakla..."
11. Başvurucu, mahkûmiyet kararını önceki istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler ile istinaf etmiştir. Daire, başvurucunun ileri sürdüğü nedenleri yerinde görmemiş ve istinaf talebini esastan reddetmiştir.
12. Başvurucu, anılan kararı 30/5/2022 tarihinde öğrendikten sonra 24/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
13. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
14. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuştur. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
15. Başvurucu; tutanakta imzası bulunan kişilerin tanık olarak dinlenmediğini, kamera kayıtlarının ve SEGBİS kayıtlarının dosyaya getirilmediğini, yargılamada bu taleplerini dile getirmesine rağmen yerine getirilmediğini belirterek silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
16. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; Mahkemenin söz konusu kararını verirken dosyadaki tüm delilleri, somut olaya uygulanacak kanun hükmünü ve somut olayın hayatın olağan akışına uygunluğunu değerlendirerek başvurucunun itirazının reddine karar verdiği ifade edilmiştir. Mevcut başvuruda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edilip edilmediği iddiasına ilişkin yapılacak incelemede Anayasa Mahkemesi içtihatları ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı başvuru formunda dile getirdiği ihlal iddialarını tekrar etmiştir.
17. Başvurucunun iddiaları adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri çerçevesinde incelenmiştir.
18. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
19. Anayasa Mahkemesi, önüne gelen iddialara ilişkin birçok başvuruda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin kapsam ve içeriğini belirlemiştir. Bu kapsamda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerin Anayasa Mahkemesi tarafından incelendiği, başvuruculara delillerini sunma ve inceletme noktasında mahkemelerce uygun imkânların tanınması gerektiği, tarafların dinlenilmemesi ve taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesinin yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine neden olabileceği vurgulanarak ilgili Anayasa kurallarının yorumlandığı anlaşılmaktadır (Yaşasın Aslan [2. B.], B. No: 2013/1134, 16/5/2013, §§ 32-37; Kamil Koç [1. B.], B. No: 2012/660, 7/11/2013, §§ 42-48; Ramazan Tosun [1. B.], B. No: 2012/998, 7/11/2013, §§ 34-42; Yüksel Hançer [1. B.], B. No: 2013/2116, 23/1/2014, §§ 18,19; Muharrem Keserci [2. B.], B. No: 2012/575, 8/5/2014, §§ 43-55; Ahmet Teyit Keşli [2. B.], B. No: 2013/2237, 18/9/2014, §§ 55-65; Abdulselam Tunç [1. B.], B. No: 2013/6986, 5/11/2014, §§ 56-66; Gürhan Nerse [2. B.], B. No: 2013/5957, 30/12/2014, §§ 33-40; Aziz Ağırlı [1. B.], B. No: 2013/1377, 25/3/2015, §§ 32-43; Düzgit Yalova Gemi İnşa Sanayi A.Ş. [1. B.], B. No: 2013/8756, 15/4/2015, §§ 37-48; Targan Tolga Yungul [2. B.], B. No: 2013/1386, 16/4/2015, §§ 23-31; Durmaz Oto. Petrol Ürünleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2013/1020, 7/5/2015, §§ 22-35; Fahri Gösteriş [1. B.], B. No: 2013/1297, 13/4/2016, §§ 27-37; Zekayi Çelebi [1. B.], B. No: 2014/5633, 18/5/2016, §§ 25-30; Özgür Murat Engin [1. B.], B. No: 2014/7806, 21/9/2016, §§ 38-44; Laleş Çeliker [2. B.], B. No: 2013/8413, 21/9/2016, §§ 24-31; Cezair Akgül [1. B.], B. No:2014/10634, 26/10/2016, §§ 27-31; Gökay Dayan [2. B.], B. No: 2014/12206, 21/9/2017, § 21; Ruhşen Mahmutoğlu [1. B.], B. No: 2015/22, 15/1/2020, § 56).
20. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarına aleyhlerindeki delillerin güvenilirliklerini sarsmak için yeni delil toplanmasını talep etme imkânı sağlanmasını da gerektirebilir (bazı değişikliklerle birlikte Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 72; Sebahat Tuncel (2) [1. B.], B. No: 2014/1440, 26/2/2015, § 96). Buna göre delil toplanmasına dair talebinin reddi, talep edeni diğer tarafa göre daha zayıf bir duruma düşürebilir ve savunma hakkını etkileyebilir. Bu durumda talebin reddi yönündeki mahkeme kararının geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı ve talebin reddi ile meydana gelen savunmanın karşılaştığı zorlukları telafi eden imkânların başvurucuya sağlanıp sağlanmadığı incelenmelidir. Buna göre yargılama bir bütün olarak dikkate alınıp delil toplanması talebinin reddi ile oluşan taraflar arasındaki dengesizlik hâlinin uygun bir biçimde giderilip giderilmediği araştırılmalıdır (bazı değişikliklerle birlikte Ayfer Atalmış [1. B.], B. No: 2016/12198, 9/6/2020, §§ 31-35).
21. Somut olayda başvurucu hakkında jandarma personeline karşı tehdit suçunu işlediğine dair tutanak tutulması üzerine Başsavcılık tarafından soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma sonucunda müşteki beyanı ve tutanağa istinaden başvurucunun üzerine atılı suç bakımından iddianame düzenlenmiştir (bkz. § 5). Başvurucu hem Dairenin bozma kararı öncesindeki yargılamada ve istinaf dilekçesinde hem de Dairenin bozma kararı sonrasındaki yargılamada ve istinaf dilekçesinde tutanaktaki kişilerin dinlenmesi, kamera kayıtlarının ve SEGBİS kayıtlarının dosyaya getirtilmesi talebinde bulunmuştur (bkz. §§ 6, 8). Mahkeme ise başvurucunun talebini ara kararı ile reddetmiştir.
22. Mahkeme, başvurucunun üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle hapis cezası vermiştir. Mahkeme gerekçesinde jandarma personelince tutulan tutanağa ve müştekinin aşamalardaki istikrarlı beyanına dayanmıştır (bkz. § 10). Ancak Mahkeme, olayın gerçekleşme koşullarıyla ilgili olarakortaya çıkan şüpheleri dağıtmak için etkili olma potansiyeline sahip olan kamera ve SEGBİS kayıtlarının dosyaya getirtilerek incelenmesi ile aynı zamanda tutanak mümzilerinin tanık olarak dinlenmesini reddetmek suretiyle başvurucuyu savunmasının dayanaklarını ortaya koyma yönünden zayıf duruma düşürmüştür. Mahkemece kamera kayıtları ve SEGBİS kayıtlarının dosyaya getirilerek incelenmesi ve aynı zamanda başvurucu tarafından belirtilen tutanak mümzilerinin tanık olarak dinlenerek sonuca ulaşılması gerekmektedir. Başvurucunun benzer şikâyetlerle yargılamanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bu iddialarının Daire tarafından da karşılanmadığı görülmüştür.
23. Bu itibarla ceza soruşturması ve yargılama süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvurucu hakkında verilen hapis cezasıyla ilgili belirleyici nitelikte bir delil olan tanıkların dinlenmemesinin ve ileri sürülen diğer delillerin (kamera ve SEGBİS kayıtlarının) toplanmamasının başvurucuyu önemli ölçüde dezavantajlı duruma düşürdüğü, menfaatlerini koruyan güvencelerin başvurucuya sağlanmadığı, bu durumun yargılamayı bir bütün hâlinde adil olmaktan çıkardığı sonucuna ulaşılmıştır.
24. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
25. Başvurucu; ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yapılması talebinde bulunmuştur.
26. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1.B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).
27. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın sonucuyla ilgili olarak bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak, yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2020/368, K.2021/23) GÖNDERİLMESİNE,
E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 9/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.